{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/658 Esas<br>KARAR NO:2024/1599 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI:2020/318 Esas -  2021/809 Karar<br>TARİH:20/10/2021<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>KARAR TARİHİ:17/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ve merkezi yabancı olan ortaklı davacı şirketin davalı .... A.Ş.'nin pay sahipleri olduğunu, davalı şirketin 2019 yılı olağan genel kurul toplantısı 08/06/2020 tarihi itibariyle gerçekleşmiş olup, söz konusu genel kurul ve bu toplantıda alınan kararların batıl olduğunu, davalı şirket aleyhine keşide ettikleri ihtarnamelerde, 2019 yılına ilişkin gerçekleşecek olağan genel kurul toplantısında, toplantı esnasında davacılar tarafından görüşülmesi talep edilen gündem maddeleri belirtilerek söz konusu maddelerin de gündeme dahil edilmesinin talep edildiğini ve ayrıca bu kapsamda ihtarnamelerde yer verilen şirket belge kayıtları ile TTK madde 437 kapsamında pay sahiplerinin incelemesine açılması gerekli belgelerin şirket merkezinde pay sahiplerinin incelemesine sunulması için talepte bulunulduğunu, ancak söz konusu taleplerin davalı nezdinde karşılık bulmadığını ve ihtarnamelerdeki gündem maddesi olarak yer verilmiş ve davalı şirketin davacı şirkete olan borcunun ödenmesi yönünde karar alınmasına ilişkin olan gündem maddesinin gündeme dahil edilmediğini, toplantı öncesi en az 15 gün önceden şirket merkezinde hazır bulundurulması gerekli evrak ve kayıtların ise şirket merkezinde incelemeye hazır bulundurulmadığını, ancak yine de davalı şirket içinde söz konusu usulsüzlüklere rağmen genel kurul kararlarının alındığını, eksikliklerin giderilebilmesi için haziruna sunmuş oldukları erteleme taleplerinin ise oy çokluğu ile reddedildiğini, söz konusu gündem maddeleri bakımından toplantı esnasında alınmış kararların tamamıyla kanuna aykırı olduğunu,  davalı şirketin hakim ortağı ... hakkında dolandırıcılık vs suçlarından savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını, bu nedenle adı geçen yönünden alınan kararlarda oydan yoksunluğun oluştuğunu beyanla davanın kabulü ile ... A.Ş.'nin 08/06/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlardan 3, 4, 5, 6  ve 7 numaralı kararlarının TTK madde 447 uyarınca batıl olduğunun tespitine, aksi halde usul ve yasaya aykırı şekilde alınmış olmaları nedeniyle TTK madde 445 vd.mad uyarınca iptaline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; TTK madde 447 hükmüne göre butlan hallerinin sınırlı sayı niteliği taşıdığını, huzurdaki davanın ikame edilebilmesi için genel kurul kararlarında işbu maddede sayılan kararların verilmesi gerektiğini, ancak dava konusu genel kurul toplantısındaki kararların hukuka uygun olduğunu, dolayısıyla davacıların butlan davası açmakta hukuki yararının olmadığını, davacının taleplerinin hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, genel kurul kararlarının iptali davası açılabilmesi için kanunda sayılan şartların gerçekleşmemiş olduğunu, TTK'nın 445. madde hükmünde ön görülen hallerden en az birinin varlığının şart olduğunu, genel kurul kararının iptaline karar verilebilmesi için davacının açtığı davada iddiasını kanıtlaması gerektiğini, davacı şirketin davalı şirkete borç verdiği ve bu paranın davalı şirket tarafından gereksiz harcandığı iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafından davalı şirkete sağlanan finansmanların  davacı ile davalı arasında akdedilen ...'dan kaynaklandığını, davacı şirketin bu sözleşme ile davalının işletme giderlerine kredi sağlayacağını taahhüt ettiğini, davalı şirket tarafından yapılan tüm iş ve işlemlerden davacının haberi ve bilgisinin bulunduğunu, davacıların gündem maddesine bu hususun eklenmesini talep etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların talebi üzerine davalı şirketin bilançosu ile gelir tablosunun davalı şirket merkezinde davacıların incelemesine hazır bulundurulduğunu, hatta işbu belgelerin birer nüshasının davacılar ile paylaşıldığını ancak bu belgelerin haricinde talep edilen diğer belgelerin de davalı şirket için şirket sırrı niteliği taşıdığından incelemeye sunulmadığını, davacı şirketin davalı şirket ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren şirketin hakim hissedarı olduğunu beyanla davalı şirketin 08/06/2020 tarihinde yapılan olğan genel kurul toplantısı ve toplantıda alınan kararlar TTK madde 