{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/816 <br>KARAR NO:2024/1489<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/12/2020<br>NUMARASI:2015/633 Esas - 2020/600 Karar <br>DAVA:Tazminat (Bayilik Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/10/2024 <br>Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA:Davacı vekili, müvekkilinin 05/03/2013 tarihli sözleşmeyle 13 yıllık ... bayii olan dava dışı ... A.Ş.'nin işyerini, demirbaşlarını, yedek parça, aksesuar ve sair tüm malzemeleri ile sıfır araçlarını ciddi bir yatırımda bulunarak devraldığını, sonrasında davalı ile 25/03/2013 tarihinde \"Yetkili Satıcılık Sözleşmesi\", 12/03/2013 tarihinde \"Yetkili Yedek Parça Satıcılık\" ve \"Yetkili Servis Sözleşmesi\"nin imzalandığını, böylece devraldığı personel ve ekipmanlarla, Altunizade bölgesinde satış ve servis hizmeti veren yetkili bayii olarak hizmet vermeye başladığını, ancak ilgili sözleşmelerin davalı tarafından müvekkiline fesihten hemen önce 31/03/2014 tarihinde iletildiği halde, müvekkilinin bulundurması gereken eleman sayısı ile \"DBS\" tutarının hesap usulünü de içeren “Seçim Kriterleri\" adlı ek belgenin, ilk günden itibaren ısrarla talep edilmesine rağmen, suiniyetli olarak hiçbir zaman teslim edilmediğini, bu durumun müvekkilince davalıya gönderilen 31/03/2014 tarihli e-posta ile de sabit olduğunu; müvekkilinin faaliyete geçmesini takiben, ... üst geçiş çalışması, Altunizade kavşağı, Marmaray Projesi ve Nuh Kuyusu yol boyunca devam eden İSKİ çalışması sebebiyle işyeri çevresinin kapandığını, .... Caddesi ve Altunizade bağlantısından ulaşımın kısıtlandığını, faaliyete geçilen ilk günden itibaren bu davaya konu fesih tarihine kadar devam eden durumun satışa sunulan araçların teşhirini, reklam yapılmasını, müşterilerin bayiiye ulaşmasını güçleştirdiğinden satışların olumsuz etkilendiğini, müvekkili tarafından olumsuz durumların davalıya çok kereler sözlü ve yazılı bildirildiğini, davalının bayiisi müvekkilini iyi niyet ve sadakat kuralları çerçevesinde desteklemesi gerekirken davacının mağduriyetini görmezden geldiğini; oysa ki İstanbul 38. ATM'nin 2011/162 esas, 2012/150 karar ve 20/05/2012 tarihli emsal kararında davalının, metro çalışması sebebiyle zor durumda kalan dava dışı bayii .... Otomotiv'e destek olduğunu, zor durumdaki bayiilerine yardım ettiğini ikrar ettiğini, o mahkemece davalının .... Otomotiv'e muhtelif adlar altında çeşitli tarihlerde 2.279.403,07-TL kaynak sağladığının tespit edilerek, davalının eşit olmayan ve rekabet hukukuna aykırı davranışının kabul edilemeyeceğine hükmedildiğini; müvekkilinin pazarlama desteği taleplerini görmezden gelerek mağdur olmasına müsaade ettiğini; 30/01/2014 tarihli e-postadan görüleceği üzere geçici inşaat sürecinde destek sağlamadığını,tüm bayiilerine tedarik ettiği teşhir amaçlı 7 adet konsinye aracı sebep göstermeden teslim etmediğini,yeterli satış yapılmasının önüne geçtiğini; davalı tarafından gönderilen 16/04/2013 tarihli e-postada belirtildiği üzere devralınan eski personelin verimli çalışmadığını, emekli olmak veya önceki işverenle olan sorunlardan dolayı açılan davalarla menfaat sağlamak amacı güttüklerinin ve animasyonu yetersiz bir ekip olduğunun tespit edildiğini, bu sebeplerle müvekkilinin kısa süre içinde çok sayıda işten ayrılma ve iş davalarıyla karşı karşıya kalarak mağdur olduğunu, böyle bir durumda davalının destek olması gerekirken davalı Bölge Müdürü....'ın 21/03/2014 tarihinde verdiği aksiyon planında personel eksikliğinin 15-30/04/2014 tarihlerine kadar tamamlanması için süre verdiğini; davalı tarafından aksiyon planıyla ilk verilen süre görmezden gelinerek, kendisinden kaynaklanmayan sebeplerle personel eksikliği sıkıntısı yaşayan ve “Seçim Kıstasları\" kendisine teslim edilmeyen müvekkiline noterden gönderilen 21/03/2014 tarihli ihtarnameyle hatalı bildirilmiş piyasa payı ve satış tutarları üzerinden gerçekte gerekli sayıdan çok daha yüksek sayıda personel istihdamı hususunun kötüniyetli olarak verilen 5 gün içinde sağlanmasının ihtar edildiğini, ihtarın müvekkilince 25/03/2014 tarihinde tebliğ alındığını, 31/03/2014 tarihi itibariyle personel eksikliğinin tamamlandığını; buna rağmen verilen süreden evvel 01/04/2014 tarihinde sözleşmenin feshinin haksız olduğunu; müvekkilinin davalının firma kayıt sistem detaylarını ancak bayilik onaylandıktan sonra inceleyebildiğini, davalının ihtarlarda belirttiği \"... Seçim Kıstasları\" isimli sözleşme ekini ise müvekkiline teslim etmediğini, bu nedenle müvekkilinin gerekli kıstasların neler olduğunu, hesaplama usullerini önceden tespit edip eksiksiz yerine getirebilme imkânından mahrum bırakıldığını; davalının bayiilerine gönderilen yazışmalarda da görüldüğü üzere \"kiralama\" yapan bayilerin bu ad altında araçları kendilerine fatura ederek, davalıdan ekstra %20'yi aşan indirim aldıkları gibi, aybaşında hedefi ve indirim oranını yakalamak adına feyk (sahte) satış yapmaya teşvik edilip, henüz satmadıkları araçları satmış gibi beyan ederek aldıkları indirim ile çok daha düşük fiyatla araçları piyasaya sürdüklerini; bu hususun ispatı için dava dışı  ... A.