{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>20. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/1686 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1497<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/04/2024 (Talep) - 14/08/2024 (Ara Karar) <br>NUMARASI\t\t: 2024/380 (Derdest Dosya)<br>DAVA\t\t: Kooperatif Yönetim Kurul Kararının İptali<br>TALEP\t\t: İhtiyati Tedbir<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 23/10/2024<br><br>\tİstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/380 Esas sayılı dosyasından verilen 14/08/2024 tarihli ara kararın incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: <br>TALEP/DAVA:<br>\tİhtiyati tedbir talep eden/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ün, üyesi bulunduğu ... Kooperatifi bünyesinde sahibi olduğu ... plakalı minibüsü ile yolcu taşıdığını, bu güne kadar ne diğer kooperatif üyeleriyle ne de yolcularla herhangi bir sorun yaşamadığını, mesleğini layığıyla yerine getirdiğini, davalı kooperatif yönetiminin, iptali talep edilen 18/04/2024 tarihli süresiz sıradan men cezasına yönelik kararını müvekkiline posta yoluyla tebliğ ettiğini, müvekkilinin 25/04/2024 tarihinde kararı tebliğ aldığını, kooperatifin söz konusu kararının hiç bir hukuki dayanağı olmadığı gibi en başta Anayasa olmak üzere kanuna ve usule tümüyle aykırı, haksız, kötü niyetli bir karar olduğunu, iptalinin gerektiğini, kooperatif kararının gerekçesinin gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin kooperatifin çalışma düzenini bozmadığı gibi ortaklar arasında husumet yaratarak yönetim kurulunu zor durumda da bırakmadığını, müvekkilinin tek yaptığı eylemin yakın zamanda gerçekleşmiş olan başkanlık seçimi döneminde, mevcut başkanın rakibi olan adaya destek vermekten ibaret olduğunu, davalı kooperatifin rakip başkan adayına açıkça destek olan diğer üyelerine de aynı veya benzeri cezalar verdiğini, kooperatif kararının herhangi bir kanuni dayanağı bulunmadığını, dava konusu kooperatif kararının niteliği itibariyle disiplin cezası hüviyetinde olduğunu ve bilindiği üzere disiplin hükümleri ve disiplin cezalarının ancak yasal sınırlar çerçevesinde ve yetkilendirilmiş makamlar tarafından uygulanabilir hükümler olduğunu, davalı kooperatifin kendisini hem yasa koyucu hem yürütme organı ve hem de yargılama merci olarak kabul ettiğini, izahı mümkün olmayan keyfi bir karar olduğunu, kooperatifin hukuken disiplin cezası uygulama yetkisi olmadığı tartışmasız iken, bir an için böyle bir yetkisinin bulunduğunun kabul edildiği durumda dahi belirli usulü işlemlerle disiplin hükümlerini işletmesi gerektiğini, aksi takdirde tümüyle keyfi kararlara yol açılacağını, kooperatif yönetiminin müvekkiline kendini savunma hakkı tanımaksızın açıklamasız bir yazı ile söz konusu kararı verdiğini, müvekkilinin Anayasa ile teminat altında olan çalışma hakkının elinden alındığını, zira hayatını ... plakalı minibüsü ile kooperatif bünyesinde yolcu taşıma ile idame ettirdiğini, davalı kooperatifin söz konusu kararı ile müvekkilinin ekonomik olarak telafisi imkansız zararlara uğradığını, şahıslara, kamu kurum ve kuruluşlarına ve bankalara olan borçlarını ödeyemez hale geldiğini, davalı kooperatif kararının öncelikle yürütmesinin durdurulması ve iptali için işbu davayı dermeyan etme zaruretlerinin hasıl olduğunu belirterek, müvekkili aleyhine verilen süresiz sıradan men kararının telafisi imkansız zararların önlenmesi için öncelikle tedbiren durdurulmasına, akabinde bahse konu kooperatif kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>YEREL MAHKEMENİN \"İHTİYATİ TEDBİR\" ARA KARARI: <br>Mahkemece, \"....HMK'nın 389/1. maddesinde düzenlenen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde, yaklaşık ispat koşulu da gözetilerek uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, aynı Kanun'un 390/3. maddesinin; 'Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır' düzenlemesini içerdiği, 6100 sayılı HMK m.389/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, buna göre çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan şey ya da hakkın, aynı zamanda ihtiyati tedbirin konusunu da oluşturacağı, dosyada toplanan deliller nazara alındığında, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, yaklaşık ispatın oluştuğu nazara alınarak; DAVALI KOOPERATİFİN 18/04/2024 TARİHLİ YÖNETİM KURULU KARARININ YÜRÜTÜLMESİNİN TEDBİREN DURDURULMASINA, tedbirin gereklerinin yerine getirilmesi için davalı kooperatife müzekkere yazılmasına...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İTİRAZ: <br>Karşı taraf/davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini, davacının, kooperatifin işleyişini bozduğunu, cevap dilekçesinde davacıya verilen disiplin cezasının hukuki dayanakları ile ilgili detaylı açıklamalarda bulunduklarını, müvekkili kooperatifin 16/01/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında çalışma düzenine ilişkin yönetmeliği kabul ettiğini, genel kurul tutanağının 7.maddesinde 2024 yılı çalışma düzeninin görüşülüp karara bağlanması başlığı altında yönetmeliğin okunup oy birliği ile kabul edildiğinin belirtildiğini, yine kooperatifin ana sözleşmesinin 46.maddesi uyarınca taşıma işlerinin düzenlenmesine yönelik yönetmeliğin hazırlanması ve genel kurul onayına sunulmasının kooperatifin yetkisi dahilinde olduğunu, müvekkili kooperatifin bu yetki doğrultusunda usulüne uygun olarak yönetmeliği oluşturduğunu ve buna göre davacı hakkında işlem yaptığını, 16/01/2024 tarihli genel kurul toplantısında yeni yönetim kurulu üyeleri seçildikten sonra davacının bu durumdan rahatsız olduğunu, rahatsızlığını kooperatifin whatsapp grubunda diğer üyelere agresif mesajlar göndererek ve gereksiz yere sataşıp huzursuzluk çıkararak gösterdiğini, yönetim kurulu üyeleri tarafından defalarca uyarılmasına rağmen bu davranışına devam ettiğini, grubun sükunetini bozmaya çalıştığını, daha önce de sözlü olarak uyarılan davacı hakkında, kooperatifin işleyişi için oluşturulan düzeni ve kuralları ihlal etmesinden dolayı yönetim kurulu tarafından birçok kez disiplin cezası verildiğini, 04/04/2024 tarihinde, Yönetim Kurulu 2. başkanı ... ve Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından düzenlenen şikayet dilekçeleri ve önceki disiplin cezaları dikkate alınarak, çalışma düzenine ilişkin yönetmelik uyarınca davacıya disiplin cezası verildiğini, ihtiyati tedbir kararının, müvekkili kooperatif tarafından yerine getirilmesine müteakip davacı tarafından yönetim kurulu üyesi ve yanında bulunan kooperatif üyelerine karşı; \"burnunuzdan getireceğim. Bundan sonra düzensiz çalışacağım. Ceza yazın da göreyim. Bana ceza yazamazsınız, hele bir yazın onu da mahkemeye taşıyacağım...\" şeklinde ifadelerde bulunarak kooperatifin işleyişini bozacağını açıkça belirttiğini, ayrıca yönetim kurulunu da tehdit ettiğini, bu hususun yönetim kurulu üyesi ... tarafından tutanak altına alındığını, davacının dava öncesindeki kooperatifin düzenini bozan ve kooperatif kurallarına aykırı davranışlarının dava açıldıktan sonra da devam ettiğini, kooperatifin haklılığının dosyaya sunulacak tanıklar neticesinde ispat olunacağını, verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece herhangi bir gerekçe olmaksızın yalnızca kanun maddeleri sayılarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, başka bir hususun ise; teminata ilişkin 6100 sayılı kanunun 392.maddesi ile ilgili olduğunu, HMK'nın 392.maddesinde; \"...durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir\" hükmünün bulunduğunu, somut olaydaki koşullar ihtiyati tedbir talep edenin teminat göstermesini gerektirmiyorsa bu hususta mahkemece gerekçesi açıkça belirtilerek karar verilmesi gerektiğini, teminata yönelik herhangi bir açıklama dahi yazılmadığını, müvekkili kooperatif tarafından kendisine verilen disiplin cezasının uygun olduğunun sabit olduğunu beyanla, tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.