{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/196 Esas<br>KARAR NO: 2024/1659 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 27/10/2022<br>NUMARASI: 2019/31 E.  -  2022/171 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın elektronik dalında bir mühendislik şirketi olarak 1980 yılında faaliyetlerine başladığını, ilk zamanlarında endüstride çeşitli konularda elektronik istemler üreterek boy gösterdiğini, geçen süre içerisinde ağırlık ölçme konusuna yoğunlaştığını ve 1987 yılında \"...\" markasıyla elektronik tartı aletleri üretimine başladığını, müvekkili firmanın aynı zamanda faaliyet alanı içerisinde çeşitli AR-GE çalışmaları yaptırtarak, yeni ve tamamen özgün tasarımlar oluşturan ve oluşturduğu bu tasarımları adına tescil ettiren bir firma olduğunu, ... tasarımını Türk Patent Enstitüsü nezdinde 31.03.2006 tarihinde, ... numarası ile   tescil ettirmiş olup, 6769 sayılı Kanunu'nun hükümlerine göre koruma altına aldığını, davalı tarafından müvekkilinden habersiz olarak müvekkili adına tescilli olan 31.03.2006 tarihli ... numaralı tasarımı ürettiğini ve satışını yaptığını, ayrıca söz konusu ürünleri kendisine ait https://... isimli sitede sergilediğinin öğrenildiğini, davalıya ait https://...sitesinde İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1 D.İş sayılı dosyası ile bilirkişi marifetiyle tespit işlemi yaptırılmış olup, yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 18.01.2019. tarihli bilirkişi raporunda, tespit isteyen tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile aleyhine tespit istenen tarafa ait https:/... adresinde yer alan ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer oldukları sonuç ve kanaatine varıldığını, davalı tarafın işbu eylemlerinin 6769 Sayılı Kanun uyarınca tasarım hakkına tecavüz sayıldığını, karşı tarafın tespite konu fiillerinin aynı zamanda TTK 54. vd maddeleri gereği haksız rekabet teşkil ettiğini belirtmiş ve davalı tarafın eylemlerinin müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde; ... sayılı \"BASKI TİPİ YÜK HÜCRESİ \" isimli Endüstriyel tasarım tescil belgesi ile koruma altında olan ve böylelikle 6769 Sayılı Kanun ve TTK'nun Haksız Rekabete ilişkin hükümleri uyarınca da korunan özgün tasarım hakkına 6769 Sayılı Kanunu'nun 81. Maddesi ve TTK'nin 55 vd. maddeleri uyarınca tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, tescilli tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasına, haksız tecavüzün önlenmesine ve bu suretle tecavüzün giderilmesine, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara el konulmasına, imhasına, taklit ürünlerin yer aldığı — https://... sayfaların kaldırılmasına, bu mümkün olmadığı takdirde www...com sitesine erişimin engellenmesine, davalı tarafın müvekkili şirketin tescilli tasarım hakkına karşı haksız eylemlerinden ve tecavüzlerinden dolayı 6769 Sayılı Kanunu'nun 151/2-a maddesinde belirtilen \"Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir\"e göre hesaplama yapılarak fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davalı yandan şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile, 25.000,00-TL manevi tazminatın davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilin ürettiği ürünün davacı şirketin ürünüyle aynı olmadığını, her ne kadar bir takım benzerlikler söz konusu ise de, bu benzerliklerin ürünün teknik zorunluluk gerektiren aksamlarında olduğunu, dava konusu olan baskı tipi yük hücresi ürününün çok farklı tasarımlara izin veren bir ürün olmadığını, nitekim davacı tarafın tasarımını kullanmanın müvekkiline herhangi bir avantaj sağlamasının söz konusu olmadığını, zira söz konusu ürünün tasarımıyla ön plana çıkan bir ürün olmadığını, davacı şirketin, müvekkilini mahkeme baskısı altına alarak ve bu şekilde onlara bu ürünlerin satışını bıraktırarak