{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1893 <br>KARAR NO: 2024/2104<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 23/05/2024<br>ESAS NO: 2023/655 <br>KARAR NO: 2024/579<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 25/10/2024<br>KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/05/2024 tarih ve 2023/655 E - 2024/579  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olduğunu, bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapıldığını, davalının ise müvekkil kooperatif üyesi olarak müvekkili kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin ettiğini, müvekkili kooperatifin halen tasfiye sürecine giremediğini, 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edemediğini, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığının anlaşıldığını ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedellerinin talep ve dava edildiğini, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açıldığını ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, müvekkili kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağının bulunduğunu, davalının, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcunu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar  şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini,  müvekkili kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verildiğini, bu ödemenin, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edildiğini, ara ödeme, yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemi olduğunu ve yalnızca genel kurul kararı ile alındığını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağımıza karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin 2022/126E. 2023/29K. Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında \"üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek.\" olduğu hususunun hükme bağlandığını, davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan ... ili ... ilçesi ...mahallesi ... Ada ... Parsel ... Blok Bağımsız Bölüm No:...'de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"davalıdır şerhi\" konulmasını, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı kooperatifin bizzat taraf olduğu, huzurdaki davayla aynı konuda açılan bir başka davada Yargıtay'ın (ekte sunulan) bozma kararını verdiğini, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/2101 E.  2023/1889 K. Sayılı ilamında açıklanan nedenlerle davanın hukuka aykırı olduğunu, bilirkişilerce yapılan aleyhe tüm hesaplama ve değerlendirmelerin dayanağı olmadığını belirterek, davanın reddini  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini  talep etmiştir.  <br>Davalılar ... ...'a usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı, duruşma gün ve saatini bildiren davetiye tebliğ edilmesine rağmen süresinde cevap dilekçesi sunmadıkları görülmüştür. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Somut olayda davalıların mirasbırakanın  sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair  dosyada delil bulunmadığı gibi davalının kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği, genel kurul kararlarının iptal edilmediği  anlaşılmaktadır. Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar)Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir.(23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar) Alınan genel kurul kararları uyarınca davacının 256.275,00 TL  alacağı bulunduğundan davanın ıslah istemi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, ancak genel kurul kararlarında yıllık %18 faiz işletileceğine dair karar olmadığından yasal faiz uygulanmıştır. Davacının davasının kısmen kabulü ile; 216.065,00 TL aidat ve ara ödeme alacağının ıslah tarihi olan 24/04/2024  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın faizin yıllık %18 olarak işletilmesi  talebinin feragat nedeniyle reddine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın niteliği aidat alacağı değil kesin maliyet talebi olduğunu, davacı kooperatif tarafından müvekiller aleyhine açılan dava her ne kadar kooperatif aidat alacağı olarak nitelendirilmiş ise de davacı kooperatifin daha önce de üyelerine açtığı ve Yargıtay denetimi sonrası red ile sonuçlanan kesin maliyet talebine ilişkin olup, davacı tarafça hukuk ve kanun dolanılmak sureti ile aynı sonuç elde edilmek istenildiğini, davacı kooperatif tarafından daha önce bir çok üyeye karşı açtığı davalar sonucunda Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi, Yargıtay ( Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi kararlarıyla, davacı kooperatifin müvekkillerden alacak talep etmesinin mümkün olmadığına hükmettiğini, bu kararların tamamı bizzat davacının taraf olduğu davalarda verilmiş kararlar olduğunu, davacı 21.04.2019 tarihli genel kurulunda