Ş.,... Şti. dahil olmak üzere, sair ... yetkili bayilerinin defterlerinin incelenmesinin yeterli olacağını; davalıdan tüm bayiilerinin 2013 yılına ilişkin olarak bildirdikleri feyk (sahte) satış listelerinin celbini talep ettiklerini; kiralama yapılmasının yetkili satıcılık şartı olmadığını, müvekkili gibi kiralama yapmayan bayiin bu şekilde mağdur edilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin bayiiliği onaylandıktan sonra vakıf olduğu dürüstlük kurallarına ve vergi hukukuna aykırı bu sistemde, kiralama hizmeti vermeyen ve hukuka aykırı feyk (sahte) satış bildirimi kesinlikle yapmayan müvekkilinin diğer bayiilerle rekabet etmesinin fiilen imkansız olduğunu; davalı tarafından noterden gönderilen 01/04/2014 tarihli ihtarnamede hedef gösterilen satışların gerçek oranları kesinlikle gösterdiğini, örneğin Şubat 2014'te gerçekleşen toplam satış 993 adet iken, “B2B” satışı filo kiralama (KA) 347 adet olduğunu, bunun tespiti için davalıdan 2013 yılı “B2B” satış dökümlerinin celbini istediklerini; %35 olarak bildirilen sahte satışlar da mahsup edilince, hedefe esas alınması gereken satışların %50'den az olduğunu;  Şubat 2014'te  Türkiye hedefi 1.400 adet iken, hedefe sayılan gerçek satışın 400 adet dahi olmadığını, dolayısıyla yüksek bedelle istenilen “DBS\" limitleri bayileri kiralama ve feyk (sahte) satışlara yani alenen muvazaalı işlem yapmaya teşvik ettiğini; bu muvazaalı işlemlerle hedefi yakalayan bayiin ilave %4,25 indirimi de garantileyerek, rekabeti imkansız bir maliyeti kabul edilemeyecek şekilde elde ettiğini; kiralama yapan ve yapmayan bayilere aynı satış kriterlerinin uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu; bu bayilerin “kiralama” adı altında kendi adlarına çok düşük maliyetle fatura ettikleri araçların kısa bir sürede “0” km olarak 2. el araç adı altında müvekkilinden 7-8 bin TL daha düşük fiyata aynı bölgede satışa sürdüğünü; bunların ispatı için ... A.Ş.'nin, ... Ltd. Şti.'nin ve  ... A.Ş.'nin defterlerinin incelenmesinin yeterli olacağını; incelemeyle,  ... A.Ş.'nin  ... A.Ş.'ye sattığı araçların altı ay süresince satışı yasak olmasına rağmen davalı aracılığıyla rekabet hukukuna aykırı olarak ... Ltd. Şti.'ye satılması hususunun da tespit edileceğini; davalının tüm bayilerine eşit davranma yükümlülüğüne aykırı olduğunun açık olduğunu; diğer bayilerle rekabet etmesini fiilen imkânsız kılan mevcut satış sisteminin, sözleşmeler akdedilmeden bildirilmediğini; müvekkilinin pazar payının %4,6 olduğuna inandırıldığını; davalının mesnetsiz gönderdiği ihtarnameleri sızdırarak, müvekkilinin itibarını zedelediğini; 2014 Mart ayında otomotiv piyasasında %10, davalının pazarında ise %31 daralma olduğu gözetilirse 01/04/2014 tarihli ihtarnameyle davalının gösterdiği satış hedeflerinin reel olmadığını; davalının Nisan 2014 bayi hedeflerini 2.273 adetten 1.700 adete düşürdüğünü, yani fesih ihbarnamesindeki hedefin geçerliliğini yitirdiğini, aslında Nisan 2014 ayı için geçerli olması gereken hedefin 1.700x2,3 bayi hedefi 39 araçx37.170 araç birim fiyatı=1.449.630-TL'nin seçim kıstaslarına göre bayiden istenebilecek en yüksek teminat (DBS) limiti olduğunu; ayrıca davalının 2014 Pazar beklentisini 680.000 araç, pazar payı hedefini %4,6, hedefe sayılmayan (KA) satışları %10, hedef satışlarını ise 31.280 adet olarak müvekkiline bildirdiğini; müvekkilinden talep edilen eleman sayısı ve “DBS” miktarının bu sayılar üzerinden hatalı olarak hesaplandığını; gerçekte 2014 Ocak-Aralık aylarına ilişkin açıklanmış 2014 yılı raporu uyarınca, gerçekleşen pazarın 767.681 araç olup, gerçekleşen ... araç satışının 24.122 adet olduğunu, kiralama ve feyk satışlardan dolayı ortaya çıkan muvazaalı işlemler görmezden gelinse de, gerçekleşmiş pazar payının %3,1 olduğunu,gerçek pazar payı %1,5 olup, davalının talep edebileceği eleman sayısının ve “DBS\" tutarının da buna göre hesaplanması gerektiğini; haksız feshin yapıldığı tarihte müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığı gibi 58.908,26-TL alacağı bulunduğunu, personel açığının kapatıldığını, servis hizmetinde aksaklık olmadığını, müvekkilinin satış için 1.400.000-TL, yedek parça için 500.000-TL DBS limiti varken, ipotekli taşınmazların değeri 1.200.000-TL olduğundan başka bir bankada ...'tan daha iyi şartlarla limit artırımı sağlayabilmek amacıyla müvekkili tarafından geçici olarak kapatıldığını, müvekkilinin bbb'tan kredi engelli olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, zaten ihtarname üzerine 500.000-TL “DBS” limitinin izleyen 1 hafta içinde ...bank nezdinde tekrar açıldığını, bunun da kredi engeli olmadığını gösterdiğini; davalının 21/03/2014 tarihli ihtarıyla müvekkiline 01/04/2014 tarihine kadar teminatın sağlanması için süre tanıdığını, müvekkili tarafından 25/03/2014 tarihinde tebliğ alınmış ihtarnamede gerçekçi olmayan 5 günlük bir süre tanındığı halde, davalının bu süreyi beklemeden 01/04/2014 tarihinde sözleşmeleri fesih ettiğini; toplam DBS limitinin 07/04/2015 tarihinde 2.400.000-TL olup, bu tutarın bayiden istenebilecek en yüksek limitin üzerinde olduğunu, bu durumun 02/04/2014 ve 14/04/2014 tarihli ihtarnamelerle bildirildiğini ancak dikkate alınmadığını;bu dönemde devir çabalarının davalı tarafça onaylanmadığını ,  ... Ltd. Şti. ile 03/04/2014 tarihinde devir sözleşmesinin imzalandığını  ileri sürerek, belirsiz alacak davası kapsamında 12/03/2013 tarihli yetkili satıcılık ve yetkili servis sözleşmelerinin davalı tarafından haksız olarak fesh edildiğinin tespitine; sözleşmeler çerçevesinde, müvekkili tarafından yapılmış olup maliyetleri karşılanamayan yatırımların tespit edilerek şimdilik 4.000-TL'nin; haksız fesih nedeniyle müvekkilinin elinde kalan araç, yedek parça ve malların işbu davaya konu haksız feshi takiben çok düşük fiyatlı mecburi satışları sonucu uğranılan maddi zararın mahkemece tespit edilerek şimdilik 1.000-TL'nin; haksız fesih nedeniyle müvekkilinin iş yeri kira sözleşmesini feshetmek zorunda kalması nedeniyle uğradığı maddi zarardan şimdilik 1.000-TL'nin; haksız fesih sonucu müvekkilinin 13 yıllık ... bayii dava dışı ... A.