{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ <br>26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1883 - 2024/1141<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>26. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t: 2022/1883 <br>KARAR NO\t: 2024/1141<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 21/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/493 Esas 2022/337 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 01/11/2024<br><br>\tİlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili; 11.01.2021 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı EGO Genel Müdürlüğü otobüsü ile dava dışı sürücü ... idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığını, kaza tespit tutanağında her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun belirtildiğini, kaza sonrası Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığını, kaza nedeniyle meydana gelen sakatlanma neticesinde oluşan maddi zarar nedeniyle ... Sigorta Şirketi'ne 19.02.2021 tarihinde, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'ne 18.02.2021 tarihinde yazılı başvuruda bulunulduğunu ancak ödeme yapılmadığı, arabuluculuk aşamasından sonuç alınamadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Şirketi'nden başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 5.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 6.000,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta Anonim Şirketinden başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında davalı ... Sigorta AŞ yönünden geçici iş göremezlik tazminatı talebini 1.695,54 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 73.168,74 TL olarak artırmış, davalı ... Sigorta Şirketi hakkındaki davadan  feragat etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili, davacı tarafından davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, gerekli belgelerin ibraz edilmediğini, eksik olan belgelerin talep edildiğini, ancak tamamlanmadığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını ve davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğunu, kaza ile zarar arasındaki illiyet bağının kanıtlanması gerektiğini, Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasın, davacının müterafik kusuru  ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davacının faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tDavalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta şirketine usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının ve kusur oranlarının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, tazminat hesabının Genel Şartlar uyarınca yapılmasını, gelirin asgari ücret üzerinden alınması gerektiğini, hatır taşıması ve müterafik kusurun tenzili gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07.04.2022 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün % 80 oranında, ... araç sürücüsünün %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.12.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 15 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği, yolcu olan davacının emniyet kemeri takmadığına ilişkin herhangi bir belge ve tespit bulunmadığından müterafik kusur indirimi yapılmadığı, hatır taşıması olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi ve tespitin bulunmadığından 6098 sayılı TBK'nin 51. maddesi uyarınca indirim yapılmadığı, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden davadan  feragat edildiği, 28.04.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davacı yönünden 1.695,54 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 73.168,74 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 74.864,28 TL tazminatın 03.03.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, hükme karşı davalı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf dilekçesinde, davacının sigorta şirketine başvuru şartını yerine getirmediğine ilişkin itirazlarının nazara alınmadığını, yapılan başvurusunun usulüne uygun olmadığını, mahkemece hükme esas alınan kusur raporuna karşı yapmış olduğu itirazlarının dikkate alınmadığını, sigortalı araç sürücüsünün makul bir süratle yol aldığını, otobüs sürücüsünün kontrolsüz şekilde sigortalının bulunmuş olduğu şeride geçmesi ile kazanın meydana geldiğini, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacının emniyet kemeri tertibatı kullanmadığını, müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, mahkemece maluliyete ilişkin olarak hükme esas alınan raporun mevzuata aykırı olduğunu, gerekli inceleme yapılmadan rapor düzenlendiğini, maluliyetin  tespiti için 12-18 aylık bir zaman dilimine ihtiyaç olduğunu, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, aktüer bilirkişi raporuna itirazların değerlendirilmediğini, progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış olmasının doğru olmadığını, hesabın 1,8 teknik faiz ve aktüeryal yöntem ile yapılması gerektiğini, raporda davacının pasif döneminin hatalı hesaplandığını, ayrıca sürekli iş göremezlik tazminatı başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, tazminatın olması gerekenden yüksek hesaplandığını, sürekli iş göremezlik tazminatından davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, usulüne uygun bir başvuru bulunmadığından geçersiz bir başvuru neticesinde temerrüt gerçekleşmeyeceğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. \t\t<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\t6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;<br>\tDavacı vekili, 11.01.2021 tarihinde dava dışı sürücü idaresinde olup davalı ... Sigorta Şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı EGO Genel Müdürlüğü otobüsü ile dava dışı sürücü ... idaresinde olup davalı ... Sigorta AŞ’ye zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu  olan davacının yaralandığını belirterek geçici iş göremezlik tazminatı ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, mahkemece Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 07.04.2022 tarihli raporunda ... plakalı araç sürücüsünün % 80 oranında, ... araç sürücüsünün % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.12.2021 tarihli raporda davacının engel oranının % 15 olduğu, iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden davadan feragat edildiği, 28.04.