{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/693 Esas<br>KARAR NO: 2024/1104<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 20/01/2021<br>NUMARASI: 2019/965 Esas, 2021/58 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>6100  Sayılı Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile davalı arasında uzun bir süredir devam eden ticari ilişki mevcut olduğunu, 2018 yılı içinde birikmiş fatura alacaklarının istendiğini, davalı tarafça ödeme yapılmadığını, davalı aleyhine alacağın tahsili için Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının açılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davaya konu uyuşmazlığın, taraflar arasında mal ve hizmet alımı olup olmadığı, davacının bu nedenle faturaya dayalı alacağı olup olmadığı, davacının Küçükmekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında yapmış olduğu icra takibi nedeniyle alacaklı olup olmadığı alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olduğu, davalı tarafın süresinde cevap dilekçesi sunmadığı, arabulucuk dava şartının sağlandığı, icra dosyalarının, faturaların, BA ve BS kayıtlarını dosya arasına alındığı, mali müşavir bilirkişi ...'dan rapor alındığı, davacı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelendiği, davacının 2018-2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinde bulunduğu, davalı tarafın ticari defterini sunmadığı, davacı ve davalı tarafça BA ve BS bildiriminin yapıldığı, bu bildirimin fatura adeti ve tutar yönünden uyumlu olduğu, raporun taraflara tebliğ edildiği, davalı tarafın süresinde rapora karşı beyanda bulunmadığı, emsal Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E:2016/4087 K:2017/261 kararı da birlikte değerlendirilerek davacının davasını ispat ettiği, alacağın likit olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, davalının Küçükçekmece ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin, takipte talep edilen 11.406,00 TL alacak üzerinden devamına, devamına karar verilen alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %19,50 oranında faiz uygulanmasına, davalı itirazında haksız çıktığından ve alacak likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile 11.406,00 TL alacağın %20 si üzerinden hesaplanan 2.281,20 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; mahkeme tarafından '...davalı tarafın süresinde rapora karşı beyanda bulunmadığı....,' gerekçesiyle davacı yanın davasını ispat ettiğine kanaat getirerek karar verildiğini, bu belirlemenin hatalı olduğu, bilirkişi raporunun müvekkili şirkete 24.12.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, HMK 281 gereğince işbu rapora itiraz etme süresinin 2 hafta olduğunu, dosyaya 06.01.2021 tarihinde itiraz dilekçesinin sunulduğunu, bu durumun basit bir gözden geçirilmeyle ortaya çıkabileceğini, Mahkemece davanın aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilmeden karar ve sundukları dilekçe göz önünde bulundurulmadan verilen kararı kabul etmediklerini, yasal süresi içinde sundukları bilirkişiye karşı beyan dilekçesin, gerekçeli kararda değinilen müvekkili şirketin defterlerini sunamamasının sebebi açıklandığını, gerekçeli kararda atfı yapılan emsal kararın somut olayla ilgisinin bulunmadığını, atfı yapılan emsal karar ''mevcut olduğu halde sunulmayan defterlerden'' bahsetmekle birlikte sayın mahkemeye sundukları ancak hukuka aykırı bir şekilde dikkate alınmayan dilekçede defterlerin incelemede olduğu sebebiyle sunulamadığının izah edildiğini, bu sebeple emsal kararın mevcut dosyaya emsal teşkil etmesinin söz konu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava; açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün... esas sayılı dosyasının tetkikinde alacaklı ... tarafından borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'ne yönelik 11.406,00 TL asıl alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu davanın İİK nun 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişi tarafından sunulan 20.11.2020 tarihli raporda; Davacı tarafın 2018-2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğunu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı tarafın davalı tarafa düzenlediği takibe konu olan 2 adet faturanın davacı tarafın yasal defterlerine işlendiği, davalı tarafın defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği, takibe konu 2 adet faturanın tarafların BS ve BA formları ile beyan edildiği, taraflar arasında adet ve tutar yönünden uyuşmazlık olmadığı, davacı tarafın 2018 ve 2019 yılları ticari defter ve kayıtlarında, davalı taraf ile ilgili cari hesap kaydının açılmadığı, davacı taraf muhasebecisinin 11.11.2020 tarihinde tarafıma yolladığı ve dosya muhteviyatına eklediği mailde, “İŞKAR-HİCAZ fatura ve yevmiye kaydı ektedir. Sehven cari hesap açılmadan kapalı işlenmiştir. Tahsilâta ilişkin herhangi bir tahsilât makbuzu yok. 2020 yılında ters kayıtla düzeltme yapabiliriz.” denildiği, davacı şirketin takip tarihi itibariyle 11.406,00 TL alacak talep ettiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan alacağının bulunmadığı, takibe konu 2 adet fatura toplamı olan 11.406,00 TL (7.866,66 TL4*3.540,00 TL) tutarın, toplam 11.406,00 TL (7.866,66 TL +3.540,00 TL) tutarlı olarak 100 nakit kasa hesabı ile kapatıldığı, yapılan iş bu nakit kasa hesabı işlemleri ile ilgili dosya muhteviyatında belge olmadığı, davalı şirketin dosya muhteviyatına yasal defterlerini, kayıt ve belgelerini ibraz etmediği belirtilmiştir. Mahkemece taraf şirket defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, davacının ticari defter ve kayıtlarının HMK'nun 222. