{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/247 Esas<br>KARAR NO:2024/1623<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:16/11/2022<br>NUMARASI:2021/262Esas,   2022/257 Karar <br>BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FSHHM 2021/100 ESAS SAYILI DOSYASINDA <br>DAVA:Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması ve Men'i ile Maddi ve Manevi Tazminat<br>DAVA TARİHİ:20/03/2020<br>KARAR TARİHİ:23/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aynı ürünleri satan davalı ile uzun yıllar birlikte çalıştığını, müvekkilinin davalı ürünlerinin hem tasarımını yaptığını, hem de ürünler üzerine kendi tasarımlarının baskısını yaparak teslim ettiğini, taraflar arasındaki ticari teamül ve güvene binaen herhangi bir risk görülmediğinden davalı tarafa bu tasarımlara ilişkin çizimlerin mail yoluyla gönderildiğini, davalı tarafın gelinen mail yoluyla almış olduğu çizimlerin ve tasarımların bir kısmını ..., ... ve .. numaralar ile tasarım olarak tescil ettirdiğini, bu durumun davalı tarafından müvekkiline gönderilen 13/03/2020 tarihli ihtarname ile öğrenildiğini, bu tasarımların sahibinin müvekkili şirket olduğuru ve davacının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, kötüniyetli tescil nedeniyle müvekkiline ait tasarıma tecavüzün tespit ve önlenmesine, davalı adına .., ... ve ... numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne, bunlar hakkında tedbir kararı verilmesine ve söz konusu tasarımların müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesine,  şimdilik 20.000-TL maddi, 50.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>ASIL DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının hükümsüzlüğünü talep ettiği ..., ... ve ... numaralı tasarım tescillerinin müvekkiline ait olduğunu, davacı ile müvekkili arasındaki ticari ilişkinin gerçekleştiği dönemde, davacının iddialarının aksine davacının yalnızca müvekkilinin kendisine gönderdiği tasarımları, yine müvekkilinin gönderdiği malzemeler üzerine baskısını gerçekleştirtiğini, dava konusu tasarımların tamamen müvekkiline ait olduğunu, mutabakata ait maillerin, davacının hak sahipliğini kanıtlamayacağını, bu çıktıların görüntülerin sonradan düzenlenmesinin mümkün olduğunu,  müvekkili tarafından tasarlanan bu ürünlerin davacı  tarafından  .... Şti. firmasına ürettirildiğini davalıya ihtarname keşide edildiğini, bu ihtara rağmen haksız rekabet içeren eylemlere son verilmemesi üzerine davacı aleyhine haksız rekabet davası açıldığını savunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>BİRLEŞEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uzun yıllardır sektör içerisindeki faaliyetleri doğrultusunda birçok ticari sır elde ettiğini, bu ticari sırların davalı tarafından hukuka uygunluk sebebi olmaksızın ve kötü niyetli bir biçimde davalı tarafından kullanıldığını, müvekkili tarafından tasarlanan ve dünyaya satışı yapılan bu ürünlerin davalı  tarafından şekli tasarım unsurlarıyla ürettirildiğini ve \"Purde\" markası adı altında üretilen kopyalanmış ürünlerin satışlarının yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabet teşkil eden fiillerinin tespitine, haksız kullanımının durdurulmasına ve men’ine,  şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile, 3.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı tarafın iddialarının aksine müvekkiline ait ürünlerin, karşı tarafa ait ürünler ile iltibasa neden olacak şekilde benzememekle birlikte karşı tarafa ait ürünlerin, başvuru tarihinden çok öncesinde piyasaya sunulması nedeniyle yeni ve ayırt edici niteliğinin olmadığını, delil tespiti sırasında müvekkiline ait işyerinde bir ürün bulunmadığını, önemli olan hususun, ortaya çıkarılan tasarımın kendinden öncekilerden genel görünüm açısından bir farklılık olup olmadığı olduğunu, müvekkilinin ürünlerinin davacının ürünlerine yönelik herhangi bir tecavüzü olmadığınısavunarak,  davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl dava yönünden yapılan değerlendirmede; benimsenen  bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından işletilen ..isimli facebook hesabından, ... nolu çanta tasarımı üzerinde ... (2) nolu tasarımın 18 ocak 2019 tarihinde kullanıldığı, ... isimli programa dair ekran görüntülerine göre son dosya güncelleme tarihinin 25 Ağustos 2017-04 Aralık 2018 arasında olduğu ve ...