{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1955 <br>KARAR NO: 2024/2096<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 08/05/2024<br>NUMARASI: 2023/463 E.  2024/480 K.<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24/10/2024\t\t<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/05/2024 tarih ve 2023/463 E - 2024/480  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle;   davalının müvekkili kooperatifin üyesi olduğunu ve kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatifin iflasa sürüklendiğini, mağdur üyelerin bir araya gelerek konutların yapımı ve teslimi ile önceki dönemlere ait borçların ödenmesi için çabaladıklarını, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedelinin alınmadığının anlaşıldığını, buna ilişkin Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve davaların kabulüne karar verildiğini, davalının 2003 yılı ocak ayından 2023 yılı nisan ayına kadar ödemesi gereken aidat borcunun hesaplanmasını davalının kooperatiften temin ettiği ...ili ...İlçesi,... Mahallesi ... ada ...parsel ...blok ... bağımsız bölüm numaralı taşınmazın tapu kaydının beyanları hanesine davalıdır şerhi konulmasına, yapılacak yargılama neticesinde fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18/aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 100,00-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18/aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin davalı tarafa tahmiline  karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br> Davalı vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından davacı kooperatif tarafından bildirilen 85.023,10-TL kesin maliyet  bedelinin ödendiğini, bu bedelin ödenmesine rağmen kooperatif tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/636 esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığını, davanın kabulü ile toplam 178.053,00-TL kesin maliyet alacağının faizi ile birlikte müvekkilimden tahsiline karar verildiğini, davacı tarafın müvekkilinden talep edebileceği alacağın tamamını talep ettiği ve alacağın kesin hükme bağlandığını, müvekkilinin davacı kooperatiften kendisine isabet eden taşınmazın tapusunu aldığını, buna rağmen müvekkilinden halen aidat ve ara ödeme taleplerinin yersiz olduğunu, müvekkilinin kooperatif ile ilişiğinin kalmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.     <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Davalı vekili her ne kadar ıslaha itiraz dilekçesinde 5 yıllık zaman aşımı def'inde bulunmuşsa da davacı kooperatifte davalının üyeliğinin devam ettiği, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre üyelik ilişkisi devam ettiği sürece kooperatif ile üyesi arasında zaman aşımı süresinin işlemeyeceğinden (Yargıtay 23. HD. 2016/5683 esas 2019/4634 karar 11/11/2019 tarih) zaman aşımı def'ine itibar edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılarak açılan davada davalının aidat borcu kalmadığından bu talep yönünden davanın reddine, ara ödeme alacağı yönünden ise ıslah dilekçesinde alacağın tümüne ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak 82.800,00-TL'nin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsiline hükmedilmesine dair aşağıdaki hüküm fıkrasının tesisi uygun görülmüştür. davanın kısmen kabulü ile, 100,00-TL aidat alacağı yönünden davanın reddine, 82.800,00-TL ara ödeme alacağının taleple bağlı kalınarak ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinde hükme esas alınan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 tarih 2021/6310 Esas 2022/185 Karar sayılı ilamının müvekkili yönünden uygulanmasının hukuken mümkün olmadığını, zira iş bu Yargıtay ilamında kesin hesap maliyetinden kaynaklı alacağın temyizi üzerine verilmiş, bozma kararı olduğunu, müvekkili aleyhine ise kesin hesap maliyetine ilişkin mahkeme ilamı kesinleşmiş olup, iş bu mahkeme ilamına istinaden ödeme yapıldığında, kooperatifinin ana sözleşmesinde kesin maliyete ilişkin 61. Maddesi ve kur'a çekimine ilişkin 62. Maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur'a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümleri teslim edilerek kooperatifin istifa edebilecekleri ana sözleşmede hüküm olarak belirlendiğini, davacı kooperatifin müvekkiline karşı iş bu davayı açmak ile ana sözleşmeye aykırı hareket ettiğini, zira taraflar arasında kesin hesap maliyetine ilişkin kesin hüküm bulunduğunu, davacı kooperatifin 05/02/2011 tarihli genel kurulunda alınan karar gereğince, davacı kooperatif tarafından daire kesin maliyet bedelinin tespit edildiğini, müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından da davacı kooperatife tarafından bildirilen 85.023,10 TL kesin maliyet bedeli kooperatife ödendiğini, davacı kooperatife iş bu kesin hesap maliyeti ödenmesine rağmen, davacı kooperatif tarafından Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/636 Esas sayılı dosyası ile müvekkiline karşı alacak (Kooperatif aidat borcundan kaynaklanan) davası açıldığını,, 2021/235 Karar sayılı ilamı ile, davanın