Ş.'den ciddi bir yatırımla devraldığı müşteri portföyünün davalının komşu bayilere sevk ettiği muhtemel kardan şimdilik 1.000-TL'nin; haksız fesih sonucu müvekkili çalışanlarının iş akitlerinin feshinden dolayı  uğradığı zarardan şimdilik 1.000-TL'nin; haksız fesih nedeniyle otomotiv sektöründe itibarı zedelendiğinden 1.000-TL manevi tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili, davacı ile aralarındaki Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'nin 3. maddesinde bayiin gerçekleştirmesi gereken satış hedefinin, 14. maddesinde bayiin mali güçlük içinde olması halinde distribütörün sözleşmeyi derhal ihbarsız ve tazminatsız fesih hakkının ve 16. maddesinde genel sözleşmenin sona erme hallerinin düzenlendiğini; Yedek Parça Yetkili Satıcılık Sözleşmesi'nin 3. maddesinde bayiin gerçekleştirmesi gereken satış hedefi, 4. maddesinde genel satış şartları başlığı altında yedek parça dağıtıcısının ödemede her ne sebeple olursa olsun gecikmesi halinde distribütörün alacaklarının ödenmesini garanti edecek her önlemi almaya yetkili olduğu ve 10. maddesinde mali güçlükler başlığı altında yedek parça dağıtıcısının mali güçlük içinde olması halinde distribütörün derhal ihbarsız ve tazminat ödemeksizin fesih hakkına ilişkin hükmün düzenlendiği, 12. maddesinde sözleşmenin derhal fesh edileceği hallerin düzenlendiğini; Yetkili Servis Sözleşmesi'nin 10. maddesinde distribütörün derhal fesih hakkının düzenlendiğini; davacının finansal problemleri gereği bayilik işinin gereklerini yerine getiremediğini, eksiklilerin giderilmesi için sürekli anlayış gösterildiğini, pirim desteği verildiğini, davacının finansal problemlerinin ...'ya ve markaya zarar vermeye başladığında bayilik ilişkisinin sonlandırılması gerektiğini; otomotiv sektörünün distribütör ve bayiilerin bankalar nezdinde oluşturulan otomatik tahsilat sistemi olan Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS) ile çalıştığını, bu sayede distribütör şirketin mal ve hizmet satışı gerçekleştirdiği bayilerden olan alacaklarını bankalarda bayi lehine tahsis edilen kredi limiti kadar garanti kapsamına alıp otomatik olarak bayi hesaplarından kendi hesabına transfer edebildiğini, bayilerden tahsilatların DBS aracılığı ile yapılması nedeniyle bayilerin banka nezdinde kredi limiti bulundurma yükümlülüğü olduğunu, davacının 25/03/2013 tarihli taahhütname ile sözleşmenin ayrılmaz parçası olan seçim kıstaslarını kabul ettiğini, ...'ya 2.250.000-TL limiti olduğunu, o tarihte limitinin 500.000-TL olup  en geç 30/06/2013 tarihine kadar teminat tutarını sağlayacağını taahhüt ettiğini,  fakat davacının bu limiti süresinde ve sonraki aylarda sağlayamadığını, 27/06/2013 tarihinde yeni bir taahhütname verip 30/09/2013 tarihine kadar süre istediğini, gerekli limitlerin sağlanmaması üzerine 24/10/2013 tarihinde davacıya yeni araç satışı yapılabilmesi için limitini 2.500.000-TL'ye çıkartmasının ihtar edildiğini, yine gerekli limiti sağlayamadığını, 05/11/2013 tarihli üst yönetime gönderilen e-postayla limiti arttıramadığı ve ödenmeyen faturalarının olduğunun bildirildiğini; 12/11/2013 tarihinde davacıya yedek parça tedarik problemi nedeniyle araçları onarılamayan müşterilerin şikayetlerinin e-postayla gönderildiğini, araç onarımının en kısa sürede yapılması gerektiğinin bildirildiğini, 18/11/2013 tarihli davacıya gönderilen e-postayla yedek parça alımı için hiç limitlerinin kalmadığı acilen limit artışı için şirkete tavsiyede bulunulduğunu, davacının 22/11/2013 tarihli e-postada Kasım ve Aralık ayı sonu itibariyle toplam 1.650.000-TL nakit sağlayacaklarını ve 400.000-TL teminatlarını arttıracaklarını bildirdiğini; 27/11/2013 tarihinde davacıya gerekli teminatların sağlanamadığı, yedek parça limit yetersizliğinden araç onarımlarının yapılamadığı, müşteri şikayetleri nedeniyle markanın imajını ciddi biçimde zedelemesinden dolayı acilen temin edilmesi gereken limit bedelinin bildirildiğini, davacının yükümlülüklerini sağlayamadığını; 06/12/2013 tarihinde uzun süredir açık bekleyen iş emirlerini yedek parça temin edilememesi nedeniyle yerine getirilemediğinin bildirildiğini, 25/12/2013 tarihinde davacının bankadaki 500.000-TL limitinin iptal edildiğinin ve bankada yedek parça için limit olmadığının bildirilmesi ve davacının sebep olduğu problem ve şikayetlerin gelmesi, yeni satın alınan araçları bile teslim alamayan müşterilerin şikayetleri üzerine 13/01/2014 tarihli ihtarnameyle durum bildirilerek 20/01/2014 tarihine kadar limit miktarının arttırılması, araç sipariş eden müşterilerin araçlarının teslimi, serviste bekleyen araçların onarılması, ...'ya olan borcun ödenmesi aksi halde sözleşmenin fesh edileceğinin bildirildiğini, davacının ek süre istemesi üzerine 23/01/2014 tarihine kadar belirtilen yükümlülüklerin giderilmesi için 20/01/2014 tarihinde protokol imzalandığını ancak bir bilişim şirketinden satın aldığı ürün bedelinin ödememesi nedeniyle alacaklı şirketin kendilerine başvurduğunu, davacıya destek için süre istendiğini, davacının hatırlatmalara rağmen ödemeyi yapmadığını; servis