447'ye uygun olduğundan ve davacıların işbu butlan davasını açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi'nin 20/10/2021 tarih 2020/318 Esas - 2021/809 Karar sayılı kararında;\"Dava, 08/06/2020 tarihli genel kurulda alınan 3,4,5,6 ve 7 nolu kararların TTK 447.maddesi uyarınca batıl olduklarının tespiti ve iptali talebine ilişkindir....14/12/2017 tarihli ... (Anlaşma Bildirisi)nin incelenmesinde, tarafların ..., ... olan sözleşmede, ... Grubu  olan ... ve ..., Türkiye'de jeotermal enerji yatırım yapmak ve ortak olmak istediği belirtilerek, bu grubun... sondajların finansmanı ve işletme sermayesi olarak kredi sağlayacağı, keşif sondajına ve jeotermal sahasının geliştirilmesine ilişkin kararların ... Grubunun kontrolünde olacağı, ... Grubunun, ... birlikte... tarafından alınan tüm kararlarda eşit oy hakkına sahip olacağı ve diğer hususların belirtildiği tespit edilmiştir.... (kredi veren) ile ... arasında, 24/05/2019 tarihinde 100.000USD, 19/02/2019 tarihinde 500.000USD, 20/12/2018 tarihinde 500.000USD, 01/03/2020 tarihinde 100.000USD, 18/12/2017 tarihinde 100.000USD tutarlarında borç sözleşmelerinin imzalandığı, sonrasında ... Holding Ltd tarafından, anlaşma şartlarının yerine getirilmediği, gerekli bilgilerin sağlanmadığı, lüzumsuz harcamaların yapıldığı gerekçeleriyle borç anlaşmalarında ödenen paranın iadesi, aksi takdirde sözleşmelerin haklı nedenle feshedilmiş sayılacağı hususlarını içeren ihtarnamenin ..., ...'a ve ...'a ihtar edildiği görülmüştür.Davalı şirketin ... AŞ ünvanıyla kurulduğu, sonrasında 05/03/2013 tarihinde tescil edilen ana sözleşme değişikliği ile ünvanını ... AŞ olarak değiştirdiği, ana sözleşmeye bakıldığında şirketin sermayesinin 2.000.000TL olduğu, sermayenin her biri 1 TL nominal değerli 2.000.000 adet hisseye ayrıldığı, yönetim kurulunun hissedarlar arasında seçilecek 3-7 üyeden oluşacağı, genel kurulun en az %51 sermayeyi temsil payları ile katılımı ile yapılabileceği, karar nisabının TK hükümlerine tabi olduğu belirtilmiştir.  Gündemin 3.maddesi ile 2019 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu müzakere edilmiş, yapılan oylama sonucunda ise yönetim kurulu faaliyet raporu 1.740.000 adet payın olumlu, 260.000 payın olumsuz oyuyla oyçokluğu ile kabul edilmiştir.Gündemin 4.maddesinde 2019 yılına ait bilanço ve gelir-gider tablosu müzakere edilmiş ve oylama sonucunda bilanço ve gelir-gider tablosu 1.740.000 adet payın olumlu, 260.000 payın olumsuz oyuyla oyçokluğu ile kabul edilmiş, onaylanmıştır.Gündemin 5.maddesiyle 2019 yılı faaliyetlerinden dolayı yönetim kurulu üyelerinin ibraları görüşülmüş, yapılan oylama sonucunda ise yönetim kurulu üyeleri 1.740.000 adet payın olumlu, 260.000 payın olumsuz oyuyla oyçokluğuyla ibra edilmiştir.Gündemin 6.maddesiyle yeni yönetim kurulu üyelerinin seçimine geçilmiş, yapılan oylama sonucunda ..., 1.740.000 adet payın olumlu, 260.000 payın olumsuz oyuyla oy çokluğuyla 3 yıllığına yönetim kurulu üyesi seçilmiş, ...'ın adaylığına ilişkin öneri ise aynı çoğunlukla reddedilmiştir. Gündemin 7.maddesiyle yönetim kurulu üyelerine huzur hakkının ödenmesi müzakere edilmiş, yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmemesine oybirliği ile karar verilmiştir. Dava, davalı şirketin 08/06/2020 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine , bu olmadığı takdirde de iptaline yönelik genel kurul iptali davasıdır. İlgili genel kurulda gündemin 3.maddesiyle 2019 yılı yönetim kurulu faaliyet raporu oylanmış, Gündemin 4.maddesiyle bilanço ve gelir gider tablosu kabul edilmiş, Gündemin 5.maddesiyle yönetim kurulu üyelerinin ibraları görüşülmüş, Gündemin 6.maddesiyle yeni yönetim kurulu üyeleri seçilmiş, Gündemin 7.maddesiyle de yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ödenip ödenmeyeceği müzakere edilmiştir. TTKnun 447.maddesinde butlana tabi kararlar gösterilmiştir. Buna göre pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy , dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran ayrıca pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran ve yine anonim şirketin temel yapısını bozan ve sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararların batıl olacağı düzenlenmiştir. Somut olaya bakıldığında, davalı şirketin 08/06/2020 tarihinde yapılan genel kurulda alınan kararların TTKnun 447.maddesinde düzenlenen ve butlanla malul olduğu belirtilen kararlardan olmadığı, yasal