alınan kararı esas alarak açtığı davalardan sonuç elde edemeyince içeriği “kesin maliyet” olmasına rağmen aidat adı altında açılan iş bu dava ile kanunu dolanmak sureti ile aynı sonuca ulaşmak istediğini, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik, yetersiz ve  denetime elverişli olmadığı gibi mahkeme gerekçesi ve rapor arasında çelişki olduğunu, davacının (bir çoğu butlan ile batıl olan) genel kurul kararlarına göre  ödemesi gereken toplam aidat miktarı  233.010 TL’den 137.945 TL ödeme düşülerek 95.065 bakiye tutar sonucuna varıldığını, mahkemenin kabulü genel kurulda alınan aidat kararlarının üyeler için bağlayıcı olduğu yönünde olduğunu, ancak mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporuna gelindiğinde ise en son 22.06.2022 tarihli genel kurulda 40.000 TL ara ödeme  kararı alındığını, sabit ödemeli bir kooperatifte her yıl yapılan genel kurulda adiat kararı dışında her yıl fahiş miktarda ara ödeme kararı alınması ana sözleşmeye aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun 7 numaralı bölümüne gelindiğinde ise 23.12.2011 tarihli B VE C Blokların kesin maliyet hesabı çıkarıldığını ve davalının yaptığı ödeme kesin maliyetten mahsup edildiğini, önceki davalarda Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere “Kooperatif Ana Sözleşmesinin kesin maliyete ilişkin 61. maddesi ve kur’a çekimine ilişkin 62. maddesinde değişiklik yapılarak kooperatifin etap etap yapılacağı, inşaat bittikçe biten binalar için kur’a çekileceği ve çıkarılan kesin maliyet hesabına göre %10 fazla ödeyenlerin bağımsız bölümlerinin teslim edilerek kooperatiften istifa edebilecekleri ana sözleşme hükmü olarak belirlenmiş” ise de bu ana sözleşme hükmü kanuna aykırı ve bu şekilde kesin maliyet çıkarılamayacağını, bilirkişi raporunda yine kesin maliyet hesabı dolaylı olarak hesaba dahil edildiğini, genel giderlere ilişkin alacaklar zamanaşımına uğrayacağını, Yargıtay (Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi’nin  11.11.2019 tarihli ve 2016/5683 E. ve  2019/4634 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere genel giderlere ilişkin talepler zamanaşımına uğrayacağını, bilirkişi tarafından genel kurul kararlarında farklı isimler altında talep edilen alacakların genel giderlere ilişkin olup olmadığı tespit edilerek zamanşımı savunmamız ile ilgili bir değerlendirme yapılmadan hüküm kurulması da başlı başına kararı hukuka aykırı hale getirdiğini, müvekkil davacı kooperatife tüm borcunu ödediğini, bu nedenle kendisine tapu devri yapıldığını, davacının hiçbir hak ve alacağı olmadığını, 23.12.2011 tarihi itibari ile müvekkil tüm ödemeleri gerçekleştirdiği konutu teslim aldığı ve bu nedenle de kooperatif ile hiçbir bağlantısı kalmadığı, zira kooperatifin de bu tarihten sonra yapılan genel kurullara çağırmadığı zımnen davalının üyeliğini sonlandırdığı açık olmasına ve bu süreçte hiçbir ödeme talep edilmemesine rağmen aradan bu kadar zaman geçtikten sonra aidat adı altında bu bedelin talep edilmesi kooperatifler kanununa, ana sözleşmeye aykırı olduğunu, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/655 E. 2024/579 K. sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın reddi yönünde hüküm kurulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstinaf mahkemesinin kaldırma gerekçesine uyulduğunu, haklı davanın ve alacağın sürdüğünü, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, emsal nitelikteki başka birçok davanın, istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava,  kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.<br>Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, aidat ve ara ödeme olmak üzere toplam 216.065,00 TL alacağın taleple bağlı kalınarak ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 24.04.2022 tarihinden itibaren yıllık %18  faiziyle  davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu baş vurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. (Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir. (23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas No: 2023/4418 Karar No: 2024/375)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı, ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı, varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan  ek rapor da alınıp  oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. (Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)  <br>Belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 23/05/2024 tarih ve 2023/655 E - 2024/579 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı tarafından yatırılan 3.689,85 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 24/10/2024<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"548326cdad2620fd","SID":"0383fb7563f0fc73"}}