gereklerini yazışmalara rağmen yerine getiremediğini, 21/03/2014 tarihli ihtarla ...bank kredi limitinin iptal edilmesi nedeniyle 01/04/2014 tarihine kadar sağlanması ve eksikliklerin giderilmesinin aksi halde sözleşmenin fesh edileceğinin bildirildiğini; davacının yükümlülüklerini yerine getirmesinin mümkün olmadığının anlaşılması nedeniyle 01/04/2014 tarihinde sözleşmelerin fesh edildiğini, davacının bayilik işlerinin gerektirdiği ticari riski bilerek ve isteyerek dava dışı ...'den bayiliği devraldığını, mali durumunun sürekli kötüleşmesinin kendileriyle ilişkili olmadığını, bunların tamamen davacının finansal yetersizliğinden ve süreci yönetememesinden kaynaklandığını, yeni açılan tüm bayilere verdiği desteğin davacıya da  verildiğini, ilk 6 ay hedefini gerçekleştirmiş gibi prim verildiğini, davacının hiçbir hedefi gerçekleştiremediğini, davacının verilen destekle veya kendi finansal gücü ile bayiliği döndürebilecek gücünün olmadığını; feshin haklı olduğunu, davacının seçim kıstaslarını bilmediğini ileri sürmesinin kabul edilemeyeceğini, feshe kadar bu konuda hiç bir itirazı olmadığını, 31/03/2014 tarihinde bunu gündeme getirdiğini, davacının sözleşme ve sonraki taahhütnamelerinde seçim kıstaslarına uyacağını bildirdiğini; feshin asıl sebebinin DBS limitinin sağlanamaması olduğunu; davacının kendilerinden olabilecek tüm desteği aldığını, konsinye araç desteği sağlandığını; problemli çalışanlarla ilgili iddiasının şirketle ilgisinin olmadığını; davacının devre ilişkin tüm araştırmaları yapıp riskleri analiz etmesi gerektiğini; süresinden önce yapılan bir  fesih olmadığını, 21/03/2014 tarihli ihtarnameyle 01/04/2014 tarihine kadar eksik personeli istihdam etmesi ve 2.528.183-TL teminatın sağlanması istenildiğini, 01/04/2014 tarihinde eksik personel istihdamının giderildiğinin ileri sürüldüğünü, bunun doğrulanmadığını ancak asıl olarak DBS limitini yerine getiremediğinden sözleşmenin fesh edildiğini; kendilerinin davacıya borçları olmadığını; davacının feyk satış iddiasının doğru olmadığını, her bayinin farklı koşullarda çalıştığını, zaten bunun fesihle ilgisinin olmadığını; tazminat, zarar ve faiz iddialarının hukuki olmadığını kaldı ki bayiin zarar etmesinin kendilerini zarara uğratacağından kötü niyetli davranılmasının kabul edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, dosyada mevcut 20/01/2014 tarihli protokolün \"... mali kıstasları ile uyumluluk içerisinde olmak adına yeni araç faaliyeti için 909.253-TL ve yedek parça ve servis faaliyeti için 375.000-TL kullanılabilir limitin sağlanması, araç sipariş etmiş olan tüm müşterilerin araçlarının teslim edilmesi. Servisinizde onarım bekleyen bütün araçların onarılması adına gerekli yedek parçaların sağlanması, şirketimizde olan muaccel borcunuzun ödenmesini ihtaren bildiririz. taraflar 23/01/2014 tarihine kadar ilgili işlemleri gerçekleştirmemesi durumunda ...'nin Yetkili Satıcılık, Yetkili Servis ve Yetkili Satıcılık (yedek parça) sözleşmelerinin ... lehine herhangi bir tazminat hakkı doğurmadan ve herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın derhal feshedileceği konusunda mutabık kalmışlardır.\" hükmü dikkate alındığında, sözleşme ilişkisi kapsamında davacının ihlal ettiği yükümlülükleri yazılı bir şekilde kabul ettiği; bu kabul karşısında davacının protokolden sonra ihlal ettiğini kabul ettiği yükümlülüklerini protokol ile fesih arasındaki sürede yerine getirdiğini ispat edemediği; son bilirkişi heyetinden alınan kök raporla davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini birden fazla kere ihlal ettiği ve protokolden sonra da ifa etmediği, bu durumun davalı bakımından sözleşmenin sürdürülmesini çekilmez hale getirdiği kanaatine varıldığının belirtildiği; bu kapsamda sözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle fesh edildiği ve idarenin yaptığı çalışmaların ise mücbir sebep olarak değerlendirilmesi mümkün olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, her iki heyet bilirkişi raporunda da sözleşmenin haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiği görüşü bildirildiğini, itirazları karşılayacak ek rapor talebi ile dava değerini tamamlamak için ek süre istemelerine rağmen heyete tevdii gereken dosya için taleplerin reddedilerek karar verilmesinin doğru olmadığını; karara gerekçe yapılan 20/01/2014 tarihli protokoldeki müvekkilinin yükümlülükleri yerine getirdiğini ispatlayamadığı kabulünün hukuka aykırı olduğunu, ispat yükünün tersine çevrildiğini, ayrıca bilirkişi raporunda yükümlülüklerin fesihten önce yerine getirildiğinin tespit edildiğini, 23/01/2014 tarihine kadar işlemlerin gerçekleştirilememesi durumunda sözleşmelerin müvekkili lehine herhangi bir tazminat hakkı doğurmadan ve herhangi bir ihbara gerek kalmaksızın derhal feshedileceği hususunda mutabık kalındığını, bu taahhütlerinin hepsini yerine getirdikleri için sözleşmenin feshedilmediğini, davalının  25/02/2014 tarihli yazısında müvekkiliyle 23/01/2014 tarihinde toplantı yapıldığı ve 2014 yılı hedeflerinin belirlendiğinin belirtildiğini; davalının 21/03/2014 tarihli ihtarnamesiyle müvekkilinin yeni araç satış faaliyeti için 01/04/2014 itibariyle sağlaması gereken teminat tutarı ve gereken personel sayısından bahsederek 01/04/2014 tarihine kadar süre verildiğini, bilirkişi raporuyla davalının DBS taleplerinin  satış hedefini kasıtlı olarak gerçekten yüksek vermesi ve hesaplama yapılırken çarpma işleminin