{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1363 - 2024/1148<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1363 <br>KARAR NO\t: 2024/1148<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/781 Esas 2022/115 Karar<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01/11/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili; 04.07.2016 tarihinde dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile dava dışı sürücünün idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında ... plakalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının yaralandığını, davacı lehine hükmedilecek maddi tazminattan her iki sigorta şirketinin de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, dava açılmadan önce davalı sigorta şirketlerine yapılan başvurulardan sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 950,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebin 99.493,92 TL sürekli iş göremezlik tazminatı,  5.203,96 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 104.697,88 TL  (davalı ... Sigorta AŞ yönünden 3.902,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 74.620,44 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, davalı ... Sigorta AŞ yönünden 1.300,99 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 24.873,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı)  olarak ıslah etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili; davacı tarafça dava açılmadan önce 2918 sayılı Kanun'un 97. ve 99. maddeleri gereğince usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın davalı şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortasi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan tarafların kusur taşımasının söz konusu olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği bu sunumun indirim sebebi olduğu, davalı şirket yönünden temerrüt gerçekleşmediği için dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili; dava konusu trafik kazasına karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ve zararını kanıtlaması gerektiğini, davacının kalıcı bir sakatlığı olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin davalı şirketin sorumluluğu olmadığını, yapılacak hesaplamanın Genel Şartlara uygun olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, kusura ilişkin olarak alınan 15.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.12.2019 tarihli raporda davacının tüm vücut engel oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 15.05.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak kusur oranları da nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 68.142,98 TL'nin (davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 51.107,23 TL, ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 17.035,75 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 19.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ ve davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının sürekli iş göremezlik talebinin kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, yargılama giderlerinin hüküm altına alındığı hükmün 5 numaralı bendinde maluliyet raporlarının alınması için sarf edilen giderlerin göz ardı edildiğini, ilgili dekontların dosyada bulunduğunu, maluliyet raporu giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilmediğini, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 25.01.2017 tarihli ön raporu için 100,00 TL rapor bedeli, 08.06.2017 tarihli kesin rapor için 50,00 TL rapor bedeli ödendiğini, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı raporları için 27.09.2018 tarihli fatura karşılığı olan 564,50 TL, 09.07.2019 tarihli fatura karşılığı olan 562,50 TL 06.02.2020 tarihli fatura karşılığı olan 800,00 TL ödendiğini ve dosyaya ibraz edildiğini, davacının her iki davalıya karşı teselsül hükümlerine dayanarak talepte bulunduğunu, ıslah dilekçesinde talebini kusur sorumluluğuna çevirdiğini ve her bir davalı yönünden ayırdığını, davacı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin artırılmamasını talep ettiklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.  <br>\tDavacı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava açılmadan önce 2918 sayılı kanunun 97. ve 99. maddesi gereğince davalı şirkete yasaya uygun olarak başvuruda bulunmadığını, davanın şartı yokluğundan reddi gerektiğini, hükme esas alınan kusur raporunun denetime elverişli olmadığını, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek bilirkişilerden ve Adli Tıp Kurumundan  kusur raporu alınmasını gerektiğini, olayda davacının müterafik kusurunun söz konusu olup emniyet kemeri takılı olup olmadığı araştırılmadan değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, davacının sigortalı araç içinde yolcu konumunda olduğunu ve hatır taşımasının söz konusu olduğunu, hüküm altına alınacak tazminattan indirim yapılması gerektiğini, hükme esas alınan aktüer raporunda progresif rant yönetiminin kullanılmasının hatalı olduğunu, TRH 2010 yaşam tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davanın haksız fiilden kaynaklandığını ve dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceklerini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili,  04.07.2016 tarihinde davacının içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı araç ile davalı ... Sigorta AŞ'ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik tazminatı taleplerinde bulunmuş, mahkemece kusura ilişkin 15.01.2019 tarihli bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 75 oranında, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.12.2019 tarihli raporda davacının tüm vücut engel oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 15.05.2021 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak kusur oranları da nazara alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Davalı ... Sigorta AŞ vekili, dava açılmadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de; 2918 sayılı KTK'nun 97.maddesi 26.04.2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14.04.2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5.maddesi ile değiştirilmiş \"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir\" hükmü getirilmiştir.<br>\tDava konusu olayda kaza 04.07.2016 tarihinde meydana gelmiş, davacı tarafça dava açılmadan önce 06.10.2016 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmıştır. Dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itiraz yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin kusura ilişkin istinaf nedenlerinin incelenmesinde 04.07.2016 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı aracın seyir halinde iken karşı yönden gelen sürücü idaresindeki ... plakalı aracın şeridine girmesi neticesinde aracının sağ ön kısmı ile diğer aracın sağ ön kısmının çarpışması sonucunda kazanın meydana geldiği, ... plakalı araç sürücüsünün şerit izleme ve değiştirme kuralını, ... plakalı araç sürücüsünün aracının hızını, yük ve teknik özelliğini, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurma kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, 15.01.2019 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün idaresindeki araç ile karşı yön şeridine girmek suretiyle şerit ihlali yaptığı ve % 75 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsünün olay yerinde karşı yönden şerit ihlali yaparak gelen aracı fark ettiğinde uyarıda bulunarak, etkin fren ile yavaşlayıp direksiyon tedbiri alması gerekirken aksine hareketle yolun soluna yöneldiği ve kazanın meydana gelmesinde % 25 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporunun kaza tespit tutanağı, ifade tutanakları, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t4-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40 - 2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, davacının sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan 24.01.