<br>YEREL MAHKEMENİN \"İTİRAZIN REDDİ\" ARA KARARI:<br>Mahkemece, \"....İhtiyati tedbirin HMK 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, imkansız hale geleceği ya da ciddi zararlar oluşacağından endişe edilmesi halinde dava konusu üzerine ihtiyati tedbir konulabileceği, çekişmesiz yargı işlerinde de aynı hükmün uygulanacağı, ancak ihtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği, dava dilekçesi ve ekleri incelendiğinde davacının iddiasının yargılamayı gerektirdiği, YAKLAŞIK İSPAT ŞARTLARININ ŞU AŞAMADA MEVCUT OLMADIĞI anlaşılmakla, İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN REDDİNE karar verildiği, sonuç olarak; ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLEN VEKİLİNİN 31/07/2024 TARİHLİ İTİRAZININ REDDİNE....\" şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Karşı taraf/davalı vekili tarafından; \"...Mahkemenin, davacının ihtiyati tedbir için dayanak gösterdiği sebepleri dava konusu olaya uyarlamayarak usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir kararı verdiğini, davacının kooperatifin işleyişini bozduğunu, sundukları cevap dilekçesinde davacıya verilen disiplin cezasının hukuki dayanakları ile ilgili detaylı açıklamalarda bulunduklarını, kooperatifin 16/04/2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında, çalışma düzenine ilişkin yönetmeliği kabul ettiğini, genel kurul tutanağının 7.maddesinde 2024 yılı çalışma düzeninin görüşülüp karara bağlanması başlığı altında yönetmeliğin okunup oy birliğiyle kabul edildiğinin belirtildiğini, yine kooperatifin ana sözleşmesinin 46.maddesi uyarınca, taşıma işlerinin düzenlenmesine yönelik yönetmeliğin hazırlanması ve genel kurul onayına sunulmasının kooperatifin yetkisi dahilinde olduğunu, müvekkili kooperatifin bu yetki doğrultusunda usulüne uygun olarak yönetmeliği oluşturduğunu ve buna göre davacı hakkında işlem yaptığını, yeni yönetim kurulu üyeleri seçildikten sonra, davacının bu durumdan rahatsız olduğunu, rahatsızlığını, kooperatifin whatsapp grubunda diğer üyelere agresif mesajlar göndererek ve gereksiz yere sataşıp huzursuzluk çıkararak gösterdiğini, defalarca uyarılmasına rağmen devam ettiğini, yönetim kurulu tarafından birçok kez disiplin cezası verildiğini, 04/04/2024 tarihinde, Yönetim Kurulu 2. Başkanı ... ve Yönetim Kurulu Başkanı ... tarafından düzenlenen şikayet dilekçeleri ve önceki disiplin cezaları dikkate alınarak, çalışma düzenine ilişkin yönetmelik uyarınca davacıya disiplin cezası verildiğini, ihtiyati tedbir kararının müvekkili kooperatif tarafından yerine getirilmesine müteakip davacı tarafından yönetim kurulu üyesi ...'a ve yanında bulunan kooperatif üyelerine karşı; 'burnunuzdan getireceğim. Bundan sonra düzensiz çalışacağım. Bana ceza yazamazsınız. Hele bir yazın onu da mahkemeye taşıyacağım...' şeklinde ifadelerinde bulunarak kooperatifin işleyişini bozacağının açıkça belirtildiğini, ayrıca davacının yönetim kurulunu da tehdit ettiğini, bu hususun tutanak altına alındığını, davacının dava öncesindeki kooperatifin düzenini bozan ve kooperatif kurallarına aykırı davranışlarının dava açıldıktan sonra da devam ettiğini, kooperatifin haklılığının dosyaya sunulacak tanıklar neticesinde de ispat olunacağını, davacının yalnızca müvekkili kooperatifin düzeni değil, aynı zamanda güzergahta çalışan dava dışı ...'nin de işleyiş düzenini bozduğunu, davacının güzergah sırasında