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamalar esas alınarak davalı ... Sigorta AŞ yönünden davanın kabulüne, davalı ... Sigorta Şirketi yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı ... Sigorta AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\t1-Davalı vekili, davacının dava açılmadan önce usulüne uygun olarak başvuru yapılmadığını ileri sürmüş ise de; 2918 sayılı KTK'nun 97.maddesi 26.04.2016 tarih 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve yayımı tarihinde yürürlüğe giren 14.04.2016 tarih 6704 sayılı kanunun 5.maddesi ile değiştirilmiş \"Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir\" hükmü getirilmiştir.<br>\t\tDava konusu olayda kaza 11.01.2021 tarihinde meydana gelmiş, dava 23.08.2021 tarihinde açılmıştır. Davacı dava açmadan önce 18.02.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapmıştır. Dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuruyu düzenleyen 2918 sayılı KTK'nun 97. maddesinde “sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması” gerektiği belirtilmiş bu yazılı başvuruya eklenmesi zorunlu olan ve dava şartı olan başvurunun yapılmamış sayılmasına neden olacak belgeler belirtilmemiştir. Dosya kapsamına göre davacı tarafından dava açılmadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı anlaşıldığından KTK’nun 97. maddesinde belirtilmeyen belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle dava şartının yerine getirilmediğine ilişkin itirazı yerinde görülmemiştir.<br>\t2-Dosya içeriğinden 11.01.2021 tarihinde kaza tespit tutanağına göre dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı otobüs ile bölünmüş yolda sola dönüş yaptığı esnada dava dışı sürücü idaresindeki ... plakalı aracın kızaklayarak otobüsün sol arka kısmına çarpması sonucunda kaza meydana geldiği, otobüs sürücüsünün geçiş hakkı kuralını ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsünün ise hız kuralını ihlal ettiğinin belirtildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 07.04.2022 tarihli raporda ... plakalı otobüs sürücüsünün hareket noktasından çıkış yapıp sola manevra yapmadan evvel yola gereken dikkatini vermesi, yoldaki trafik durumunu, araçların hız ve uzaklıklarını dikkate alması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle % 80 oranında, ... plakalı araç sürücüsünün ise gece vakti meskun mahal için aydınlatması bulunan bölünmüş yolda idaresindeki otomobil ile seyrederken geldiği olay mahallinde yola gereken dikkatini vermesi, aracının hızını yol, görüş ve mahal koşullarına göre ayarlaması gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, raporun kaza tespit tutanağı, toplanan deliller ve kazanın meydana geliş şekline uygun olarak düzenlendiği ve hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır. <br>\t3-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>\tMaluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.<br>\tSomut olayda davacının maluliyetinin tespiti bakımından alınan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 01.12.2021 tarihli raporlarda, davacının engel oranının % 15 olduğu ve iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği, raporun davacı muayene edilmek ve hakkında düzenlenmiş olan tedavi belgeleri değerlendirilmek suretiyle kaza tarihi itibariyle Yargıtay uygulamalarına göre geçerli kabul edilen yönetmelik hükümlerine göre düzenlendiği anlaşıldığından davalı ... Sigorta AŞ vekilinin maluliyet durumuna ilişkin istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\t4-2918 sayılı Karayolları Trafik kanunun 90. Maddesinde “Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenmeyen hususlar hakkında 11.01.2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihinde 2019/40 E-2020/40 K. sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanunu’nun 90. maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki “…ve genel şartlarda…” ibaresi Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. <br>Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile iptaline karar verilmekle; zarar hesaplanmasında ZMMS Genel Şartları ekindeki cetveller ile getirilen %1,8 teknik faizin uygulanması mümkün değildir. Bu itibarla, mahkemece, sürekli işgöremezlik tazminatının hesaplanması yönünden hükme esas alınan 28.04.2022 tarihli aktüer bilirkişi raporunda Yargıtay tarafından kabul edilen TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmasında isabetsizlik görülmemiştir.\t<br>5-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun \"tazminatın belirlenmesi\" başlıklı 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve özellikle kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş; \"tazminatın indirilmesi\" başlıklı 52. maddesinde ise; zarar gören taraf, zararı doğuran fiile razı olduğu veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olduğu yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminatı indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmıştır. <br>\tBuna göre, zarar görenin zarar katılması veya zararın artmasına sebep olduğu hallerde zarar görenin, zararı önleyici ya da azaltıcı tedbirleri almamasında müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gerekir. Müterafik kusur; aynı şartlar altındaki makul, dürüst ve ortalama bir kişinin, kendi menfaati icabı, zarara uğramamak için kaçınacağı veya kaçınması gereken bir davranış tarzını ifade etmektedir. (EREN, Fikret. Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2015. S. 582) Zararın doğumu ya da artmasına yol açan fiil, zarar görenin davranışlarından ileri gelmişse müterafik (ortak) kusurdan söz edilir. (KILIÇOĞLU, Ahmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler. Y. 2012, s.418) Yukarıda da açıklamalar dikkate alındığından davacının müterafik kusuru nedeniyle tazminattan indirim yapılabilmesi için zararın bu nedenle artması zarar ile mağdurun eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunması gerekir.