{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1956 <br>KARAR NO: 2024/2069 <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06/03/2024<br>ESAS NO: 2023/1001 <br>KARAR NO: 2024/245<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 25/10/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/03/2024 tarih ve 2023/1001 E - 2024/245  K kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2007 yılında kooperatife üye olduğunu ve üye olduğu tarihten itibaren aidatlarını düzenli olarak ödediğini, davalı tarafından müvekkiline usul ve yasaya aykırı hazırlanmış kesin maliyet hesabının gönderildiğini ancak müvekkilinin bu kesin maliyet hesabını kabul etmediğini ve itirazlarını davalı kooperatife bildirdiğini, davalı tarafından yapılan kesin maliyet hesabı açık, şeffaf ve denetime açık olmadığını, davalı tarafından kesin maliyet raporu adı altında bir kısım imzasız, bir kısım noterden onayı yapılmadan gönderilen evraklar ile müvekkilinden ödeme talep edilemeyeceğini, müvekkilinin halen davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalı tarafından müvekkiline kesin maliyet raporu adı altında usul ve yasaya aykırı şekilde 377.429,13-TL borç hesabı gönderildiğini, çıkarılan meblağın gerçeği yansıtmadığını ve son derece fahiş bir bedel olduğunu, davalı kooperatifin elindeki belgelere ulaşamadıklarından bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL kısmı için borçlu olmadığının tespitine, davalı tarafından gönderilen kesin maliyet raporunun iptaline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının tamamen gerçek dışı olduğunu, davacının kesin maliyet raporuna itirazlarını hak düşürücü süre içinde yerine getirmediğini, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, kooperatif yönetiminin yetkisi dışında bir işlem yapmadığını, davacının müvekkiline olan borçlarını ödemediğini ve sürekli olarak davacıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmediğini, davacının üyelik yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ödeme yapmamasına rağmen davacıyı üyelikten çıkarmamasının tamamen iyi niyetli olduğundan kaynaklandığını, haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; HMK 111. Maddesi uyarınca terditli olarak açılan davada davacının ilk talebi olan maliyet raporunun yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, davacının diğer talebi olan menfi tespit istemi yönünden ise dosyadaki maliyet raporunun tanzim tarihinin 09/08/2021 olarak yazıldığı, gerek şerefiye tablosunda gerek maliyet raporunda ana sözleşmede belirtilen imzaların doğruluğu bakımından noter tarafından onaylandığına ilişkin bilgi bulunmadığı, davacıya maliyet raporunun hangi tarihte tebliğ edildiğine dair davalı kooperatifçe belge sunulamadığı, bu nedenle davacının 06/10/2021 tarihli itirazının süresinde yapılmış kabul edilmesi gerektiği, davalı kooperatifçe hazırlanan maliyet raporunda inşaat maliyetlerinin fiili tutarları dikkate alınmadığı, 4-A grubu inşaat m2 fiyatı kullanıldığı, davacının yapmış olduğu ödemeler endekslemeye tabi tutulduğu, ancak inşaat maliyetlerinin endekslenmediği, 2021 yılı 4/A grubu inşaat m2 fiyatının esas alındığı, kooperatifin borçları, nakit durumu ve alacaklarına ilişkin bir hesaplama yapılmadığı, bu bakımdan hazırlanan maliye raporunun ana sözleşme 61. Madde ve devamındaki hükümlere uygun olmadığı, davacının bu maliyet raporundan dolayı davalıya borçlu bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere terditli olarak açılan davada ilk talebin esastan reddine, ikinci talebin ise kabulüne karar verilmesinden dolayı ikinci talep hakkında tam kabul kararı verildiğinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti davalı tarafa yüklenerek aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. Davacının ilk talebi olan 09/08/2021 tarihli kesin maliyetin yok hükmünde olduğunun tespiti talebinin REDDİNE, Davacının terditli talebi olan menfi tespit istemi yönünden davanın kabulü ile 09/08/2021 tarihli kesin maliyet nedeniyle 1.000,00-TL'lik kısım yönünden davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı ve davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil 2007 yilinda kooperatife üye olmuş ve üye aldığı tarihten itibaren aidatlarını düzenli olarak ödediğini, davalı tarafından müvekkile usul ve yasaya aykırı  kesin maliyet hesabı hazırlanıp gönderildiğini, müvekkil tarafindan usul ve yasaya aykırı kesin maliyet hesabının kabul edilmediği, itiraz edildiği davalıya bildirildiğini, ancak davalı tarafından usul ve yasaya aykırı olarak yapılan ve gönderilen kesin maliyel rapora ile müvekkalden haksız ve hukuka aykırı şekilde ödeme talep edildiğini, davalı tarafından yapılan kesin maliyet hesabını kahul etmediklerini, şöyle ki davalı tarafından yapılan kesin maliyet hesabı açık, şeffaf ve denetime hiçbir şekilde açık