{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO:2022/810 <br>KARAR NO:2024/1066<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:17/11/2020<br>NUMARASI:2018/486 Esas, 2020/686 Karar<br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:09/10/2024<br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :Davacı yüklenici, davalı iş sahibi ile çorap imalatı sebebiyle ticari ilişkileri olduğunu, davalının çorap imalatı hizmeti almasına rağmen bedelini ödemediğini , fatura kestiklerini davalının faturaya itiraz etmediğini ancak bedelini ödemediğini takip başlattıklarını belirterek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı iş sahibi, davacı tarafından üretilen malların ayıplı olduğunu ve süresinde imalat yapılmadığını, ürünü alan firmaların reklamasyon faturası düzenlediklerini bunu da yüklenici firmaya yansıttıklarını, 3 adet iade faturasının davacı tarafından iade edildiğini, davacı tarafın kendilerine cari hesapta 9.863,00 TL borçlu olduğunu iddia ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece; 3 adet  iade faturasından 10.03.2018 tarihli ... nolu iade faturasının haklılığının davalı tarafça ispatlanamadığı ancak 24.03.2018 tarihli ... nolu 30.03.2018 tarihli ... nolu reklamasyon faturalarının davacının geç teslimi sebebi ile artı nakliye bedellerinin yansıtılmasından ibaret olduğu ,davalı tarafın davacı tarafa ürün teslim zamanlarını mail yolu ile ilettiği ancak davacının belirlenen günde teslimatı yapmadığı bu hali ile  iki adet reklamasyon faturasının yerinde ve haklı olduğu gerekçesiyle davalının tespit edilen zararından davacının alacağı mahsup edilerek kalan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verildiği görülmüştür. Davacı vekili istinafında,  ayıp ihbarının noter kanalı iadeli taahhütle mektup yada telgraf ile yapılması gerektiğini, teksit mühendisi bilirkişisinin raporunun yetersiz olduğunu tanıklar beyanlarında teslim tarihi belli olması yönünde beyanda bulunmadıklarını, geç teslimden kaynkalı reklamasyon faturası düzenlenmesinin hukuken geçerli olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. Davalı vekili istinafında,  rapora itirazlarının karşılanmadığını , icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici, davaya konu takiple fatura  dayalı bakiye iş bedeli alacağı talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ise, işin süresinde teslim edilmediğini, ayıplı yapıldığını bu nedenle 3 adet reklamasyon faturası düznlediklerini belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, ayıplanın ispat edilemediği, işin süresinde teslim edilmemesi nedeniyle davalı iş sahibinin 73.528,13TL alacağı bulunduğu tespit edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,  davalı aleyhince icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Dosya kapsama incelendiğinde; davacı yüklenicinin talep edebileceği  iş bedelinin usulünce belirlendiği, ayıpların davalı iş sahibi tarafından ispatlanamadığı, işin geç tesliminden kaynaklanan zararla ilgili hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece verilen kararda bir yanlışlık bulunmamaktadır. Ancak davacının alacağı, gecikme nedeniyle uğranılan zarar mahsup edilerek belirlendiğinden likit olmadığı gözetilerek icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olmuştur Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin icra inkar tazminatı yönünden kabulü ile,  yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak icra inkar tazminat talebinin reddine  dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf  talebinin KABULÜNE,3-BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/11/2020 tarih ve 2018/486 Esas, 2020/686 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,4-Davanın KISMEN KABULÜ ile,5-Davalı borçlunun Büyükçekmece ... İcra Dairesinin ... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 39.044,65 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,6- Davacının icra inkar tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından REDDİNE, 7-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken  2.667,14-TL nispi karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.259,43-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.407,71-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafından yatırılan 1.259,43-TL peşin harcı ve 35,90-TL başvurma harcın mahsubu ile bakiye 1.295,33-TL davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,3-Davacı tarafından yapılan 199,50-TL tebligat ve posta gideri, 1.600,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.799,50-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre takdiren‭ 622,08-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye miktarın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,4-Davalı tarafından yapılan herhangi bir masraf olmadığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA,5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00 -TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan  30.000,00-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30-TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 2-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,3-Davalı tarafından yatırılan 666,79-TL istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,4-Davalı tarafından yapılan162.10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 5,50-TL posta gideri olmak üzere toplam 167,60-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa VERİLMESİNE,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 09/10/2024  tarihinde oybirliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a0f4ba4f4e5974ec","SID":"b737069184b555a4"}}