{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/630 Esas<br>KARAR NO:2024/1127<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:07/01/2021<br>NUMARASI:2019/183 Esas, 2021/11 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Rücuen Tazminat Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ:10/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  dava dışı .... Şti. ile müvekkili şirket arasında ...Poliçesi tanzim edildiğini, poliçe ile sigortalının riziko adreslerinde oluşacak zararların teminat altına alındığını, işyerini su basması sonucu 02/12/2017 tarihinde sigortalının emtiaları üzerinde hasar oluştuğunu, müvekkili şirket tarafından poliçe gereği zarara uğrayan sigortalıya 21/02/2018 tarihinde 10.118,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, sigortalı işyerinde zarara yol açan su baskınından dolayı davalı tarafın kusurlu olarak sorumlu olduğunu belirterek takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hasarın meydana geldiği iddia olunan yerdeki binanın parsel bağlantı kanalının 02/12/2017 tarihinde 2015 yılı ... Fatih Şube Müdürlüğü Mesuliyet Sahası içerisindeki atıksu ve içme suyu hatlarında yapım, bakım ve onarım işi kapsamında çalışan .... Şti. unvanlı firma tarafından yenilendiğini, belirttikleri şirketin asli sorumlu olması nedeniyle davanın ihbarını talep ettiklerini, su baskınına maruz kalan taşınmaz sahibi tarafından parsel çıkış bacasında atık suyun geri gelmesini önleyecek tedbirlerin alınmaması nedeniyle daireye su sirayet ettiğini, meydana gelen olayda ...'nin kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan 20/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporundaki \"dava konusu zemin kat konuta 27/07/2017 tarihindeki yağış nedeni ile ana atık su kanalının tıkanarak atık suların dairenin banyo bölümünden geri teperek eve dolması sonucunda davalı ...'nin mezkur olayda meydana gelen zarar ziyandan %100 oranında sorumlu olduğu, bu sorumluluğunun işi yapan kendi yüklenicisi ... Şti. firması ile birlikte müştereken ve müteselsilen olduğu\" yönündeki tespit uyarınca itirazın iptali ile takibin devamına, dava dilekçesinde icra inkar tazminat talebi olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; Mahkeme kararına dayanak bilirkişi raporunun eksik inceleme ile oluştuğunu, uyuşmazlık konusu hasar ile müvekkili idare arasında bir illiyet bağı bulunmadığını, bilirkişi raporunda tamamen davacı tarafın sunduğu veriler nazara alarak inceleme ve hesaplama yapıldığını, idarelerinin elemanlarınca yapılan araştırmada, hasarın idareleri sorumluluğunda bulunan atıksu hatlarında herhangi bir arızaya rastlanmadığını, ... Atıksuların Drenaj Yönetmeliğine göre binanın atık sularını kanalizasyon şebekesine ileten parsel bacası ile atık su kanalı arasındaki bağlantı kanalının mal sahibine ait olduğunu, davacı tarafından bodrum katlar için alınması gerekli olan tedbirlerin alınıp alınmadığının da tespitinin gerektiğini, dava konusu yerde yapılan keşifte itirazları değerlendirilmeden bilirkişi raporunun düzenlendiğini, binanın su basman seviyesi altındaki birimlerine dolan suların tahliyesi için drenaj kanallarının yapılmasının ve dışarıdan gelmesi muhtemel su sızıntıları için izolasyonun yapılmasının gerektiğini, zarara uğradığını iddia eden binanın ruhsatının ve oturma izninin (iskan) bulunup bulunmadığının ve binanın ve/veya bodrum katın inşaat ruhsatına, esas projesine uygun yapılıp yapılmadığının, onaylı projesinde belirtilen şekilde ve maksatta kullanılıp kullanılmadığının ilgili belediyesinden sorulması gerekir iken bu itirazlarının değerlendirilmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK’nın 1472. maddede halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği belirtilmiştir.Halefiyete dayalı olan rücu davası esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Bu nedenle sigortacı tarafından açılan rücu davası aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibarıyla aynı zamanda şahsi nitelikte bir eda davasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer.