{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1578 - 2024/1276<br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1578 \t\t        (KABUL DÜZELTEREK YENİDEN ESAS<br>KARAR NO\t: 2024/1276\t\t             HAKKINDA KARAR VERİLMESİ)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/06/2022<br>ESAS NO\t\t: 2020/300 E 2022/465 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t<br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 25/10/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 05/11/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne hitaben düzenlendiği dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ödünç akdinden kaynaklanan ilişki kapsamında davalıya banka yoluyla borç para verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili süresinden sonra cevap dilekçesinde özetle; TBK 392.maddesi gereğince ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünç alanının, ödüncün ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe, ödüncü geri vermekle yükümlü olmadığını, taraflar arasında yazılı ödünç sözleşmesi bulunmadığını, verilen  ödüncün ne zaman ödeneceği, bildirim süresi veya istendiği anda muaccel olacağı hususlarının kararlaştırılmadığını, borç geri istenmeden, ihtarname çekilmeden, bildirimde bulunmadan doğrudan icra takibi yapıldığını, alacağın muaccel olmadığını, ödeme emrinde takip dayanağı olarak sadece asıl alacak yazılı olduğundan takibin usulüne uygun olmadığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Gölbaşı 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/08/20219 Tarih, 2019/365 Esas, 2019/350 Sayılı Kararı ile Ankara Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle verilen görevsizlik kararının istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 16/12/2019 Tarih, 2019/2095 Esas, 2019/2079 Sayılı Kararı ile dava dilekçesinin davalıya tebliği için hükmün kaldırıldığı, kaldırma kararından sonra mahkemece 27/02/2020 Tarih, 2019/581 Esas, 2020/111 Sayılı Kararıyla, kaldırma kararı gereğince dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği belirtilmek suretiyle, Ankara Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın gönderildiği mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından süresinden sonra cevap dilekçesinin sunulduğu, alacağın muaccel olup olmadığının maddi hukuka ilişkin itiraz sayılması gerektiği ve savunmanın genişletilmesi kapsamında kaldığı, davalı tarafın ödemeye yönelik bir savunmasının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararının Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava dilekçesi tebliğ edilmeden görevsizlik kararı verilemeyeceği gerekçesiyle kaldırıldığını, kaldırma kararı sonrasında mahkemece 16/01/2020 tarihinde dava dilekçesinin taraflarına tebliğ edildiğini, görevsiz mahkemeye cevap dilekçesinin sunulmadığını, kaldırma kararı sonrasında usuli işlemler tamamlanarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin beklendiğini, görevli mahkeme tarafından taraflarına tekrar dava dilekçesinin tebliğ edilerek cevap dilekçesi sunulmak için süre verildiğini, verilen süre içinde 13/08/2020 tarihinde cevap dilekçesinin sunulduğunu, bu nedenle cevap dilekçesinin süresinde sunulduğunu, mahkeme kararının savunma hakkını kısıtlar mahiyette olduğunu, TBK 392.maddesi uyarınca ödüncün ne zaman ödeneceği, bildirim süresi veya hangi anda muaccel olacağına dair anlaşma olmadığı takdirde ilk istemden başlayarak 6 hafta geçmedikçe ödüncün geri istenemeyeceğini, taraflar arasında yazılı ödünç sözleşmesi bulunmadığını, borç geri istenmeden, ihtarname çekilmeden, bildirimde bulunmadan, alacak muaccel olmadan icra takibi başlatıldığını, takibin usulüne uygun başlatılmadığını, ödeme emrinde borcun sebebinin asıl alacak olarak gösterildiğini, ödeme emrinde bulunmayan sebebe dayalı olarak itirazın iptali davasının açılamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. <br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının davalıya verdiği ödünç paranın iadesi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br><br>Dava,  itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Dayanak Gölbaşı İcra Müdürlüğünün 2019/785 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre; 24/06/2019 tarihinde davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 236.500,00 TL asıl alacağın  tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı,  davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, borcun sebebi olarak 236.500,00 TL alacak gösterildiği, icra takip dosyası içine banka dekontlarının sunulduğu, ödeme emri tebliğ mazbatasında ödeme emri ile birlikte dayanak belgelerin gönderildiğinin belirtildiği, itirazın iptali davasının İİK 67.maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. <br>Davacı tarafından davalıya banka yoluyla \"borç olarak\" açıklaması ile 24/04/2019 tarihinde 120.000,00 TL, 06/05/2019 tarihinde 60.000,00 TL, 16/05/2019 tarihinde 30.000,00 TL, 20/05/2019 tarihinde 26.500,00 TL olmak üzere toplam 236.500,00 TL gönderildiği görülmüştür. <br>Davalı şirket yetkilisinin içinde bulunduğu kişilerin şikayeti üzerine davacı şirket yetkilisinin de içinde bulunduğu kişiler hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/124200 Soruşturma sayılı dosyasında dolandırıcılık, yağma, iş ve çalışma hürriyetinin ihlali suçlarından yapılan soruşturma sonucunda taraflar arasında para alışverişinden kaynaklı hukuki uyuşmazlık bulunduğu gerekçesiyle 23/08/2019 tarihinde takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. <br>6098 sayılı TBK'ın ödüncü geri verme zamanı başlıklı 392.maddesinde; \"Ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir gün ya da bildirim süresi veya borcun geri istendiği anda muaccel olacağı kararlaştırılmamışsa ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.<br>\" hükmünün bulunduğu görülmüştür.<br>Dava konusu olaya bakıldığında; alacağın ödünç sözleşmesinden kaynaklandığı ihtilafsız olup taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davacı, takip tarihinden önce davalıya borcun ödenmesi konusunda ihtarda ya da bildirimde bulunmamıştır. Davalı ödeme emrinin tebliği ile haberdar olduğundan bu tarihten itibaren 6 hafta sonunda borç muaccel hale gelecektir. Bu durumda takip tarihi itibariyle muaccel hale gelmiş bir borçtan söz edilmez. Her nekadar davacı yargılama sırasında savcılık dosyası nedeniyle paranın istendiğini ileri sürmüş ise de savcılık dosyasındaki beyanlar dikkate alınsa dahi takip tarihi itibariyle yasada belirtilen 6 haftalık sürenin dolmadığı anlaşılmıştır. Alacağın muaccel olduğunu alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekir. Bu durumda zamanından önce açılan takip nedeniyle davanın reddi gerekir (Aynı yönde  Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 20/10/2016 tarih 2015/13496 E., 2016/18868 K.sayılı ilamı). Mahkemece davacının talebinin alacağın muaccel olmadığı gerekçesiyle reddine, kötüniyet tazminatı için gerekli koşullar oluşmadığından ve davalının süresinden sonra cevap dilekçesi sunması nedeniyle davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi yerinde görülmemiş, davalının istinaf itirazlarının kabulü ile yeniden yargılama yapılmasını gerektiren bir neden olmadığından HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/06/2022 tarih ve 2020/300 esas, 2022/465 karar sayılı kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE,<br>3-a)Davanın REDDİNE,<br>\t\tb)Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,<br>  \t\tc)Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60TL harcın peşin alınan 2856,33TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.428,73TL harcın talep halinde davacıya iadesine,<br>   d)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>\t  e)Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir edilen 37.840,00TL vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t\tf)6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 1.320,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\tg)Davalı tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t ğ)HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden<br>4-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,<br>5-Davalı tarafından yapılan 98,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>7-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>8-HMK'nun 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere 25/10/2024  tarihinde oy birliği ile karar verildi.\t\t<br>      \t\t<br>Başkan <br>e-imzalıdır <br>Üye <br> e-imzalıdır<br>Üye<br>e-imzalıdır <br>Katip <br> e-imzalıdır<br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ac698ea492a26013","SID":"3c02055f74b5e022"}}