kabulü ile;  5.000,00 TL alacağın dava tarihi olan 15/10/2019 tarihinden, 173.053,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 22/12/2020 tarihinden itibaren olmak üzere toplam 178.053,00 TL kesin maliyet bedeli alacağının değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte davacı Kooperatif yararına ferileri ile birlikte müvekkilinden tahsiline karar verildiğini, iş bu kararın 29/06/2021 tarihinde kesinleştiğini, davacı taraf müvekkilinden talep edebileceği alacağın tamamını talep ettiğini ve iş bu alacakta kesin hükme bağlandığını, müvekkilinin davacı kooperatifin belirlediği ilk kesin maliyet bedelini ve aidatların tamamının ödemesi neticesinde, davacı kooperatif tarafından ferdileşme yapılarak, müvekkiline isabet eden taşınmazın tapusu müvekkiline verildiğini, daha sonra ise Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/636 Esas 2021/235 Karar sayılı ilamının kesinleşmesi neticesinde kesin maliyet bedeline ver ferilerine ilişkin davacı kooperatif ile protokol yapılmış, işbu protokol gereğince de 108.700,00 TL davacı kooperatife ödendiğini, müvekkili kooperatifin kendisinden talep ettiği tüm ödemeleri yapmış ve dairesinin tapusu kendisine verildiğini, müvekkilinin kooperatif ile üye ilişikliği geriye kalan ödemeyi de yaptığında, yürürlükte olan kooperatif an sözleşmesindeki kesin maliyet ilişkin hükümlerin uygulanarak,  davacı kooperatif tarafından üyeliğin sonlandırılması yahutta müvekkilinin üyelikten istifa talebinin  kabulü gerekirken, müvekkilinin haksız talep ve davalar ile karşı karşıya kaldığını, davacı tarafın kooperatif kanunu ile bağdaşmayacak bir şekilde ilam alacağını ...Limited Şirketi'ne temlik ettiğini, iş bu şirket tarafından da ilam alacağına ilişkin müvekkili hakkında Ankara Batı İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra emrindeki temlik alan vekili ile davacı kooperatif vekili arasında akrabalık ilişkisi mevcut olup, aynı hukuk bürosunda faaliyet gösterdiklerini, davacı kooperatif üyeden alacağını genel kurul yetkisi olmadan, kooperatifte hiçbir hak edişi olmayan ... Limited Şirketi'ne alacağı temlik edilmesi davacı kooperatif yönetimin kötü niyetli olduğunun en açık göstergesi olduğunu, bu durumun Kooperatif yönetimi kötü niyetli olarak müvekkiline karşı iş bu davanın açıldığını gösterdiğini, davacı kooperatifin geçmişinin yıllara dayanmakta olup, kurulduğundan sonrada üyelerine mağduriyet yaratmaktan başkaca hiçbir şey yapmadığını, hukuk düzeninin hiçbir hakkın kötüye kullanmasını koruyamayacağını, iş bu ilk derece mahkemesi kararının mahkemece onandığı takdirde, müvekkili kooperatifin sürekli ara ödeme ve aidat talebi ile karşı karşıya kalacağını, daha da önemlisi kooperatif inşaatının da hiçbir zaman bitmeyeceğini, müvekkili davacı kooperatiften ferdileşme neticesinde aldığı evin değerinin çok çok üzerinde kooperatife ödeme yaptığını, ilk derece mahkemesi kararına göre de ödemeye devam etmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda tespit edilen 266.210 TL müvekkili tarafından davacı kooperatife yapılan ödemenin, ödeme tarihleri dikkate alındığında daire bedelinin üzerinde ödemeye tekabül ettiğini, asıl olanın davacı kooperatifin üyelerini uygun fiyata daire sahibi yapmak iken taşınmazın bulunduğu bölgedeki daire fiyatlarının çok çok üzerinde müvekkili daire sahibi olmuş olacağını beyan ederek  istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini, İlk derece  mahkemenin 2024/480 sayılı kararının kaldırılmasına  karar verilmesini  talep etmiştir.                                                                  <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.<br>Mahkemece, Davanın kısmen kabulü , kısmen reddi ile, 82.800TL ara ödeme alacağının ıslah tarihi olan 24/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faizi yıllık %18 oranında işletilmesi talebinin feragat nedeniyle reddine,   karar verilmiştir.<br> Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez.( Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar) <br>Somut olayda davalının  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde  alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas    No\t: 2023/4418 Karar No\t: 2024/375)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı  Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs ) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı,ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı,varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan  ek rapor da alınıp  oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür.(Yargıtay  6. HD 2023/361 Esas  2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar) <br>Açıklamalar ışığında davalının istinaf talebinin HMK 353/1-a-6 uyarınca  kabulüne karar vermek<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/05/2024 tarih ve 2023/463 E - 2024/480 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.   24/10/2024 <br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"805671d5fe7d97a0","SID":"a177a5017db96dbc"}}