{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">TC<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1636 <br>KARAR NO\t: 2024/1422<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/06/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2021/210 Esas,  2022/426 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>Taraflar arasında görülen davaya ilişkin olarak yapılan açık yargılama sonucunda verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 19/02/2020 günü saat 09:30 sularında sürücü ...'in sevk ve idaresinde ki ... plakalı ...marka ... model kırmızı renkli otomobil ile ... numaralı istikametinden gelip ... ilçesine istikametine seyir halinde iken, aynı istikamette önünde seyir halinde bulunan müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...plakalı... marka beyaz renkli ... model otomobilin sağ yan arka çamurluk ve kapı kısımlarına çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü ...'in %100 kusurlu olduğunu, sürücü ...'in kullanmış olduğu ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin davalı .... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS tarafından bu zararın karşılanması gerektiğini beyanla fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile araçta oluşan hasar ve değer kaybı zararlarının tutarının belirlenerek olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. <br>CEVAP:<br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adresi İstanbul ili yargı sınırları içinde bulunduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olması gerektiğini, sigortaya başvuru yapılmaması, kusur, davacının faiz isteminin başlangıç tarihi yönündeki esasa dair itirazlarını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesince, \"Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava trafik kazası nedeniyle tazminat taleplidir. Davacı vekili, 19.02.2020 tarihinde davacı sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile davalı sigorta şirketine sigortalı ve davalı sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkilin aracında oluşan hasar ve değer kaybı tazminatını talep ve dava etmiştir. Dosyaya kazandırılan kusur raporunda davacı sürücünün %25, davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğuna dair rapor ibraz edilmiş, makine mühendisi bilirkişisi tarafından dava konusu araçta oluşan hasar ve değer kaybı bedelinin davacının kusur oranı da tenzil edildiğinde 10.089,00TL olduğuna ilişkin kanaat bildirilmiş,  sunulan raporlar hüküm kurmaya elverişli görüldüğü\" gerekçesiyle davanın kabulü ile, 10.089,00-TL maddi tazminatın 30/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,  karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, kusur durumunun hatalı belirlendiği ve bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığını, tazminat hesabının hatalı yapıldığı ve buna ilişkin itirazların da dikkate alınmadığını, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğünün dava tarihinde muaccel hale geldiğini, bu sebeple yerel mahkeme tarafından hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerekirken daha önceki bir tarihten faiz işletilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirkete yapılan başvurunun KTK madde 97 kapsamında geçerli bir başvuru sayılmadığını, dolayısıyla davacı yanca başvuru şartı yerine getirilmediğinden müvekkili şirketin temerrüdünün söz konusu olmadığını belirterek icranın geri bırakılması, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:\t<br>Dava,  trafik kazası nedeniyle maddi tazminat   istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yazılı gerekçeyle davanın kabulüne hükmedilmiş, davalı sigorta şirketi vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.<br>1-19.02.2020 tarihinde davacının sürücüsü bulunduğu ...plakalı araç ile davalı ...'ın sürücüsü/ kayden maliki olduğu ve diğer davalı Sigorta Şirketi nezdinde ZMMS Poliçesi bulunan ... plaka sayılı hususi aracın karıştığı trafik kazası neticesinde; maddi hasar meydana geldiği, taraflar arasında kaza tespit tutanağı ile sigorta şirketine yapılan başvuru sonucunda maddi zararın karşılanmamasından kaynaklı olarak davacının maliki bulunduğu  ...plaka  sayılı  araçta oluşan hasar bedeli ve araçta oluşan değer kaybının tahsili amacıyla açılan maddi tazminat davasına ilişkin ilk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde: ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Sigorta vekili tarafından kararın kaldırılması istemi ile istinaf yasa yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>2-İstinaf talebinde bulunan davalı vekilinin ileri sürdüğü sebepler kapsamında yapılan inceleme sonucunda, kazanın meydana gelmesinde kazaya karışan araç sürücülerinin kusur tayinlerine yönelik, mevcut raporlar arasındaki çelişkiyi giderir mahiyette .... Trafik Kürsüsü öğretim üyelerinden oluşturulan heyet nezdinde alınan nihai raporun denetlenebilir nitelikte olup hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmediği, yapılan teknik inceleme ve dosya kapsamına göre sabah saatleri itibariyle kar kaplı olan yolda davalı ...'