{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/749 <br>KARAR NO: 2024/1387<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 21/09/2020<br>NUMARASI: 2014/450 Esas -  2020/171 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Müvekkili şirket ile davalının aralarında 06.03.2009 tarihli taşıma sözleşmesinin kurulduğunu, taşıma sözleşmesine göre yükleme limanının Derince, boşaltma limanının Cezayir Alger Limanı olduğunu; Alger Limanına ulaşan geminin 07.04.2009 tarihinde tahliye için hazırlık bildiriminde bulunduğunu; davalının birtakım gümrük işlemlerini yerine getirmediğinden, geminin starya ve sürastarya sürelerini aşarak beklemek zorunda kaldığını; davalının Cezayir Genel Müdürü ... tarafından imzalanan belgede gümrük beyannamesinin düzeltilmesi, gümrük vergi ve harçlarının ödenmesi için çek verilmesinin taahhüt edildiğini; geminin bir takım gümrük sorunları nedeniyle beklediğinin bu şekilde de sabit olduğunu; yine ... tarafından imzalanmış belgede davacının sürastarya ücretini ödemeyi taahhüt ettiğini; ...'ın Cezayir Alger Limanında yapılan geçici kabul beyanlarında da imzasının bulunduğunu; konişmentonun yine ... olarak düzenlendiğini; geminin demirde beklediğine ilişkin ... ve...un ekte sunulduğunu; davalı ile yapılan taşıma sözleşmesinin 14. maddesinde yer alan demoraj teriminin İngilizcedeki demurrage teriminden geldiği ancak Türkçede karşılığının bulunmadığını; bunun hukuksal adının ise sürastarya olduğunu, dolayısıyla demoraj ibaresinin yürürlükteki hukuk bakımından isabetsiz olduğunu; sözleşmenin 14. maddesindeki \"Kiracının demoraj sorumluluğu yoktur\" ibaresi İle anlatılmak istenenin ne olduğunun anlaşılamadığını, demoraj ifadesi ile sürastaryanın ifade edilmek istendiği varsayımında bile bunun tahliyedeki sürastarya mı, yoksa yüklemedeki sürastarya mı olduğunun belli olmadığını; sözleşmenin bu hususta açık olmadığını, kaldı ki davalının sürastarya ücretini ödeyeceğini zaten kabul ettiğini; sürastarya ücretinin taşıyana gemisini sürastarya müddeti zarfında yüklemeye  boşaltmaya hazır vaziyette bekletmesi karşısında ödenen para olduğu, sözleşmenin 13. Maddesi gereğince sürastarya müddetinin, boşaltma süresi 18 saatin yarısı kadar olan 9 saat olduğunu; geminin 9 saatten fazla yapmış olduğu beklemelerin ücretinin ise TTK m. 1057 ve m.l059'a göre ödeneceğini; dava konusu alacaklardan birinin de kanuni asgari tazminat talebi olduğunu; anılan maddelerde sürastarya müddetinin aşılması halinde ortaya çıkan zararın tazminine yer verildiğini; talep ettikleri alacak kalemlerinin geminin tonajı dikkate alındığında günlük sürastarya ücretinin 5.000 Euro olarak düşündüklerini, sürastarya süresini aşan 22 günlük bekleme nedeniyle oluşan alacağın günlük 5.000 Euro'dan toplam 110.000 Euro ile navlun sözleşmesinin iptali nedeniyle karşı tarafa ödenen 20.000 Euro, 400.000 EURO bedelli navlun sözleşmesi iptal edildiği için navlun kaybı 120.000 Euro, geminin kumanya, yakıt, personel sigorta, ... sigorta giderleri 22.000 Euro'dan ibaret olduğunu, alacaklarının tahsili için düzenlenen faturanın davalıya gönderildiği ve ödenmemesi üzerine davalı şirket aleyhine Kadıköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlattıklarını; davalı borçlunun takip borcuna ve icra dairesinin yetkisine itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu beyanla takibe yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirket aleyhine Kadıköy ... icra Müdürlüğü'nün ... numaralı dosyası İle 115.000,00 Euro bekleme ücretinden doğan alacak için icra takibi başlatıldığını; davacının olmadığı halde iddia ettiği alacağı bir hesaplamayı gerektirdiğinden, likit olmadığından icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini; davacının 14.04.2009 tarihli evrakta hazırlık ihbarı yaptığı iddiasında olduğunu, kendilerine böyle bir ihbarın yapılmadığını; davacının sunduğu belgede davalı şirketin Cezayir sorumlusu ...'ı geminin yanaşması konusunda bilgilendireceğinin belirtildiğini; bu belgenin davacının Ek-2 olarak sunduğu belgenin gerçek olmadığını gösterdiğini, davacının 28.04.2009 tarihli belge ile davalının Cezayir sorumlusu ...'ın sürastarya ücretini ödemeyi taahhüt ettiğini iddia ettiğini; bu belge incelendiğinde kendilerini temsilen yazılmadığının anlaşılacağını; ...'ın kesinlikle davalı veya kendi adına sürastarya ücreti ödemeyi taahhüt etmediğini, taraflar arasındaki taşıma sözleşmenin 14. maddesinde sürastarya / demoraj ücretinin davacı ...'e ait olduğunun yazılı olduğunu; sürastarya ile demorajın aynı manada kullanıldığını; davacının da bazı yerlerde sürastarya parantez içerisinde demoraj yazarak aynı durumu kabul ettiğini; sürastarya ücretinden sorumluluğu bulunmadığından ve tüm sorumluluk davacıya ait olduğundan, bu hususun sözleşmeye yazılmadığını; kanuni asgari tazminat talebi bakımından da davanın talebinin yerinde olmadığını; davanın itirazın iptali davası olduğunu, icra takibi ödeme emrinde \"bekleme ücretinden doğan alacak\" denildiğini, davacının sürastarya ücreti talebi değil, kanuni asgari tazminat talebi olduğunu ve bu talebin koşullarının oluşmadığını, davacı yetkilileri, kesin ihracat yapan ... firması yetkilileri, geçici ihracat yapan ... San. ve Tic. Ltd. Şti,  ... International yetkilileri, ... bulunan malların gümrük işlemlerini yürütecek olan ... Cezayir yetkilisi ve malların boşaltılmasını ve taşımasını yapacak olan ... firması yetkilisi arasında toplantı yapıldığını; bu toplantı neticesinde ... şirketine ait olan yüklü haldeki geminin Cezayir/Alger limanına yanaşamamasının sebebinin Türkiye'deki malların ...şirketine ait olan gemiye yükleme ve istif şeklinin Uluslararası Taşıma Standartlarına uygun bir şekilde yapamamasından kaynaklandığının belirtildiğini; ... ve ... yetkililerince çözüm arayışı içine gidildiğini, sözleşmede yükleme işlemlerinin davacıya ait olduğunun açık olduğunu; bunun üzerine gemi içerisinde bulunan eşyanın bulunduklarını; konuma göre ayrı ayrı listelenip Alger Limanı Gümrük yetkililerine sunulup ikna edilerek geminin limana yanaşmasının sağlandığını; davacının taşıma sözleşmesi, Cezayir taşıma ve gümrükleme kanunları ile Uluslararası Taşıma Standartlarını ihlâl ettiğini; eşyanın indirilememesinde bir gecikme olmuşsa bunun sorumlusunun davacı olduğunu; davacının talep ettiği ücretin fahiş olduğunu, kendisinden davacı tarafından dava dilekçesinde belirtildiği gibi Maliye Bakanlığı sirkülerine uygun fatura tanzim edilip herhangi bir talepte bulunulmadığını; davacının sunduğu 28.05.2009 tarihli yazının gerçeklerle ilgisinin olmadığını; yazının davacının Cezayir'deki acentesi tarafından hazırlandığını; davacının icra takibinde kötü niyetli olduğu nu beyanla  davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \" ...Tüm dosya kapsamı itibariyle, dosyaya mevcut 06.03.2009 tarihli sözleşme incelendiğinde, bu sözleşmenin 1.600 metreküpe kadar paket listesinde yazılı eşyanın, 62.500 USD bedel karşılığında uygun bir ro-ro gemisi ile Derince Limanından ... - ... Limanına taşınması hakkında olduğu, sözleşmenin 9. maddesinde yer alan \"Konu yük parsiyel olarak taşınacaktır.