hatalı yapılması nedeniyle fahiş olduğunun tespit edildiğini, davacının  01/04/2014 itibariyle 21/03/2014 tarihli ihtarda talep olunan hem DBS limitini hem de personel sayısını gerçekleştirmiş durumda olduğunu, sözleşmenin \"... Seçim Kıstasları\"na uyulmadığından feshedildiği iddiasının ispatlanması gerektiğini; feshin dayanağı olan seçim kıstaslarının müvekkiline verilmediğini, taraflar arasındaki yazışmalardan  sözleşmenin  fesih ihtarından bir gün önce ve ekinde seçim kıstasları olmadan teslim edildiğini, karar gerekçesindeki gibi bilirkişi tarafından davacının sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini birden fazla kere ihlal ettiği ve protokolden sonra da ifa etmediği, bu durumun davalı bakımından sözleşmenin sürdürülmesini çekilmez hale getirdiği gibi bir tespit bulunmadığını, raporda bunun tam tersinin kabul edildiğini ve mali gereklerin yerine getirildiğinin tespit edildiğini; sözleşmenin feshinin haklı sebebe dayanmadığını; davalının müvekkiline gönderdiği 21/03/2014 tarihli e-posta ekindeki aksiyon planıyla 15/04/2014-30/04/2014 tarihine kadar süre verildiği, ancak davalı şirketin 21/03/2014 tarihli ihtarnameyle aksiyon planında belirtilen süreyi 01/04/2014 tarihine çektiğini, müvekkili tarafından 01/04/2014 tarihinde personel eksikliğinin tamamlanmış olduğunu ancak davalının bunu kontrol dahi etmeden sabah saatlerinde sözleşmeleri fesh ettiğini, feshin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu; davalının talep ettiği DBS limitinin, çarpan hatalı olması sebebiyle hatalı hesap edildiği, 2.007.180-TL olması gerekirken 2.528.183-TL olarak yazıldığı, 01/04/2014 tarihli ... tarafından gönderilen e-postada aylık satış hedefinin 1.700 adet olarak belirlendiği görülmekle, talep edilmesi gereken DBS limitinin 1.488.039-TL olması gerektiği, 01/04/2014 tarihinde DBS limiti tam olarak hesap edilemese de Ekim 2013 tarihinde 1.900.000-TL olduğu, ... tarafından verilen ek 500.000-TL ile bu miktarın 2.400.000-TL'ye çıktığı DBS limiti eksikliği bakımından da fesih gerekçesinin yerinde olmadığı tespitinin yapıldığını; davalının bilgisi dahilinde dava dışı ... A.Ş.'den bayii devralmasından  hemen (2 ay) sonra, metro ve yol çalışması sebepleri ile tüm yaklaşma istikametleri aylarca kapandığından, müşteri sayısında ve satışlarda ciddi düşme yaşandığını, günlük servis girişi 52 adet araç olan bayiye denk personel bulundurmasının talep edildiğini ancak bu çalışmalar sebebiyle önü kapalı olan bayiie araç girişinin 18 adete kadar düşmesine rağmen, DBS limitini ve personel sayısını satışlarda hiç düşme olmamış gibi planlayarak müvekkilinden bu kıstasları yerine getirmesinin talep edildiğini, bölgesinde metro istasyonu yapımı sebebiyle benzer durumdaki diğer bir bayi ... Otomotiv'e, filo müşterilerini bu bayiye kaydırmak, 14 gün olan ödeme vadesini 90 güne çıkarmak, muhtelif isimler altında 2.279.403,07-TL kaynak sağlamak suretiyle diğer bayilere nazaran üstün duruma getiren davalının müvekkiline hiç bir maddi yardımda bulunmamasının ötesinde, diğer bayilerinden olan taleplerinden daha yüksek kıstasları yerine getirmesini isteyerek hakkaniyete aykırı baskıda bulunduğunu, Türkiye çapında satışların düşmesi ve hedeflerin tutturulamaması sebebiyle, ülke hedeflerini düşürme niyetinde olması sebebiyle bu durumdan müvekkilini faydalandırmamak için belirlenen süreleri beklemeden, satış hedeflerini düşürdüğü gün sözleşmeleri feshettiğini, feshi dayandırdığı Kıstasları vermediğinden davalının bayilere eşit davranıp davranmadığının anlaşılamadığını, davalının bunun vermemesindeki gerçek nedenin rekabet kanunundaki kurallara aykırı davrandığının tespitine engel olmak olduğunu, feshin kötüniyetli ve haksız olduğunu bildirerek, kararın kaldırılmasına, değer artırımı için süre verilmesine ve  davanın kabulüne, bunun kabul edilmemesi halinde dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE:Dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiğinin tespiti ve maliyeti karşılanmamış yatırım bedellerinin, haksız fesih sebebiyle elde kalmış emtianın düşük fiyatlı satılması sebebiyle uğranılan zararın, iş yeri kira sözleşmesi feshedildiğinden kira sözleşmesi nedeniyle uğranılan zararın, muhtemel karın, işyerindeki işçilerin iş akitlerinin feshi sebebiyle doğan zararın ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.Davacı istinaf dilekçesinde davanın değeri dikkate alındığında, tek hakim yerine asliye ticaret mahkemesinin heyet halinde karar vermesi gerektiğini belirtmiş ise de, belirsiz alacak davası olarak açılmış eldeki davada 5235 sayılı Kanun uyarınca davaya heyet tarafından bakılması gereken miktar üzerinden, davacı talep artırım dilekçesini sunmadığından ve o miktar kadar harç ödemediğinden,davanın  tek hakim tarafından bakılıp karar  verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı bayi ile davalı distribütör arasında 25/03/2013 tarihli yetkili satıcılık, 12/03/2013 tarihli yetkili (yedek parça) satıcılık ve 12/03/2013 tarihinde yetkili servis sözleşmeleri imzalanmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının 01/04/2014 tarihli feshi ihbarla her 3 sözleşmeyi de haklı olarak feshedip etmediği ve feshin haksız olduğunun belirlenmesi halinde davacının taleplerinin değerlendirilmesi hususlarında toplanmaktadır. Söz konusu sözleşmeler öncesinde davacı, dava dışı ...'den 05/03/2013 tarihli sözleşmeyle davaya konu davalının markası olan otomobil bayiiliğine