şartları varsa iptale tabi kararlardan olabileceği görülmüştür. TTKnun 446.maddesine göre iptal davası açabilecek kişiler sayılırken, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten şahısların iptal davası açabileceği ön görülmüştür. İptal talep edilen davalı şirketin genel kurulunda davacılar tarafından gündemde görüşülen kararlara olumsuz oy verilmiş ise de, bu kararlara muhalefet edildiğine ilişkin usule uygun şekilde muhalefet şerhlerini ileri sürmemişlerdir. Muhalefet şerhinin açıkça karara muhalefet edildiği belirtilmek karara muhalifim, karara karşıyım, karara itiraz ediyorum gibi veya buna benzer muhalefet şerhi ve beyanını içeren şerhlerin genel kurul tutanağında yer alması gerekmektedir. Bu genel kurul tutanağına dercedilebileceği gibi, tutanağa eklenmek üzere divan başkanlığına karara muhalefet kalındığına yönelik verilecek ek bir muhalefet şerhi  ile de olabilmektedir. Ancak iptali talep edilen genel kurulda davacılar tarafından karara muhalefet edildiğine ilişkin usulune uygun bir muhalefet şerhi bulunmaması nedeniyle ve bunun dava şartı olmasından dolayı davanın bu nedenle reddi gerekmekte olup, aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur. \"gerekçesi ile ''Davacının davasının sübut bulmadığından reddine,'' karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bununla birlikte kararın yeniden incelenmesi amacıyla istinaf gerekçelerinin yasal süresi içinde sunduklarını, müvekkili ... ve merkezi ...'da olan yabancı ortaklı şirketi müvekkili ...Şirketi'nin davalı ... A.Ş.'nin pay sahipleri olduğunu, davalı şirketin genel kurul toplantısının 08.06.2020 tarihi itibariyle gerçekleştirildiğini, Yerel mahkemece toplantı gündeminde bulunan 3,4,5,6, ve 7 numaralı gündem maddelerine ilişkin muhalif kalma şartının gerçekleşmediği belirtilerek davanın usulden reddine karar verildiğini, dosya kapsamında sundukları dava dilekçesinde ve delilleri başta olmak üzere itiraz ve beyan dilekçelerinde de açıkça görüleceği üzere 08.06.2020 tarihli genel kurul toplantı tutanağında satırlarca her maddede itirazlarının, ret oylarının ve muhalefet şerhlerinin bulunduğunu, bilirkişilerce ve Yerel mahkemece bu hususların tamamının yok sayıldığını ve ayrıca müvekkillerinin pay sahipliğinden doğan haklarına halel getirildiğini, toplantıda her bir gündem maddesi için ayrı ayrı açıklamalarının mevcut olduğunu, hangi sebeplerden ötürü ret oyun kullandıkları, itiraz ettikleri ve muhalefet şerhi düştükleri açık iken Yerel mahkemece bu hususların dikkate alınmama nedeninin taraflarınca anlaşılamadığını, \"muhalefet şerhimizdir \" şeklinde bir ibareye yer verilmesine gerek bulunmadığını, hali hazırda toplantı tutanağındaki itirazlarının da muhalefet şerhi yerine geçeceğini, doktrinde de konu hakkında bu şekilde ifadelere yer verildiğini, gündem maddelerine ilişkin olumsuz oy verilmesi yeterlilik teşkil etmekle birlikte \"muhalifim, karara karşıyım vs.\" gibi ifadelere yer verilmesine gerek olmadığını, bilirkişiler ve Yerel mahkemece itiraz ve beyanlarının dikkate alınmadığını, eksik, hatalı, çelişkili inceleme yapılarak hukuki denetime el verişliliği bulunmayan bilirkişi raporun hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiğini;Yerel mahkeme kararının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğini, dosyadaki mübrez denetime elverişliliği bulunmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm oluşturulmasından ötürü ilgili hükmün istinaf mahkemesi tarafından kaldırılması gerektiğini, dosyadaki itirazlarının hiçbir şekilde değerlendirme kapsamına alınmamış olduğunu, tarafların itiraz ve beyanları doğrultusunda dosyada ek rapor ya da yeni bir bilirkişi raporunun da alınmadığını, taraf itirazlarının da incelenmesi ve itirazlar çerçevesinde tekrardan rapor alınmasını gerektiğini, dosyanın karara çıkarılmasının, eksik ve hatalı inceleme yapıldığını açık bir şekilde gösterildiğini, gündem kararlarına ilişkin genel açıklamalara yer verdiklerini, Yerel mahkeme ve bilirkişiler tarafından belirttikleri hususların dikkate alınmamış olduğunu;Şirket yönetim kurulu başkanı ... ve şirket hakim hissedarı ... hakkında müvekkilleri adına İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve özel bölgede sahtecilik suçları ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, gündem maddesinin yargı konusu olduğunu, şirket hakim hissedarı ...'