{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/1851 <br>KARAR NO: 2024/2093<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 26/06/2024<br>ESAS NO: 2023/452 <br>KARAR NO: 2024/643<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İSTİNAF KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 25/10/2024<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/06/2024 tarih ve 2023/452 E - 2024/643  K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kooperatifin Kayseri ilinde faaliyet gösteren konut yapı kooperatifi olup bugüne kadar 192 üyeye 196 arsa sahibine konut teslimi yapılmış olduğunu, davalının ise davacı kooperatif üyesi olup davacı kooperatiften ferdileşme suretiyle taşınmaz temin etmiş olduğunu, davacı kooperatif halen tasfiye sürecine girememiş olup 10 yıldan fazla süredir kooperatife üye olan kişilere ve 15 yıl önce arsasını kat karşılığı devreden arsa sahiplerine konutunu teslim edememiş olduğunu, mağduriyetlerin çığ gibi büyüdüğü, üyelerin ve arsa sahiplerinin haklarının temin edilmesi hususunda umudunu yitirdikleri dönemde iflasa sürüklenmekte olan davacı kooperatif, mağdur üyelerin bir araya gelişi ve gayretli çabalarıyla tekrar ayağa kalkmış ve üyelere ve arsa sahiplerine taahhüt edilen konutların yapımı ve teslimi ile seneler öncesine ait borçların ödenmesi için son süratle çalışmakta olduğunu, bu doğrultuda kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerden kesin maliyet bedeli alınmadığı anlaşılmış ve üyelerden ödenmeyen kesin maliyet bedelleri talep ve dava edilmiş olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret Mahkemelerinde 160'dan fazla dava açılmış ve bu davaların konusu, kooperatiften taşınmaz temin eden üyelerin kesin maliyet borcuna ilişkin olduğunu, Kayseri Asliye Ticaret mahkemelerinde görülmüş bu 160'dan fazla davada davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu kararlar istinaf mahkemesi tarafından da onanmış olduğunu, İstinaf kararları davalılar tarafından temyiz edilmiş ve temyiz incelemesi nihayetinde lehimize verilen yerel mahkeme kararlarının bozulmasına karar verilmiş olduğunu, Yargıtayın söz konusu kararı sonrasında bir çok yerel mahkeme, bu kararı emsal kabul ederek davanın reddi yönünde karar verirken istinaf mahkemeleri de yerel mahkemenin davanın kabulü yönündeki kararının kaldırılması yönünde karar vermekte olduğunu, Yargıtay’ın söz konusu kararını kabul etmiş anlamına gelmemek kaydıyla, belirtmek gerekir ki bahsi geçen kesin maliyet dosyalarının tamamında davalılar kooperatif üyesi olmadıklarını, kooperatif ile ilişiklerinin tamamen kesildiğini, ibra edildiklerini iddia etmiş olduklarını, bir nevi davaya konu uyuşmazlığın esas konusu davalıların üye olup olmaması hususu olduğunu hatırlatmak istediklerini, Yargıtay, ilgili kararında söz konusu uyuşmazlığa noktayı koymuş ve davalıların üye olduğu hususunda karar vermiş olduğunu, Yargıtay’ın ilgili ilamında bu husus \" Konut sahibi olmak isteyen kooperatif ortakları son bağımsız bölüm bitip teslim edilene kadar kooperatif ortağı olmaya devam etmelidir.\" şeklinde ifade edilmiş olduğunu, bununla birlikte Yargıtay ilgili ilamında \"İnşaatlar devam ederken başkaca aidat alınmayacağına ilişkin taahhütlerin kooperatif açısından geçerli kabul edilemeyeceği, maliyetin artması halinde bu bedelin kooperatif ortaklarından talep edilebileceği yerleşmiş Yargıtay içtihatları ile kabul edilmiştir.\" şeklindeki ifadeyle kooperatifin üyelerden aidat talep edebileceği, aksi yöndeki taahhütlerin geçersiz olduğu belirtilmiş olduğunu, söz konusu Yargıtay kararının ardından verilen istinaf mahkemesi kararlarından da anlaşılacağı üzere davalı, istifa edip etmediğine bakılmaksızın aidat borcunu ödemek zorunda olduğunu, (Ek-3: Kayseri BAM 6. HD. 2022/760E. 2022/770K sayılı ilamı) bununla birlikte davacı kooperatif açısından, davalının 2003 yılından bu yana her yıl alınan genel kurul kararları ile davalıdan zaten muaccel aidat alacağı bulunmakta olduğunu, Kooperatif söz konusu aidat alacağını tüm üyelere karşı talep etmiş olmakla birlikte kooperatiften taşınmaz temin edip her türlü istifa, ilişik kesme belgesi olsa