{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1782 <br>KARAR NO\t: 2024/1633<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 30/06/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/138 Esas,  2022/453 Karar<br>DAVA\t: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>Taraflar arasında görülen menfi tespit davasına ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı, yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 23/12/2013 tarih, ... tarihli sözleşme ile ... Tarım Kredi Kooperatif'ine ... ortak numarası ile ortak olduğunu, üyeliğe ilişkin ödemeleri düzenli olarak yapan müvekkilinin davalı kooperatife karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin sonradan öğrenmiş olduğu üzere; müvekkilinin kardeşi dava dışı ...'ın 2015 yılında ... isimli şahsa 12.500,00-TL değerinde keçi sattığını, ...'nın bu satışa ilişkin borcunu ödeyemeyince, ...'a ... Tarım Kredi Kooperatifi'ne giderek o zaman kooperatif müdürü olan ...'den borcuna karşılık olarak, kendi adına yem almasını söylediğini, bunun üzerine ... yine dava dışı ... ile birlikte ...'ün yanına giderek durumu anlattığını ve bu doğrultuda 1 ton yemi araca yüklediklerini ancak ...'ün, ...'in kooperatife borcu olduğunu hatırlayarak yemleri vermek istemediğini, hazırda bulunanların ısrarı ile teslime razı geldiğini, borcu ise müvekkilin adına yazdığını, bu durumun tamamen müvekkilin bilgisi, görgüsü ve rızası dışında gerçekleştiğini, müvekkil davacının, gerçekleşen bu usulsüz işlemden haberdar olması ise 18/12/2019 tarihinde davalı kooperatifin kendisine borç bildirme mesajı göndermesi sonrasında yaptığı araştırmalar ile olduğunu, ...'nın da bahsi geçen borcun kendisine ait olduğunu ..., ... ve müvekkilin huzurunda şifaen ikrar ettiğini,  davalı tarafça haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkil aleyhine Erzurum.... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Es. Sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiğini beyanla davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Erzurum .... İcra Müdürlüğünün 2020/...Es. Sayılı icra takibinin iptaline, davalı tarafın dava değerinin  %20’sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacının dava konusu ettiği icra takibi vekili  olarak  taraflarınca yapıldığını, davacı  dava  dilekçesinde  ileri  sürdüğü  asılsız  ve  mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun iddialarını kabul etmediklerini, davacının ileri sürdüğü tüm asılsız iddialar   davacının imzasını taşıyan  bellerden  anlaşıldığını, davacının  haksız  ve  hukuki  dayanaktan yoksun  davası icra takibini  engellemek  amacıyla  açılmış  kötü  niyetli  bir dava olduğunu, davacının  asılsız iddiaları ve gütmüş olduğu gayenin dikkate alınarak  %20 aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderlerinin ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasını talep ettiği anlaşılmıştır. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; \"...Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava kooperatif borcu nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti taleplidir. Davacının davalı kooperatif üyesi olduğu husunda çekişme bulunmamakta, çekişme  davalı kooperatif tarafından icra takibi konusu edilen ... nolu ve ...nolu senetler nedeniyle  davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir. Davalı kooperatiften davaya konu kredi sözleşmeleri istenmiş, sunulan kredi sözleşmeleri mahkememizce incelenmiş, dava konusu senetlerde davalının imzasının olduğu, bu imzalara davacı tarafından itiraz edilmediği görülmüş, alınan tanık beyanlarında davalı kooperatiften alınan ürünlerin davacı adına alındığı, bu borçların davacıya borç olarak kaldığı ancak ürünlerin davacı tarafından kullanılmadığı hususunda beyanda bulunulduğu görülmüş, takibe konu senetlerin davacı tarafından imzalandığı, senetlerin hata, hile veya tehdit ile imzalandığının davacı tarafından ispatlanamadığı, takibe konu senetler nedeniyle davacının davalı kooperatife borçlu olduğu...