ın Türk ticaret Kanunu'nun 436. maddesinde\"pay sahibi kendisi, eşi alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketi ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz.\" şeklinde yer alan düzenleme uyarınca genel kurulda alınan büyün kararlara ilişkin oy kullanma hakkından yoksun durumda olduğunu, bu nedenle oyunun geçersiz ve hükümsüz olduğunu, TTK'nın m.436'da yer almakta olan açık hükmü karşısında ...'ın oy kullanma hakkından yoksun durumda olduğunun şüphesiz olduğunu; 2019 yılı yönetim kurulu faaliyet raporlarının müzakeresi ve yapılan oylama sonucu 2.000.000 adet paydan, hakim hissedar ...'a ait 1.740.000 adet payın olumlu oyuna karşılık davacılar ...Limited'e ait toplam 260.000 payın olumsuz oyu ile 2019 yılı yönetim kurulu kararı faaliyet raporlarının oyçokluğu ile kabul edilerek onaylandığını, söz konusu gündem maddesinin görüşülmesi esnasında, gündemin görüşülmesinden önce ifade edilen beyanları tekrarlanarak imzasız bilanço ve gelir tablosu dışındaki Türk Ticaret Kanunu'nun 437. maddesinde belirtilen belge ve kayıtların birer suretinin talepleri olmasına rağmen müvekkillerinin incelemesine açılmadığının, ayrıca bu bilgi ve belgelerin e-posta vb. bir yol ile de müvekkillerine gönderilmediğinin belirttiğini, söz konusu toplantı gündem maddesinin görüşülmesinin ertelenmesinin, yasa uyarınca bu gündem maddesinin görüşülmesi için 1 ay sonra yapılacak toplantı öncesi başta şirket yönetim kurulu faaliyet raporu, şirket kâr ve zarar hesapları, şirket detaylı mizanı ve şirket kâr dağıtım önerisi olmak üzere Türk Ticaret Kanunu'nun 437. maddesinde belirtilen belge ve kayıtların bir suretinin taraflarına verilmesini ve incelemelerine açılmasını talep ettiklerini, ilgili gündem maddesinin görüşülmesi esnasında ortada yönetim kurulu tarafından hazırlanmış herhangi bir faaliyet raporu da olmadığını, bir kısım soruların hazır bulunan yönetim kurulu üyesi ... tarafından yanıtlanmasının istenildiğini, imzasız şirket bilançocundan da görüleceği üzere hazır bulunan şirket yönetim kurulu başkanının eşi olan şirket hissedarı ...'ın, 1.263.000 TL tutarındaki sermaye koyma borcunun neden bu güne kadar talep edilmemiş olduğunun sorulduğunu, bu sorularına ilaveten, huzurda ...'ın 1.263.000 TL tutarındaki sermaye koyma borcunun temerrüt faizi ile birlikte tahsili için hukuki süreçlerin başlatılmasının ve başta TTK madde 129 ve 481 olmak üzere gerekli yasal süreçlerin başlatılması talebinin hazirun oylamasına sunulduğunu, bu durumun aynı zamanda şirket ve ilgili hissedar bakımından, K.V.K.'nun 13'ünce maddesinde düzenlenmiş olan transfer fiyatlandırmasıyla örtülü kazanç dağıtımı teşkil ettiğini, ivedilikle bu aykırılığın giderilerek tarafa bilgi verilmesini, aksi halde başta vergi dairesi olmak üzere ilgililer hakkında yetkili merciler nezdinde işlemlerin başlatılacağının olağan genel kurul toplantısı esnasında haziruna bildirildiğini; Şirket yönetim kurulu başkanı ... ve şirket hakim hissedarı ... hakkında müvekkilleri adına; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik suçları ile ilgili suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle de gündem maddesinin yargı konusu olduğunu, bundan dolayı, şirket hakim hissedarı ...'ın, Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesi uyarınca bu konuda oy kullanma hakkından yoksun durumda olduğunu, bu nedenle de, oyunun geçersiz ve hükümsüz olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkilleri adına öncelikle erteleme taleplerinin toplantı esnasında yinelendiğini ve bu taleplerinin kabul görmemesi halinde başta dava olmak üzere her türlü haklarını saklı tutmak suretiyle 2019 yılına ilişkin Yönetim Kurulu Faaliyet Raporlarının reddi yönünde ayrı ayrı oy kullandıklarının bildirildiğini ancak söz konusu erteleme talebinin kabul edilmediğini, toplantı esnasında sordukları sorulara dahi cevap verilmeyerek müvekkillerinin bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmasının önüne geçildiğini;Toplantı öncesinde incelemeye sunulmayan faaliyet raporunun oylanarak oyçokluğu ile kabul edildiğini, keza söz konusu gündem maddesi hakkında, şirket hakim hissedarı ...'