{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2021/2210 - 2024/1730<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2021/2210 <br>KARAR NO\t: 2024/1730<br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/07/2021<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t:  <br>VEKİLLERİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 16/10/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 16/10/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında iş yerinde yapısal kablolama sistemlerinin komple satışı ve kurulumu konusunda sözleşme imzalandığını, bu sözleşme uyarınca toplamda 10.316,32.USD karşılığında anlaşmaya varıldığını, sözleşme uyarınca alacağın 7.500,00 USD’si sözleşmenin imzalandığı gün olan 23.09.2019 tarihinde müvekkilinin hesabına aktarıldığını, müvekkilinin sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına rağmen davalı şirketin davaya konu edilen ve 2.816,32.USD borcunu ödemediğini, şirketin diğer alacaklılarına da borçlarını ödemediğini haricen öğrendiklerini, davalı şirketin mal kaçırma ve taşınma durumu söz konusu olabileceğinden mahkeme tarafından taşınır ve taşınmaz malları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, 2.816,32 Amerikan Dolarının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası olarak ödenmesine, vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının Amerikan Doları birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz uygulanarak davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın 03/03/2021 tarihli dilekçesinde özetle; davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacının kendilerini mağdur ettiklerini, davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; taraflar arasında düzenlenen 23/09/2019 tarihli sözleşme gereği yapılan iş karşılığında davalı firmanın davacı tarafa 10.316,32.USD ödemesinin kararlaştırıldığı, davalı firmanın 22/11/2019 tarihli fatura nedeniyle 7.500,00.USD tutarı ödediği ancak alınan bilirkişi raporu ile de tespit edilen 2.816,32.USD'nin ödenmediği, davalının davacı tarafa borçlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların iddialarını inceleyecek uzman bilirkişinin mahkeme tarafından atanmadığını ve müvekkilinin iddialarının yok sayıldığını, bilirkişi heyeti tarafından tespit edilebilecekse de mahkemece yalnızca mali müşavir bilirkişinin atanarak hatalı ve hukuka aykırı karar tesis edildiğini, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenerek hukuka aykırı karar tesis edildiğini, mahkemeye bildirdikleri tanıkların dinlenmediğini ve müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, davacı tarafın eksik ve ayıpsız tam olarak teslimi gerçekleştirdiğini ispatlayamadığını, davacının satış sözleşmesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davacı tarafın işin teslimini de ispatlamadığını, taraflar arasında eser sözleşmesinin bulunduğunu, müvekkili şirketin davacı şirkete borçlu olmadığını, davacın şirketten alacaklı olduğunu, mali müşavirin düzenlediği bilirkişi raporuna dayanarak tesis edilen kararın maddi gerçeği ortaya koymadığını, dava dosyasının alınında uzman bilirkişilerin yer aldığı bir bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın malzemelerinin ve bunları yapan işçilerinin yerli olmasına rağmen anlaşmanın Amerikan Doları üzerinden yapılmasını kötü niyetli olarak müvekkiline dayattığını, bilirkişi raporunda da hatalı olarak Amerikan Doları üzerinden hesaplama yapıldığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava, faturaya dayalı bakiye alacak istemine ilişkindir.<br>Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan 23/09/2019 tarihli satış sözleşmesi uyarınca müvekkili tarafından davalıya yapısal kablolama sistemlerinin komple satışı ve kurulum hizmeti verildiğini ve hizmet nedeniyle düzenlenen fatura bedelinden bakiye 2.816,32 USD'nin ödenmediğini belirterek iş bu alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davalı faturaya konu hizmetin eksik ve ayıplı teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiş, neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş olup, iş bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>Ayıba ilişkin hukuki düzenleme, dava konusu uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 219. maddesinde yer almaktadır. Düzenlemede “Satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur\" denilmektedir.<br>Ayıba ilişkin diğer sınıflandırma, ayıbın açık ve gizli olup olmamasına göre yapılmaktadır. Açık ayıp hemen ilk bakışta ya da yüzeysel bir muayene ile tespit edilebilen ayıptır. Durumun gerekli kıldığı, muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değilse de ayıp meydana çıkar çıkmaz derhal ihbar etmelidir.(Domaniç, H.: Türk Ticaret Kanunu Şerhi, C.I, İstanbul 1988, s.155; Yavuz, N.: Ayıplı İfa, 2.b., Ankara 2010, s. 107; Karakaş, C.F.: Ticari Satımda Ayıp İhbarının Süresi ve Şekli, XXII. Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Ankar 2006, s.172) Derhal kavramını, halin icabına uygun fazla vakit geçirmeden bildirim olarak anlamak gerekir. Eğer alıcı iğfal edilmiş, yani maldaki ayıp ondan bilerek saklanmış ise Kanunun öngördüğü çözüm satıcı bakımından ağırlaştırılmış bir sorumluluğu gerektirmektedir. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 225. maddesine göre alıcıyı iğfal etmiş olan satıcı, ayıbın kendisine vaktinde ihbar edilmemiş olduğunu ileri sürerek sorumluluktan kurtulamaz.<br>Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfetini düzenleyen 6102 sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi uyarınca, ticari satışlarda; “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme soncunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, TBK'nun 223. maddesinin 2. fıkrası uygulanır” hükmüne yer verilmiştir. <br>Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, 6102 sayılı TTK’ nun 23/1-c maddesi gereğince, malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise, alıcının iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi, açıkça belli değilse, alıcının malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğu, tarafların tacir olduğu ve davalının dava konusu yapısal kablolama sistemlerinin satış ve kurulumundan itibaren süresi içerisinde davacıya ayıp ihbarında bulunmadığı, davalının bakiye fatura borcundan dolayı davacıya karşı sorumlu olduğu, inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br><br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun  ESASTAN REDDİNE,<br> 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 1.414,72.TL karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 353,69.TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.061,03.TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, <br>3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA,<br>4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan  378.290,00.TL'nin altında kalması nedeniyle 16/10/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy  birliği ile karar verildi. <br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bc2ac5ae87deff42","SID":"b6df76487a461d14"}}