<br>\tDavalı sigorta şirketi  davacının emniyet kemeri takılı olmadığı için müterafik kusurlu olduğunu, belirlenecek tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de kaza tespit tutanağı ve toplanan delillere göre, davacının kaza esnasında emniyet  kemerinin takılı olmadığı yönünde bir delil bulunmadığı gibi emniyet kemerinin takılı olmaması halinde dahi, bu güvenlik tedbirinin alınmaması ile maluliyeti arasındaki illiyet bağı ispat edilemediğinden davalı ... Sigorta AŞ vekilinin bu hususa yönelik ve sair istinaf gerekçeleri yerinde görülmemiştir. <br>\t6-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğine yönelik istinaf başvurusuna gelince, 6098 sayılı Borçlar Yasasının, \"Tazminatın belirlenmesi\" üst başlıklı 51/1 maddesi Hâkimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği hükme bağlanmıştır.Tazminattan indirim sebeplerini düzenleyen, Türk Borçlar Yasasının 52.maddesinde öngörülen sebepler, daha çok zarar görenle ilgilidir. \"Hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayacağı\" yönündeki genel hukuk ilkesinin etkisiyle, maddede sayılan belirli hal ve durumlarda tazminattan indirim yapılması mümkün bulunmaktadır. Hatır taşıması bir kimseyi ücretsiz olarak ve bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Yani hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Taşıma, işletenin veya sürücünün değil taşınanın yararına olmalıdır. <br>Hatır için taşıma ve aracın hatır için verilmesinde işletenin sorumluluğunun genel hükümlere tabi tutulmuş olması nedeniyle her olayda hâkim işinin özelliğini göz önünde tutarak işleteni tamamen sorumluluktan kurtarabileceği gibi, tazminattan indirim de yapabilir. Hatır taşıması hakim tarafından re’sen gözetilemez. Bu nedenle hatır taşımacılığını işletenin, sürücünün ve işletenin sorumluluğunu üstlenen sigorta şirketinin ileri sürmesi gerekir. Hatır taşıması olduğunu ispat yükü iddia edene ait olup, bu taşımanın bir hatır için yapıldığını veya aracın hatır amaçlı olarak verildiğini ispat etmekle yükümlüdür.<br>Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, 11.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanan davacının davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı 06 BVK 44 plakalı araçta yolcu konumunda olduğu, ceza soruşturmasında ifadelerden davacının arkadaşı olduğunu ifade ettiği sürücünün aracında yolculuk ettiği, Yargıtay uygulamalarına göre olayda hatır taşıması mevcut olduğu nazara alınarak davalı ... Sigorta AŞ yönünden hüküm altına alınan tazminattan % 20 oranında indirim yapılması gerekirken yazılı gerekçelerle indirim yapılmamış olması doğru görülmemiştir. <br> Bu durumda aktüer bilirkişi tarafından düzenlenen 28.04.2022 tarihli raporda kusur durumu da nazara alınmak suretiyle davalı ... Sigorta AŞ yönünden belirlenen 73.168,74 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 1.695,54 TL geçici iş göremezlik tazminatından hatır taşıması nedeniyle % 20 oranında indirim yapılarak 58.534,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının, 1.356,43 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olarak belirlenen 03.03.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta AŞ'den tahsil edilerek davacıya ödenmesine, ayrıca TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle, davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdir edilemeyeceği göz önüne alınarak  yeniden hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\t6100 sayılı HMK'nin 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedeniyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı ... Sigorta AŞ vekilinin hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun açıklanan nedenle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b-2 maddesi uyarınca kaldırılması ve istinaf  konusu yapılmayan hususlar ile kesinleşen yönler korunarak  yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\tI- Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA, <br>HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN KARAR VERİLMESİNE, <br>Buna göre;\t<br>\t1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 1.356,43 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 58.534,99 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 59.891,42 TL tazminatın 03/03/2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Sigorta A.Ş.'den tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>Davalı ... Sigorta Şirketi yönünden açılan davanın feragat nedeniyle reddine,<br>2- Harçlar Kanunun gereğince alınması gereken 4.091,18TL harçtan 59,30 TL peşin harç ile 300,00-TL ıslah harcının mahsubu ile kalan 3.731,88 TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>3-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davacı tarafından yapılan 253,20 TL posta ve tebligat gideri, 750,00-TL bilirkişi ücreti, 736,80-TL Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı, Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı rapor fatura ücreti dava açılırken ödenen 118,60 TL yargılama harcı, 8,50-TL vekalet tasdik harcı olmak üzere toplam 1.867,10 TL yargılama giderinden davanın kabul ve reddedilen kısımları nazara alınarak 1.492,68 TL'lik kısmı ile davacı tarafından yatırılan peşin harç toplamı olan 359,30 TL'nin davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak davacıya ödenmesine, bakiye masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,  <br>5-Davacı yarılamada vekil ile temsil edildiğinden  hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 13. maddesi gereğince takdir ve tespit edilen 10.532,36 TL vekalet ücretinin davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile davacıya ödenmesine,  <br>6-Davalı ... Sigorta Şirketi vekili uyap üzerinden göndermiş olduğu dilekçe ile vekalet ücreti  talebi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, davalı ... Sigorta Şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>II - İSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN:<br>\t1-Davalı  ... Sigorta AŞ tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t2-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı ... Sigorta AŞ tarafından yapılan 57,60 TL yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsil edilerek davalıya verilmesine, <br>\t3-Taraflarca yatırılan delil ve gider avansından kullanılmayan kısmın HMK.nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t4-Karar tebliği, harç mahsup, iade ve tahsil işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 03.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1b97c9a40936fd5f","SID":"c80219f214319546"}}