\" ifadesine göre, dava konusu navlun sözleşmesinin kırkambar sözleşmesi türünde olduğu, sözleşmede taşıyanın (taşıyıcı) \"... adına ... Ltd. Şti.\" ve taşıtanın (kiracı) \"... San. ve Tic. Ltd. Şti.\" olarak gösterildiği, ancak 06.03.2009 tarihli sözleşmedeki kaşede \"...  San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti.\" unvanının yer aldığı, dava dilekçesinde davacı \"...'e izafeten acentesi ...Tic. Ltd. Şti.\" olarak belirtilmiş ise de, Mahkememiz 04/06/2015 tarihli celse 2 nolu ara karar gereğince davacının ünvanının Uyap kayıtlarında .... ve temsilen acente sıfatıyla ... Ltd. Şti. olarak düzeltilmesine karar verildiği, davacı  vekili tarafından 30/03/2015 tarihinde sunulan dilekçe ekinde yer alan 06.03.2009 tarihli \"Temlikname\" başlıklı belgede \"... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında ... gemisi ile 06.03.2009 tarihli yükleme limanı Derince, tahliyesi Cezayir Alger Limanı olan taşıma sözleşmesi imzalanmıştır. Bu taşıma sözleşmesi nedeniyle doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklar ... Ltd. .... şirketine temlik edilmiştir.\" beyanının yer aldığı; bu beyan altında \"Temlik Eden\" sıfatı ile \"... Tic. Ltd. Şti.\" ve \"Temlik Alan\" sıfatıyla \"... Ltd. ....\" şirketlerinin kaşeleri ile imzalarının bulunduğu; ancak bu şirketler adına imzalayan temsilcilerin adının yazılı olmadığı; aynı dilekçe ekinde sunulan 07.03.2009 tarih ve \"acentelik ve yetki belgesi\" başlıklı belgede ise \"... San. ve Tİc. Ltd. Şti. ile ... Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında ... gemisi ile 06.03.2009 tarihli yükleme limanı Derince tahliyesi Cezayir Alger limanı olan taşıma sözleşmesi sonucu doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacaklar şirketimiz ... Ltd. .... temlik edilmiştir. Temlik alınan alacağa yönelik olarak ... gemisinin tüm acentelik hizmetleri ile yine bu sözleşme nedeniyle adımıza fatura düzenleme, para tahsil etme ve yine adımıza dava açma yetkisi ... Taş. Ltd. Şti.ne verilmiştir.\" beyanının yer aldığı; bu beyan altında \"... Taşımacılığı Ltd. Şti.\" ile \"... Ltd. ....\" Şirketlerinin kaşeleri ile imzalarının bulunduğu; ancak bu şirketler adına imzalayan temsilcilerin adının yazılı olmadığı, davacı vekilinin 30/03/2015 tarihli dilekçe ekinde yer alan belgelere göre dava konusu taşıma sözleşmesinin \"... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ...Tic. Ltd. Şti. arasında akdedildiği\" nin ifade edildiği, ancak dosyaya sunulan 06.03.2009 tarihli sözleşmede taşıyana ilişkin açıklamanın \"Taşıyıcı: ..., ... Ltd. Şti. adına\" şeklinde olduğu ve bu sözleşmenin \"kiracı\" sıfatıyla \"... San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti.\" ve \"... San. ve Tic. Ltd. Şti.\" tarafından imzalandığı, dava konusu taşıma sözleşmesinde yer alan taşıyana ilişkin açıklamaya göre \"...Ltd. Şti.