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.<br>5-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. <br>\tBuna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacının emniyet kemeri takılı olmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de kaza tespit tutanağı ve toplanan delillere göre, davacının kaza esnasında emniyet emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde bir delil bulunmadığı gibi emniyet kemerinin takılı olmaması halinde dahi, bu güvenlik tedbirinin alınmaması ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı ispat edilemediğinden bu hususa yönelik istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\t6-Davalı vekili hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek istinaf başvurusunda bulunmuş ise de, davacı ile davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün kardeş olmaları sebebiyle aralarındaki yakın akraba ilişkisinden dolayı, davacının araçta ücret karşılığı olmadan taşınması ailevi ve ahlaki görev olmakla, olayda hatır taşıması bulunmadığından tazminattan indirim yapılmamasında da isabetsizlik bulunmamaktadır.<br>\tDosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, 04.07.2016 tarihinde davalı sigorta şirketlerine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı araçların karıştığı kazada davalı ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığı, Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 26.12.2019 tarihli raporda davacının tüm vücut engel oranının % 3 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 24.01.2022 tarihli rapordaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacının talebi de gözetilmek suretiyle sürekli iş göremezlik tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatının hüküm altına alınmış olmasının doğru olduğu, trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemli davanın açıklanan bu niteliğine göre kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin sair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br>\t  7-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin faiz başlangıç tarihi ilişkin istinaf nedenleri yönünden yapılan incelemede, 26.04.2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi nazara alındığında davadan önce davacı tarafça 06.10.2016 tarihinde başvurulduğu, hüküm altına alınan maddi tazminata 8 iş günü sonrası olan 19.10.2016 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği, esasen hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve kararın gerekçe kısmında faiz başlangıç tarihinin 19.10.2016 olarak tespit edildiği, ne var ki hükmün 1 numaralı bendinde faiz başlangıç tarihinin 19.06.2016 olarak yazılmış olması doğru görülmemiştir. <br>\t7-Davacı vekilinin yargılama giderlerine ilişkin istinaf başvurusuna gelince, \t6100 sayılı HMK'nin Yargılama giderlerinin kapsamı başlıklı 323/1. maddesinin (e) bendinde \"Tanık ve bilirkişiye ödenen ücret ve giderler\" yargılama giderleri arasında sayılmış, Kanun'un Yargılama giderlerinden sorumluluk başlıklı 326. maddesinde \"(1) Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.(2) Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.(3) Aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerini, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebilir.\" düzenlemesine yer verilmiştir. <br>\tDavanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkin olduğu, yargılama sırasında davacının maluliyetinin tespiti amacıyla Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı ve Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu ve 2. Üst Kurulundan raporlar alındığı, davacı vekili tarafından 11.02.2022 tarihli tarihli dekontlar ile toplam 1.926,50 TL, 25.01.2017 ve 26.05.2017 tarihli ödeme belgeleri ile toplam 600,00 TL rapor ücreti ödendiği ve yapılan giderin yargılama giderlerine eklenmesinin talep edildiği, ne var ki mahkemece oluşturulan gerekçeli kararın yargılama giderlerine ilişkin bendinde bu giderlerin yargılama giderlerine dahil edilmediği anlaşılmıştır. Maluliyetin belirlenmesine ilişkin davacı tarafça yatırıldığı anlaşılan rapor ücretlerinin yargılama giderleri niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. <br>\tBu durumda davacı tarafça yapıldığı anlaşılan toplam 2.526,50 TL rapor ücretinin yargılama gideri niteliğinde olduğu gözetilerek yargılama giderlerine ilave edilerek davanın kabul ve red oranına göre tarafların sorumluluğu belirlenmesi gerekirken yargılama giderleri arasında değerlendirilmemiş olması isabetsizdir. <br>\t6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurularının faiz başlangıç tarihi ve yargılama gideri yönünden açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve istinaf  konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak  yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle,<br>\tI-Davacı vekili ve davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\t1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,<br>68.142,98 TL'nin (davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 51.107,23 TL, ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 17.035,75 TL ile sınırlı olmak kaydıyla) 19/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, <br>Fazlaya ilişkin istemin reddine, <br>2-Alınması gerekli 4.654,85 TL harçtan peşin ve ıslah harcı olarak alınan 383,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.271,65‬ TL harcın (davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 3.491,14 TL, ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 780,51‬ TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 9.658,59  TL vekalet ücretinin (davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 7.243,94 TL, ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 2.414,65‬‬ TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirmiş bulunduğundan AAÜT uyarınca belirlenen (kabul ve red oranına göre) 5.483,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>5-Davacı tarafından yapılan 3.115‬,00 TL (ilk yargılama gideri, bilirkişi ücreti, posta gideri olmak üzere) ve 2.526,50 TL (rapor ücretleri gideri) olmak üzere toplam 5.641,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve reddedilen kısımları nazara alınarak 3.666,00 TL'lik kısmının  (davalılardan ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 2.749,50 TL, ... Sigorta A.Ş'nin sorumluluğu 916,50  TL ile sınırlı olmak kaydıyla) davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yatırılan 383,20 TL peşin ve ıslah harcın davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine,<br>7-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine, <br>\tII - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davacı ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı ve davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>\t3-Başvuran tarafca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince miktar itibariyle KESİN olmak üzere 03/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t<br><br>\t<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye<br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a319e41fe53eb79f","SID":"36320aba1a332b86"}}