{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  22. HUKUK DAİRESİ     <br><br>T.C.<br>A N K A R A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ<br>22. H U K U K   D A İ R E S İ  <br><br>ESAS NO\t: 2022/1395 \t\t                                            (ESASTAN RET )<br>KARAR NO\t: 2024/1204<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/06/2022<br>ESAS-KARAR NO\t: 2021/698 E -  2022/445 K<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 05/11/2024<br><br>Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.\t<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t\t<br>İDDİANIN ÖZETİ<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine iki senede dayalı olarak Ankara 16.İcra Müdürlüğünün 2021/11710 Esas ve 2021/12734 Esas sayılı icra takiplerini başlattığını, senetlerde müvekkilinin lehtar ciranta olduğunu, senetlerin protesto edildiğine dair protesto evrakının icra takip dosyalarında bulunmadığını ve müvekkiline ödeme emri ile birlikte tebliğ edilmediğini, bu nedenle takiplerin iptali gerektiğini, 2021/12734 Esas sayılı icra takibine konu senedin cirantalara karşı zamanaşımı süresi olan 1 yıllık sürede takibe konulmadığından kambiyo vasfını kaybettiğini, yazılı delil başlangıcı niteliğinde olduğunu, davalının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, ayrıca taraflar arasında imzalanan ibraname gereğince müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek  müvekkilinin icra takipleri nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMANIN ÖZETİ<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; senetlerin süresinde protesto edildiğini ve protesto evrakının takip talebi ile birlikte icra dosyasına sunulduğunu,  takipten önce senedin zamanaşımına uğradığına yönelik davacı itiraz veya şikayette bulunmadığından takibin kesinleştiğini, süresinde yapılmayan zamanaşımı itirazının dinlenemeyeceğini, ibranamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, kaldı ki ibranamede genel geçer ifadelerin bulunduğunu, dava konusu senetler için verilip verilmediğinin anlaşılamadığını, 2021/12734 Esas sayılı icra dosyasına konu senedin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi halinde, kasap olan davacıya et satıldığını, borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını savunarak davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t\t<br>Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, takipten önce senetlerin protesto edildiği, takipte hukuki noksanlık bulunmadığı,  ibranamedeki imzanın davalıya ait olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, tarafların beyanına göre davacının davalıya borcunun olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı, uyuşmazlığın ibraname ile davacının senet borcundan muaf tutulup tutulmadığı noktasında olduğu, davacının 3.kişiden olan alacağını temin için elinde bulundurduğu senedi davalı alacaklıya ciro ettiği, anlaşma başlıklı belge kaleme alınış şekli ve içerik olarak ibra niteliğinde ise de, anlaşmaya tanıklık eden ve belgeyi hazırlayan tanık beyanına göre tutanak hazırlandığında davacının borcunun bulunduğu, borcun senede bağlandığı, yazılanların senet verildi borç bitti anlamında olduğu, belge hazırlamadaki tecrübesizlikten dolayı senetli senetsiz borcu yoktur şeklinde yazıldığı, belgede borcun ödendiğinin yazılı olmadığı, bu belge ile senetlerin bedelsiz kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t<br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; protesto evraklarının takip talebi ekinde bulunmadığını, müvekkiline ödeme emri ile tebliğ edilmediğini, takipte protesto masraflarının istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2021/12734 Esas sayılı takibe konu senedin ciranta olan müvekkiline karşı 1 yıllık zamanaşımı süresinde takibe konulmadığını, kambiyo vasfını kaybettiğini, delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini, ibranamede senetli borcun bulunmadığı hususunun yazılı olduğunu,  senet ciro edildikten sonra ibranamenin imzalandığını, ibnaname düzenlenmesinin sebebinin senetlerin davalı tarafından müvekkilinden tahsil edilmeyeceğini garantiye almak için olduğunu, ibranameye göre müvekkilinin borcunun bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. \t<br>UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR<br>Uyuşmazlık, davacının senede dayalı icra takipleri nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE<br>Dava,  menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.