söz konusu aidatı ödemesi gerekmekte olduğunu, ekte bulunan aidat çizelgesine göre (Ek-4: Aidat borç çizelgesi) davalı, kooperatiften 150 m2 ev temin etmiş olduğundan 150m2 evler için genel kurulda düzenlenen aidat borcundan sorumlu tutulacak olduğunu, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihinde temerrüde düşen son aidat borcu olan 2023 yılı Nisan ayına kadar ödemesi lazım gelen aidat borcu, değeri tam olarak hesaplanıncaya kadar şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, bunun yanında davacı kooperatif tarafından yapılan genel kurullarda tüm üyelerin tek seferlik ödeme yapmasına karar verilmiş olduğunu, bu ödeme, aidat borcu gibi her ay ödenmesi lazım gelen ödemeler olmayıp tek sefere mahsus şekilde talep edilmiş olduğunu, ara ödeme, Yargıtay içtihatları tarafından ek ödeme yahut ortakların şahsi sorumlulukların ağırlaştırılması olarak bilinen tek seferlik bir alacak kalemidir ve yalnızca genel kurul kararı ile alınacağını, davalının 2003 yılı Ocak Ayından dava tarihine kadarki ara ödeme alacağına karşılık şimdilik 100-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmekte olduklarını, yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, mevzuat hükümlerine göre ve kooperatif hukukunun temel ilkelerinden eşitlik ilkesi gereği her üyenin kooperatife ne zaman üye olduğu farketmeksizin tüm üyelerin eşit miktarda aidat ödeyeceği söz konusu olduğundan davalının üyelik tarihinde önceki dönemlere ait aidatların da ödenmesinin lazım geldiği sabit olacağını, bununla birlikte kooperatif ile üye aralarındaki uyuşmazlıklarda zamanaşımı olmadığı, keza tarafların edimini yerine getirmesinde zamanaşımı olmadığı, uygulanacak bir zamanaşımında eşitlik ilkesine aykırılık oluşacağı yerleşik içtihatlarla sabit olduğunu, keza Yargıtay 23. HD. 2018/1339E. 2020/4423K. Sayılı 21.12.2020 tarihli kararının dikkate alınması gerektiğini, yine taraflarının talebi üzerine Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yapılan somut norm denetimi başvurusu neticesinde Anayasa Mahkemesinin 2022/126E. 2023/29K. Sayılı 16.02.2023 tarihli kararının 11 nolu paragrafında \"üyenin yükümlülüğünün kooperatif tasfiye oluncaya kadar aidat ödemek.\" olduğu hususunu hükme bağlamıştır. Bu şekilde haklı davamızın anayasa mahkemesi kararıyla dahi ispatlanmış olduğunu, arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşma sağlanamadığını, taraflarınca açılan dava her ne kadar taşınmazın aynına ilişkin olmasa da nihayetinde davacı konut yapı kooperatifi olduğundan, davalının kooperatiften ferdileşme yoluyla konut edindiğinden ve işbu dava konusunu davalı üyenin aidat borcu teşkil ettiğinden davalının kooperatiften temin ettiği taşınmazın tapu kaydına \"davalıdır.\" şeklinde şerh düşülmesini talep etmekte olduklarını, bununla birlikte davalı ile aynı nitelikteki bir çok kooperatif borçlusu, taşınmazları başkaca kişilere satıp devretme yoluna gitmekte olduğunu, bu şekilde davalının da mal kaçırma ihtimali bulunmakta olduğunu, davalıların böyle bir tavır sergilemesi halinde taraflarınca açılacak tasarrufun iptali davalarında tapuları devralan üçüncü kişilerin mağduriyetinin oluşmaması açısından davalının kooperatiften temin ettiği taşınmaz olan ...ili ...ilçesi ... mahallesi ... Ada ... Parsel ...Blok Bağımsız Bölüm No:...de kayıtlı bulunan mesken vasfındaki taşınmazın tapu kaydının beyanlar hanesine \"Davalıdır Şerhi\" konulmasını talep etme zarureti hasıl olmuş olduğunu, bu sayede davacı kooperatif, üzerine tedbir konulamayan dava konusu taşınmazın devredilmesi ve davalının mal kaçırması ihtimalinde hak kayıpları yaşamayacak, bir nebze olsun dava konusu hak güvence altına alınacak olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL aidat alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100-TL ara ödeme (ek ödeme) alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yıllık %18 / aylık %1,5 faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacı kooperatife ödenmesine karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür.<br> Davalının cevap dilekçesi sunmadığı ve böylece HMK madde 128 gereği bütün vakaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; \"...Her ne kadar davalı vekilince Kayseri 1. Ticaret Mahkemesi'nin 2021/917 esas sayılı dosyasında genel kurul kararını iptali davası açıldığı, bu dosyanın sonucunun beklenilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de anılan dosyada davalının taraf olmadığı gözetilerek davalının bekletici mesele talebi yerinde görülmemiştir. Yapılan incelemede davalının davacı kooperatifin üyesi olduğu, davalının sabit ücretli üye olduğuna dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalının istifa etmiş olsa bile kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kooperatife iade etmediği, bu durumda sorumluluğunun devam ettiği, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/917 E sayılı davasına konu 28/11/2022 tarihli olan dışında genel kurul kararlarının iptal edilmediği ve iptale konu davada da davalının taraflar arasında yer almadığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilinin Mahkememizin 26/06/2024 tarihli celsesinde, her ne kadar dava dilekçesi ile %18 faiz talep etmiş iseler de bu talepten vazgeçip yasal faiz taleplerinin olduğunu belirttiği görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davalı tarafça davanın reddine karar verilmesi talep edilmiş ise de, delillerin toplanmasından sonra davacının dava konusu aidat ve ara ödeme alacağı olup olmadığının tespiti için Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesi'nin 2023/1501 esas 2023/1472 karar sayılı ilamı gibi güncel ilamlar dikkate alınarak rapor düzenlemesi için bilirkişi heyetinden 11/03/2024 tarihli rapor ve rapora itiraz edilmesi üzerine 04/06/2024 tarihli ek rapor alınmış ve raporlarda, davacının davalıdan 91.103,00 TL aidat alacağı ile 121.000,00 TL ara ödeme alacağının olduğunun tespit edilmesi üzerine raporların denetime açık ve hükme esas alınabilecek nitelikte olması nedeni ile kök rapora itibar edilmiş, ilgili ilamda da açıklandığı üzere aidat alacağının üyelik ilişkisi devam ettiği için zamanaşımına uğramayacağı anlaşılmış, davacı vekilinin 22/04/2022 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınmış ve böylece, Davanın KABULÜ İLE, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 212.103,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın KABULÜ İLE, aidat alacağı ile ara ödeme alacağı için toplam 212.103,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 22/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkiller genel kurula davacı kooperatif tarafından davet edildiği halde katılmamış değil, davacı kooperatif tarafından kesin maliyeti bedelini ödedikten sonra ilişikleri kesileceği taahhüt edildiğinden genel kurullara davet edilmemiş hazirunlarda yer veirlmediğini, kooperatifin genel kurula çağırması akabinde üyenin katılmaması ile üyenin genel kurula davet edilmemesi ve hazirunlarda üye olarak göstermemesi ayrı hukuki sonuç doğuracağını, dolayısıyla müvekkillerin üye olarak isminin yer almadığı genel kurulda alınan aidat kararından sorumlu tutulması mümkün olmadığını, bu hususta ilgili genel kurul kararının yokluğunun tespitine dair bir dava açmaya dahi gerek olmayıp yokluğu mahkeme resen dikkate alarak değerlendirme yapabildiğini, davet edilmeyen bir genel kurulda aleyhine yükümlülük yüklenen kooperatif üyesinin her zaman kendisinden alacak talebinde bulunulan davada ileri sürebileceği ayrı bir dava açmaya gerek olmadığına dair Yargıtay'ın çok sayıda içtihadı mevcut olduğunu, davacı kooperatif ana sözleşmede değişikliğe giderek 61/e maddesinde konutların tamamının yapımı tamamlanmadan önce kendisine konutu tahsis edildiğini ve tamamlanmış olan ortağın kat mülkiyeti tapusunu alarak ayrılmak istemesi halinde kesin maliyet bedelinin belirlenerek tapusunun verilebileceğini belirttiğini ve bu kapsamda da yapımı tamamlanan konutların 2010,2011 ve 2012 yıllarında yapılan genel kurullarda alınan kararlar ile kesin maliyet bedellerinin çıkarılıp üyelere tebliği ve ödenmesi halinde tapularını alarak ilişiklerinin kesilebileceği yönünde genel kurul kararları alındığını ve akabinde çıkarılan ve kendilerine tebliğ edilen kesin maliyeti ödeyen üyeler bir sonraki