İBB İtfaiye Daire Başkanlığı Avrupa Yakası İtfaiye Müdürlüğü ekibi tarafından tutulan 12.02.2017 tarihli tutanakta, hasarın kazı çalışması nedeniyle meydana geldiği tutanak altına alınmıştır.Eksper raporundaki tespitlerde; Hasar nedeni, dahili su olarak belirtilmiştir.Hasarın tespiti ile tazmini için davacı sigorta şirketine ihbar için iletilen sigortalı .. firması yetkilisine ait yazılı beyan; “... çalışması sonucu lağım borusunun patlaması sonucu mallarımız lağım pisliğine bulanmış ve yıkama apreye gönderilmiştir. Ancak yıkama apreye giden mallar orijinalliğini yitirdiği için değer kaybı %100 oluşmuştur. Fiyat yarıya düşmüş ancak düşük fiyatla satılabilir belki de satılamaz. Sayın yetkili ... çalışması sonucu çöken merdivenlerimiz yüzünden 15 gün dükkânımızı kapalı tutmak zorunda kaldık. Ayrı zamanda iş kaybına da uğradık. Onun için bunların da göz önüne alınmasını ve gereğinin yapılıp mağduriyetimizin giderilmesini saygılarımla arz ederim.” şeklindedir. Eksper raporunda, hasarlı emtiaların yıkama ve apre işlemi yaptırılarak hasarın artmasının önlendiği tespit edilmiştir.Eksper tarafından yerinde yapılan incelemeler ve sigortalı yetkililerinden edinilen bilgilere istinaden yapılan tespit; \"sigortalı işyeri önünde yapılan kanalizasyon kazı çalışması sırasında binaya ait olan atık su borusunun kırılması neticesinde suların palet üzerinde istifi bulunan top kumaşlara sirayet etmesi sonucu kumaşlarda ıslanmaya bağlı hasara sebebiyet verdiği, duvarda ıslaklık olduğu ve zemindeki pis suyun temizlenmiş olduğu görülmüş, hasarlı kumaş emtiasının fili sayımı yapılmış, toplam 520 top organze kumaşta ıslaklık olduğu (yaklaşık 100.000,00 TL değerindeki kumaş) tespit edilmiş, hasar mahalli çekilen fotoğraflarla da belgelenerek ekspertiz çalışmasına son verilmiştir.\" şeklindedir.Sigortalı işyeri önünde ... tarafından yapılan kanalizasyon kazı çalışması sırasında sigortalı işyerinin bulunduğu binaya ait atık su borusunun sehven kırılması sonucu söz konusu hasarın meydana gelmiş olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır.Ekspertiz çalışması sırasında top kumaşların üstten ıslanmak suretiyle hasar gördükleri ve palet üzerinde istifli oldukları tespit edilmiştir.Hasarın poliçe vadesi içerisinde meydana geldiği tespit edilmiştir. Hasarın yakın sebebi dahili su olarak belirlenmiş olup gerçekleşen riziko için poliçede teminat olduğu görülmüş ve hasar teminat kapsamında değerlendirilmiştir.Sigortalı yetkilileri tarafından ibraz edilen hasarlı kumaşlara ait ... firmasına ait nakliye faturaları ve ... firmasına ait 20.12.2017 tarihli ... no.lu ve 29.12.2017 tarihli ... no.lu kurtarma faturalarına istinaden toplamda 10.158,00 TL talepte bulunulmuştur. Yıkama ve apre faturaları uygun bulunarak aynen değerlendirilmiştir. Nakliye bedeli yüksek bulunmuş olup, piyasa ortalama bedeli olan top başına 2,00 TL/Adet birim fiyat hasar hesabında dikkate alınmıştır.Sigortalının genel pis su temizlik ve boya işleri ile ilgili şifahi talebi 1.000,00 TL makul bulunmuştur.Sigortalı yetkilisi ıslanan kumaşlarla ilgili olarak yapılan yıkama ve apre işlemine bağlı olarak değer kaybı oluştuğunu ifade ederek talepte bulunmuş olup, yapılan piyasa