\" unvanı ile ifade edilen şirketin, bu sözleşmeyi imzalayan ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. olarak anlaşılması gerektiği, buna göre 06.03.2009 tarihli taşıma sözleşmesinin ...San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti. tarafından taşıyan ... adına acentesi olarak imzalandığı, dosyada mevcut Kadıköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyasınında alacaklı olarak \"... Ltd.'e izafeten acentesi\" denilmiş olmasının da bu sonuca varılması gerektiğini doğruladığı, dolayısıyla 30.03.2015 tarihli davacı vekili dilekçesi ekinde dosyaya sunulan belgelerde yer alan dava konusu \"06.03.2009 tarihli taşıma sözleşmesinin ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. arasında akdedildiği\" açıklamasının sözleşmedeki taşıyan kaydı ile uyumlu olmadığı, temliknamede 06.03.2009 tarihli taşıma sözleşmesi nedeniyle doğmuş ve doğacak tüm hak ve alacakların ... Ltd. .... şirketine temlik edildiğinin yazıldığı, söz konusu temlikname, temlik eden sıfatıyla ... Taşımacılığı San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından imzalandığı, ancak dava konusu taşıma sözleşmesi ... Ltd. .... adına ve hesabına acente sıfatıyla ... San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından akdedilmiş olduğundan, söz konusu sözleşmeden doğan hakların sahibinin ... olduğu, davacı tarafından 07.04.2009 - 04.05.2009 tarihleri arasındaki bekleme dolayısıyla talep edilen 115.000 Euro bedelli 05.05.2009 tarihli faturanın da ... tarafından düzenlendiği, buna göre dosyaya sunulan temliknameyi temlik eden sıfatıyla imzalayan ve dava konusu sözleşme dolayısıyla doğmuş ve doğacak alacakları temlik edenin acente olduğu, dolayısıyla dava konusu sözleşme dolayısıyla herhangi bir hakkın sahibi olmadığı; temlik edilen alacağın sahibinin zaten temlik alan olduğu dikkate alındığında, 06.03.2009 tarihli temliknamenin bir anlamının bulunmadığı, dosyada mevcut ve davacı taşıyan ... ile ... Ltd. Şti. tarafından imzalanmış olan \"acentelik ve yetki belgesi\" başlıklı belgede, (06.03.2009 tarihli temlîkname uyarınca) \"... gemisinin tüm acentelik hizmetleri ile yine bu sözleşme nedeniyle adımıza fatura düzenleme, para tahsil etme ve yine adımıza dava açma yetkisi ... Taş, Ltd. Şti.ne verilmiştir.\" denildiği, ancak dava konusu 06.03.2009 tarihli taşıma sözleşmesi, davacı taşıyanın (...)  acentesi sıfatıyla ... San. ve Dış. Tic. Ltd. Şti. tarafından akdedildiğinden, sözleşme akdedildikten sonra düzenlenen 07.03.2009 tarihli \"acentelik ve yetki belgesi\" ile dava konusu sözleşmenin kimin tarafından kimin adına acente sıfatıyla akdedildiğine ilişkin durumu değiştirmeyeceği, eTTK md. 119 (TTK md. 105) hükmü uyarınca acentenin akdine aracılık ettiği veya müvekkili adına akdettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklarda, müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği, dolayısıyla davacı taşıyana izafeten dava açma yetkisinin, ... Ltd. Şti. ne değil, 06.03.2009 tarihli dava konusu taşıma sözleşmesini taşıyan ... adına acente sıfatıyla akdedip imzalayan ...San. ve Dış Ticaret Ltd. Ş.'ne ait olduğu kanaatiyle davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; istikrar kazanmış ve Yargıtay'ın bir çok hukuk dairesi tarafından verilen emsal kararlarda temsilcide hata halinde davanın husumetten red edilmeyip doğru temsilciye yöneltilmesi yönünde olduğunu, somut olayda her ne kadar icra takibi yapılırken temsilcide hata yapılmış ise de davayı ıslah ederek alacak davasına çevirdiklerini, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere davalıdan demoraj (sürastarya) alacakları bulunduğunu, davacılar arasında