{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ       <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t       <br>ESAS NO\t: 2021/1080 <br>KARAR NO\t: 2024/1431<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...          ...<br>ÜYE \t: ...                               ...<br>ÜYE \t: ...                  ...<br>KATİP \t: ...                               ...  <br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  08/04/2021<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2019/60E., 2021/239K.<br>DAVACI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br> \t\t     \t<br>\tDavalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili; kooperatif üyesi olan davalının üzerine düşen yükümlülüklerini tüm uyarılara ve ihtarlara rağmen yerine getirmediğini, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğü’nün 2018/3437 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibinde borcun kaynağının detaylı olarak gösterildiğini, faiz dökümünün ayrıntılı olarak yapıldığını, icra takibine davalının, davacı kooperatife herhangi bir borcu bulunmadığı iddiasıyla itiraz etmesi üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, Ankara Batı İcra Müdürlüğünün  2018/3437 esas sayılı dava dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin fer’ileri ile 65.168,61 TL üzerinden devamına, davalı taraf aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına  karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili; banka bloğu olarak adlandırılan ve kendisine tapu verilmeyen üyelerin tamamının esasen daire maliyet ödeme borcunun henüz olmadığını, kooperatifte; OYAK kredisi kullanarak üye olanlar, peşin ödeme yapıp indirim uygulamasından yararlanan üyeler, kooperatife üyelik giriş bedeli, sonrasında talep edilen çevre, şerefiye, tapu-iskan ve diğer ek ödemeleri istenen sürede ödemeyi kabulle inşaat yapım seviyesinin % 70 seviyesine geldiğinde banka konut kredisi kullanarak 110.000,00 TL ana parayı ödemeyi kabul edenler olmak üzere, üç grupta üyelik kabulü yapıldığını, banka kredisi çekecek üyelere ayrılan bloğun kredi çekilebilir seviyeye ulaşmaması ve dairelere ait kat irtifakı tapularının teslim edilmemesi nedeniyle, konut kredisi kullanamadıklarından ana parayı ödeyemediklerini, banka kredisi çekerek kooperatife ödeme yapmayı taahhüt eden üyelere bu kredi çekebilme imkanı sağlayacak konut teslimleri yapılamadığı ve bundan kaynaklanan durum bugüne kadar kooperatifin resmi web sitesinde duyurulara konu olduğunu, yönetimce kat irtifakı tapusu teslim edilmeyen üyelerin bu sıkıntılarının giderilebilmesi ve kredi çekebilmelerinin önünün açılabilmesi maksadıyla çaba sarf edildiğinin defaten ilan edildiğini, anılan duyurularla yönetim kurulu banka kredisi kullanacak üyelerinin ödeme yapabilmeleri maksadıyla tapularını almaları gerektiğini ve bu doğrultusunda çalışma yaptığını kabul ve ikrar ettiğini, ancak gelinen noktada itibariyle arsa sahibinden tapuların elde edilebilmesine yönelik çalışmaların sonuçsuz kaldığını ya da istenilen hedefe ulaşılamadığını, diğer üyelere kredi çekmek için daire teslimi yapan kooperatifin, müvekkilinin de aralarında bulunduğu ve banka bloğu şeklinde isimlendirilen blok üyelerine bu imkanı tanımadığı için ana maliyet bedelinin de kendilerinden olması gerektiği şekilde istenilmediğini, müvekkilinin ana para konusu olabilecek şekilde kooperatife bir borcu olmadığını, müvekkilinin iyiniyeti ile ödemeler yapmış ise de, bu onun borçlu olduğu veya borcu kabul ettiği anlamına da gelmeyeceğini, davacının asıl alacağı olmadığından, faiz talebinin de kabul edilebilir olmadığını, banka bloğu üyelerini kapsar şekilde 05.04.2014 tarihli genel kurul gündeminin 13. maddesinde, gecikme faizinin daire maliyetlerine uygulanmaması konusunda karar alındığını, bir yıl sonra 25.04.2015 günlü genel kurulda geçmişe yönelik faiz uygulama kararı ile kaldırılmaya çalışılmış ise de, bu karara karşı açtıkları davada, mahkemenin 2015/340 E. sayılı dosyasında iptaline karar verildiğini, istinaf mahkemesince de istinaf başvurusunun reddedildiğini, müvekkiline kredi çekebilmesi için tapu devri yapmayan