{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1597 - 2024/1149<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1597 \t\t                                          (KABUL KALDIRMA)<br>KARAR NO\t: 2024/1149<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 01/06/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/509 E 2022/358 K<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 05/11/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında süre gelen ticari ilişki kapsamında verilen mallardan dolayı fatura düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı cevap dilekçesi sunmamış, yargılamaya katılmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ticari defterlerini sunmadığı, davacının ticari defterlerine göre davalıdan 12.788,84 TL alacaklı olduğu, davalının faturayı vergi dairesine bildirdiği, davacının alacak talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br><br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı istinaf başvuru dilekçesinde özetle; icra müdürlüğünün yetkili olmadığını, tebligatların usulüne uygun yapılmadığını, taraflar arasında süregelen ticari ilişki bulunmadığını, davacının elinde bulunan granit taşını numune olarak vermeyi teklif ederek kesim yapıldıktan sonra numunenin beğenilmemesi halinde ücret talep etmeyeceğini söylediğini, teklifin kabul edildiğini, kesim sonrası numunenin kalitesiz olduğunun anlaşılması üzerine durumun davacıya bildirildiğini ancak davacının ücret talebinde bulunduğunu, takibin haksız olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, icra müdürlüğünün yetkili olup olmadığı, tebligatların usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, davacının takibe konu fatura nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dayanak Ankara 30.İcra Müdürlüğünün 2021/2734 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 03/03/2021 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine fatura, sevk irsaliyesi ve cari hesaba dayalı olarak 12.788,84 TL asıl alacak, 117,38 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 12.906,22 TL alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde icra müdürlüğünün yetkisine ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının takipteki asıl alacak üzerinden İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>\tTaraflar arasında, adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin iddialar öncelikli ihtilaf konusudur.<br>T.C. Anayasası'nın 36/1 maddesinde \"Herkes meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı merciileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Yine 6100 sayılı HMK'nın 27. maddesinde \"Davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hak; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını içerir\" düzenlemesine yer verilmiştir.<br>Bir davanın görülmesi için taraf teşkilinin sağlanması esas olup, hakimin bu hususu re'sen gözetmesi gerekir. Yargılamanın sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp tartışılabilmesi, davanın süratle sonuçlandırabilmesi, öncelikle tarafların yargılamanın aşamalarından haberdar edilmesi ile mümkündür. Bu husus da usulüne uygun olarak tebligat yapılması ile sağlanabilir.<br>Hükmi şahıslara ne şekilde tebligat yapılacağı 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. ve 13. maddelerinde belirlenmiştir. Borçlu şirketin tebligat adresinin, ticaret sicilinde kayıtlı adresi olması ve tevziat saatlerinde kapalı bulunması veya tebligatın alınmasından imtina edilmesi halinde, bu adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. ya da 35/4. maddelerine göre tebligatın yapılması gerekir. Yargıtayın yerleşik içtihatlarına göre tüzel kişiler adına ticaret sicilindeki adreslerine gönderilen tebligatın, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılmış olması halinde tebliğ memurunun, Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 31. maddelerindeki koşulları araştırmasına gerek yoktur. Zira, muhatabın adreste bulunmaması halinde, bunun nedeninin araştırılması ve tevziat saatinden sonra adrese dönüp dönmeyeceğinin tespit edilmesi gerçek kişiler yönünden zorunlu olup, hükmi şahısların sıfatı ve niteliği itibari ile böyle bir araştırmanın yapılmamış olması, tebligatın usulsüzlüğü sonucunu doğurmaz. Ancak, Kanunun 21/1.maddesine göre tebligat yapılması halinde, tebliğ memuru, tebliğ evrakını tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de, mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir.<br>Öte yandan, 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebligat selahiyetli mümessillerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanunun 13. maddesine göre de, tebliğ yapılacak bu kişiler, herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebliğ orada hazır bulunan memur ve müstahdemlerinden birine yapılır. Tebligat Yönetmeliğinin 21. maddesinde de, tüzel kişi adına, tebligatı kabul edecek kişi herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde bulunmadığı veya o sırada evrakı bizzat alamayacak durumda olduğu takdirde tebliğin, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tüzel kişinin yetkilisinden sonra gelen kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerle vazifelendirilmiş biri olması lazım geldiği, bunların da bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edilmek şartıyla, o yerdeki diğer memur veya müstahdemlerinden birine yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Tebligat Yönetmeliği'nin 21. maddesinde de, tüzel kişiler adına tebligatı almaya yetkili kişiler, herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmamaları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde olmaları durumunda tebliğ, tüzel kişinin o yerdeki sürekli çalışan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Ancak, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gereklidir. Bu kişilerin de bulunmaması halinde, bu husus tebliğ mazbatasında belirtilir ve tebliğ, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.<br>Yukarıda açıklanan bilgeler ışığında dava dosyası incelendiğinde, davalıya dava dilekçesinin ve bilirkişi raporunun tebliğine ilişkin  tebligatların Tebligat Kanunu 21/1 maddesine göre yapılmasına rağmen haber verilen komşu isminin tebligatta yazılı olmadığı, tahkikat duruşmasının bildirilmesi ve defter ibrazı için çıkartılan tebligatların ise tebligatı almaya yetkili temsilcinin adreste bulunup bulunmadığı belirtilmeksizin doğrudan Tebligat Kanunu'nun 13. maddesi uyarınca daimi çalışanına tebliğ edildiği, tebligatların  usulsüz olduğu  anlaşılmıştır.         <br>Davalının yokluğunda yargılamanın yapılıp hüküm kurulması adil yargılanma ve savunma hakkının ihlali sonucunu doğurmuştur. Bu durumda Anayasa'nın 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma  hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlali ile hüküm kurulması kanuna aykırıdır (HMK madde 27).<br>Bu durumda,  ilk derece mahkemesince  yukarıda belirtilen kanuni düzenlemelere göre tebligat yapılmamış olması nedeniyle yargılama, davalı şirketin yokluğunda sonuçlandırılmış olup, davalının Anayasa ile güvence altına alınmış olan savunma hakkı (AY.md. 36) kısıtlanmış olduğundan davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 355.maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.<br>Kaldırma sebep ve şekline göre, davalının istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.<br>HÜKÜM\t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br> Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/06/2022 tarih ve 2021/509 Esas, 2022/358 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA<br>2-HMK.'nin 355. maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf  karar ilam harcının istek halinde davalıya  İADESİNE,<br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran  vekiline vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Kararın tebliğinin İlk Derece Mahkemesince yapılmasına,  <br>HMK'nin 362/(1).g. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09/10/2024 tarihinde kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. <br>  <br>\t\t\t\t<br>Başkan <br> e-imzalıdır<br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye<br> e-imzalıdır<br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br>NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\"   <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c068902ff574c7cb","SID":"9d0737c1775599bd"}}