(1) tasarımın 25 Ağustos 2017 tarihinde, ... (2) tasarımının 25 Ağustos 2017 tarihinde, ... (3) tasarımının 8 Aralık 2017 tarihinde, ... (4) tasarımının 4 Aralık 2018 tarihinde, ... (7) tasarımının 8 Aralık 2017 tarihinde, ... (2) tasarımının 10 Şubat 2018 tarihinde kaydedilmiş olduğu ve bu tasarımların ...tarafından 24 ve 25 Eylül 2018 tarihinde e-posta eki olarak... şirketine gönderildiği, söz konusu e-posta kaydında ...com ibaresinin yer aldığı ve bu e-posta servis sisteminde tarihsel ibarelerin üzerinde sonradan geriye dönük olarak değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, bu itibarla, bu tasarımların davacı-birleşen dosya davalısı tarafça yaratıldığı, tasarımların gerçek hak sahibinin davacı...olduğu ve devir koşullarının oluştuğu,  asıl davaya konu diğer ... (6), (8), (9) ve ... (1), (3) numaralı tasarımlar yönünden ise tescil tarihi öncesine ait yeterli delilin  dosyaya sunulamadığı ve bu tasarımlar bakımından asıl davanın ispatlanamadığı, gerçek hak sahibi olan davacı tarafından, aradaki ticari ilişkiye istinaden gönderilen tescilsiz tasarımları kendi adına tescil ettiren davalının aynı zamanda bu tasarımları ticari faaliyetlerinde kullandığı, bu itibarla tasarım hakkına tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, kusurlu hareketi nedeniyle haksız fiil sorumluluğunun doğduğu ve tazminat koşullarının oluştuğu, tarafların sundukları tüm deliller ve incelenen ticari defterler ile dava konusu tasarımların kullanıldığı ürünlerin miktarının tespiti mümkün olmadığından TBK 50-51.maddeleri çerçevesinde maddi tazminat miktarının takdir edildiği, ihlal edilen hakkın boyutu, kusurun derecesi ve tarafların mali durumları nazara alınarak 15.000-TL manevi tazminatın yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli ... ve ...-.. tescil numaralı tasarımların SMK 71/1 maddesi kapsamında davacıya devrine, davalının, davacıya ait tasarımlara tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men'ine, 15.000-TL maddi, 15.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, ...-.. tescil numaralı tasarımlar yönünden davacının davasının reddine, birleşen dava yönünden yapılan değerlendirmede;  asıl dosyada ...-(1), (2); ...-(1), (2), (3), (4), (5), (7) ve ...-(2) sayılı tasarımların gerçek hak sahibinin birleşen dosya davalısına ait olduğunun kabulü karşısında bu tasarımlar yönünden haksız rekabetin koşullarının oluşmadığı, ...-(6), (8), (9); ...-(1), (3) tescil numaralı tasarımlar yönünden ise dosyaya sunulan tüm delillere göre birleşen dosya davalısının bu tasarımları fiili olarak kullanımının tespit edilemediği gerekçesiyle, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Asıl davada davalı-birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Dosyaya konu tasarımların müvekkili adına tescil edilmiş kendi tasarımları olduğunu, müvekkilinin haklarının ... Dizayn tarafından ilgili tasarımların hukuka aykırı bir şekilde kullanılması yoluyla ihlal edildiğini,-...'ın tasarım üzerinde hak sahipliğibi gösterir herhangi bir hukuka uygun delil sunamadığını, ..'ın müvekkilinin tescilinde önce söz konusu tasarımları facebook hesabından kullandığı gerekçesiyle verilen hükümsüzlük ve devir kararın hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili ile ..'ın söz konusu tasarımların facebook üzerinden paylaşılmasından çok önceye dayalı bir ticari ilişki içinde olduğunu ve bu süreçte ...'