{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2022/968 Esas  - 2024/1012 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/968 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1012<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/627 Esas 2022/206 Karar<br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI \t<br>DAVA\t: Sigorta tazminatı (KASKO)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/12/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 07/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki kasko sigortasına ilişkin tazminat davasının yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait ... plaka sayılı aracın davalı tarafından kasko poliçesinin düzenlendiğini, 05/06/2020 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda aracın hasara uğradığını, kaza tespit tutanağında yer alan tespitlere göre meydana gelen kazada araç sürücülerinin yarı yarıya kusurlu olduklarını, araçta meydana gelen hasarın sigorta kapsamında olmasına rağmen ödenmediğini belirterek 4.550,00 TL araç hasar bedeli tazminatı ile ekspertiz ücretinin davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t\t\t\t\t  CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya ait aracın davalı şirket tarafından kasko sigorta poliçesinin düzenlendiği, yapılan başvuru üzerine eksik belgelerin tamamlanmasının istenildiğini, davacı tarafından eksik belgelerin tamamlanmadığını, yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Mahkemeleri olduğunu, talep edilen zararın teminat kapsamında yer almadığını, davacı tarafın hasara ilişkin beyanlarını kabul edilebilir nitelikte olmadığını, ekspertiz ücretinden sorumluluklarının bulunmadığını, kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiğini, dava öncesinde temerrüt koşullarının oluşmadığını belirterek öncelikle yetki nedeniyle davanın reddine, aksi takdirde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; 05/03/2020 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazası sonucunda davacıya ait aracın hasar gördüğü, alınan bilirkişi raporu ile kazanın münhasıran davacıya ait araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle meydana gelmediğinin, meydana gelen kazada davacıya ait araç sürücüsünün %50, dava dışı ... plaka sayılı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduklarının ve davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının 21.417,00 TL olduğunun tespit edildiği, alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında hasarın teminat kapsamında kaldığı ve davacıya ait araçta meydana gelen hasardan Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları uyarınca davalının sorumlu olduğu, ekspertiz ücretinin yargılama giderleri arasında değerlendirilmesinin gerektiği, davalı sigorta şirketinin tacir olduğu, TTK'nin 19/2. maddesi uyarınca bir taraf için ticari olan işin diğer taraf için de ticari olduğu ve davacının bu nedenle avans faizi talebinde bulunabileceği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, gerekçesiz karar verildiğini, davacı tarafın müvekkili şirkete eksik belgelerle başvuru yaptığını, davacı ... ile müvekkili şirket arasında 21809873 numaralı ... kasko sigorta poliçesinin akdedildiğini, 05/03/2020 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin müvekkili şirkete başvuru yapıldığını, 05/04/2022 tarihli gerekçeli kararda, dava öncesi yapılan başvuruya rağmen herhangi bir ödemenin yapılmadığının anlaşıldığını, denetime elverişli olmayan, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu doğrultusunda hüküm kurulduğunu, kusur incelemesi yapılmadığını, tutulan alkollü tespit tutanağında davacı araç sürücüsünün 0,56 promil alkollü olduğunu, sürücünün yasal sınır olan 0,50 promilin üzerinde alkollü olduğundan Kasko Genel Şartları uyarınca teminat dışında kalan zarara sebebiyet verdiğini, Kasko Genel Şartların yasal sınır üzerinde alkollü araç sürücüsünün araç kullanımı esnasında meydana gelen zararın teminat dışı bırakmakta olup kazanın alkolün etkisiyle meydana gelmiş olmasını aramadığını, müvekkili şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.  <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; trafik kazası nedeniyle araçta meydana gelen hasar bedelinin ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebine yöneliktir.<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;<br>\tDosya kapsamında yer alan ... Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 05/02/2020 - 05/02/2021 tarihleri arasında davalı tarafından ... Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, dava öncesinde yapılan başvuruya rağmen sigorta şirketince davacıya herhangi bir ödemenin yapılmadığı anlaşılmıştır.