organik bağ yönünden; Asıl davacı ..., Acente ... San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti,  ... Ltd. Şti. her üç şirketin yetkilisinin ... olduğunu, dolayısıyla davacı  şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, bilindiği üzere de şirketler arasında organik bağ olması halinde davaya dahil edilebildiklerini, şirketler arasında organik bağ kabul edilmese dahi, davacının husumet tevcihinde yaptığı hatanın, “kabul edilebilir yanılgı” olarak kabulü gerektiğini, bu durumda ise mahkemece davanın HMK 124 maddesi doğrultusunda husumetin doğru hasıma tevcihi için usulü işlemlerin tamamlanması yoluna gidilmesi gerektiğini, yazılı şekilde davanın husumetten reddinin hatalı olduğunu, her ne kadar organik bağın borçlu davalı şirketlerin muvazalı işlemlerine yönelik olarak yapılmış ise de somut olayda olduğu gibi davacı şirket arasında da şirket ortaklarının aynı olması nedeniyle organik bağın varlığının kabul edilmesini ve mahkeme kararının bu yönüyle de kaldırılmasını, temsilcide hata yaptıkları  davalarını, davacı taraf olarak  ... & ... izafeten acente ... San. ve Dış Ticaret Ltd. Şti. olarak düzelttiklerini ve yönelttiklerini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Yerel Mahkemenin kararını 21/09/2020 de vermesine karşılık davacının kararı 3 yıl sonra 17/04/2023 tarihinde tebliğe çıkarıp aynı gün tebliğ ettiğini, davacının kararı, 3 yıl sonra tebliğe çıkarmasının bile istinaf iddialarının davalarına uygun olmadığını gösterdiğini, davacının istinaf dilekçesinde ve ek olarak ibraz ettiği Yargıtay Kararlarının tamamında Islah ile davalı tarafın değiştirilmekte olduğunu, huzurdaki dosyada ise davacının kendisi ıslah ederek kendi kendini değiştirdiğini, Bu durum T.T.K. Da açıkça belirtildiği gibi tacirlerin haklarını kullanırken ve borçlarını ifa ederken özenle yapmaları gerektiğini belirttiğini, davacının tacir olduğunu ve özen yükümlülüğü bulunduğundan HMK. Md 124'ün huzurdaki davaya uygulanma imkanı bulunmadığını, ... gemisi gibi gemiler için kararlaştırılan günlük sürastarya ücreti konusunda kesin bir bilgiye ulaşmak mümkün olmamakla birlikte deyip, dönemin piyasa koşulları, geminin tipi ve navlun dikkate alınarak davacının talep ettiği günlük sürastarya ücretini kabul ederek hesaplama yaptıklarını, bilirkişilerin, dönemin piyasa koşullarını belirtmek amacıyla, her hangi bir gemiye veya gemilere ait günlük sürastarya ücretini gösteren belgeleri dosyaya  ithal etmeden afaki olarak bu değerlendirmeyi yapamayacağını, gemide taşınan malların çok az bir kısmı müvekkile ait olduğundan navlun dikkate alınamayacağını, davacının talebinde belirttiği rakamları kesin hiçbir delil olmadan kabul edemez ve davacının yaptığı fiyat tespitinin de çok fahiş olduğunu, bu sebeplerle hesaplamaların da hatalı olduğunu beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava; akdi ve fiili taşıyan adına acentesi tarafından açılan demuraj/6762 sayılı TTK  1057-1059 maddeleri kapsamında \"kanuni asgari tazminat\" istemine ilişkindir  İlk derece mahkemesince toplanan deliller ile davacının aktif husumeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafça yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; Davayı açan şirket ile  bilahare mahkemeye sunulan dilekçe ve vekaletname ile maddi hata yapıldığı ileri sürülerek acente olduğu bildirilen şirketlerin 6762 sayılı yasanın 119/2 (6102 sayılı TTK 105/2) maddesi gereği  acente sıfatı bulunup bulunmadığı, buradan hareketle aktif husumetlerinin bulunup bulunmadığı, aktif husumetin bulunmadığı anlaşılırsa bu durumun temsilcide hata olarak değerlendirilip davacıya eksiği gidermek üzere süre verilmesinin gerekip gerekmediği noktalarındadır.  