ın müvekkilden habersiz müvekkiline ait tescilsiz tasarımları yayınlamış olabileceğini, hatta başka bir sosyal medya platformundan (facebook, pinterest, instgaram vs.) alınmış olabileceğini, mahkemece bu husus göz önünde bulundurulmadan, eksik incelemeye dayalı ve  hakkaniyete aykırı karar verildiğini,-Taraflar arasında mevcut ticari ilişkinin niteliğinin ilk derece mahkemesi tarafından dikkate alınmadığını, -Öte yandan ...'ın kendisine tescilini talep ettiği tasarımları kamuya sunmadığı için tasarımlara yönelik dava hakkı bulunmadığını,-Tasarımlar kapsamında hak sahibinin müvekkili olduğunun kabulü gerekli olup,..'ın müvekkiline ait tasarımlarının kullanılması ile haksız menfaat elde ettiğinin kabulü gerektiğini, -Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dahi müvekkilinin  hiçbir tazminat sorumluluğu olmadığını, manevi tazminat bakımından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>GEREKÇE:Asıl dava, davalının davacıya ait tasarımdan doğan haklarına tecavüzün tespiti, men'i ile maddi ve manevi tazminat ve davalı tasarımlarının davacıya devri ya da hükümsüzlüğü; birleşen dava, birleşen dosya davalısının eylemleri nedeniyle haksız rekabetin tespiti, haksız kullanımın durdurulması ve men'i ile maddi ve manevi tazminat talebine yöneliktir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın asıl davanın  kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Karar asıl davada davalı-birleşen davada davacı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. 1-Asıl dava yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,  bilirkişi heyet raporunda,  davalı adına tescilli ...-(1), (2); ...-(1), (2), (3), (4), (5), (7) ve ...-(2) sayılı tasarımların, davacı tarafından 2017 ve 2018 yılında ... isimli bilgisayar programında kaydedildiği,24/09/2018 ve 25/09/2018 tarihlerinde e-posta eki olarak davalıya mail olarak gönderildiği, söz konusu e-postaların tarihlerinde sonradan geriye dönük  değişiklik yapılmasının mümkün olmadığı, ayrıca davacıya ait facebook hesabında yayınlandığının tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, böylece gerçek hak sahibi olan davacı  tarafından, aradaki ticari ilişkiye istinaden gönderilen söz konusu tescilsiz tasarımları kendi adına tescil ettiren davalının, söz konusu tasarımlara ilişkin olarak, tasarım tescil belgeleri dışında, tasarımları kendi uhdesinde yapmış olduğunu belgeleyen bir delil ibraz edemediği, aynı zamanda bu tasarımları ticari faaliyetlerinde kullanmak suretiyle tasarım hakkına tecavüz fiilini gerçekleştirdiği, davalının kusurlu hareketi nedeniyle haksız fiil sorumluluğunun doğduğu ve maddi ve manevi tazminat koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesince mevcut deliller doğrultusunda asıl davanın kısmen kabulü ile ...-(1), (2); ...-(1), (2), (3), (4), (5), (7) ve ...-(2) sayılı tasarımların SMK 71/1 maddesi kapsamında davacıya devrine, davalının, davacıya ait tasarımlara tecavüzünün tespiti ile bu tecavüzün men'ine, davacı lehine maddi ve manevi tazminata karar verilmesinde ve hükmedilen tazminat miktarlarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı  vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.2-Birleşen dava yönünden; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada ...-(1), (2); ...-(1), (2), (3), (4), (5), (7) ve ...-(2) sayılı tasarımların birleşen dosya davalısına ait olduğunun kabul edilmesi,  ...-(6), (8), (9); ...-(1), (3) tescil numaralı tasarımların davalı tarafından fiili olarak kullanımının tespit edilmemesi nedeniyle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince birleşen davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl dava da davalıdan alınması gereken 2.049,30 TL harçtan, peşin alınan 512,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.536,8-TL harcın  asıl dava davalısından alınarak, hazineye irat kaydına,3-Birleşen davada davacıdan alınması gereken 427,60-TL peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  247,7-TL harcın davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili  tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c011bfa9e10f7c74","SID":"208797cfc62aa1fa"}}