ve yine müvekkilinin ismini lekeleyerek piyasada tekel olma amacı güttüğünü, davacı şirketin .. numarasıyla tescilli endüstriyel tasarımlarının özgün olup olmadığı konusunun üstünde durduklarını, Mahkemeye sunulan dava dilekçesinde davacı tarafın, ... Tic.Ltd. Şti. isimli şirketlerinin faaliyet alanlarından, bu faaliyet alanlarındaki başarılarından, yaratıcı mühendislik ve sıkı AR-GE çalışmalarından ve özellikle dosyanın konusu olan \"yeni ve tamamen özgün tasarımlar\" oluşturduğundan bahsettiğini, dava konusu ürünün tescil tarihinden çok önce gerek yurtdışında, gerekse yurtiçinde başka firmaların sitelerinde yer alan ve satışa sunulan bir ürün olup, çoktan harcıalem olduğunu, şimdilik yalnızca durumu ortaya koymak adına yurtdışındaki bir firmanın ve davacı ... şirketinin 2006 yılından önceki yıllardaki internet sitesi paylaşımlarının sunulduğunu, bu görüntülerin dahi ürünün harcıalem olduğunu ve tescilin hukuka aykırı olduğunu kanıtlamak için yeterli olduğunu, davacı şirketin ...numarasıyla tescilli ürününün haksız tescilinin terkini talebiyle mahkemenin 2019/99 Esas sayılı dosyasıyla dava açıldığını belirtmiş ve öncelikle taraflarınca açılan ve mahkemenin ... Esas numaralı dosyasında görülen hükümsüzlük davasının işbu davada bekletici mesele yapılmasına, davacı tarafın haksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.<br>MAHKEMENİN BİRLEŞEN  2019/99 ESAS SAYILI DOSYASINDA: <br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı taraf adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımayan ... tescil numaralı \"baskı tipi yük hücresi\" tasarımının Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 77. maddesi gereği hükümsüz kılınarak sicilden terkinine ve ilgili tasarımın dava sonuna kadar devri ile, tescil belgesinden doğan haklarını müvekkili şirkete karşı kullanılmasının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir konulmasına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; aralarında bağlantı bulunması nedeniyle HMK'nın 166. maddesi uyarınca dosyanın mahkemenin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkilinin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliği mevcut olduğundan, açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>TEFRİK KARARI: Mahkemenin 26/02/2019 tarihli ara kararı ile, tazminat davasının bu davadan tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.<br>MAHKEME KARARI:  İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  27/10/2022 tarihli 2019/31 E. - 2022/171 K. sayılı kararıyla; \"...İncelenen dosya kapsamı, mevcut deliller, bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; Asıl dava Davacı ... Ltd. Şti adına tescilli .. numaralı Baskı Tipi Yük Hücresi isimli endüstriyel tasarıma yönelik tecavüz ve haksız rekabetin tespiti men'i önlenmesi ile birleşen dava ise davalı ... Ltd. Şti adına tescilli ... numaralı tasarımın daha önce kamuoyuna sunulduğu yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımaması sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup, tüm deliller toplandıktan sonra dosyanın teknik uzmanlık gerektiren hususlardan olması sebebiyle dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, alınan 07/02/2020 tarihli raporda birleşen hükümsüzlük davası yönünden davaya konu ... numaralı tasarımın başvuru itibariyle yenilik vasfına sahip olmadığı belirtilerek hükümsüz kılınması gerektiği, asıl davada ise davalı ... Ltd. Şti tarafından kullanılan yük hücresinin  davacı ... Ltd. Şti adına tescilli ... numaralı tasarıma benzediği ve bu sebeple tecavüz oluşturduğu yönünde görüş bildirdiği, taraf vekillerinin itirazları ayrıca davanın haksız rekabet istemine de dayanması nedeniyle hem itirazlar hem de haksız rekabetin değerlendirilmesi bakımından dosyanın yeni bir heyete tevdi edildiği ve alınan bilirkişi raporu