<br>Takibe konu senetlerin, 17/11/2019 keşide tarihli, 15/09/2020 vade tarihli, 110.000,00 TL bedelli ve 17/11/2019 keşide tarihli, 15/11/2020 vade tarihli, 110.000,00 TL bedelli olduğu, keşidecisinin dava dışı ..., lehtar cirantanın davacı ... olduğu, lehtar cirosundan sonra senetlerin davalının yetkilisi olduğu ... Gıda Nakliyat Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti.'ye  tarafından cirolandığı görülmüştür. <br>Ankara 16.İcra Müdürlüğünün 2021/11710 Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelenmesinde; 09/09/2021 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ve dava dışı ... aleyhine 15/11/2020 vadeli senede dayalı olarak 110.000,00 TL asıl alacak,  218,26 TL protesto ücreti, 1.947,60 TL ve 12.670,34 TL işlemiş faizler, 330,00 TL komisyon olmak üzere toplam 125.166,20 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2021/12734  Esas sayılı icra dosyasının yapılan incelenmesinde:  04/10/2021 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu ve dava dışı ... aleyhine 15/09/2020 vadeli senede dayalı olarak 110.000,00 TL asıl alacak, 218,26 TL protesto ücreti, 4.475,34 TL ve 13.932,33 TL işlemiş faizler, 330,00 TL komisyon olmak üzere toplam 128.955,93 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. <br>27/11/2019 tarihli taraflar ve şahit olarak ... tarafından imzalanan anlaşmadır başlıklı belgede ''Bugün itibariyle ...'den hiçbir şekilde çekli senetli ve açıktan alacağımız yoktur.\" yazdığı görülmüştür. <br>Davalı tarafından belgedeki imzanın inkar edilmesi nedeniyle imza incelemesine yönelik alınan bilirkişi raporunda imzanın davalıya ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür. <br>Tutanak tanığı ...'ın yeminli beyanında: '' Ben davacının eniştesi olurum, ben boya imalatı yapan bir esnafım, davacının davalı ...'ya borcu vardı, hatırladığım kadarıyla 300.000,00TL civarındaydı, nakit parası yoktu, davacı ve davalıların tanıdığı olan sima olarak tanıdığım ancak ismini  bilmediğim kasaplık yapan  birinden davacının alacağı vardı, bu şahıs borcuna mahsuben 110.000'er TL'lik 2 adet senet verdi, bu senetlerde lehtar ...'di, senetleri cirolayıp davalı tarafa verdi, üstüne de ben yaklaşık 78 bin TL civarında bir kaç senet verdim, ben kendi vermiş olduğum senetleri ödedim,  taraflardan duyduğuma göre davacının ciro ettiği senetler ödenmemiş, bana gösterilen \"anlaşmadır\" başlıklı belgeyi ben bilgisayarda  hazırlattım, şahit olarak attığım imza bana aittir, ... el yazısı da bana aittir, olayı organize eden kişi benim, bu belge hazırlanırken dördümüz de bir aradaydık, bu belge borcun senetle ödenmesi nedeniyle verilmiştir, senet verildi borç bitti anlamındadır, bu yüzden borç kalmadığı yazılarak belge düzenlenmiştir, 220.000 TL tutarındaki 2 senetler ödenmeyince icra takibi yapılmış ve dava açılmıştır. Belgede çekli senetli alacağımız yoktur yazılmış ise de bizim bu şekilde bir protokol hazırlama tecrübesizliğimizden olmuştur, aslında senetli alacak vardı, 27/11/2019 tarihinde hem benim verdiğim 78 bin TL lik hem de adını bilmediğim kasabın vermiş olduğu 220 bin TL'lik davacının ciro ettiği senetler ödenmemişti, çünkü senetler ileri tarihliydi'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. <br>Davacının isticvap beyanında; ''Ben kasaplık yapıyordum, 2019 yılında mali yönden durumum bozuldu, borclarımı ödeyemez hale geldim, davalıya da borcum vardı, aynı zamanda ...' dan da 220.000,00 TL alacağım vardı, daha önce tanıklık yapan eniştem ... bize arabuluculuk yaptı, ... ve ..., ... ... ve ben bir araya geldik, ...' nin ben de senetleri vardı, buluşmadan bir gün önce senetleri ...' den almıştım, davalı tarafla bir araya geldiğimizde ...' nin senetlerini davalıya verdik ve bu parayı ... ne zaman öderse o zaman alırsınız, ödenmediği zaman bizim yapacak bir şeyimiz yok, ciroyu yapıyoruz ancak bizim