Davalı ile \"..., ... LTD.ŞTİ İSTANBUL, ADINA\" unvanı kullanılarak 06/03/2009 tarihli taşıma sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 2. Maddesinde Taşıyıcı olarak bu unvanın bulunduğu, Sözleşme üzerine \"... San. Ve Dış Tic. Ltd Şti.\" kaşesi basılarak üzerinin imzalandığı görülmektedir. Kadıköy ... İcra dairesinin ... E. dosyası ile İcra takibi .. Ltd.Şti.  adına takip başlatıldığı, sunulan vekaletname ise  ....Ltd Şti.' ne  ait olduğu, Kadıköy ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Dosyası ile yetki itirazının kaldırılması davasına... Ltd.Şti 'ye  İzafeten acentesi  ...Ltd.şti. olarak başvuru yapıldığı, sunulan vekaletnamenin  ... Taş.Ltd Şti ' ne ait  olduğu, Eldeki davanın ilk aşamada ... Ltd. Şti  İzafeten acentesi ...Şti. sıfatıyla  açıldığı, sunulan vekaletnamedeki unvanın ise ...  Ticaret Ltd. Şti. olduğu, Dava açan  ... İzafeten acentesi ... Ltd.Şti 'nin uyuşmazlık konusu sözleşmeyi acente sıfatıyla düzenlemediği, sözleşme düzenleyen acentenin  ... San.Dış Tic.Ltd. Şti olduğu, davacı vekilinin sunduğu vekaletnamelerin bahsi geçen şirketlerle alakası olmadığı,  ... Taşımacılığı Limited Şirketi unvanlı şirkete ait olduğu anlaşılmaktadır.  05/08/2014 tarihli bilirkişi raporunun 11/03/2015 tarihinde mahkemeye sunulması ve raporda acenteye ilişkin hususlara değinilmesi üzerine davacı vekilince bilirkişi raporuna beyanlarım başlıklı 26/03/2015 tarihli  dilekçe sunulduğu, dilekçesinde \"her ne kadar gerek dava gerekse icra takibinde ... Taş.ti.ltrd.şti yazılmış ise de gerçekte maddi hata yapılmış  olup doğru isim ... TAŞ.LTDR.ŞTİ.'dir. ...Tic.Ltd. Şti diye bir şirket yoktur. Zaten dosyalara sunulan vekalette de ... ve Taş. Tic. diye bir vekalet sunulmamıştır. Mahkeme doyasına sehven ...Nak. ve Dış Tic. Ltd. Şti. vekaleti sunulmuş olup  ... taş. Ltd.  Şti vekalet ekte sunulmuştur. Dava konusu taşımada şirket kaşesi altıda sözleşmeyi imzalayan ... Tic. Ltd. Şti. bu alacağını ... ... şirketine temlik etmiştir. (Ek 2) ... Ltd ... şirketi dava konusu  taşıma dolayısıyla gerek acenteliğini yapma ve gerekse bu taşıma dolayısıyla oluşan alacakları için dava açma, fatura düzenleme, para tahsil etme konusunda ... aşıma Ltd.Şti.'yi  acentelik ve yetki vermiştir ( ek 3) şeklinde yazılı beyanda bulunmuştur. 30/03/2015 tarihli dilekçesi ekinde ... Kargo Taşıma Şirketine ait vekaletname, ... Tic.Ltd.Şti ile ... Ltd. ... arasıda 06/03/2009 tarihide düzenlenen temlikname ve ... Ltd.  ... Şirketinin ... Proje Kargo Ltd., Şti'ne  acentelik ve yetki verildiğine dair 07/03/2009 düzenleme tarihli belgeyi mahkemeye sunmuştur. Bahsi geçen icra takip tarihi 11/09/2009, ilk açılan 2010/75 Esas sayılı  dosyanın dava tarihi ise 04/02/2010 dur. Bu belgelere göre dava açılmadan önce acente, müvekkiline ait alacağı yine müvekkiline temlik etmiş görünmektedir. Bu temlik beyanının davaya bir etkisi bulunmamaktadır. Yine sunulan belgelerden sözleşmeyi yapan acentenin  daha sonradan davaya katılan ve acentelik yetkisi verilen ... Proje Kargo Ltd. Şti olmadığı sabittir. Davacı vekilince itirazın iptaline ilişkin dava; 08/05/2015 tarihli dilekçe ile alacak davası olarak ıslah edilmiştir. 