ilişkin iş yerini devralmıştır. Her üç sözleşmenin de ekinde ilgili (davalının) markası olan ... Seçim Kıstasları'nın ve Ticari Politika belgesinin bulunduğu yazılıdır. Buna karşın davacı, söz konusu Kıstas'ların yer aldığı belgenin kendisine verilmediğini, hatta sözleşmenin dahi fesihten çok kısa bir süre önce kendisine teslim edildiğini iddia etmektedir. Davalı her iki belgeyi de dosyaya sunmuştur. Sözleşme yürürlükte iken   davalının davacıya çeşitli tarihlerde gönderdiği ihtarnamelerde ve e-postalarda söz konusu belgeye atıf yaptığı, buna rağmen davacının sözleşme eklerinin kendisine verilmediği ,içeriğini bilmediği yönünde bir itiraz ileri sürmemiştir. Sadece 31/03/2014 tarihli (saat 11:46'da) davalıya gönderdiği e-postada, sözleşmenin fotokopisinin ellerine ulaştığı ancak seçim  kıstaslarının ulaşmadığı belirtilmiştir. Bu nedenlerle tacir olan davacının, bayisi olduğu davalı şirketle arasındaki esasları düzenleyen sözleşmenin eklerinin kendisine kötüniyetle verilmediği yolundaki iddianın ispatlanamadığının kabulü gerekir.Feshin haksız olup olmadığının belirlenebilmesi için, taraflar arasında fesih tarihi ve öncesinde vuku bulan işlem ve yazışmaların irdelenmesi gerekmektedir.Davalı tarafından  01/04/2014 tarihinde Noterden gönderilen ihbarnamede, seçim kıstaslarına uyumun esas olduğu, davacının 25/03/2013, 27/09/2013, 27/06/2013, 26/11/2013, 13/01/2014 ve 21/03/2014 tarihli taahhütlerinde uyacağını belirttiği Kıstas'lara uymadığı; bu hususta davacıya noterden gönderilen 24/10/2013, 27/11/2013, 13/01/2014 ve 21/03/2014 tarihli ihtarlarla Kıstaslara uyulmasının bildirildiğini ancak 01/04/2014 tarihi itibariyle Kıstas'lara uyumun gerçekleşmediğini, bundan dolayı müşterilerin mağdur olduğu ve markanın itibarının zedelendiğini ve bu nedenlerle sözleşmenin feshedildiği bildirilmiştir.Davacı ihtarnamenin kendisine aynı gün saat 12:41'de tebliğ edildiğini ifade etmiştir. Fesih ihbarında atıf yapılan  en son tarih içeren  21/03/2014 tarihli ihtarnamede de, 11/03/2014 itibariyle ...'taki 500.000-TL yeni araçlar için tahsis edilmiş limitin banka tarafından iptal edildiği, kredi engeli olduğundan ek bir opsiyon kullandırılmayacağı bilgisi iletilmiştir.01/04/2014 tarihi itibariyle sağlanması gereken teminat tutarının ve hesaplama şeklinin belirtildiği, ayrıca satış faaliyetinde 5 ve satış sonrası faaliyetinde 9 çalışanın eksik olduğundan kıstaslara riayet edilmediğini, markanın imajını zedelenerek ticari kayıp olduğu, bu çerçevede 01/04/2014 tarihine kadar gerekli personelin istihdam edilmesi ve 2.528.183-TL teminatın sağlanması, aksi halde sözleşmenin derhal fesh edileceği ihtar edilmiştir. Bu ihtar da davacının beyanına göre 25/03/2014 tarihinde kendisine tebliğ edilmiştir. Davalı 21/03/2014 tarihli ihtarnameye e-postayla 31/03/2014 tarihinde verdiği cevapta, kıstasların konusunu tam olarak bilmediklerinden sağlıklı cevap veremeyebileceklerini, eksik elemanların tamamlandığını, 5 günlük süre yeterli olmadığından  kıstaslara göre eksik varsa tamamlanacağını, 13/01/2014 tarihli ihtara istinaden 1.400.000-TL satış ve 500.000-TL yedek parça limit bulunduğunu, istenilen 2.528.183-TL teminatın piyasa şartlarıyla ölçülmeyecek şekilde yüksek olduğunu, kayıtlar incelenemediğinden  ... A.Ş.'ye değerin üzerinde işletme devir bedeli ödendiğini, feyk satış yapılmadığından yüksek limite ihtiyaç olmadığını, konsinye araçlar sağlanmadığından diğer bayilerle rekabetin engellendiğini ve bu nedenle yardım talep edildiği görülmüştür. 01/04/2014 tarihli fesih ihbara karşı davacının 02/04/2014 tarihinde noterden gönderdiği cevapta, sözleşmenin ve kıstasların verilmediğini, 01/04/2014'e kadar süre tanınmasına rağmen aynı gün fesih bildirimi yapılmasının haksız olduğunu, 31/02/2014 tarihi itibariyle personel eksiğini iş hacmine uygun olarak tamamladığını, hali hazırda satış için 1.400.000-TL ve yedek parça için 500.000-TL DBS limitinin bulunduğu, istenilen limitin gerçekçi olmadığını ve haksız rekabetten büyük zarar görüldüğü ileri sürülerek, ihtarların ve feshin haksız olduğu bildirilmiştir. 04/04/2014 tarihinde davacı temsilcisinin davalıya gönderdiği e-postada, süreci özetlediği, dava dışı bir şirketin bayiiliği almaya hazır olduğu, onay verilmesinin istenildiği, istenilen limitin yüksek olduğunu, verilen süre beklenilmeden, tamamlamalar tespit edilmeden, değişen pazar koşullarına ve hedeflere göre düşürülmeyen limit talebiyle haksız feshe uğranıldığı, arzu edilirse bağımsız hakemle veya bölge müdürleriyle durum tespiti yapılması, kapatılan hizmet ekranlarının açılması ve yardım talep edildiği görülmüştür. Davacının sunduğu ... Barbaros Şubesi'nden gönderilmiş 07/04/2014 tarihli e-postada \"Mevcut DBS limit tanımınız yapılmıştır\" şeklinde bildirimde bulunulduğu, bu durumun da davacı tarafından davalıya aynı tarihli e-postayla yine 500.000-TL olarak aynı banka olan ...'tan açıldığı, toplamda 2.400.000-TL DBS limit olduğu, başka bankada daha iyi şartlarda çalışabilmek için ...'taki limitin kapatıldığını, bir kredi engelinin bulunmadığı bildirilmiştir.14/04/2014 tarihinde davacının davalıya noterden gönderdiği ihtarda da, istenilen yüksek limitin hedeflerle uyuşmadığını, ... limitinin hali hazırda kullanıldığını, önceden bildirilen DBS limitlerinin devam ettiğini, Nisan ayı hedefinin 2.273'ten 1.700'e düşürüldüğünü, bayi hedefinin da 39 araç x araç birim fiyatı 37.170-TL=1.449.630-TL'nin maksimum DBS limiti