ın, TTK m.436 kapsamında oy kullanma hakkından yoksun olmasına rağmen kabul oyu kullandığını, söz konusu hususun bile başlı başlına ilgili kararın geçersiz ve hükümsüz olması sonucunu doğurduğunu;  2019 ... ait Bilanço Ve Gelir/Gider Tablosu hesaplarının müzakeresi ve yapılan oylama sonucu 2.000.000 adet paydan ...'a ait 1.740.000 adet payın olumlu oya karşılık davacıların toplam 260.000 olumsuz oyu ile oyçokluğu ile kabul edilerek onaylandığını,  Türk Ticaret Kanunu'nun 437. maddesinde belirtilen belge ve kayıtların birer suretinin talepleri olmasına rağmen müvekkillerinin incelemesine açılmadığını, Ticaret Kanunu'nun 437. maddesinde belirtilen belge ve kayıtların bir suretinin taraflarına verilmesi ve incelemelerine açılmasının talep edildiğini, daha önce de belirtmiş oldukları üzere söz konusu belgelerden ısrarlı talepleri sonucu sadece Şirket Bilançosu ve Gelir Tablosunun imzasız olarak ve e-posta yoluyla taraflarına iletildiğini, imzasız bir belgenin ise geçerli olmayacağının sabit olduğunu, TTK m.437 hükmünün gayet açık olduğunu, ilgili belgelerin genel kurul toplantısından en az 15 gün önce öncesinde şirket merkezinde pay sahiplerinin incelemesine açılması gerektiğini, müvekkilleri yönünden, bu gündem maddesi ile ilgili öncelikle erteleme taleplerinin yinelendiğini ve söz konusu talebin kabul görmemesi halinde başta dava olmak üzere her türlü haklarını saklı tutulmak suretiyle 2019 yılı bilanço ve gelir/gider hesaplarının reddi ve 2019 yılı bilançosunun onaylanmaması yönünde oy kullanıldığını haziruna bildirdiklerini ancak hakim hissedar ...'ın vekili ...'ın söz alarak, söz konusu iddiaların gerçek dışı olduğunu ifade ettiğini ve yapılan oylama sonucu erteleme talepleri kabul edilmeyerek ilgili gündem maddesinin oylanmasına geçildiğini, bilanço ve gelir gider tablosunun imzasız şekilde e-posta vasıtasıyla iletilmiş olması ve dahası TTK m.437 uyarınca genel kurul toplantısında en az on (15) gün önce pay sahiplerinin incelenmesine hazır bulundurulmamasına rağmen oy çokluğu ile kabul edildiğini; Yönetim kurulu üyelerinin 2019 yılı faaliyetleri bakımından yapılan oylama sonucu, 2.000.000 adet paydan ...'a ait 1.740.000 adet payın olumlu oyuna karşılık davacıların toplam 260.000 payının olumsuz oyu ile oyçokluğu ile yönetim kurulunun ibra edildiğini, aynı şekilde TTK m.437 hükmü gereği toplantıdan en az on beş (15) gün önce bahsedilen belgelerin incelemelerine açılmadığını, taraflarına sadece Bilanço ve Gelir/Gider Tablosunun imzasız versiyonları gönderildiği için ilgili gündem maddesinin görüşülmesinin ertelenmesinin talep edildiğini ve 1 ay sonra yapılacak toplantı öncesinde, daha önce de defalarca talep edilmiş oldukları Şirket Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu, Şirket Bilançosu, Şirket Kar ve Zarar Hesapları, Şirket Gelir Tablosu, Şirket Detaylı Mizanı ve Şirket Kar Dağıtım Önerisi olmak üzere Türk Ticaret Kanunu'nun 437. maddesinde belirtilen belge ve kayıtların bir suretinin taraflara verilmesi ve incelemelerine açılması sonrasında yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamanın gerçekleştirilebileceğinin açık bir şekilde gündem maddesinin görüşülmesi esnasında haziruna bildirildiğini, söz konusu belgelerin imzalı ve şirket merkezinde incelemeye sunulduğu bir versiyonu olmaksızın ilgili gündem maddesinin müzakeresi ve işbu müzakere sonucu kabul veya ret şeklinde bir karar verilmesinin tamamıyla kanuna aykırı olacağını, bu nedenle müvekkilleri yönünden, işbu bu gündem maddesi ile ilgili öncelikle erteleme taleplerinin yinelendiğini, ancak bu taleplerinin, kabul görmemesi durumunda başta dava olmak üzere her türlü haklarını saklı tutarak Yönetim Kurulu üyelerinin 2019 yıllarında yapmış oldukları çalışmalardan dolayı ibra edilmemesi yönünde ayrı ayrı oy kullanmış olduklarının muhalefet şerhi olarak ilgili tutanağa düşüldüğünü, kabul kararının batıl olduğunun tespit edilmesi, aksi kanaate olunması halinde ise iptal kararı verilmesi gerektiğini; Yönetim Kurulu üyelerinin seçimi esnasında yapılan oylama sonucu 2.000.000 adet paydan ...'a ait 1.740.000 adet payın olumlu oyuna karşılık davacılara ait toplam 260.000 payın olumsuz oyu ile Şirket Yönetim Kurulu üyeliğine Genel Kurul Toplantısına bizzat katılan ve sözlü olarak aday olduğunu beyan eden T.C. uyruklu, ... kimlik nolu... Üsküdar-İstanbul adresinde kain Sayın ...'ın üç yıl süre ile görev yapmak üzere seçildiğini, şirket Yönetim Kurulu Başkanı ... ve şirket hakim hissedarı ... hakkında  İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğunu, bu nedenle de gündem maddesinin yargı konusu olduğunu, bundan dolayı ...'