{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/482 <br>KARAR NO: 2024/1336<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 30/12/2021<br>NUMARASI: 2020/136 Esas - 2021/1087 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili; 14.7.2017 tarihli bayilik sözleşmesi gereği 760.045,31-TL tutarında  alacağı için İstanbul ... İcra  Daire'sinin ... esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takibe itiraz edildiğini, takibin tüzel kişiliğe yönelik olup %90 hissedarının vefat etmesinin sonucu etkilemeyeceği gibi şirketin vefattan sonra da tüzel kişiliğinin devam ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili; davalı şirketin  yetkilisi ve %90 ortağı ...'ın 14.06.2019 tarihinde vefat ettiğini, kalan %10 ortağın konuyu bilmediğini, şirkete yetkili atanmadan yapılan takibin yasal olmadığını, davacının takip öncesinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile de iki ayrı icra takibi yaptığını, aynı borca ilişkin ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılamayacağını, açılan  tereke tespit davası kabul edildiğinden TMK nın 625 maddesi gereğince miras bırakanın borçları için takip ve dava açılamayacağını, yetkili icra dairesinin taşınmazların bulunduğu Antalya İcra Dairesi olduğunu savunarak davanın reddine karar erilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; bayilik sözleşmesi gereği alacağın tahsili için hem asıl borçlu, hem ipotek maliki olan davalıya karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığı, şirket ortağının ölmüş olmasının  kendi iç ilişkisinde önemli olup yapılan takibin şirkete yöneltilmesinde sakınca olmadığı, davacının sözleşmeye dayalı alacağı için önce kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip yaptığı ve takip türüne göre tercih hakkını kullanan davacının ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinde bulunamayacağına dayanılarak  davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; alacaklının İİK'nın 45. ve 167. maddesinde  tanınan haktan sadece bir tanesinin kullanılabileceğine yani önce kambiyo takibi veya önce ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatan alacaklının daha sonra diğer takip yolunu kullanamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, uygulamanın yasaya aykırı olduğunu, hangi takipten ne miktarda ve ne zaman tahsilat yapılacağının bilinmediğini, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla birden fazla takip yapılmasında sakınca olmadığını, İİK 45/3 yollamasıyla 167. maddeleri uyarınca tercih yapma yükümlülüğü getirilmediğini, Yargıtay'ın farklı kararları bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında 14.7.2017 tarihli  bayilik sözleşmesi nedeniyle verilen bonolara dayalı olarak davacının önce İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 119.716,48-TL, İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında 206.827,57-TL asıl alacak  için kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yaptığı, sonrasında davaya konu İstanbul ... İcra Dairesinin .. esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 723.827,57-TL alacak için  icra  takibi başlatıldığı, ipotekli takipden sonra da vadesi dolan senetler kambiyo takibine kanılmuştur. İİK nın 167 maddesi hükmü gereği ipoteğin varlığına rağmen  kambiyo senedine dayalı takip yapılabilir ise de yargı uygulamasında takip yollarından birinin tercih edilmesi gerektiği kabul edildiğinden ilk derece mahkemesince tercih hakkı kambiyo senedinden yana kullanıldığı kabul edilerek itirazın iptali davası red edilmiştir. Yargıtay İBBBGK nun 20.01.2023 tarihli ve 2021/2 esas, 2023/1 karar sayılı içtihadı birleştirme kararı ile \"Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile, hem de kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı \" na karar verilmiştir. Yargıtay HGK nın  27.9.2023 gün, 2023/12-335 esas, 857 karar sayılı kararı ile  de; İİKnın 45/1.md uyarınca kural olarak alacağı rehinle temin edilmiş olan alacaklı öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorundadır, ancak İİK 45/3 maddesinde bunun istisnası getirilmiş olup İİK 167/1. Md uyarınca alacağın kambiyo senedine bağlı olması durumunda alacak rehinle temin edilmiş olsa bile doğruca kambiyo senedine mahsus haciz yoluna başvurabilir. Alacak hem rehinle, hem kambiyo senedi ile teminat altına alınmış ise sıra gözetilmeksizin bu takip yollarından birini seçebilir. Ancak  İİKnın 45 maddesi gereği önce rehne başvurulması kuralı olup sonra istisnasına yer verildiğinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla da olsa aynı anda aynı alacaktan dolayı aynı borçluya karşı her iki takibe birden başvuruda bulunulamaz. Bu durumda alacaklının her iki takip yolundan birini tercih etmesi gerekmektedir...Takip türleri farklı da olsa takiplerdeki para alacağı aynı hukuki ilişkiden doğduğundan mükerrer takip yapılması söz konusu olacaktır. Bu durumda borçlu şikayet yolu ile İcra Mahkemesinden ikinci takibin iptalini isteyebilir, bu kamu düzeni ile ilgili olduğundan şikayet süreye tabi değildir.\" denilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı alacaklının bayilik ilişkisi nedeniyle doğan borç için başlattığı kambiyo senedine dayalı iki ayrı icra takibinden sonra ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığı, ipotekli takipdensonra da, kambiyo senetlerinin vadeleri doldukça senetlerin icra  takibine konulmaya devam edildiği anlaşılmakla davacı alacaklının tercih hakkını kambiyo takibi yapma yönünde kullandığının kabulü gerektiği, mahkemece ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla itirazın iptali isteminin bu nedenle reddine karar verilmesinde isabetsizlik olmadığından, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan  reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 427,60-TL peşin istinaf karar harcından yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 346,9‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye ödenmesine, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,  Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba1f02eebc8b76f1","SID":"0086843a5a626ae0"}}