{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1512 <br>KARAR NO: 2024/1435<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 10/07/2024 değişik iş kararı.<br>NUMARASI: 2024/698 D.İş -  2024/710 K. <br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasında görülen ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne- kısmen redine dair karara  karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş  dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ürdün Haşimi Krallığında kurulu bir şirket olduğunu, bir dönem müvekkili şirketin yetkili müdürlüğü yapan borçlunun, şirkete karşı idari ayrılık ve mali suistimallerde bulunduğunu, şirketin banka hesaplarından kendisi lehine çekler düzenlediğini, şirket müşterilerinden aldığı nakit paraları şirketin banka hesaplarına yatırmadığını, şirket hesaplarından aldığı nakit tutarları harcadığı yerleri beyan etmediğini ve şirketi zarara uğrattığını, borçlunun hukuka aykırı işlemleri nedeniyle Batı Amman Sulh Ceza Mahkemesinin 8912/2022 Esas sayılı dosyasında güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyetine karar verildiğini, müvekkili şirketin zararının tazmini için Amman Asliye Hukuk Mahkemesinin 11/04/2023 tarihli mahkeme ilamı ile 5.114.818,91 BAE Dirhemi ödemesine karar verildiğini, borçlunun sonradan Türk vatandaşlığına geçtiğini ve Ürdün'de alacağın tahsili imkanı kalmadığını, borçlunun Türkiye'deki mallarını kaçırma tehlikesinin bulunduğunu ileri sürerek,  teminatsız olarak  5.114.818,91 BAE Dirhem borç için ihtiyati haciz kararı verilmesini, aksi takdirde ise 200.000 BAE Dirhem kısmı üzerinden %10 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesini, talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ  DEĞİŞİK İŞ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 10.07.2024 tarihli değişik iş kararında; \" ...2004 sayılı İcra İflas Kanunu madde 257: 'Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.Öncelikle ihtiyati haciz kararı verebilmek için muaccel bir para alacağı olmalı, işbu muaccel para alacağını borçlu vadesinde ödememiş olmalıdır. Ayrıca yaklaşık ispat şartının sağlanması diğer bir ifadeyle ihtiyati haciz talep edenin haklılığını yaklaşık ispat kuralı çerçevesinde ispat etmesi gerekmektedir. Talep incelendiğinde;Dosyaya, aynı alacakla ilgili olarak Batı Amman Sulh ceza mahkemesince verilen 8192/2022 sayılı 30.11.2022 tarihli, Amman Asliye Hukuk Mahkemesinin 7701/2022 sayılı 11.04.2023 tarihli kararı ile diğer deliller ve Türkiye ile Ürdün arasındaki Hukuki ve Ticari Konulardaki Adli Yardım Sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde İİK'nın 257 maddesindeki şartların varlığının kabulü gerektiği,  borca ilişkin alacaklının sunduğu bu deliller karşısında yaklaşık ispat koşullarının bulunduğu anlaşılmakla, alacaklı vekilinin seçenekli taleplerinden 3.nolu talebinin kabulü ile, teminatsız olarak  5.114.818,91 BAE dirhem borcu için ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin 2.nolu talebinin reddine, İİK'nun 257 ve müteakip maddeleri gereğince %15 teminat karşılığında talebe konu 200.000 BAE Dirhemin üzerinden borçlu ...'ün borca yeterli miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz....\" gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulü ile iki nolu  200.000 BAE Dirhem (1.789.920 TL) alacak miktarı ile sınırlı olmak ve yüzde 15 oranında  (268.488,00 TL) teminat karşılığı borçlunun mal varlığının ihtiyaten haczine, teminatsız olarak  5.114.818,91 BAE Dirhem borç için ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin iki nolu talebinin reddine karar vermiştir. Bu karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde;  Dava dilekçesindeki açıklamalarını aynen tekrar ederek, alacaklı ... şirketinin bir dönem yetkili müdürlüğünü yapan borçlu ....'un (...) alacaklı şirketi zarara uğrattığı, kendi hesabına para geçirdiği ve alacaklı şirkete karşı borçlu olduğuna yabancı mahkemece karar verildiğini, Türkiye ile Ürdün Arasında Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesi 2. maddesi gereğince borçlu ... (...)'un 5.114.818,91 BAE dirhem borcu için tüm malvarlığı ile  üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları bakımından teminatsız olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, oysa mahkemece teminatsız ihtiyati haciz talebinin reddi kısmı bakımından hiçbir gerekçe yazılmadığını, borçlunun 5.114.818,91 BAE Dirhem borcu için teminatsız ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin kararının kaldırılması gerektiğini, Türkiye ile Ürdün arasında 13.09.1971 tarihinde imzalanan Hukuki ve Ticari Konularda Adli Yardım Sözleşmesinin 2. maddesinde, \"Akit Taraflardan her birinin Türkiye veya Ürdün'de oturan ve diğer Taraf mahkemelerinde davacı veya müdahil olan uyruklar, gerek yabancı sıfatları, gerek o memlekette İkametgâh veya meskenleri bulunmaması nedeniyle, hiç bir masraf teminatı göstermeye tabi tutulmayacaklardır.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Alacaklının Ürdün'de olduğunu, bu nedenle Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 13.05.2013 Tarihli 2013/6173 Esas ve 2013/6983 Karar sayılı kararında belirtildiği gibi teminat alınmasına gerek bulunmadığını,  5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 48.maddesinde belirtilen teminatın da bu kapsamda olduğunu, teminatsız şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini,  Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve talebin tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, yabancı ülke mahkemesince hüküm altına alınan tazminatın tahsilini teminen İİK'nın 257 ve devamı maddelerine göre ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne kısmen reddine dair ara karar verilmiş; bu karara karşı, alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz talep eden vekilince sunulan, Ürdün Haşimi Krallığı Batı Amman Sulh Ceza Mahkemesi ile Ürdün Haşimi Krallığı Amman Asliye Hukuk Mahkemesi ilamlarından, alacaklı ... şirketinin bir dönem yetkili müdürlüğünü yapan borçlu ... (...)'un alacaklı şirketi zarara uğrattığı ve tazminatın tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan yabancı mahkeme kararı henüz 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hakkında Kanun’un 50 ve devamı maddelerine göre tenfiz edilmediğinden, ortada ilam sayılacak bir belgeden söz edilemeyecektir. İİK'nın ihtiyati hacizde teminata ilişkin 259.maddesinde, \" İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Buna göre, alacağın ilamdan kaynaklanmaması halinde teminat verilmesi zorunluluğu bulunmaktadır. Talebin dayanağı olan yabancı mahkeme kararı henüz ülkemizde tanmış veya  tenfiz edilmiş değildir. Bu nedenle anılan maddede sözü edilen bir ilamdan söz edilemeyecektir. İstinaf başvurusunda sözü edilen Yargıtay kararlarında, 5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hakkında Kanun’un 48.maddesinde belirlenen yabancılık teminatından söz edilmiştir. Anılan maddede, \" Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.\" düzenlemesi bulunmaktadır. Türkiye ile Ürdün Haşimi Krallığı arasında düzenlenen hukuki ve ticari konulardaki adli yardım sözleşmesine göre taraf devletlerin vatandaşları yabancılık teminatından muaf tutulmuştur. Burada sözü edilen teminat yabancılık teminatı olup, İİK'nın 259. maddesinde düzenlenen teminat ise açık bir kanun hükmü olmadığı takdirde yabancı veya vatandaş ayrımı gözetilmeksizin herkesten alınır. Davacının özel olarak ihtiyati hacze ilişkin teminattan muaf olduğuna ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığı, sunulan Yargıtay kararlarının somut olaya uygun olmadığı anlaşılmakla, alacaklı vekilinin teminata ilişkin istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir. Diğer yandan talep dilekçesinde terditli olarak alacağın tamamı için teminatsız olarak veya bir kısmının teminatla ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece teminatsız ihtiyati hacze ilişkin  talep yerinde görülmediğinden ikinci talebin kabulüne karar verilmiştir. Davacının, teminat ile talep ettiği ihtiyati haciz 200.000 BAE Dirhemine ilişkin olup, bunu aşan bir miktar yönünden teminatlı ihtiyati haciz talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ikinci talebin değerlendirilerek kabul edilmesi yerindegörülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın  353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.10.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e06e8c8990289544","SID":"5bdd44a4a5969786"}}