\" gerekçesiyle davanın reddine karar  verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı  vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin, 23/12/2013 tarih ... tarihli sözleşme ile ... Tarım Kredi Kooperatif'ine ... ortak numarası ile ortak olduğunu ve üyeliğe ilişkin ödemeleri düzenli olarak yapması nedeniyle kooperatife karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin tamamen  bilgisi, görgüsü ve rızası dışında gerçekleşen bu borca dair usulsüz işlemden 18/12/2019 tarihinde davalı kooperatifin kendisine borç bildirme mesajı göndermesi sonrasında öğrenildiğini, davacının iradesinin fesada uğratıldığını, davacının kooperatiften yem almadığını, borcun muhatabı olmadığını, dava dilekçesinde yemin ve bilirkişi delillerine dayanılmasına rağmen yerel mahkemece dosyanın  bilirkişiye gönderilmediğini ayrıca da kesin delil olan yemin hususunda karar verilmediğini belirterek kararın kaldırılması istemi ile  istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, icra takibinden sora açılan İİK 272 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme sonucunda;<br>1-Davacı ile davalı kooperatif arasında, 10.01.2013 tarihinde Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesi imzalanmış olup, davacı icra takibine konu edilen borcun asıl muhatabının şahsı olmadığını, kooperatifle alışveriş  ilişkisi bulunmamakta ise de kendisine hileli davranışlarla borç senetleri ve sözleşmelerin imzalatıldığını beyanla  davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. <br>2-1581 sayılı Kanun'un 12. maddesinde; \"Kooperatiflerin kredi ile ilgili alacak senetleriyle kayıtları ve her türlü taahhütname ve sözleşmeler, ortağın oturduğu veya kooperatifin bulunduğu köy veya mahalle ihtiyar heyetleri tarafından parasız olarak tasdik olunur. Bu suretle tasdik olunan senetler ve belgeler İİK'nin 38. maddesinde yazılı belgeler hükmündedir\" düzenlemesine yer verilmiştir. İİK'nin 38. maddesinde ise; \"Mahkeme huzurunda yapılan sulhler, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir\" hükmü yer almaktadır.<br>Somut olayda, ... no'lu Tarım Kredi Kooperatifleri Kredi Genel Sözleşmesinde muhtar ve ihtiyar heyetinin imzası yer alsa da; kullandırılan kredi karşılığında düzenlenen senetlerin 1581 sayılı Kanuna göre köy veya mahalle ihtiyar heyeti tarafından tasdik edilmediği görülmekte ise de borç senedindeki imzanın asıl borçlu konumundaki davacı tarafından inkar edilmemesi, davacı hakkında ilama müstenit icra takibine müstenit dosyanın kesinleşmiş olması ve anılan senetler kapsamında davacının ödünç aldığı yönündeki kabulü doğrultusunda borçlu olup olmadığının tespitine dair dosyanın esastan incelenmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>3-Esas yönünden yapılan değerlendirmede ise mahkemece kooperatif kayıtları incelenmeden, borcun kaynağı- miktarı vs yönde yeterli inceleme yapılmadan hüküm tesis edilmiş olduğu görülmektedir. <br>Şöyleki; taraflar arasındaki kredi genel sözleşmesinin alacağın devir ve temlikine ilişkin 23. Maddesi uyarınca kredi borç senetlerinin üçüncü şahıslara devir ve temlikinin mümkün olacağı ortağın ve müteselsil kefillerin bunu kabul ve taahhüt edeceği hususu hükme bağlanmıştır. Somut olayda alacağın kooperatif tarafından herhangi bir temlike konu edilip edilmediği belli değildir.<br>Bir diğeri; takibe konu edilen borç senetlerinden ... no'lu senetteki borç tutarının 5.342,70 TL, ... no'lu senetteki borç tutarının 7.135,00 TL olarak görünmesine rağmen davacıya gönderilen ödeme emrindeki asıl alacak miktarları farklılık arzetmektedir. <br>Bu halde, davalı kooperatifin davacı aleyhine takip başlatmakta haklı olup olmadığı ve anılan sözleşme uyarınca, borç senetlerinin herhangi bir temlik işlemine konu edilip edilmediği, edilmemiş ise de davalı kooperatif hesabından kooperatif ortağı olan davacıdan herhangi bir kesinti veya tahsilat yapılıp yapılmadığı, varsa alacak miktarının asıl alacak ve talep edilen faiz yönünden talep edilebilir nitelikte olup olmadığı konuları üzerinde durularak, sonucuna göre davacının aktif dava ehliyetinin ve aktif dava ehliyeti var ise alacak miktarının tespiti yönünde kooperatif kayıtları incelenmeksizin, eksik araştırmayla karar verilmesi yerinde görülmemiştir. (emsal için bknz.  Yargıtay 23. H.D. 2015/9527 E.  2016/1569 K. Sayılı ilamı)<br>Açıklanan nedenlerle, HMK'nın 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvuralarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)/a-6 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 30/06/2022 tarih ve 2021/138 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararının, HMK’nın 355, 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>2-Dava dosyasının HMK’nın 355, 353/(1)-a maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının davacıya iadesine,<br>4-İstinaf başvurusu aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin mahkemesince verilecek nihai kararla hüküm altına alınmasına,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>6-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafça varsa yatırılmış olan teminatın iadesine,<br>7-Gerekçeli kararın yerel mahkemece taraflara tebliğine,<br>Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"95fb3774f3382226","SID":"c20ee3980f3b1a8c"}}