olmadığı gibi yasann ve ana sözleşmenin aradığı usule aykırı olarak yapılmış olup, yok hükmünde olduğunu, ancak yerel mahkeme ana sözleşmeye dahi aykırı yapılmış kesin maliyet adı altındaki raporu geçerli olarak değerlendirdiğini, öyle ki öncelikle ana sözleşmenin 61. Maddesine göre kesin maliyet hesabının noterce onaylandıktan sonra ortaklara gönderileceği açıkça hüküm altına alındığını, ancak ana sözleşmenin aradığı emredici hükme uyulmadan gönderilen rapor yok hükmünde olduğunu, davalı tarafından kesin maliyet raporu adı altında bir kısım imzasız, bir kısım noterden onayı yapılmadan günderilen evraklar ile müvekkilden ödeme talep edilemeyeceğini, ana sozlesmenin 63. Maddesine göre genel kuruldan geçirilmeden ödemenin defaten yapılması istemi de ana sözleşmeye  aykırı olduğunu, kesin maliyet raporu adı altında müvekkile gönderilen ve açık, şeffaf, denetime elverişli olmayan, ana sözleşmeye değer atfedilmesi usule ve vasaya aykırı olduğu gibi hiçbir şekilde adil olmayan bu raporun iptaline karar verilmesi gerektiğini, yerel mahkemece davamızın reddi kararı usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, istinaf başvurumuzun kabulü ile, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini vekalet ücreti ve masrafların karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yerel mahkemece davacı yanın ilk talebi olan kesin maliyetin yok hükmünde olduğunun tespiti talebi yönünden red kararı verilmesi yerinde olduğunu, ancak red kararı verildiği halde lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde  olduğunu, ancak yerel mahkemece davacının terditli talebi yönünden kabul kararı verilmesi hatalı olduğunu, yerel mahkemece davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olup bu kararı kabul etmediklerini, yerel mahkemece yapılan değerlendirme hatalı olup karar bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece dosya içerisinde yer alan delillerimiz göz önüne alınmadığını, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edildiğini, cevap dilekçesi ekinde dosya içerisine sunmuş olduğu Ana Sözleşme Tadil Tasarısından da açıkça görüleceği üzere müvekkil şirket işbu tadil tasarısı ile ferdileşme yoluna gittiklerini yapılan maaliyet hesaplaması da bu bağlamda  tadil tasarısına uygun olduğunu, müvekkil kooperatif bir etap kooperatifi olup farklı bölgelerde ve farklı tip projelerle inşaat yapmakta, her biten inşaatın maliyetini hesapladığını, müvekkil kooperatifçe bütün hesaplamalar Ana Sözleşme Tadil Tasarısı  61. Madde hükümlerine göre yapıldığını, davacı, müvekkil kooperatife olan borçlarını ödememiş müvekkil tarafından kendisine ihtarname gönderilmesine rağmen borcunu ödememekte ısrarcı olduğunu, ancak buna rağmen yerel mahkemece dosya içerisinde gecikme cezası ve faizine iilişkin herhangi bir gerekçelendirme ve değerlendirme yapılmamış olup bu hususun da kabulü mümkün olmadığını, davacının borçlu olmadığı yönünde tespite gidilmesi hatalı olduğunu, davacı taraf iş bu ihtarnamelere rağmen, üyelik aidat ve gecikme cezasını ödemekten imtina ettiğini, müvekkil kooperatif tarafından 18.08.2021 tarihli Kesin Maliyet Raporunu kesin maliyet raporu bildirilmiş ancak bu rapora karşı herhangi bir itirazda bulunulmadığını, davacının maliyet bedelinin 377.429,13 TL miktarı kabul etmeyerek, müvekkil kooperatife tüm aidat borçlarını yerine getirdiği ve herhangi bir borcu kalmadığı iddiaları asılsız olduğunu, yerel mahkemece davacının borçlu olmadığı yönünde tespite gidilmesi kabul edilemeyeceğini, her ne kadar davacının ilk talebi yönünden red kararı verilmesi yerinde ise de davacının terditli talebi olan menfi tespit yönünden davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup kararın bu yönüyle kaldırılarak davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava, kooperatif tarafından çıkarılan kesin maliyet raporunun iptali, olmadığı takdirde borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir.<br>Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının terditli talebi olan menfi tespit istemi kapsamında kesin maliyet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, bu kapsamda kesin maliyetin yok hükmünde olduğuna dair tespit talebinin reddine dair kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının ve davalının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının ve davalının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/03/2024 tarih ve 2023/1001 E - 2024/245  K sayılı nihai kararının  usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davacının ve davalının istinafı yönünden; Alınması gerekli olan 427,60'ar TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden taraflarca peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, <br>4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4700743837fd8d27","SID":"d83b934909c0e7ee"}}