<br>\tDosya kapsamında yer alan 05/03/2020 tarihli kaza tespit tutanağı incelendiğinde; 05/03/2020 günü saat 22.23 sıralarında, Ankara ili, Yenimahalle ilçesinde, sürücü ...’un yönetimindeki ... plakalı otomobil cinsi araç ile 151.caddeyi takiben Ak Şemsettin caddesi seyrederken Halil Sezai Erkut kavşak ortak alanına giriş yaptığında, Halil Sezai Erkut caddesini takiben gelen davacı ...’ya ait ve dava dışı sürücü ... ’in yönetimindeki ... plakalı otomobil cinsi araçla çarpışması sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği ve  kazaya karışan her iki araç sürücüsünün de yeşil ışıkta geçtiklerini iddia ettikleri, bu nedenle tarafların kusur durumlarıyla ilgili yorum yapılamadığı, davacı araç sürücüsü dava dışı ...'in 0,56 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir.<br>\tBilirkişi heyeti tarafından alınan raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ...’in olayda %50(yüzde elli) oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ...’un %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğunu, meydana gelen trafik kazasında her iki araç sürücüsü de eşit derecede %50’şer oranlarında kusurlu bulunduğundan, sürücü ...’in aldığı alkolün olayın meydana gelmesinde münhasıran etkisinin olmadığını, hasar ile ilgili taraflarınca yapılan değerlendirmede, sigorta eksperi tarafından tespit edilen hasarlı parçaların olayın oluşuna uygun olduğunu, tespit edilen parçaların çıkma parça olarak (2.el) tedarikinin yapıldığını ve fiyatlamanın da bu duruma göre belirlendiğini, sigorta eksperi tarafından tespit edilen işçilik bedellerinin hasarlanan parçalar dikkate alındığında işçilik bedellerinin yüksek tutulduğu tespit edilerek, dava konusu ... plakalı araçta 21.417,00 TL gerçek hasar bedeli olduğu tespit edilmiştir. <br>\t6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu, <br>\tKara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5.5.maddesinde \"Teminat dışı kalan zararlar\" kenar başlığı altında; taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların, kasko poliçe teminatı dışında olduğunun belirtiltiği, <br>\tHasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü TTK'nın 1281.maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.<br>\tYargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713; YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).<br>\tSomut olay, tüm dosya kapsamı ve istinaf nedenleri birlikte değerlendirildiğinde; davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi bulunan ... plaka sayılı araç ile ... plaka sayılı aracın ışıklı kavşak alanı içerisinde çarpıştıkları, her iki araç sürücüsünden hangisinin yeşil ışıkta geçtiğinin belirlenemediği,  yargılama aşamasında tarafların bu konuda delil ibraz etmedikleri, bu bağlamda her iki araç sürücüsünün de meydana gelen olayda eşit derecede kusurlu sayılması gerektiği, bu nedenle kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmediği, kaza sonucu davacı aracın da 21.417,00 TL hasar meydana geldiğinin denetime elverişli bilirkişi raporuyla belirlendiği, dava konusu kaza ile bilirkişi tarafından tespit edilen hasar miktarının kaza ile uyumlu olduğu, yine sürücünün alkollü olmasının tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmediği, kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmediğinin denetime elverişli olarak belirlendiği gibi davalı sigortacının da hasarın teminat dışı kaldığını TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince ispat edemediği, bu yönüyle ilk derece mahkemesince iş bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya uygun bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerektiği anlaşılmıştır. <br>\tYine davalı sigorta vekilince her ne kadar kararın gerekçesinin kanuna uygun olarak yazılmadığı iddia edilmiş ise de, ilk derece mahkemesince 6100 sayılı HMK'nun 297 madde hükmüne uygun gerekçenin yazıldığı, bu nedenle davalı sigorta şirketinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da dinlenemeyeceği anlaşılmıştır.<br>\tAyrıca davacı sigorta şirketince her ne kadar davacı tarafın sigorta şirketine eksik belgelerle başvurulduğu beyan edilmiş ise de, sigorta şirketince 01/02/2021 tarihli yazı ile davacıdan hasarı gösterir fotoğrafların istenildiği, oysaki eldeki davanın 21/12/2020 tarihinde açıldığı, yine tarafların 07/12/2020 tarihli arabulucuk görüşmelerinde de anlaşamadıkları, dolayısıyla artık davacının eksik belge olduğundan bahisle hasarı ödemekten kaçınmasına yönelik savunmasının bu bağlamda hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğu anlaşılmakla ve  davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazlarının da reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalıdan alınması gerekli olan 1.463,00 TL harçtan peşin alınan 366,00  TL harcın mahsubu ile bakiye 1.097,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi.03/10/2024 <br><br><br>Başkan-             Üye -                       Üye -                 Zabıt Katibi - <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"80eaf3ed018da520","SID":"5cab4734e0dfab51"}}