{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/35 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1367<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/06/2019 (Esas) -  06/10/2021 (Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2019/90 Esas - 2021/181 Karar <br>DAVA\t\t: Patente  Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Önlenmesi, Tespiti, Durdurulması, Men'i, Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 26/09/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 26/09/2024<br><br>İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  06/10/2021 tarihli 2019/90 Esas ve 2021/181 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>DAVA :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2012/09482 ve 2015/02994 nolu patentlerin sahibi olduğunu,  Davalının, ... şirketinden bu patentleri ihlal eden ürünleri satın alıp ticarete konu ettiğini, söz konusu ürünlerin ...  makinelerinde kullanıldığını, davalının  bu ürünleri satarken “... ile uyumludur” ibaresini kullandığını, davalı tarafından ....com sitesinde ihlale konu ürünlerin satışının yapıldığını, İzmir FSHHM’nin 2019/4 D.İş sayılı dosyasında tecavüzün tespit edildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarar yaşadığını belirterek haksız rekabetin tespitini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, fazlası saklı 1.844,23 TL fiili maddi zarar, 1.000 TL yoksun kalınan kazanç, 10.000 TL itibar ve 500.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsil edilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP :<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının daha önce icat edilmiş makineleri, kendi adlarına tescilleterek, üretim ve satışını yaptığını, müvekkilinin kendi markası olan ... ismi altında satış yaptığını, üretim yapmadığını, ... malzemelerin bir çok makine ile uyumlu olduğunu, ilgili malzemelerin satışının yapılmadığını, tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını, belirterek haksız davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :<br>Mahkemece, ''...Davacının davasının kısmen Kabulüne,\tDavalıya ait dava konusu ürünlerinin davacıya ait 2012/09482 T4 ve 2015/02994 T4 patentlerin koruma kapsamında kaldığından davacı patentlerine tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, menine, refine,\tTecavüze konu ürünlerin tanıtımın, imalinin, ithal ve ihracının, pazarlanmasının ve her türlü ticarette kullanılmasının durdurulmasına ,\tTecavüze konu ürünler ve bu ürünlerin tanıtım vasıtaları ile münhasıran üretiminde kullanılan ürün, makinelere diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasına, masrafları davalıya ait olmak üzere el konulan ürünlerin imhasına,\tTecavüz konu ürünlere el konumasına ve imhasına,\t837,83 TL fiili zarar ve 347,83 YKK'nın 25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\t5.000 TL manevi tazminatın  25/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\tFazlaya ilişkin ve sair taleplerin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ  :<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararında hukuka aykırı bilirkişi raporlarının dayanak gösterildiğini, hukuki değerlendirmeler defaatle taraflarınca tekrar edilen taleplere rağmen eksik kalmış olup, davanın tümden kabulü gerekirken kısmi kabul kararı verildiğini ve fazlaya dair saklı tutmuş oldukları talepleri hakkında hesaplama gerekirken tazminat hesaplarında pek çok kalemin hesaplanmadığını ve böylece değerlendirme dışında bırakıldığını,  hukuka aykırı, eksik, yüzeysel bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının herhangi bir bilimsel veya hukuksal gerekçe gösterilmeden reddolunduğunu ve işbu hukuka aykırı raporların hükme esas alındığını, itibar tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin ilgili piyasadaki tanınmışlık seviyesi, yöneldiği müşteri çevresi ve zarar gören itibarın tekrardan inşası için yapılması gereken masrafların dikkate alınmadığını, davalının mütecaviz kötü materyal kullanarak, kötü bir teknikle üreterek ürünü sunduğunu ve davacı ürünü olduğu düşüncesine kapılan müşterilerinin şikyetlerini müvekkiline ilettiğini, ürününe olan güvenin sarsıldığına dair geri bildirim ve şikayetlerin itibar tazminatı şartlarını da oluşturduğunu, yerel mahkemenin hukuka aykırı olarak itibar tazminatına hükmetmediğini, oysa ki tüm bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde, bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğuna ilişkin ara karardan rücu talepli dilekçelerinde ve duruşmalarda (dolayısı ile tüm yargılama süreci boyunca) ifade ettikleri üzere dava konusu ürünler sarf malzemeleri olup ... tarafından üretilen makinelere takılarak çalıştığını, her ne kadar bilirkişi raporunda yay sistemi ve ambalaj hariç, dava konusu ürünlerin yapısının, kullanım amacının, ölçek yapılarının, yapıldığı hammaddenin aynı olduğuna karar verilmiş olsa da, davalının taklit ürünlerinin performansı ve ömrü oldukça tutarsız olup parçalar ... makinelerine ilk defa takıldığında normal çalışırken, sahte ürünlerin yeterli ve gerekli kalitede olmamasından kaynaklı olarak daha sonra performansın