senetleri ödeyebilecek mali durumumuz yok dedik, ilk önce ...' nin senetlerinin lehtar kısmını boş olarak davalı tarafa vermeyi düşündük ancak yaptığımız mütabakat ile lehtar olarak benim adımın yazılması ve benim senetleri ... şirketine ciro etmem uygun görüldü, ben de ... ve ...' ın kendi talepleri üzerine kendimi lehtar yapıp ciroladım, sonra bu anlaşma olarak düzenlenen belgeyi hazırladık, davalı tarafta eğer ... ödeyemezse benden para almamayı kabul etti, hatta eniştem ... senetler bende dursun, günü gelince ben ...' den parayı alıp size vereyim dedi, ancak ... ve ... kabul etmediler, senetleri kendileri aldılar. Her ne kadar ben senetleri ciro ettimse de benim aramızdaki anlaşmaya göre senetleri zaten ödeyecek mali durumum olmadığından senetteki borcu üstlenmedim, ... borçludur, ...' ye sorduğumda da ben ödedim dedi, ancak bu konuda elimizde de herhangi bir belge yoktur. Ben ...' den bir gün önce senetleri aldım, senetleri lehtar kısmı boştu, davalı tarafla ertesi gün bir araya geldik, anlaşma başlıklı belgeyi hazırladık, ben senetleri ciro ettim, lehtar kısmına adımı yazıp imzaladım, daha sonra da aynı anda, aynı mekanda anlaşmadır başlıklı belgesi imzaladık'',  şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. <br>Davalının isticvap beyanında:\" Ben besiciyim, davacı da hayvan alımı yapar, ...' de kasaptır, davacı, dava dışı ... ile Kahramankazan' daki bir et AVM sinde kasaplık yaparlar, davacı daha önce bizden hayvan aldı, aramızda güven ilişkisi oluştu, önceki borçlarını ödemişti, ...' ye güvenimiz yoktu, benim alışverişim davacı iledir, ben hayvanları davacıya sattım, parası olmadığını ...' nin senetlerini vereceğini söyledi, birkaç kez iş yerine gidip geldik, nakit ödeme yapamayınca senetleri almaya razı oldum, Kurban Bayramında ödeyelim dediler, ..., davacı ve eniştesi ... bir araya gelip görüştük, bu Kurban' da ödeyemeyeceğiz, yarısını şimdi, yarısını sonraki Kurban Bayramında ödeyelim dediler, ...' nin mali durumu iyidir, kötüniyetli olarak senetleri ödememiştir, davacı ve eniştesinin bulunduğu bir ortamda el yazısıyla bir anlaşma metni düzenleyip imzaladık diye hatırlıyorum, delil olarak sunulan bilgisayarda hazırlanmış belge olduğundan o yüzden imzaya itiraz ettim, ancak bir anlaşma metnimiz var, hatırladığım kadarıyla anlaşma başlıklı el yazısıyla hazırlanan belgeyi ... yazmıştı, ben hayvancılık yaparım, bu işlerden çok anlamam, halen benim hem davacıdan hem ...' den alacağım vardır,'' diye açıklamalarda bulunmuş sorulan sual üzerine ''Senetler alacağımı karşılamıyordu, 78.000,00 TL'lik bir ödeme için davacının eniştesi ... müşteri senedi verdi, ...'ın verdiği senetler ... ve davacı tarafından ödendi, ancak ...' in düzenlediği davacının lehtar olduğu ve ciro yaptığı senetler ödenmedi, biz anlaşmak için 3-4 defa bir araya geldik, ben ...'ye hiçbir zaman güvenmedim, sektörde de güvenilir bir insan değildir, bir araya geldiğimizde hiçbir şekilde senetlerin tek muhatabı ... olacaktır, ... para ödemeyecek şeklinde bir konuşma ve mutabakat yapılmadı, ... halen faal durumda kasaplık yapmaktadır, ödeme gücü mevcuttur, ... ve ... kumpas yaparak beni zarara uğratmışlardır'' şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür.  <br>Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle tarafların ve aynı zamanda tutanak tanığı olan davacı tanığının beyanlarına göre ibraname tarihi itibariyle takibe konu senet nedeniyle borcun devam ettiğinin anlaşılmasına, davalının davacı lehtardan senet bedelini talep etmeyeceğine dair açıklama bulunmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın istinaf eden  davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana  iadesine,<br>6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 16/10/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi.      <br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Üye ...<br> e-imzalıdır<br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>  NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.<br> \"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur.\" <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8be5bd233b981408","SID":"79ee6506b8561659"}}