ile hükümsüzlük davası yönünden ... numaralı tasarımın başvuru tarihinden geriye doğru olarak 12 aydan daha önce kamuya sunulduğundan yeni ve ayırt edici olmadığı bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluştuğu yönünde görüş bildirildiği, asıl dava yönünden ise taraf ürünlerinin tasarım olarak benzer olduğu ve bu durumun seçenek özgürlüğü kapsamında dosyada davacının bu ürün ile ilgili ne kadar emek ve sermaye harcadığına dair delil olmaması öte yandan davalı şirketin seçenek özgürlüğü kapsamında hareket etmediği tespiti ile haksız rekabet değerlendirilmesinin mahkememize bırakıldığı, buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, öncelikle birleşen hükümsüzlük davası yönünden davalı ... Ltd. Şti adına tescilli davaya konu ... numaralı yük hücresi tasarımının 03/03/2003 tarihinde davalı ... Ltd. Şti' nin internet sitesinde görseli verilerek yayınlandığı davaya konu tasarımın başvuru tarihinin 31/03/2006 olduğu, yani yaklaşık 3 yıl önce kamuya sunulduğu, bu sebeple yenilik ve ayırt edicilik özelliğini kaybettiği bu haliyle tasarım olarak tescili mümkün olmadığından mahkememizce aldırılan teknik bilirkişi raporları doğrultusunda, davalı adına tescilli ... numaralı tasarımın 554 Sayılı KHK nun 43. Maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, asıl dava yönünden ise davacı tarafından tasarım hakkına tecavüz iddiasında bulunulmuş ise de birleşen dava ile tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, tasarım hakkına tecavüz yönünden davanın reddine karar vermek gerektiği, haksız rekabet yönünden ise, davaya konu tasarım, mahkememizce birleşen dava ile hükümsüz kılındığından tescilsiz tasarım olarak haksız rekabet olup olmadığına dair yapılan değerlendirmede, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin tescilsiz tasarımlar yönünden istikrar bulmuş görüşlerinde buna göre tescilsiz tasarımların haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabilmesi için ancak mutlak manada yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunması, onu üreten işletme ile bütünlük arz ederek aynen bir marka gibi işletmesel kökeni işaret edecek derecede yüksek bir ayırt edicilik düzeyine ulaşması ve onunla özdeşleşmesi öte yandan bu tasarımın taklidini üretenlerce karıştırılmaya yol açacak tedbirlerin alınmaması ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılmaya yol açması gerekeceği bunun dışında haksız rekabetin dar yorumlanması ve serbest piyasa ekonomisi düzeninin bozulmaması gerektiği yönündeki içtihatları da dikkate alınarak davaya konu baskı yük hücresi isimli ...  numaralı tasarım bilirkişi raporu ile özgür bir tasarım olarak değerlendirilmiş ise de başvuru tarihinden 3 yıl önce kamuya sunulması davacı şirketçe bu tasarım için ne kadar emek ve sermaye harcandığı yönünde dosyamıza yeterli delil sunulmaması yine davalıya ait baskı tipi yük hücresi tanıtımlarının ... hücresi şeklinde olduğu ayrıca davalı şirkete ait ürünlerin üzerinde ... markasının yer aldığı,  davacının yük hücresi ürünlerinde ise ESİT markasının basılı bulunduğunun görüldüğü, bu yönüyle de farklılık olduğu gözetildiğinde tam olarak karıştırılma ihtimalinin olmadığı bu sebeple mahkememizce Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin tescilsiz tasarımlar yönünden haksız rekabete ilişkin içtihatları da dikkate alınarak haksız rekabetin oluşmadığı kanaatine varıldığından asıl dava yönünden davanın reddine....