davacının, bu aşamada müvekkilinden daire maliyet bedelini ve buna dair ferileri istemesinin hukuken doğru olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esasa dair nedenlerle reddine, kötü niyetli davacının takip tutarının %20‘si oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince, \"Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalının davacı kooperatif ortağı olduğu,  kooperatifler Kanunu ve anasözleşme kapsamında davalının genel kurul kararları ile belirlenen aidatları ödemekle yükümlü olduğu, geç ödenen aidatlar yönünden genel kurulda alınan kararlara göre gecikme faizinden davalının sorumlu olduğu, borç tahakkukunun 10/02/2012 tarihinde yapılmış olduğu, borç doğmadan faiz borcunun doğamayacağı, bu nedenle davalının taahhüt tarihinden değil, borç tahakkuk tarihinden itibaren gecikme faizinden sorumlu olacağı, gecikme faizi yönünden; 16/06/2012 tarihli genel kurulda %1 oranında gecikme faizi alınması yönünde karar alındığı, daha sonra 05/04/2014 tarihli genel kurulda ise %1 oranında alınacak olan gecikme faizinin şerefiye, çevre düzenleme, tapu ve iskan ile ek ödeme kalemlerine uygulanmaya devam edilmesi ancak daire maliyetlerine uygulanmaması yönünde karar alındığı, 25/04/2015 tarihli genel kurulda ise gündemin 10. Maddesi ile yeniden daire maliyetlerine %0,69 oranında gecikme faizi alınmasına karar verildiği, 25/04/2015 tarihli genel kurulda alınan 10. maddenin Mahkememizin 2015/340 Esas 2016/654 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği ve kararın onama üzerine kesinleştiği, daha sonra 14/05/2016 tarihli ve 27/05/2017 tarihli genel kurullarda daire ana maliyetleri için %0,69, bunun dışında kalan ara ve diğer ödemeler için %1 oranında  gecikme faizi alınmasına karar verildiği, alınan kararlardaki faiz oranlarının TBK'nın 88. ve 120. Maddelerine aykırı olmadığı, genel kurul kararlarının alındıkları tarihten sonrasına etkili olacağı, geriye etkili olamayacağı, aksinin ise Kooperatifler Kanunu madde 23'te düzenlenen eşitlik ilkesine aykırı olacağı, 14/05/2016 tarihli ve 27/05/2017 tarihli genel kurullarda daire ana maliyetleri için %0,69 oranında gecikme faizi alınmasına ilişkin kararların iptal edildiğine dair veyahut iptali hakkında dava açıldığında dair dosyaya yansıyan bilgi ve belge bulunmadığından bu kararların alındıkları tarihten sonrasına uygulanacağı,  bu sebeplerle bilirkişi ek raporunda iptal kararı gözetilerek yapılan hesaplamalara mahkememizce itibar edildiği, bu doğrultuda bilirkişi ek raporunda tespit edildiği üzere davacının daire maliyet bedellerinden kaynaklı olarak borç tahakkuk tarihi olan 10/01/2012 tarihinden ödeme tarihlerine göre talep edebileceği işlemiş faiz miktarının 37.920,03TL olduğu, davacının 1.067,40TL ödemesinin bulunduğu, bu ödemenin mahsubu ile davacının bakiye alacağının 36.852,63TL olduğu anlaşılmaktadır. Şerefiye taksitlerinin, çevre bedeli taksitlerinin, iskan ve tapu taksitlerinin geç ödenmesinden ve  genel kurul kararları gereği ödenmesi gerekip de geç ödenen ek/ara ödemelerden kaynaklı olarak ise bilirkişi kök raporunda yapılan hesaplamalar mahkememizce denetime elverişli bulunarak hükme esas alınmıştır. Buna göre davacı yanın toplam alacağının 36.852,63TL + 118,28TL + 14,50TL + 415,67TL + 1.269,50TL =  38.670,58TL olduğu anlaşılmakla davalının itirazının kısmen iptaline yönelik olarak...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran-davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: cevap dilekçesindeki savunma ve açıklamalarını tekrar ederek, davacı kooperatif tarafından 05.04.2014 tarihli genel kurulda alınan daire maliye bedellerinin geçmişe uygulanmamasına dair kararın ortadan kaldırılmasına yönelik 25.05.2015 tarihli genel kurulun 10. maddesinin iptali talebiyle mahkemenin 2015/340 E. sayısına kayıtlı davayı açtıklarını, Mahkemece geçmişte uygulanmayan faiz istisnasını ortadan kaldıracak nitelikte olduğu, ortakların kazanılmış haklarını ortadan kaldırdığı ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu gerekçesiyle 10. maddenin iptaline karar verildiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin 2017/274 E., 