olduğunu ve dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialarını da belirterek, tüm haklarının saklı olduğunu belirtmiştir.Davalı cevap ve replik dilekçesinde feshin nedeninin, DBS limitlerinin sağlanamaması, ödemelerinde sürekli aksaklık olması, bu nedenlerle araç alamaması, yedek parça temin edememesi, müşterilerin ihtiyaçlarına cevap verememesi ve bu durumun süreklilik arz etmesi olduğunu ifade etmiştir. Dosyada mevcut Seçim Kıstaslarının 23. sayfasında yeni araç satış  limitin \"Hedef Limit=Toptan Satış HedefixBirim FiyatxÇarpan\" formülüyle hesaplandığı, toptan satış hedefinin, her bir yıl üç ayrı dönemden oluşacağı, bu dönemlerin Ocak, Nisan ve Ağustos aylarında başlayacağı, hedefin içinde bulunulan dönemin en yüksek toptan satış hedefi üzerinden hesaplanacağı; birim fiyatın, \"(model bazında hedeflenen satış adetleri x model bazında hedeflenen toptan satış fiyatı)/toptan satış hedefi\" şeklinde hesap edileceği ve çarpan'ın da aylık satışların ay içinde dağılımı ve satış vadesine göre hesaplanacağı; yedek parça limitinin de \"Limit=(Yıllık Alım Hedefi/12) x 1,5\" formülüyle hesaplanacağı düzenlenmiştir. Sözleşmelerin eki olan bu belge, sözleşmelerin imzalanmasıyla davacı bayi tarafından kabul edilmiştir. 01/04/2014 tarihli fesih ihbardan önce taraflar arasındaki 20/01/2014 tarihli protokolde de, davalının davacıya noterden gönderdiği 13/01/2014 tarihli ihtarda davacının Seçim Kıstaslarına ilişki riayetin 20/01/2014 tarihine kadar sağlanması aksi halde sözleşmelerin fesh edileceğinin bildirildiği; davacının ihtarnameyi tebliğ aldığı ve belirtilen hususları yerine getirmek için ek süre talep ettiği, \"-... Mali Kıstasları ile uyumluluk içerisinde olmak adına yani araç faaliyeti için 909.253 TL ve Yedek Parça ve Servis faaliyeti için 375.000 TL kullanılabilir limitin sağlanması; -Araç sipariş etmiş olan tüm müşterilerin araçlarının teslim edilmesi; -Servisinizde onarım bekleyen bütün araçların onarılması adına gerekli yedek parçaların sağlanması; -Şirketimize olan muaccel borcunuzun ödenmesini İhtaren bildiririz.\" hususlarının davacı tarafından 23/01/2014 mesai saati bitimine kadar yerine getirileceği konusunda tarafların mutabık kaldığı; tarafların 23/01/2014 tarihine kadar ilgili işlemleri gerçekleştirememesi durumunda davacının her üç sözleşmesinin davacı lehine her hangi bir tazminat hakkı doğurmadan ve ihbara gerek kalmaksızın derhal fesh edileceği konusunda mutabık kaldıkları görülmüştür. Buna göre fesihten önceki hem yukarıdaki protokol hem de davalının davacıya gönderdiği ve fesih ihbarda belirttiği ihtarnameler ile e-postalar gözetildiğinde, davacı bayiin sözleşmenin başlangıcından beri taahhüt ettiği DBS limitlerini karşılayamadığı veya karşılamakta zorluk çektiği, söz konusu limitler yeni araç satışı yapıldığında veya yedek parça alındığında işin işleyişi gereği eksildiği, davacının ödeme yapmaması sebebiyle limitlerin gereği kadar açılmadığı, bu sebeple davacının sattığı ve müşterilerinden parasını aldığı araçları teslim edemediği, limit yetersizliğinden yedek parça çekmediğinden serviste tamir bekleyen araçların 1-2 ay civarında beklediği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Örneğin, davalının davacıya gönderdiği e-postalarda 03/03/2014 tarihinde 3.179-TL ve 06/03/2014 tarihinde 2.024-TL yedek parça için DBS limiti kaldığı ve acilen tamamlanması istenilmiştir. Bu bildirimlere karşı davacı hiç bir itirazda bulunmadığı gibi otomotiv satış-servis işkolunda bu miktarlarla hizmet verilmesinin de imkan dahilinde olmadığı aşikardır.En son olarak davalı, davacıya gönderdiği 21/03/2014 tarihli ihtar ile yeni araç satışı için 2.528.183-TL DBS limitinin 01/04/2014 tarihi itibariyle açılması aksi halde sözleşmelerin feshedileceği bildirilmiştir. Söz konusu tarihlerde davacı tarafından (daha iyi şartlarda teminat bulunabilmesi amacıyla) limitin kapandığı da kabul edilmektedir. Ardından 07/04/2014 tarihinde (limitin açıldığı yönündeki ...bank e-postası da aynı tarihlidir), yani 01/04/2014 tarihinden sonra limitin açıldığı e-postayla davalıya bildirilmiştir. Dolayısıyla davacının davalıya verdiği 01/04/2014 tarihi itibariyle DBS limitinin istenilen düzeye getirilerek  açılmadığı, tamamen kapalı olduğu anlaşılmaktadır. Buna rağmen davacı söz konusu tarihte 1.400.000-TL yeni araç ve 500.000-TL yedek parça için teminat bulunduğunu iddia etmekte ise de, yargılamada buna ilişkin hiç bir delil dosyaya sunulmamıştır.Her ne kadar bilirkişiler de 01/04/2014 tarihi itibariyle limitin tamamlandığını ifade etmişlerse de, 07/04/2014 tarihli ...bank e-postasına göre söz konusu çıkarımın nasıl yapıldığı anlaşılamamıştır. Zira söz konusu limitleri 01/04/2014 tarihi itibariyle, yeterli miktarda olduğunun ispat yükü davacıya ait olup, ... yazısına DBS limitinin  fesih ihbarından sonraki bir tarih olan 07/04/2014 tarihinde yeniden açıldığı bildirilmiştir.Bu noktada davacı, limit konusunda yaşanan sorunun sebebini, satış ve servis işlerinin iyi gitmediği, bunun sebebinin iş yeri çevresindeki metro ve yol çalışması ile bayiin devralındığı .... A.Ş.'den devir aşamasında bilgilere ulaşılamadığından yüksek devir bedeli ödenmesi ve ... ... A.