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak tutulduğu, takip konusu alacağın dayanağı faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu, mahkemece davalı tarafa ticari defterlerini sunması için kesin süre verildiği ve HMK 220/3. maddesi gereğince, inceleme günü defter, kayıt ve belgelerini ibraz etmedikleri ve ayrı sürede delilleri ile birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret de göstermedikleri yada belgenin ellerinde bulunduğunu inkar ettikleri ve  teklif  edilen yemini  kabul veya icra etmedikleri taktirde mahkemenin belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanının kabul edilebileceği yönünde ihtarda bulunulduğu, davalı tarafın verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlarını ibraz etmediği anlaşılmıştır. Davalı vekili, uyap üzerinden gönderdiği 06.01.2021 tarihli bilirkişi raporuna beyan ve itiraz dilekçesinde;  davalının vekili olarak dosyaya yeni kayıtlarının yapıldığını, kendilerinden önce dosyaya bakması için anlaşılan avukatın vekillik görevini kanuna uygun bir şekilde yerine getirmediğinden dosyaya vekalet dahi sunmadığını, iş bu sebeple Mahkeme tarafından davalı şirketin defterleri istenildiği tarihte defterler zaten incelemede bulunduğundan müvekkili tarafından defterlerinin sunulması mümkün olmamışsa da bu durumun mahkemeye bildiriminin de yapılmadığı beyan edilmiştir. Davacının incelenen defterlerine göre, 2018-2019 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarını usulüne uygun tuttuğu ve takibe konu olan 2 adet faturanın davacı tarafın yasal defterlerine işlendiği, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında davalı taraftan alacağının bulunmadığı, takibe konu 2 adet fatura toplamı olan 11.406,00 TL (7.866,66 TL4*3.540,00 TL) tutarın, toplam 11.406,00 TL (7.866,66 TL +3.540,00 TL) tutarlı olarak 100 nakit kasa hesabı ile kapatıldığı, yapılan iş bu nakit kasa hesabı işlemleri ile ilgili dosya muhteviyatında belge olmadığı bilirkişi raporunda tespit edilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde, davalı ile ilgili sehven cari hesap kaydı açılmadığını ve kapalı işlendiğini, bu hususta düzeltme imkanı ve zamanı tanınmadan bilirkişi tarafından rapor düzenlenerek mahkemeye sunulduğunu, şirket muhasebecisi tarafından yapılan 227 yevmiye sayılı kayıt düzeltme belgesini dilekçe ekinde sunduklarını, dosyanın gerek görülürse ek rapora gerek görülmezse bu belge dikkate alınarak davalının hiçbir ödemesi olmadığının tespit olunarak talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenen faturalara itiraz edildiğine dair bir bilgi yada belge dava dosyasında mevcut değildir. Davalıya ait müzekkere marifetiyle dosyaya giren BA-BS formalarına göre, davalı şirketin 2018 yılında davacı şirkete ait 2 adet faturayı KDV hariç 9,666,00 TL üzerinden beyan ettiği, takibe konu 2 adet faturanın tarafların BS ve BA formları ile beyan edildiği, taraflar arasında adet ve tutar yönünden uyuşmazlık olmadığı anlaşılmıştır. Davalı vekili istinaf nedeni olarak, süresinde bilirkişi raporuna itiraz ettikleri halde Mahkemece bilirkişi raporuna itiraz etmedikleri gerekçesiyle davacı yanın davasını ispat ettiğine kanaatine varılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde defterlerinin incelemede olduğunu belirttiklerini ileri sürmüştür. İlk derece Mahkemesi gerekçesinde davalının bilirkişi raporuna itiraz etmediği belirtilmiştir. Uyaptan yapılan incelemede bilirkişi raporunun davalıya 24.12.2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin de süresi içinde 06.01.2021 tarihinde bilirkişi raporuna itiraz dilekçesini sunduğu anlaşılmıştır. Bu sebeple ilk derece Mahkemesi gerekçesinde davalının bilirkişi raporuna beyanda bulunmadığı yönündeki tespiti yerinde değil ise de, Mahkemenin kabul gerekçesi sadece bu nedene dayanmadığından, bu husus sonuca etkili de değildir. Bu nedenle davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Davalı, Mahkemece verilen kesin süreye rağmen defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde de davacının alacaklı olduğuna dair kayıtların mevcut olduğu halde sunulmadığının ve bunun sonucunda da davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine delil oluşturduğunun kabulü gerekmiş ve davacının ticari defter ve kayıtları ile tarafların BA-BS kayıtlarına göre davacı, davalı ile arasındaki ticari ilişki nedeniyle icra takibine konu alacağını ispat ettiği, davalı tarafından borçlu olmadığına veya borcu ödediğine dair dava değeri de gözetilerek HMK 200/1 maddesi gereğince aynı kuvvet ve mahiyette herhangi bir belge ve delil de sunmadığı anlaşılmakla ilk derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/965 Esas, 2021/58 Karar sayılı ve 20/01/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 194,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 232,82 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.10.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5aa760fbce5cc2c","SID":"675abd07aff28240"}}