birden düştüğünü, bu durumun sonucunda müşterilerin sorunun parçaların takıldığı ... makinelerinden kaynaklandığını düşünmelerine yol açtığını, müşterilerin bu sebeple meydana gelen sorunun çözümü için müvekkiline başvurduğunu ve servislerini çağırdığını, davalı tarafından patent sahibi müvekkilinin kontrolü dışında gerçekleşen üretim ve satışların müvekkilinin itibarını ve pazardaki değerini olumsuz etkilediğini, hukuki dinlenilme hakkı ve savunma hakkı kapsamında iddialarını ispata yarar dosyaya sundukları karşılaştırmalı analiz raporuna değinilmediğini, bu bilimsel çalışmaya rağmen '' göz kontrolü ile üründeki aşınma ve bakır oranını dahi tespitleri ile bilimsellikten uzak bilirkişi raporu''  esas alınarak karar oluşturulduğunu, bu karara esas alınan rapor ve mahkeme kararının dahi çelişkili olduğunu, davalı şirketin dava öncesi fiilleri ve yargılama süresince gösterdiği tüm savunma ve davranışları ile kötüniyetini defalarca kez gösterdiğini, hukuka aykırı davranışların ağırlığı, kötüniyetin açıklığı ve somut olayın özellikleri dikkate alınmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, maddi tazminat değerlendirilmesinin eksik ve hatalı olduğunu, yoksun kalınan kazancın eksik ve hatalı hesaplandığını, davalı tarafın yıldan yıla artan brüt satış kalemine rağmen net karın düşük olmasına neden kayıtların temelinin ek raporda da  incelenmediğini,  tüm beyanlarına rağmen yapılan hesaplamada patentli parçaların işlevsel bütünü oluşturan diğer parçaların satışına da büyük oranda etki ettiği gerçeğinin göz ardı edildiğini, hesaplamaya hakkaniyete uygun bir payın daha eklenmesine karar verilmesine ilişkin taleplerine değinilmeden hüküm kurulduğunu, işbu taleplerin ilk derece mahkmemesi tarafında red dahi olunmayıp, gerekçeli kararda bahsi dahi geçirilmediğini, hükmedilen manevi tazminat tutarı oldukça az olup, manevi tazminat kurumunun işlevine aykırı olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti hesabının fahiş olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin karar ve işbu gerekçeli karara dahil 15.11.2021 tarihli ek kararı istinaf talebinin kabulünü, mahkeme kararının kaldırılmasını bilimsel inceleme ve  karşılaştırmalı analiz raporu dikkate alınmak sureti ile yeniden rapor alınmasını tazminat hesabının yaptırılmasını davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN  DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava,  patente  tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesi, tespiti, durdurulması, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>Mahkemece gerekçeli kararda  dosya kapsamında alınan raporlara dayanılmış ise de; davacı vekilinin rapora yapmış olduğu somut itirazlarının karşılanmadığı, hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olduğundan bahisle davacının rapora yönelik itirazlarının reddedildiği, ancak hükme esas alınan raporların hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı, mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda mahkemece, davacı vekilinin itirazları da nazara alınarak dosyaya kazandırılması gerekli bilgi ve belge var ise bu eksikliklerin de tamamlanmasından sonra,  makina mühendisi, marka-patent uzmanı, elektrik elektronik mühendisinden oluşacak üç kişilik bilirkişi heyetinden, gerekirse tazminat hesabı yönünden mali müşavirden, dosya kapsamında tüm bilgi ve belgeler ile dosyadaki tüm raporların değerlendirilerek raporlar arasındaki çelişkinin de giderilmesi suretiyle, davalının ticari defterlerine göre davalının davacı adına tescili dava konusu edilen ürünlerini satmaya başlama tarihinden itibaren ya da davalının deftere kayıt tarihinden önceki tarihte satış yapmış ise bu tarihten itibaren, davacının dosyaya sunduğu ancak davalının ticari defterinde kayıtlı olmayan faturaların bulunup bulunmadığı da karşılaştırılarak, bu faturaların usulüne uygun olarak düzenlenip düzenlenmediği, deftere kayıt dışı bırakılma nedeni vs.ile davacının talep ettiği tazminat kalemleri de nazara alındığı; önceki raporlar ile çelişki meydana gelmesi halinde çelişkilerin de giderildiği, davacının itirazlarının da karşılanacağı  taraf ve yargı denetimine uygun hüküm kurmaya elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi için, davacının istinaf itirazlarının belirtilen yönlerden kabulü ile kararın kaldırılması gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜ ile; İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin  06/10/2021 tarihli 2019/90 Esas ve 2021/181 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-Kararın kaldırılması sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>4-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf  karar harcının istek halinde kendisine iadesine (harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine), <br>5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına, <br>6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>7-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince  kesin olarak oy birliği ile karar verildi.26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e3dcff764766e5ff","SID":"aff1937480684fc7"}}