\" karar verildiği görülmüştür. <br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Asıl davada davacı, birleşen davada davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dosyaya sunulan teknik raporda da, davalının kullandığı tasarımın müvekkiline ait ... numaralı tasarım ile benzer olduğunun ve müvekkilinin haklarını ihlal ettiğinin tespit edildiğini, bu hususun mahkemenin gerekçeli kararında da yer aldığını, davalının kullanımının haksız olduğunu, Davalı tarafından müvekkiline ait tasarımın daha önce kamuya sunulduğu ve yenilik özelliğinin bulunmadığı iddia edilerek hükümsüzlük talebinde bulunulduğunu, Mahkemece hükümsüzlük kararı verilmişse de, müvekkiline ait tasarımın yeni olmamasının haksız rekabet açısından korunmayacağı anlamına gelmeyeceğini, gerek bu davada, gerekse bağlantılı davalarda bilirkişilerin bu ürünün müvekkili tarafından tanıtıldığını ve haksız rekabetin gerçekleştiğine vurgu yaptıklarını, Mahkemece davacı tarafından tasarıma ne kadar emek ve sermaye harcandığına dair dosyaya yeterli delil sunulmadığına dair gerekçesinin yerinde olmadığını, dosyaya sunulan raporda, söz konusu ürünün müvekkili şirket ile özdeşleştiğinden bahsedildiğini, Davaya konu tasarımım müvekkili tarafından emek, zaman ve sermaye harcanarak geliştirildiğinin ve ilk kez piyasaya sürüldüğünün sabit olduğunu, davalı tarafından bu durumun aksini gösteren bir delil sunulmadığını, Baskı Tipi Yük Hücresi tasarımı için tasarımcının seçenek özgürlüğünün oldukça geniş olmasına rağmen, davalının müvekkiline ait tasarımın birebir aynısını satmasının, emeğin sömürülmesi ve haksız rekabet olduğunu, Ürünlerin farklı renklerde olmaları ve ürün kodlarının farklı olmasının haksız rekabeti ortadan kaldırmayacağını,Davalının, müvekkilinin emeğinden, fikrinden ve tanınmışlığından yararlanarak ticarette başarılı olmak istemesinin başlı başına haksız rekabet oluşturduğunu, Örnek Yargıtay kararlarında da belirtildiği gibi, tasarım hükümsüz kılınsa dahi haksız rekabetin tespiti yönünden yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, sonuçta nihai tüketicilerin aldatılmasına izin vermeksizin mal ve hizmetlerin sunulması gerektiğini belirterek, Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne ilişkin kararının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılarak, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; 31/03/2006 başvuru ve tescil tarihli, ... tescil numaralı \"...\" isimli tasarımın davacı adına tescilli olduğu ve halen geçerliliğini koruduğu tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/1 D.İş sayılı dosyası incelendiğinde; ... tarafından ...,... Anonim Şirketi ve ... Sistemleri Limited Şirketi aleyhlerine,... tescil numaralı tasarım haklarına tecavüz edildiğinin tespiti talebinde bulunduğu, Mahkemece alınan 18/01/2019 tarihli bilirkişi raporunda; ... numaralı tasarım tescili ile aleyhine delil tespiti istenilen tarafa ait https://...com/.../ adresindeki ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde  belirgin farklılıkların bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıklarına dair görüş bildirildiği, Mahkemece aleyhine tespit istenilenin internet sitesinden bu ürünlerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince Marka Patent Vekili ..., Bilgisayar Mühendisi..., Marka ve Tasarım Hukuku Uzmanı ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 17/01/2020 tarihli bilirkişi raporunda;  https://web.... /http://www.... internet sitesinde görülen YÜK HÜCRESİ görseli ile ... Nolu tasarım  tescili görselinin karşılaştırılması sonucunda ... Nolu tasarım tescilinin başvuru tarihi itibariyle yenilik vasfına sahip olmadığı ve ... Nolu tasarım tescilinin hükümsüz kılınması gerektiği, https://... internet sitesinde görülen ...  ibareli YÜK HÜCRESİ tasarımının, ... nolu tasarım tescili görselinin koruma kapsamına tecavüz oluşturduğu sonuç ve kanaatine varıldığına dair raporunu sunmuşlardır  İlk derece mahkemesi'nce Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı  Doç.Dr... ve Marka Patent vekili Av. ...'