{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/827 <br>KARAR NO:2024/1060<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:01/12/2020<br>NUMARASI:2016/1199 Esas, 2020/804 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı yüklenici, davalı şirket ile yapılan ticari anlaşma gereğince fatura düzenlediğini , fatura bedelinin bir kısmının ödendiğini kalan kısım için takip başlattığını belirterek  itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi,  davacı ile 12.01.2015 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, davacının işi süresinde teslim etmediğini ve kalitesiz malzeme kullanarak işi eksik bıraktığını, davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; davacı tarafından düzenlenen 1.182.682,14 TL lik faturanını davalının defterinde kayıtlı olması, bu miktarın  1.040.006,00 TL sinin çekle ödenmesi,  geriye kalan 142.674,14 TL lik kısmının ise ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında;  sözleşmenin 11. saddesine göre ödenmeyen 142.676,14 TL nin teminat olarak tutulduğunu, davacının sözleşmeye aykırı imalat, eksik işler montaj ve işçilik kalitesi nedeniyle davalı geçici ve kesin kabul ile hesap kesmediğinden bu bedelin teminat olarak tutulduğunu, bu nedenle hak ve nesafet indiriminin ne oranda ve miktarda olduğunun tespiti için keşif talep ettiklerini, mahkeme keşif yapmadan karar verdiğini, işin süresinde teslim edilmediğini, davacının montaj yapıtığı 1725 adet daire içi kapının sözleşmeye aykırı imal edildiğini, çift taraflı 6 şar milimlik mdf olması gerekirken 4er mm mdf kaplama yapıldığını, 228 dairenin giriş kapısının kapı kollarının kırıldığını, yamulmakta olduğunu, kapı boşluklarından hava ve ses geldiğini, keşif yapılsaydı bunların tespit edileceğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Davacı yüklenici, davaya konu  takiple faturaya dayalı bakiye bedel talebinde bulunmuş, davalı ise işin süresinde teslim edilmediğini, eksik ve ayıplı yapıldığını, borucunun bulunmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş , mahkemece mali müşavir bilirkişisinden alınan rapora dayalı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, istinaf itirazları da dikkate alındığında işin eksik ve ayıplı yapılıp yapılmadığı noktasındadır. Davalı iş sahibinin cevap dilekçesi  ve aşamalarda eksik ve ayıp olarak belirttiği hususların, mahkemece ayıp kapsamında değerlendirilerek süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığından bahisle bu talepler yönünden ret kararı verilmesinde bir yanlışlık yoktur. Davalının, mahkemenin bu değerledirmesine yönelik ayrıca ve açıkça bir istinafı da bulunmamaktadır. Davacı iş sahibi yine cevap dilekçesinde diğer eksik ve ayıpların kendisi tarafından giderildiğini iddia etmiş ise de bu iddiasını da usulünce ispatlayamamıştır.Buna göre, mahkemece hüküm kurmaya ve denetime açık bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı yüklenicinin takip miktarı kadar alacaklı olduğu, eksik ve ayıp savunmasının usulünce ispatlanamadığından bahisle davanın kabulüne karar verilmesinde usul, yasa ve dosya kapsamına bir aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 01/12/2020 tarih ve 2016/1199 Esas, 2020/804 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 9.746,21-TL nisbi istinaf karar harcından davalı tarafça peşin olarak yatırılan 2.436,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.309,61-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b7d32c33919aba5c","SID":"1266f02a0218783b"}}