yaptığı düzen ve sıra bozucu hareketleri dolayısıyla aksamalar yaşandığını, her iki kooperatif üyelerinin de davacıdan rahatsızlık duyduğunu, ekte sundukları tutanaklar incelendiği vakit bu hususların da tutanağa geçirildiğinin görüleceğini, davacının ihtiyati tedbir kararını suistimal ettiğini, ihtiyati tedbir kararının amacı dışında kullanılmakta olup kararın kaldırılması gerektiğini, verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece herhangi bir gerekçe olmaksızın yalnızca kanun maddeleri sayılarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini,  verilen disiplin cezasının uygun olduğunun sabit olduğunu, ihtiyati tedbir şartları oluşmamış iken mahkemece hiçbir gerekçe gösterilmeden, kanunda hükmolunan ihtiyati tedbir için belirlenen usule uymadan ihtiyati tedbir kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu...\" beyanla, mahkeme kararı istinaf kanun yoluna getirilmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Talep, kooperatif yönetim kurulu kararının iptali istemli davada ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.<br>Mahkemece; yukarıda yazılı gerekçelerle ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbire yönelik olarak karşı taraf/davalı vekilinin itirazı üzerine verilen 14.08.2024 tarihli ara karar ile de itirazın reddine karar verildiği, bu ara karara yönelik olarak da karşı taraf/davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacının üyesi olduğu davalı taşıma kooperatifi tarafından haksız olarak \"süresiz sıradan men cezası\" verildiği iddiası ile, çalışma hürriyetine aykırılığa dayalı olarak dava açılıp bahse konu 05.04.2024 tarihli YK kararının tedbiren uygulanmasının durdurulmasının talep edildiği, mahkemece de bu yönde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davalı tarafın itirazı üzerine ise itirazın reddine dair hüküm tesis edildiği görülmekte ise de, mahkemenin bahse konu 14.08.2024 tarihli ara kararının gerekçesi ile hüküm kısmının çelişkili olduğu görülmekle, kararın öncelikle bu nedenden dolayı kaldırılması gerekmiştir. Zira, hükümde davalı tarafın \"ihtiyati tedbire itirazının reddi\" denilir iken, gerekçe kısmında ise \"yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığı ve bu nedenle ihtiyati tedbirin reddi\" ne karar verildiği belirtilmiştir. Bilindiği üzere, kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak nitelikte olması gerekir. Yine, mahkeme kararında davalı tarafın tedbire yönelik ayrıntılı itirazlarını karşılayacak bir gerekçeye de yer verilmediği görülmektedir.  Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama, gerek yargı erki ile hâkimin, gerek mahkeme kararlarının her türlü kuşkudan uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz. Bu nedenlerle, açıklanan hususlara uygun düşmediği anlaşılan yerel mahkeme kararına yönelik davalı tarafın istinaf itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; karşı taraf/davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Karşı taraf/davalı vekilinin istinaf itirazlarının KABULÜNE; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/380 Esas sayılı dosyasından verilen 14/08/2024 tarihli ara kararın HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Talebin yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>3-İSTİNAF AŞAMASINDA; karşı taraf/davalı vekili tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf  karar harcının istek halinde karşı taraf/davalıya iadesine,<br>4-İstinaf aşamasında karşı taraf/davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda ele alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-Kararın taraflara tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.  23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"768b39f888814fa8","SID":"defa328eae439d50"}}