Ş.'nin çalışmaya devam eden çalışanların sorunlu olması şeklinde açıklamaktadır. Öncelikle iş yeri çevresinde bulunan yol çalışmaları işletme devri sırasında bilinmeyecek veya öngörülmeyecek hususlar değildir. Tacir sıfatını haiz davacının, bayi devri  nedeniyle fazla bedel ödemesi, işçiler ile yaşanan sorunların davalıya olan yükümlülüklerini ve taahhütlerini etkileyebilecek veya davalıya karşı ileri sürülebilecek sebebler değildir.Davacı, ayrıca davalının kendisi zor durumda kalan başka bir bayiine yardım ettiğini, bulunduğu zor durumda kendisine yardım etmemesinin hakkaniyete ve rekabete aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Hatta bu konuda açılmış olan davaya ilişkin mahkeme kararını da sunmuştur. Elde ki davada fesih tarihi 2014 yılı olup, 2009  yılında davalı aleyhine açılan bir davada davalının tazminata mahkum edilmesi bu davada somut delil değildir. Davalı şirketin satış politikası kapsamında farklı bayileriyle farklı esaslar benimseyebileceği, her somut olaya göre değerlendirme yapılması gerektiği ve her bayiin öncelikle kendi yükümlülüklerini yerine getirmesinin esas olduğu dikkate alınmalıdır. Diğer bayilerin gerçek olmayan satışlarına göz yumulduğu iddiası soyut iddiadır. Dosyada elde edilen delillere göre feshin haklı olup olmadığı  mahkeme tarafından değerlendirilecek olup, bilirkişi heyetlerinin feshin haksız olduğu yolunda kanaat belirttiği yolundaki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Yine davacı, davalının diğer bayilerine gönderdiği 01/04/2014 tarihli e-postayla Nisan 2014 satış hedefinin, kendisine gönderilen 21/03/2014 tarihli ihtardaki 2.273 aracın 1.700'e düşürüldüğünü, bu rakam baz alındığında kendisinden talep edilmesi gereken DBS limitinin 1.488.039-TL olması gerektiğini ve zaten o limitin de mevcut olduğunu iddia etmektedir. Fakat ilgili belgelerden, söz konusu hedefin 21/03/2014 tarihi itibariyle belirlendiği, davacının bayilik sözleşmesinin yürürlüğünden sonra satış hedeflerinin düşürülmesi, davalının fesihde kötüniyetli olduğu  veya davacıyı zararlandırmak amacıyla yüksek hedef belirlediğini kabule yeterli değildir. Davacının iddiaları, başka bayilerin feyk satış yaptığı fazla gelir elde ettiği, bir kısım bayilere bayi desteği sağlandığı, iş yerinin etrafındaki yol yapım çalışmaları nedeniyle karşılaşılan işyerine ulaşım güçlükleri,devir alınan işçiler nedeniyle yaşanan sorunlar gibi ve benzeri iddialardır. Somut olarak belirlenen bir husus vardır ki, davacı protokol tarihinden önce ve sonra  yapılan bildirimlerden anlaşıldığına göre davacının DBS limitinde çok cüzi miktarlar kaldığıdır. Bunun, bayii nezdinde çeşitli sebebleri olabilir.Davacıya ulaşan şikayet e-postalarında parası peşin ödenen arabaların teslim edilmediği ,yetkili servise bırakılan araçların tamirinin zamanında yapılmadığı bildirilmiştir. Öyle ki, 7.000-TL civarında bir tedarikçiye borcun ödenmemesi üzerine tedarikçinin davalı ...'a başvurduğu, davalının da borcun ödenmesini davacıdan istediği  anlaşılmaktadır. Esasen bildirilen DBS limitlerine göre bu hizmetlerin zamanında yerine getirilmesi de mümkün değildir. Dosyada toplanan tüm delillerden davacının ekonomik zorluğa düştüğü, bu zorluk nedeniyle bayilik ve  servis hizmeti veremediği, mevcut koşullarda veremeyeceğinin de kabulü gerekir. Davalı, bir kredi kurumu değildir. Davacının davalıya kusur atfetme sebebleri, zorda kalan bayilere davalının yardım etmesi gerektiği halde etmediğidir. Ticari hayatın gerekleri göz önüne alındığında davacının ileri sürdüğü sebebler kabul edilebilir değildir.Öte yandan davacı, davalının önceden gönderdiği ihtarlara ve protokole rağmen sözleşmeye devam etmesinin belirttiği sebepler için fesih hakkından vazgeçtiğini ileri sürmüş ise de, süreklilik arz eden bayilik ilişkisinde, ilk ihlalde fesih yoluna başvurulmaması davalı aleyhine yorumlanamaz. İyiniyet kuralları, ticari hayatta da geçerli olup, ihtarlar yapılarak eksiklikler hususunda dikkat çekilmekle birlikte sözleşme sürdürülmüştür. Davalının, ihtara rağmen sözleşmenin uygulanmasına devam etmesi fesih hakkından vazgeçtiği olarak yorumlanamaz. İmzalanan protokol ile eksiklikleri tamamlayarak davalıya ticari faaliyetlerini devam ettirebilmesi için bir kez daha süre verildiği, ancak umulanın sağlanamadığı kabul edilmelidir.Davacı istinaf sebebi olarak, davalının 20/03/2014 tarihinde davacı işyerinde tespit ettiği eleman eksikliğinin giderilmesi  hususunda,15/04/2014 tarihine kadar süre verildiğini, davacının haksız olarak 21/04/2013 tarihli ihtarda bu sürenin 01/04/2014 tarihine çekildiğini ve zaten eksikliğin 31/03/2014 tarihinde tamamlandığını ileri sürmüş ise de davacının DBS limitlerini yeterli seviyede tutmadığı ve verilen sürede tamamlamadığı, sağlıklı bir şekilde yetkili bayilik ve yetkili servis sözleşmesini ifa edemeyeceğinin anlaşılması nedeniyle sözleşmenin fesih edildiği, belirlenen olguların feshin haklı olduğunu gösterdiği anlaşılmakla, mevcut durum karşısında eleman eksikliğinin tamamlanmasının sonuca veya haklı fesih sebeblerine bir etkisi olmayacağı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle,davalının 01/04/2014 tarihi itibariyle yaptığı fesih bildiriminin haklı nedene dayandığı, haklı nedene dayalı fesih nedeniyle davalıdan zarar tazmi isteyemeyeecği sonucuna varıldığından belirtilen gerekçe ile  davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamış,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı  vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile kalan 368,3‬0-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.17/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7419d68da97524fa","SID":"81a9bf7d6066b9e1"}}