ın aynı istikamette seyreden davacıya ait aracı yol şartlarına uygun olarak emniyetli mesafeden takip etmesi gerekirken bu kurala uymadığı,  KTK 56/c maddesini ihlal suretiyle kazanın meydana gelmesinde asli olarak %75 kusur oranı belirlenmesinde, tazminat değerinin hesaplanmasında ve raporun hükme esas alınmasında, hükmedilen tazminata sigortaya başvuru tarihi olarak belirlenen 21.07.2020 tarihinden itibaren sekiz iş günü sonrası olarak belirlenen 30.07.2020 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde isabetsizlik görülmediğinden aksi yöndeki istinaf itirazlarının reddi gerektiği anlaşılmıştır. <br>3- HMK’nin 297/2. maddesi gereğince; mahkemece verilen hüküm ile taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu maddeye göre; hüküm fıkrasının açık olması, infazı sırasında tereddüt yaratmayacak şekilde taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların tek tek belirtilmesi gerekir. Aksi halde, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur.<br>İlk derece mahkemesi kararında 10.089,00 TL tazminat bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik hüküm tesis edilmiş ise de eldeki davada sigorta şirketi ve işleten olmak üzere iki davalı bulunduğu, yazılı bedelin davalıdan alınmasına denilmek suretiyle tek bir davalıyla ilgili hüküm verildiği diğer davalı yönünden ise herhangi bir karar tesis edilmediği gibi bir bir durum meydana getirildiği görülmektedir.<br> Bu durumda, mahkemece kurulan hükmün infaza elverişli olduğunu söyleyebilme imkanı  bulunmamaktadır. Meydana gelen olayda belirlenecek tazminatın, işleten ve ZMMS sigortacısı diğer davalı yönünden müşterek ve müteselsil tahsili istenmiş olmakla tereddüte yer bırakmayacak şekilde ve talebi karşılar nitelikte hüküm verilmelidir.<br>Mahkemenin yanılgılı değerlendirmesi sonucu infaza elverişli olmayacak şekilde verdiği karar yazılı gerekçeyle usûl ve esas yönünden hukuka aykırı olup, HMK'nun 355. maddesi uyarınca kararın kamu düzeni nedeniyle re'sen kaldırılmasına, ancak bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden istinafa gelenin sıfatı ve kazanılmış hak dengesi de gözetilerek kararın HMK'nun 353-(1)/b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dairemizce yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>I-1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,\t<br>2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 689,18-TL harçtan başlangıçta alınan 172,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 516,89-TL harcın davalı ... Sigorta A.Ş.'den alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan tarafça bu aşamada yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>II-İlk derece mahkemesince verilen kararın HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,<br>III-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>Davanın kabulü ile 10.089,00 TL maddi tazminatın 30.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,<br>Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 689,17-TL karar ve ilam harcından, 215,30-TL (peşin ve tamamlama harcı olarak yatırılan) harcın mahsubu ile bakiye 473,87-TL harcın davalılardan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 5.100,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacı tarafından yapılan 59,30-TL başvurma harcı, 59,30-TL peşin harç, 156,00-TL ıslah harcı, 350,40-TL posta, tebligat ve e-tebligat ücreti, 730,30-TL adli tıp fatura bedeli, 2.700,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.055,30-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>Davacı tarafından yatırılan ve arta kalan gider avansının karar kesinleştikten sonra  iadesine,<br>Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00-TL'nin  davalılardan  alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,\"şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,<br>IV-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı iadesine ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere....tarihinde oy birliğiyle karar verildi.\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6db295b1e1d613fe","SID":"72d763475aef4c7c"}}