ın Türk Ticaret Kanunu'nun 436. maddesi uyarınca bu konuda oy kullanma hakkından yoksun durumda olduğunu, bu nedenle de, oyunun geçersiz ve hükümsüz olduğunu, müvekkilleri yönünden, işbu bu gündem maddesi ile ilgili öncelikle erteleme taleplerinin yinelendiğini ancak bu taleplerinin kabul görmemesi durumunda, başta dava olmak üzere her türlü haklarını saklı tutularak, başta ... olmak üzere mevcut yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesi hususunda ayrı ayrı red oyu, Avukat...'ın Yönetim kurulu üyeliğine seçilmesine ise ayrı ayrı kabul oyu kullanmakta olduklarının haziruna iletilmiş olduğunu, ancak ...'ın vekili ..., ... açık bir şekilde oy hakkından yoksun olmasına rağmen işbu gündem maddesinin görüşülmesi esnasında da ...'ın kendisine verdiği yetkiye istinaden ... adına oy kullanmış olup bu hususta taraflarınca yönetim kurulu üyesi seçilmek üzere Avukat...'ın aday olarak gösterildiğini, buna rağmen işbu adaylığın oy hakkına sahip olmayan hissedar ...'ın ret yönünde kullandığı oyları neticesinde maalesef ki kabul edilmediğini; Yönetim Kurulu üyelerine huzur haklarının belirlenmesi hususunun müzakeresi ve herhangi bir ücret ödenmemesine oybirliği ile karar verildiğini, söz konusu karara ilişkin olarak taraflarınca huzur hakkı ödenmemesi yönünden oy kullanıldığını, ancak ilgili gündem maddesinin görüşülmesi esnasında muhalefet şerhi olarak ayrıca, hakim hissedar ...'ın TTK m.436 uyarınca oy hakkından yoksun olduğu hususu ilgili tutanağa geçirilmiş olmasına rağmen bir kere daha söz konusu pay sahibinin, işbu karar yönünden de TTK m.436'ya tamamen aykırı olarak oy kullandığını, bu nedenle söz konusu genel kurul kararının da Kanun ile öngörülen usule uygun bir biçimde alınmamış olduğunu, ilgili kararın batıl olduğunun tespit edilmesi, aksi kanaatte olunması halinde ise iptal kararı verilmesi gerektiğini; Söz konusu kararların müvekkillerinin TTK m.447 ile belirtilmiş olan bilgi alma ve inceleme, denetleme haklarını kanunen izin verilmiş olan ölçü dışında sınırlandırmaları nedeniyle batıl oldukları açık olmakla birlikte, aksi kanaatte olunması halinde ise gerek toplantı öncesi usulsüzlükler gerek toplantı esnasındaki usul ve yasaya aykırı fiiller nedeniyle ilgili kararların iptaline karar verilmesi gerektiğini, 08.06.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısında; müzakere edilen gündem maddelerinin usulüne uygun bir şekilde müzakere edilerek oylamaya açılmamış olması, oylama esnasında oy hakkından “yoksun olmasına rağmen hakim hissedar ... adına, verilen vekaletname ile birlikte oy kullanılmış olması, toplantı öncesinde hissedarların incelemesine açılması gerekli olan TTK m.437'de belirtilmiş evrakların incelemeye açılmaması, bu hususta söz konusu davalı şirketin müvekkili şirketten Borç Anlaşmaları ile jeotermal elektrik üretimi yapılacağına ilişkin olarak yatırım almasına rağmen bu taahhüdünü yerine getirmeyerek vadesi gelen borçlarını da  ödememesi ve bu hususta şirket içerisindeki mali harcamaların ve gelir giderlerin ise ihtarnameler ile talep edilmiş evrakların incelemeye açılmaması neticesinde tespit edilemiyor olması, incelenmesi için müvekkillerine e-posta yoluyla iletilmiş imzasız belgeler yönünden ise söz konusu belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu bir dizi çelişki ve eksikliğin tespit edilmiş olması ancak buna ilişkin sorulan sorulara ise cevap verilmekten kaçınılması, dava dilekçesinin IV maddesinde de belirttikleri üzere müvekkili şirkete yanlış bilgi vermek suretiyle müvekkilinin yanıltılması ile 27.05.2019 tarihinde gerçekleşen toplantı için elden dolaştırma suretiyle karar alınmış olması, daha da önemlisi söz konusu sürecin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde bulunulmuş olan suç duyurusu ile artık yargıya intikal etmiş olması ve oy hakkından yoksun bir şekilde alınmış bu kararların zaten batıl olması hususları birlikte göze alındığında 08.06.2020 tarihli Genel Kurul Toplantısı ve bu toplantıda alınmış olan kararların batıl olduğunun tespit edilmesine, işbu taleplerinin kabul görmemesi halinde yukarıda yer verdikleri sebepler doğrultusunda işbu genel kurul ve genel kurulda alınmış kararların iptaline karar verilmesi gerektiğini beyanla İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20.10.2021 Tarih, 2020/318 E. ve 2021/809 K. sayılı kararının kaldırılarak  davanın talepleri doğrultusunda tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava, anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğunun tespiti aksi halde ise iptali talebine ilişkindir.Davacı taraf, davalı şirketin 2019 yılına ilişkin 08/06/2020 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğunu, davalı şirketten ihtarnameler ile defalarca talep edilmesine rağmen yönetim kurulu faaliyet raporu, şirket bilançosu, kar ve zarar hesapları, gelir tablosu, detaylı mizan ve kar dağıtım önerisinin incelemeye sunulmadığını, genel kurulda yönetim kurulu tarafından sorularının cevaplanmadığını, bilgi alma ve inceleme haklarının engellendiğini, davalı şirketin hakim ortağı ... hakkında suç duyurusunda bulunduklarını, TTK'nın 436. maddesi gereği bu ortağın oydan yoksunluğunun oluştuğunu, usulüne uygun bir şekilde müzakere yapılmadığını, davacı şirkete olan borçların vadesinde ödenmediğini beyan ederek bu sebeplerle genel kurulda alınan 3,4,5,6 ve 7 nolu kararların batıl olduğunu tespitine aksi halde ise iptaline karar verilmesini talep etmiş, davalı taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların hukuka uygun olduğunu, butlan sebeplerinin kanunda sınırlı olarak sayıldığını, yine kanunda sayılan iptal sebeplerinin de gerçekleşmediğini, şirket bilançosu ile gelir tablosundan bir suretin davacılara elden teslim edildiğini, diğer talep edilen belgelerin ise şirket sırrı niteliğinde olması sebebiyle verilmediğini, davacıların talebi ile ertelenen 08/05/2020 tarihli toplantıda yıllık faaliyet raporu, finansal tablolar ve pay defteri gibi belgelerin incelemeye sunulduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.TTK'nın 447/1. maddesi uyarınca; genel kurulun, özellikle pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran; pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran; anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır.TTK'nın 436. maddesi uyarınca; pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz TTK’nın 437/1. maddesinde; \"Finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi, genel kurulun toplantısından en az onbeş gün önce, şirketin merkez ve şubelerinde, pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Bunlardan finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süre ile merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir. Pay sahibi genel kurulda, yönetim kurulundan, şirketin işleri, denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir. Bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan pay sahibi bu hususta şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesinde dava açabilir. Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; davacı tarafın, davalı şirket tarafından bilgi alma ve inceleme hakkının engellendiği, davalı şirketin hakim pay sahibi ... ile yönetim kurulu üyesi seçilen eşi ile ilgili savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, bu nedenle ... için oydan yoksunluğun oluştuğundan bahisle alınan kararların batıl olduğunu iddia ettiği, davalı şirket tarafından davacılara gönderilen ihtarnamede istenilen belgelerin şirket merkezinde incelemeye sunulduğunun bildirildiği, davacıların talebi ile ertelenen ilk genel kurul ve dava konusu olan genel kurul toplantı tutanağına göre davacıların talep ettiği ve TTK'nın 437. maddesinde sayılan belgelerin toplantı yerinde incelemeye hazır bulunduruldukları, davacılara gelir tablosu ile bilançodan bir suretin verildiği, genel kurul toplantısında sorulan sorulara yönetim kurulu üyesi ... tarafından cevap verildiği, bundan sonra davacıların bilgi edinme hakkını kullanmak üzere dava açabilecekken açmadıkları, dava konusu genel kurulda, yönetim kurulu üyesi ... ile davalı şirket arasında kişisel nitelikte bir işe veya işleme ya da herhangi bir yargı kurumu yahut hakemdeki davaya dair bir müzakere yapılmadığı, davalı şirketin pay sahibi ... ve yönetim kurulu üyesi olan eşi hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulmasının dava olarak kabul edilemeyeceği, kaldı ki soruşturma dosyası ile ilgili bir müzakerenin de yapılmadığı, dolayısıyla iddia edildiği gibi bir oydan yoksunluğun söz konusu olmadığı, bundan da öte oydan yoksun olan pay sahibinin olumlu oyu neticesinde alınan bir kararın batıl değil iptale tabi bir karar olacağı ve sonuç olarak alınan genel kurul kararları yönünden davacının ileri sürdüğü butlan sebeplerinin gerçekleşmediği, davacıların aksi yöndeki istinaf sebeplerinin haksız olduğu anlaşılmıştır. TTK'nın 445. maddesi hükmüne