genel kurula davet edilmemiş isimleri hazirunlarda yer almamış ve üyeliğinin düştüğü kooperatif tarafından da eylemli olarak da kabul edildiğini, her ne kadar Kayseri Bam 6. Hukuk Dairesi 2023/1501 E 2023/1472 K sayılı ilamında davalı üyeni istifa ettiği yahut istifasının kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı  belirtilmişse de kooperatif en üst organı ve karar organı olan genel kurula davet edilmemenin hazirunlarda yer almamanın hukuki olarak ne anlama geldiği ve ne sonuç doğurduğu ne yerel mahkeme yargılamasında ne de emsal kaldırma kararında belirtilmediğini, yargılama esnasında alınan bilirkişi raporuna itiraz dilekçemizde de davacı kooperatifin ticari defterlerinin incelenerek tapuyu aldığı tarih itibariyle ticari defterlerde borcu olup olmadığının incelenmesi belirtildiğini, Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde 2004 yılında yapılan değişiklik ile kooperatifin tacir olup olmadığı hususundaki tartışmanın noktalandığı ve kooperatifin şirket niteliğinde bulunduğunun vurgulandığı, 6102 Sayılı TTK'nın 124/1. maddesiyle de ticaret şirketi niteliğinde olduğunun bir kez daha teyit edildiği, kooperatifin tacir sayılmayacağı yönündeki yorumun kanuna aykırı bir yorum faaliyeti olduğu, 07.11.1945 gün ve 1944/8 E., 1945/14 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu kararında da tespit edildiği üzere kooperatifin \"... ticari işletme işletip işletmediğinden bağımsız olarak (hukuki) şekli (kalıbı) dolayısıyla tacir...\" olduğu ifade edildiğini, bu durumda ticari defter ve kayıtlarının da dönemsel olarak tutulması gerektiğini, yargılama esnasında bu hususun tespit edilmediği bilirkişi raporlarında  bu yönde bir inceleme yapılmadığı açık olup raporun hükme esas alınması mümkün olmadığını, ayrıca bilirkişi raporu ile hesap edilen  aidatlarda 2021 yılı aidatları da mevcut olup  Kayseri 1. Atm 2021/917 e. Sayılı dosyası ile genel kurulun iptaline karar verildiğini, bu durumda müvekkilin aidat borcu olduğunu kabul etmemekle birlikte 2021 yılı aidatlarının bilirkişi raporunda hesaplamaya dahil edilmemesi gerekirken dahil edildiğini, hatalı hesaplamaya dayalı bilirkişi raporuna dayalı olarak kurulan hüküm de hatalı olup kaldırılması gerektiğini, ayrıca genel giderler yönünden herhangi bir ayrıştırma yapılmadığını, aidat alacağı içerisinde genel gider alacağı olup olmadığı tespit edilmemiş olup bu sebeple  bu yönlerden de ek rapor alınması talep edildiğini  fakat rapora itiraz dilekçesindeki bu talebi yönünden herhangi bir karar verilmediğini ve bu yönden de rapor alınmaksızın karar verildiğini, ayrıca dosyaya sunulan davacı kooperatif 02.02.2022 tarihli 1061 K sayılı yönetim kurulu kararı ile müvekkilin Kayseri 13. Noterliği ... tarih ve ... yevmiyeli ihtarı ile istifa  ettiği ve bu sebeple istifasının kabul edildiğine dair karar alındığını, müvekkilin de istifası kabul edildiğinden açılan davanın reddi gerekeceğini, istinaf talebinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davacının davasının reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle;  İstinaf mahkemesinin kaldırma gerekçesine uyulduğunu, haklı davanın ve alacağın sürdüğünü, davalının üye olmadığı yönündeki iddiaları kabul etmediklerini, emsal nitelikteki başka birçok davanın, istinaf incelemesi nihayetinde kesinleştiğini, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>HMK'nın 355. maddesine göre \"İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir\" şeklinde düzenleme bulunmaktadır.<br>Dava,  kooperatif üyeliğinden kaynaklanan alacak talebine ilişkindir.<br>Mahkemece, üyelik ilişkisi devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyeceği gerekçesi ile ileri sürülen def'inin reddine, 91.103,00 TL aidat ve 121.000,00 TL ara ödeme olmak üzere toplam 212.103,00 TL alacağın taleple bağlı kalınarak ıslah harcının yatırıldığı tarih olan 22.04.2022 tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>Karara karşı  davalı vekilince istinaf yasa yolunu başvurulmuştur.