04/06/2015 tarihli duruşmada da bu durum duruşma zabtına geçirilmiş ve davacı vekilinin beyanları doğrultusunda Uyapta davacı olarak ... ve temsilen acente sıfatıyla ... Kargo Taşımacılığı Limited Şirketi olarak değişiklik yapılmıştır. Dava ehliyeti, kişinin bizzat bir davayı açabilme veya davada davalı olarak yer alabilme yetkisini ifade eder ve medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır. Buna karşın husumet ise tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. Eldeki uyuşmazlıkta gerek sözleşme, gerek icra takibi gerekse eldeki dava  6762 sayılı yasanın 119/2 (6102 sayılı TTK 105/2) maddesi gereği  acenteye tanınan temsil yetkisine dayanılarak müvekkil ... Ltd.'a izafeten açılmıştır. Burada söz konusu olan temsil sınırlı kanuni temsil olup maddi hukuk bakımından hak sahibi ve usul hukuku bakımından 'sıfat'a sahip olan acente değil; müvekkildir. Acentenin bu yetkisi uyuşmazlığın acentenin bilfiil aracılık yaptığı müvekkili nam ve hesabına akdettiği   sözleşmeden kaynaklanması gerekir. Prf.Dr.... Prf.dr. ..., Prf dr. ..., Prf dr...., Ticari işletme hukuk Vedat Kitapçılık 6. Bası  sayfa 845 vd.)  Somut uyuşmazlıkta gerek davayı ilk defa açan ... Ltd....'a İzafeten dava açan ...ve Taş Tic.Şti.'nin ve gerekse yargılama aşamasında davacı vekilince acente olduğu bildirilen ... Taş.Ltd. Şti.'nin uyuşmazlık konusu sözleşmeyi acente sıfatıyla düzenlemedikleri, sözleşmeyi düzenleyen acentenin ... San.Dış Tic.Ltd. Şti olduğu anlaşılmakla bahsi geçen her iki acentenin müvekkilleri adına dava açma yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK 114/1-d bendi \"d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması.\" dava şartı olarak düzenlenmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta dava açan acente ile bilahare davaya acente olarak katılan şirketlerin yasada düzenlenen şartları taşımadıkları anlaşılmaktadır. Davacı vekilince istinaf dilekçesinde temsilcide hata halinde davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmemesi, doğru temsilciye yöneltilmesi gerektiği, kendilerinde istinaf dilekçesi ile bu sefer dava açma ve temsil yetkisi bulunan ...izafeten acente ... Sanayi ve Dış Ticaret Ld.Şti. Olarak düzelttiklerini ve yönelttiklerini belirtmiştir. Davacı tarafça sunulan tüm emsal kararlar dava açan davacının değil,  davalının hasım olarak yanlış gösterildiği içtihatlardır. Davacı şirketler kendi acentelik yapmadıkları bir konuda dava açma yetkilerinin bulunmadığını dava açıldığı anda bilebilecek durumdadırlar. Bu durum HMK 124 maddesinde belirtilen kabulü edilebilir bir yanılgı alarak değerlendirilemez. Eldeki uyuşmazlıkta dava açan acentelerin temsil yetkisini kullanabilmesi için uyuşmazlık konusu sözleşmede aracılık yapan yada müvekkili ad ve hesabına sözleşme yapan acente olmadıkları anlaşılmakla temsilcinin gerekli nitelikleri sahip bulunması  dava şartını sağlamadıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın HMK 114/1-d ve 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerekirken aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi sonucu itibarıyla doğrudur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibarıyla doğru olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 247,7‬0 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8bf59c1a7b68fc10","SID":"b2cabd4c3d1576de"}}