{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2751 <br>KARAR NO: 2024/2594<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN ARA KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/08/2024<br>NUMARASI: 2024/334 E - 2024/334 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ: 08/10/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Talepte bulunan vekili dilekçesinde, karşı tarafın sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullanılması suretiyle  kaçak elektrik kullandığından bahisle, kaçak elektrik tutanağı ve buna dayanılarak hazırlanan faturaya istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. Mahkemece 05/08/2024 tarihli ara karar ile ;  \"sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullanımı suretiyle kaçak kullanın iddiasına ilişkin ilgili sayaç ile ilgili abonelik olup olmadığı, sayacın hangi adrese kayıtlı olduğu, son abonesinin kim olduğu ve tutanak tutulan adresin borçluya ait olup olmadığı hususlarında herhangi bir delil sunulmadığından, talep edenin kaçak kullanımı ve alacağını yaklaşık olarak ispat edemediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan sebeplerle İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği, değişen durum ve şartlara göre de her zaman yeniden talepte bulunulabilecek olmasına göre  \" şeklindeki gerekçe ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı, talep eden vekili  istinaf etmiştir. Talep eden  vekilince verilen  istinaf dilekçesinde özetle; 2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararlarında kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine ilişkin güncel kararları bulunduğunu,kaçak elektrik kullanımından kaynaklı  farklı BAM kararlarına ilişkin Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 2024/83 Esas 2024/1218 Karar sayılı dosyasından verdiği 25.03.2024 tarihli kararı ile uyuşmazlığı gidermiş, özetle her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine karar verdiğini, Kaçak elektrik tutanakları, düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitler içermekte olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerlidir. Bu bağlamda ispat yükü, tutanağın aksini iddia eden tarafa aittir.(HGK’nın 16/03/2016 tarihli ve 2014/19-894 E. 2016/323 K. sayılı ilamı da aynı yöndedir.) Yerleşik yargıtay içtihatları uyarınca kaçak elektrik kullanım tespit tutanakları aksi ispat oluncaya kadar geçerli belgelerdendir aynı zamanda mahkemeye sunmuş olduğumuz görüntülerinden anlaşılacağı üzere harici hat/direkt bağlı  kaçak elektrik tüketimi yaptığı açıkça görülecektir. İhtiyati haciz işlemleri için yaklaşık ispat sağlanmış kabul edilip talebin kabul edilmesi gerektiği,  müvekkili şirket yetkililerince usul ve yasaya uygun olarak tanzim edilen kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağı ve görüntüler kapsamında davalının kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirdiğinin  tartışmasız olduğu, Yargıtay kararları uyarınca kaçak zabtı aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olduğu, İİK 257. Madde hükmünün açık olup,somut olayda ihtiyati haciz koşullarının mevcut olduğunu,bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu  ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan  inceleme  sonucunda; İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesine göre “Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.” Aynı kanunun takip eden 258. maddesinde ise “İhtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu belirtilmiştir. Talep eden tarafça dosyaya kaçak elektrik tesbit tutanağı  delil olarak sunulmuştur. Tutanak altında karşı tarafın ad ve soyadının yazılı olduğu, imzadan imtina ettiğinin belirtildiği görülmüştür. Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin  21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.) Benzer konulardaki talepler yönünden çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi yönünden  Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararı ile ölçülük ilkesi gereği ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olup, dosyadaki kayıt ve belgeler ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanıp sağlanmadığı ve İİK 257. maddede düzenlenen ihtiyati haciz koşullarının somut olay yönünden değerlendirilmesi ile sonuca gidileceği açıktır. Dosyadaki bilgi ,belge ve beyanlara göre yapılan değerlendirmede; bu aşamada alacağın varlığı yönünden İİK 257. maddesinde yazılı yaklaşık ispat koşulunun gereçekleşmediği,böylece mahkemece verilen kararda usul ve hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa  karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cce5dd769a56258e","SID":"a5e7807d34dd7388"}}