{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/257 Esas<br>KARAR NO:2024/1631<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:18/10/2022<br>NUMARASI:2021/158 Esas, 2022/152 Karar. <br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:23/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  tekstil sektöründe faaliyette buluna  müvekkili şirketin uzun yıllardır... markası ile... markasını ihtiva eden seri markaları kullandığını ve bu kapsamda marka tescillerinin bulunduğunu, ancak yine tekstil sektöründe faaliyet gösteren davalı... Grup şirketi tarafından izinsiz ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkilinin tescilli marka haklarını ihlal edecek ve haksız rekabet teşkil edecek şekilde... ibaresinin kullanıldığının tespit edildiğini, davalının tecavüz ve haksız rekabetin tespitini, müvekkili şirketin... markası üzerinde öncelikli ve üstün hak sahibi olduğunu,  müvekkilinin itirazına rağmen  24,25 ve 35.sınıflarda tescil edilmek üzere davalı markasının tescil edildiğini ileri sürerek,  davalı şirket adına tescilli ... sayılı ...  ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının  yerleşim yerinin Fatih olması karşısında İstanbul Çağlayan FSHHM'nin yetkili olduğunu, müvekkili şirketin... ibaresini kullanımının tescilli markaya ve unvana dayalı olduğundan markaya tecavüz teşkil etmediğini, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davanın taraflarının tedarikçi firmalar olduğundan markaların hitap ettikleri kitlenin son alıcı tüketiciler değil basiretli tacirler olduğunu, dava konusu markaların tescilli olduğu sınıfların ve ürünlerin farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı şirketin“...” ibareli geçerli olan  markasının 97/007416 sayı ve 11/09/1998 tarihinde davalı tescilinden çok daha önceden tescil edildiği, davalı şirketin “...” ibareli markalarının ise davacı tescilinden çok  sonra yani ... no ile 03/04/2020 tarihinde, ... nolu markanı 25/05/2018 tarihinde tescil edildiği, taraf markalarındaki ortak esas unsur olan  “...” harflerinin kavramsal bir anlamı bulunmadığı, ortalama düzeydeki tüketici kitlesinin davalının markasını gördüğünde davacı markaları ile bağlantı kurmasına sebebiyet verebileceğinden, keza farklı marka olduğu izlenimi doğsa dahi markalar ve işletmeler arasında idari anlamda bağlantı kurulmasına neden olacağından ... tescil numaralı “...” markasının 25. sınıfta tescilli olan davacı markaları ile 25. sınıf yönünden aynı, 24. sınıf yönünden benzer ve 35. sınıftaki raporda belirtilen hizmetler  yönünden benzer olması nedeniyle, SMK m. 6/1 uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluştuğu  gerekçesiyle, davalı adına tescilli 2018/04152  nolu markanın tescil edildiği 25. sınıf ürünler ile davalı markasının tescil edildiği 24. sınıftaki ürünlerin tamamı ve 35. Sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Tekstil amaçlı büküm iplikleri; dikiş, nakış ve örgü iplikleri, tireler, esnek iplikler. Dokunmuş veya dokunmamış kumaşlar. Ev tekstil ürünleri: perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Kampçılar için uyku tulumları. Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler,kepler. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler,ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar” emtiaları yönünden hükümsüzlüğüne, tescil belgesinde yer alan diğer emtialar yönünden hükümsüzlük isteminin reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Markalar arasında \"karıştırılma tehlikesi / iltibas\" bulunmadığını, -Benzerlik incelemesinde hedef kitlenin yanlış tespit edildiğini,  hatalı şekilde \"tüketiciler\" üzerinden değerlendirme yapıldığını, oysa dikkate alınması gereken kitlenin \"basiretli tacirler\" olduğunu, çünkü davacının ve müvekkilinin  perakende sektöründe faaliyet göstermediğini,  dikkat düzeyi düşük tüketicilere mal satmadıklarını,-Önceki beyanlarında da ısrarla izah ettiğkleri üzere, dava konusu markaların hedef kitlesinin son alıcı tüketiciler değil, basiretli tacirler olduğunu, tarafların ürettikleri ürünü dava dışı tacirlere pazarladıklarını,-Anayasal koruma altında olan hukuki dinlenilme ve gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini,  gerekçeli kararda pay devrinin ortaklık sözleşmesi ile ne şekilde bir ilgisi olduğunun tartışılmadığını, maddenin kopyalanıp yapıştırılması ile yetinildiğini,-Eldeki davada hitap edilen kitlenin tüketici olduğu gerekçesiyle reddedilecekse, ileri sürdüklerinin  aksine, argümanlarının niçin kabul edilmediğinin açıklanması gerektiğini, bilirkişi raporundaki değerlendirmeleri alıntılamanın HMK'nın m. 297/ı-c'nin ve gerekçeli karar hakkının ihlalini teşkil ettiğini,  -Bilirkişi raporunun hukuki bilgi gerektiren ve hakimin karar vermesi gereken \"hükümsüzlük\" konusunda hukuki yargı içermekte olduğunu, usul ve yasaya aykırı şekilde hukuki değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Dava, davalı adına tescilli 2018/04512 sayılı ''..'' ibareli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar  davalı  vekili  tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin “..” ibareli  ... sayılı markasının 11/09/1998 tarihinde, hükümsüzlüğü talep edilen ... sayılı “....” ibareli markanın  25/05/2018  tarihinde  tescil edildiği, bu nedenle davacının... ibareli marka üzerinde önceye dayalı üstün hak sahibi olduğu, taraf markaları arasında  davalı markasının tescil edildiği 24. sınıftaki ürünlerin tamamı ve 35. sınıftaki ortak bir kısım emtialar  yönünden iltibas tehlikesinin bulunduğu, bu nedenle ilk derece mahkemesince yazılı şekilde hükümsüzlük talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ilk derece mahkemesince, toplanan deliller, taraf iddia ve savunmaları, marka tescil belgeleri ve bilirkişi raporu bir arada incelenerek karar verildiği, hükmün HMK'nın 297.maddesindeki unsurları ihtiva ettiği,  iltibas incelemesinde taraf markalarının tescilli olduğu mal ve hizmetler dikkate alındığında ortalama tüketicinin dikkate alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, iltibas incelemesinin hakimin hukuki bilgisi ile yapılabileceği gibi, bu hususta hakimin bilirkişi delilinden de faydalanmasında bir engel bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye  346,9-TL harcın davalıdan alınarak,  hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.23/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"af113a7b63d1023b","SID":"9ff63dfc60736b1c"}}