göre; kanun ve esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açılabilir. Aynı Kanunun 446. maddesine göre iptal davası açılabilmesi için; toplantıya katılmak, olumsuz oy vermek ve muhalefetini tutanağa geçirtmek şartlarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Oylama öncesi yapılan görüşmeler sırasında bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi veya ret oyu kullanılması, alınan karara muhalif olunduğu anlamına gelmez. Somut olayda; davalı şirketin erteleme sebebiyle 08/06/2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantısında gündemin 3 nolu maddesinin 2019 yılı yönetim kurulu faaliyet raporlarının okunması ve müzakeresine ilişkin olduğu, müzakerelerin açılmasından sonra davacıları temsilen vekillerinin söz aldıkları ve toplantının ertelenmesi ile daha önce talep ettikleri belgelerin bir suretinin taraflarına verilmesini talep ettikleri, yönetim kuruluna 13 tane soru yönelttikleri, yine şirket ortağı ... ile ilgili suç duyurusunda bulunduğundan bahisle oydan yoksun olduğunu belirterek hakkında yasal sürecin başlatılmasını talep ettikleri, ardından dava açma haklarını saklı tuttuklarını ve olumsuz oy kullandıklarını beyan ettikleri, bundan sonra ... vekilinin söz alarak iddialar ile ilgili beyanda bulunulduğu, ardından 2019 yılı yönetim kurulu faaliyet raporlarının oy çokluğu ile onaylanmasına karar verildiği, davacıların karara karşı olumsuz oy kullandıkları ancak oylamadan sonra muhalefet şerhini tutanağa geçirtmedikleri; gündemin 4. maddesinin 2019 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun müzakeresine ilişkin olduğu, müzakerelerin açılmasından sonra davacıları temsilen vekillerinin söz aldıkları ve toplantının ertelenmesi ile daha önce talep ettikleri belgelerin bir suretinin taraflarına verilmesini talep ettikleri, şirket ortağı ... ile ilgili suç duyurusunda bulunduğundan bahisle oydan yoksun olduğunu belirttikleri, dava açma haklarını saklı tuttuklarını ve olumsuz oy kullandıklarını beyan ettikleri, bundan sonra ... vekilinin söz alarak iddialar ile ilgili beyanda bulunulduğu, ardından 2019 yılı bilanço ve gelir gider tablosunun oy çokluğu ile onaylanmasına karar verildiği, davacıların karara karşı olumsuz oy kullandıkları ancak oylamadan sonra muhalefet şerhini tutanağa geçirtmedikleri; gündemin 5. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasının görüşüldüğü, davacılar vekillerinin her türlü dava açma haklarını saklı tuttuklarını ve olumsuz oy kullandıklarını beyan ettikleri, ardından yapılan oylama neticesinde yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile ibra edilmelerine karar verildiği, davacıların karara karşı olumsuz oy kullandıkları ancak oylamadan sonra muhalefet şerhini tutanağa geçirtmedikleri; gündemin 6. maddesi ile yönetim kurulu üyelerinin seçimine karar verildiği, davacılar vekillerinin oylamadan önce söz aldıkları, yönetim kurulu üyeliği adaylarını açıkladıkları, dava açma haklarını saklı tuttuklarını ve olumsuz oy kullandıklarını beyan ettikleri, ardından yapılan oylama neticesinde ...'ın oy çokluğu ile yönetim kurulu üyesi seçilmesine karar verildiği, davacıların karara karşı olumsuz oy kullandıkları ancak oylamadan sonra muhalefet şerhini tutanağa geçirtmedikleri; gündemin 7. maddesi ile yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesinin görüşüldüğü ve oy birliği ile yönetim kurulu üyelerine ücret ödenmemesine karar verildiği anlaşılmakla yapılan tespitler ışığında Mahkemece; 3, 4, 5 ve 6 nolu kararlar yönünden davacıların oylamadan sonra usulüne uygun şekilde muhalefet şerhini tutanağa geçirmemeleri, 7 nolu karar yönünden de olumsuz oy kullanmamış olmaları ve bu hususların genel kurul kararlarının iptali davası yönünden bir dava şartı olması sebebiyle HMK'nın 115. maddesi uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu görülmüş, davacıların aksi yöndeki istinaf başvuruları haksız bulunmuştur.Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacıların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacıların istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf edenler tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından istinaf edenler tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep edenler üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 17/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bb65bf640bd88eb5","SID":"ee46893eb084575e"}}