<br>Bilindiği üzere Kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurullarda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alındığı gibi daha önceden alınan kararlarda değiştirilebilir. Eşitlik ilkesi gereğince hak ve görevlerde ortakların eşit olması kuralı gözetilerek önceki genel kurul kararının değişen şartlar ve kooperatifin diğer ortaklarının durumları da nazara alınarak şartlarda eşitleme yapılmak üzere değiştirilmesine karar verilmesinde ilke olarak müktesep hak ihlali ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. (Yargıtay 23 H.D  2011/933 Esas 2011/936 Karar)<br>Kooperatifler aidat toplayarak inşaatlarını yapar ve amaçlarını gerçekleştirir. Ayrıca kooperatiflerde eşitlik ilkesi geçerlidir. Kooperatiften bağımsız bölüm alınması aidat ödenmesine engel değildir.<br> Davalı kooperatif inşaatlarının devam ediyor olması nazara alındığında kooperatifin aidat toplaması olağandır. Daha önceki genel kurulda alınan kesin maliyet ile ilgili kararın iptal edilmiş olması da aidat toplamaya engel teşkil etmez. (Yargıtay 23 HD  2016/7545 Esas  2019/5329 Karar)<br>Somut olayda davalının sabit ücretli üye olduğuna yada  istifa ettiği ve bu istifanın kabul edildiğine dair dosyada delil bulunmadığı gibi davalını kooperatifçe kendisine teslim edilen taşınmazı kullandığı kooperatife iade etmediği genel kurul kararlarının iptal edilmediği  sabittir.<br>Kooperatif üyeleri ile kooperatif arasındaki üyelik sıfatının devamına ve üyeliğe sıkı sıkıya bağlı talepler ile ilgili olan tapu iptali ve tescile, üyelik tespitine, tahsis hakkına dayalı veya üyenin parasal yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklarda üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı süresi işlemez. Davacı kooperatif üyesi olduğunu beyan etmiş davalı tarafça aksi iddia edilmemiştir. Davacının kooperatif üyesi olduğunu kabulü halinde dava konusu taleple ilgili üyelik devam ettiği sürece zamanaşımı işlemeyecektir. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi  2021/871 Esas  2021/1256 Karar) Davalı alacağın zaman aşımına uğradığını iddia etmiş olup bilindiği üzere  Kooperatif üyesinin bağımsız bölüm talep hakkı zamanaşımına uğramayacağı gibi kooperatif tarafından bunun karşılığında talep edilecek olan inşaat gideri olarak talep edilen aidata da zamanaşımı işlemesi mümkün değildir. (23. Hukuk Dairesi  2017/391 Esas  2020/1615 Karar)<br>Kooperatif genel kurul kararları bütün üyeler için bağlayıcı niteliktedir.  Kooperatif genel kurulu tarafından usulüne uygun şekilde alınan kararlar neticesi üyeler ara ödeme taleplerinden sorumlu olacaklardır. ( Yargıtay 6. H.D Esas No: 2023/4418 Karar No: 2024/375)<br>Tüm bu açıklamalar ışığında davacının dilekçesinde aidattan başka bir de ara ödeme talebinde de bulunduğu anlaşıldığından , mahkemece öncelikle davacı vekilinden dava dilekçesinde talep ettiği ara ödemenin tam olarak neye ilişkin olduğu sorulup açıklattırılarak, davacı Kooperatifin somut olarak  hangi genel kurul ya da kurullarında alınan hangi ara ödeme kararlarına dair olduğu ve içeriğinin de neye ilişkin olduğu (Kesin maliyet, ek maliyet,ek ödeme inşaat ve finansman gideri vs) tam olarak belirlenerek kararın, ortakların mali sorumluluğunu arttırıcı ek ödeme/ek maliyet niteliğinde olup  olmadığı, ilgili genel kurul kararlarına karşı açılan iptal davası olup olmadığı, varsa sonucunun ne olduğu, eşitlik ilkesine göre tüm üyelerden talep edilen bir alacak/ara ödeme olup olmadığı hususlarında ilgili tüm kooperatif kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle aynı bilirkişi kurulundan  ek rapor da alınıp  oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı görülmüştür. (Yargıtay 6. HD 2023/361 Esas 2024/612 Karar;  2023/3162 Esas  2024/2432 Karar, 23. H.D 2021/271 Esas 2012/2407 Karar)<br>Belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 26/06/2024 tarih ve 2023/452 E - 2024/643 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davalı tarafından yatırılan 3.622,19 TL istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359/3.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, <br>8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.  24/10/2024\t\t<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4645c772e47d274a","SID":"895baf0dc85b8249"}}