araştırmasında polyester nevi kumaşlarda yapılan yıkama ve apre sonrasında değer kaybı oluşmadığı öğrenildiğinden sigortalının talebi dikkate alınmamıştır. Hasar miktarı, 10.118,00 TL olarak tespit edilmiştir.Dosya kapsamında inşaat, sigorta ve tekstil uzmanı bilirkişilerden alınan heyet raporunda, hasar bedelinin kadri marufunda olduğu, dosyada bulunan imar işlem dosyası ve diğer belgelerden yapının ruhsatlı olduğu, iskan ruhsatının da alındığı, zaten hasarın ... yüklenicisi tarafından yolda kazı ile yapılan kanal çalışması sırasında meydana geldiği, bu nedenle oluşan hasardan ... ve sözleşme imzaladığı yüklenicinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, davalı ...'nin 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 17. ve 18. maddesi hükümleri gereğince, davalı idarenin kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğünün de bulunduğunu, sigortalı işyerinin bulunduğu binaya ait atık suların, davalı kurumun izni ve bilgisi olmadan, genel şehir atık su kanalına bağlanmasının mümkün olmadığını, iş bu bağlamanın fen ve teknik kurallarına uygun olarak yapılmasının denetlenmesinin ve uygun yapılmadığı takdirde uygun hale getirilmesinden davalı ...'nin sorumlu olduğu, hasarın teminat kapsamında olduğu, hasar bedelinin davacı sigorta şirketi tarafından ödendiği tespit edilmiştir.Dosya kapsamı, taraf beyanları, ekspertiz raporu, olayın oluş şekli ve bilirkişi raporu değerlendirildiğinde; zararın ... yüklenicisi tarafından yolda kazı ile yapılan kanal çalışması sırasında meydana geldiği, davalı ...'nin 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 17. ve 18. maddesi hükümleri gereğince kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğünün de bulunduğu, sigortalı işyerinin bulunduğu binaya ait atık suların, davalı kurumun izni ve bilgisi olmadan, genel şehir atık su kanalına bağlanmasının mümkün olmadığını, iş bu bağlamanın fen ve teknik kurallarına uygun olarak yapılmasının denetlenmesinin ve uygun yapılmadığı takdirde uygun hale getirilmesinden davalı ...'nin sorumlu olduğu, hasar bedelinin kadri marufunda olduğu tespit edilmiştir.Kaldı ki ...'nin kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan 6098 sayılı TBK’nun 69/1 maddesi gereğince yapı sahibi olarak da kusursuz sorumluluğu vardır. Nitekim ... kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlüdür.Hasarın davalı taşeronu şirketin kanalizasyon kazı çalışması sırasında binaya ait olan atık su borusunun kırılması neticesinde suların palet üzerinde istifli bulunan top kumaşlara sirayet etmesi sonucunda meydana geldiği anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca davalı ...'nin denetim sorumluluğu kapsamında zarardan müteselsil sorumluluk gereğince sorumlu olduğu, zarara taşeron şirket tarafından verilmesinin davalı ...'nin sorumluluğunu kaldırmayacağı, bu durumun taraflar arasındaki sözleşmeye göre ayrı bir rücu davasının konusunu oluşturacağı, davalı ile taşeron arasındaki sözleşmenin zarara uğrayan üçüncü kişiler açısından bağlayıcı olmayacağı, sigortalıya ait iş yerinde iskana aykırı bir durumun bulunmadığı, davalının bakım ve denetim sorumluluğunu yerine getirmediği tespit edilmekle gerçekleşen zarardan davalı ...'nin sorumlu olduğu kanaatine varılmakla mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/183 Esas, 2021/11 Karar sayılı ve 07/01/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 162,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 265,50 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.10.10.2024\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"feccb569f7d63f8b","SID":"f5e351cf4a1256bd"}}