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 30/12/2020 tarihli raporda;teknik fonksiyon değerlendirilmesi yapılmadan, haksız rekabetin oluşup oluşmadığına dair görüş sunulamaz, tescilli tasarımın harcıalem olup olmadığına dair görüş veya delil sunulmadığından, haksız rekabete yönelik görüş verilemesinin mümkün olmadığı, tescilsiz tasarım koruması süresi nedeniyle davacı-karşı davalı tarafından kamuya sunuş tarihi 03.03.2003 olarak tespit edildiğinden bahisle, SMK. 69/2. maddesine göre tescilsiz korumadan faydalanamayacağı yönünde rapor sunulmuştur. İlk derece mahkemesi'nce Endüstriyel Tasarım Bölümü Başkanı  Doç.Dr.... ve Marka Patent vekili Av....'den oluşan bilirkişi heyetinden alınan 03/12/2021 tarihli ek raporda; Mahkememiz dosyasından aldırılan 03/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle: \" davacı taraf adına tescilli 2006/01211 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, 2006/01211 numaralı tasarım tesciline konu tasarımın küçük ayrıntılarda farklar taşıyan benzerinin Mart 2003'te yani 2006/01211 sayılı tasarımın başvuru tarihi olan 31.03.2006'dan geriye doğru 12 aydan daha önce kamuya sunulduğu; bu sebep ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerini yitirdiği; davacı ürünü “belli bir sahibi ve özgün yapısı bulunmakla birlikte 12 aylık hoşgörü süresi geçtikten sonra tescil başvurusuna konu edilmiş” bir ürün olduğu ve ilgili ürün kategorisinde tasarımsal seçenek özgürlüğü bulunduğu kanaati edinildiği; davacının ürününü tasarlamak, üretmek, ilgili sektörde tanıtmak için ne kadar emek ve sermaye harcadığına dair dosya içerisinde delil bulunmadığı; davacı ve davalı ürünlerinin markalarının karıştırılamayacak kadar farklı oldukları; salt davacının 2003'ten itibaren piyasaya sunduğu ürünün yıllar içinde ilgili müşteri çevrelerinde davacı ile özdeşleşmiş olabileceği ihtimalinden hareketle, 2016'da kurulan davalı şirketin tasarımsal seçenek özgürlüğü var iken- davacının TİP SC Yük Hücresi tasarımının -ayırt edicilik katmayan küçük ayrıntılarda farklarla benzerini imal edip piyasaya sunmasının TTK md.55/1-a-4 uyarınca haksız rekabet sayılıp sayılmayacağı noktasında takdirin mahkemeye ait bulunduğu\" yolunda rapor sunulduğu görülmüştür.<br>G E R E K Ç E: Asıl dava, tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi, birleşen dava tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı asıl davada davacı, birleşen davada davalı ... vekilince istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Alınan uzman bilirkişi raporları ile asıl davada davacı-birleşen davada davalı şirkete ait ... tescil numaralı \"Baskı Tipi Yük Hücresi\" isimli tasarım ile asıl davada davalı-birleşen davada davacıya ait ... isimli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıkların bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, ancak .. tescil numaralı tasarımın tescil tarihinden üç yıl önce 2003 yılında bizzat asıl davada davacı-birleşen davada davalı tarafından kamuya sunulduğu,  bu nedenle yenilik özelliğinin bulunmadığı sabit olmuştur. İlk derece mahkemesince, tasarımın hükümsüzlüğüne, tasarımın hükümsüz kılınması ilk tescil tarihinden itibaren hüküm ifade ettiğinden, tasarım hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı, asıl davada davalının eyleminin haksız rekabet de teşkil etmediğine karar verilmiştir. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin birleşen davayla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; SMK’nun 77. maddesinde, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinin bulunmaması halinde tasarımın hükümsüz sayılmasına karar verileceği düzenlenmiştir. SMK'nun 79. maddesinde de hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olacağı, tasarıma kanunla sağlanan bu korumanın hiç doğmamış sayılacağı belirtilmiştir. Birleşen davaya konu edilen ... numaralı tasarımın tescil tarihinden 3 yıl önce kamuya sunulduğu sabit olduğundan ve davalı vekilinin istinaf dilekçesinde bu tespitin aksine bir