2017/277 K. sayılı kararıyla mahkeme kararının doğruluğunu teyit ettiğini, kararın Yargıtay'ca onandığını, buna göre 25.04.2015 tarihinden öncesine ilişkin olarak daire maliyet bedellerine faiz işletilemeyeceği hususunun kesin hüküm haline geldiğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kesin hükme aykırı olarak 25.04.2015 tarihinden öncesine ilişkin olarak da faiz hesabı yapıldığını, <br>Müvekkili gibi kredi çekebilecekleri bir taşınmaz teslimi yapılmayan üyelerden daire maliyet bedeline faiz işletilmemesinin haklı ve adil olduğunu, bilirkişi tarafından bu konudaki eşitsizliğin görülmediğini, <br>05.04.2014 tarihli genel kurul ile öncesinde Banka Bloğu olarak adlandırılan ve kendilerine tapu verilmeyen müvekkilinin de aralarında bulunduğu üyelerin daire maliyet bedeli ödeme borcunun henüz olmadığını, davacı kooperatifin müvekkilinden henüz asıl alacağı olmadığından faiz alacağının da olmadığını, müvekkilinin ayrıca kendisinden istenilen tüm ödemeleri  Şerefiye, Çevre, Ek Ödeme başlığı altında eksiksiz ödediğini, <br>Kooperatifin yıllarca kendilerine kredi çekme imkânı tanınmayan üyelerden daire maliyet bedeli istenilmeyeceğine dair yazılarına, kararlarına rağmen, halen kredi çekme imkânı olacak şekilde kendisine daire verilmeyen müvekkilinden daire maliyet bedeli istenmesinin yasaya ve hukukun genel ilkelerine aykırı olduğunu, <br>Bir hukuki durumu kabul ettiği yolunda karşı tarafta güven duygusu uyandıracak  kadar uzun bir zaman hareketsiz kalmış kişinin, daha sonra bir çıkarı aklına geldiğinde bu duruma itiraz etmesinin MK. m. 2'de yer alan dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, <br>Davacı kooperatif tapu vererek kredi çekme imkânı sağlamadığından kendi edimini yerine getirmediğini, bu nedenle müvekkilinden alacak talebinin yasal olmadığını, TBK m. 97 uyarınca karşılıklı edimleri içeren sözleşmelerde, ifa talebinde bulunan tarafın herşeyden önce kendi vecibesini yerine getirmiş ya da bunu teklif etmiş olmasının şart olduğunu, <br>Davacı kooperatifçe sorumlulukların ağırlaştırılması veya ek ödeme anlamına gelen faiz için tüm üyelerin 3/4'ünün kabulü ile yeni bir karar alınması gerektiğini, aksi halde toplantı ve karar nisaplarına uyulmadan alınan kararın yoklukla malul olduğunu, iptal kararından sonra alınan faiz kararının kanunda öngörülen nisapla alınmamış olması nedeniyle yoklukla malul olduğunun Mahkeme ve bilirkişi tarafından dikkate alınmadığını, <br>Kaldı ki, bu karar yasanın aradığı nisap ile alınmış ve yoklukla batıl olmasaydı dahi, yine geçmişe yönelik faiz hesabı yapılmasına dayanak kılınamayacağını, müvekkilinin bu durumda dahi daire maliyet bedeli borcu yönünden ancak 14.05.2016 tarihinde temerrüde düşmüş olacağını, bilirkişinin alternatif hesaplamaları arasında bu ihtimalin de bulunduğunu, buna rağmen yerel mahkemece usul ve yasaya aykırı olarak temerrüt gerçekleşmeden faiz hesabı yapılarak belirlenen bedele hükmedildiğini,<br>Belirterek, İlk derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, davalı ortağın parasal yükümlülüklerinin tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine  ilişkindir. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine  aykırılığın da tespit edilmemesine ve gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına göre, İlk derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, HMK.'nın 353/(1)-b.1 ve 359/(3) maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>\t1-HMK m. 353/1,b,1 gereğince; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2019/60E., 2021/239K. sayılı dava dosyasında verdiği 08/04/2021 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.641,58 TL'den peşin olarak yatırılan 660,39 TL'nin düşümü ile kalan 1.981,19 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. <br>\t3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t23/10/2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  24/10/2024<br>\t\t\t\t<br><br>          \tBaşkan ...                      Üye ...               Üye ...                 Katip ... <br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46e1dd9ae0157d46","SID":"d1e08a10fa27abae"}}