iddiada da bulunulmadığından, ilk derece mahkemesince birleşen davanın kabulüne ve tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, birleşen davayla ilgili davalı vekilinin istinaf talepleri kabul edilmemiştir. Asıl davada davacı-birleşen davada davalı vekilinin asıl davayla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde; davacıya ait tasarımın hükümsüz kılındığı ve hükümsüzlüğün geçmişe de etkili olduğu, davacının tescilli tasarımdan kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince davalının davacıya ait tasarım haklarına tecavüz ettiğinin tespit ve önlenmesi davasının reddine karar verilmesi yerindedir. Haksız rekabetin tespiti ve önlenmesine dair asıl davayla ilgili yapılan incelemede; haksız rekabet hallerinde Türk Ticaret Kanununun 54 ve devamı hükümlerinin uygulanması gerektiği düzenlenmiş olup, ayrıca TTK'nun 55/4.maddesine göre başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemleri almak haksız rekabet olarak sayılmıştır. Haksız rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. Haksız rekabet hükümlerinin düzenlenme sebeplerinin başında, başkalarının emeğinden haksız bir şekilde yararlanmanın önüne geçmenin yattığı, bir başkasının uzun uğraşlar sonucunda elde ettiği kazanımlardan ve değerlerden hiç bir emek ve çaba sarf edilmeden yararlanılmasının haksız rekabetin en önemli örneklerinden biri olduğu kuşkusuzdur. Haksız rekabetin önlenmesindeki amaç; serbest piyasa düzeninde herkesin dürüstlük kuralları içerisinde hareket etmek suretiyle rekabet kurallarına uygun olarak piyasada faaliyet göstermesi ve sonuçta; mal ve hizmetlerin nihai tüketicilerinin aldatılmasına izin verilmeksizin kaliteli mal ve hizmetlerin piyasa kurallarına göre oluşan en uygun fiyatla satışa sunulmasıdır. Bu durumda, sonradan aynı sektörde faaliyet gösteren kişiler ticari hayatta dürüstlük ilkesine uygun bir şekilde ve iltibastan kaçınmak suretiyle piyasaya mal veya hizmet ürettikleri takdirde, piyasada ilk kez üretim yapan ürünün tanınmasını sağlayan kişinin üstün hakkı bulunduğundan bahisle, sonradan faaliyete başlayan kişilerin eylemleri haksız rekabet olarak nitelendirilemez. Böyle bir üstün hakkın varlığının kabulü aynı zamanda, rekabet hukuku ilkelerine aykırı olarak piyasada o mal veya hizmetle ilgili tekel yaratılması ve serbest rekabetin ortadan kaldırılması suretiyle ekonominin sağlıklı bir biçimde gelişmesini engelleyeceğinden kabul edilemez.  Somut olayda da, asıl davada davacının daha sonra tescil ettirdiği, ancak ilk kez 2003 yılında kamuya sunduğu \"Baskı Tipi Yük Hücresi\" tasarımının daha önce dünyada kamuya sunulup sunulmadığı yeterince araştırılmamışsa da, 2003 yılından davanın açıldığı 2019 yılına kadar aradan 16 yıl geçtiği, tescilli olmayan tasarımın artık kamuya mal olduğu, bu durumda davalının kendi markası ve ürün adıyla, farklı renklerdeki ürününü satışa sunmasının haksız rekabet olduğundan söz edilemeyeceği, tasarımcının seçenek özgürlüğünün geniş olmasının da sonuca etkili olmadığı, davalının ürününü davacının ürününe yanaştırmaya çalışmadığı, kendi markası ile satışa sunduğu, davacının emeğinden yararlanmak amacıyla ve kötüniyetle hareket ettiğinin de kanıtlanamadığı, bu nedenle mahkemece asıl davanın reddine karar verilmesinin de yerinde olduğu anlaşılmakla, asıl davada davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir. <br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı-birleşen davada davalı  ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf istemlerinin ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Birleşen  dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı-birleşen davada davalı tarafından yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 24/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1c512abcd1880d43","SID":"68b2938f767e52d0"}}