{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/162 <br>KARAR NO: 2024/1386<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/10/2023<br>NUMARASI: 2023/302 Esas -  2023/422 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı  vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle,  Davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd. Şirketinin  ... IMO numaralı Gelibolu adlı geminin donatı olan ... Gemisi Donatanı ... & ...'ın acentesi olduğunu, 10/04/2023 tarihi itibariyle  ... IMO numaralı ... isimli geminin gemilerce demirlenmesi yasak olan, müvekkiline ait 30 inç Ambarlı-Pendik Deniz Doğal Gaz İletim Boru Hatları üzerinde izinsiz olarak demirli olduğunun bildirildiğini, yasak bölgedeki demirleme işlemi sonrası; çok ciddi boyutlara varabilecek bir hasarın meydana gelip gelmediğinin, can ve mal güvenliğinin tehdit altında olup olmadığının, çevresel faciaya yol açılabilecek ve ülkemiz doğal gaz arz güvenliğini tehlikeye sokabilecek bir durumun olup olmadığının, bu kapsamda Müvekkili Kuruluş açısından hem bahsi geçen deniz doğal gaz iletim boru hatlarında hem de deniz altı fiber optik kablonun zarar görüp görmediğine dair inceleme yapılması gerekliliğinin hasıl olduğunu, müvekkili kuruluşun kendisine yapılan ihbar sonrası ivedilikle  deniz doğal gaz boru hatlarının ve deniz altı fiber optik kablonun zarar görüp görmediğine ilişkin olarak, ... Hiz. Ltd. Şti.ye ait “...” adlı bilimsel araştırma/inceleme gemisini kullanarak ön inceleme yaptırdığını, müvekkili kuruluş tarafından yaptırılmış olan sörvey bedelinin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, ancak borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 17 ATM nin 2023/33 D. İş sayılı dosyası ile 472.000,00.TL asıl alacağın ihtiyaten hacizine karar verildiğini, kararın İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz işlemlerine başlandığını, davalının İstanbul 7 İcra Mahkemesinin 2023/228 Esas, 2023/249 Karar sayılı ilamı doğrultusunda 472.000,00.TL teminat karşılığında haciz işlemlerinin durdurulduğunu, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında da davalı tarafça ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle,  Mahkemenin görevsiz olduğunu, geminin olay anında denizde, yola ve yüke elverişli olduğunu, demirlemenin zaruri olduğunu, geminin ana makinesinin arızalanarak kuvvetli akıntı nedeniyle Sivriadaya doğru sürüklendiğini, geminin demir atmak zorunda kaldığı yerleri harita üzerinde gösterdiklerini, Müvekkilinin olası çatma tehlikelerini, gemi trafiğinin durumunu, seperasyon bölgelerini, Sivriada’ya mesafeyi, rüzgarı, akıntıyı, Gemi’nin sürüklenme hızını ve doğrultusunu kusursuz bir şekilde takip ettiğini, bu hususta gerekli tüm araçları kullandığını, hatta ve hatta, bu kadar kritik bir anda, Colreg hükümleri doğrultusunda hareket etme haricinde başkaca bir mevzuattan Colreg m. 2 uyarınca sorumlu olmayacak olmasına rağmen yine de dava konusu kabloların bulunduğu noktaya da dikkat ederek çok kritik bir anda demir atıp durarak çok ağır bir çatma tehlikesini engellediğini, somut olayda haksız fiil sorumluluğunun gerçekleşmeyeceği anlamına geldiğini, haksız fiiller bakımından somut durumu yaratan unsurlardan birisinin kusur unsuru olduğunu, haksız fiile konu eylemden kaçınma imkanı bulunmuyorsa yine haksız fiilin kusur unsurunun olayda bulunmadığının kabul edileceğini, davacının söz konusu faturayı gerçekten ödeyip ödemediğinin tespitinin gerektiğini, MBES hizmetinin rayiç bedelinin çok üzerinde bir meblağa tekabül ettiğini beyanla öncelikle davanın görevsizlik nedeni ile usulden reddine, nihayetinde davanın esastan da reddine karar verilmesini talep etmiştir. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, \"... İtirazın iptali  davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, sadece takip konusunun tarafları ve takip konusu borca özgü olarak açılabilir  Somut olayda söz konusu talep, dava dilekçesinde hakkında izafeten dava açılmış donatana ilişkin yapılmıştır. Ancak icra takibinde acenteye karşı doğrudan takip başlatılmıştır. TTK'nın 105/2. maddesi uyarınca  acentenin müvekkilini davada temsil yetkisi kuralı yabancı müvekkil açısından emredici niteliktedir. Buna göre acente hakkında ancak izafeten dava yöneltilebilecek olup,  hakkında asaleten  takip yapılıp izafeten dava açılan acente yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilmesi yönündeki kararının gerekçesi olarak her ne kadar  davalıya takibin izafeten açılmaması gösterilmiş ise de  davalı ... Acenteliği aleyhine açılan dava ve takipler donatanına izafeten açıldığını, hatalı değerlendirmelere açıkça itiraz ettiklerini, hem ihtiyati haciz başvurusunda hem de  dava açılışında uyap sistemindeki sınırlama nedeniyle davaya taraf olarak davalı ... Acenteliği'nin eklenebildiğini, ancak dava dilekçesinde donatana izafeten açıldığı yönünde açıklama yapılabildiğini, ancak  uyap üzerinden açılan icra takibinde bu yönde açıklama yapma imkanı bulunmadığını, uyap sisteminde izafeten takip açılmasına sistemin izin vermediğini, yabancı şirketlerin Türkiye'de kayıtlı olmamaları nedeniyle mersis, vergi numaraları bulunmadığını ve kamu kurumu olmadığı için detsis numarasının olamayacağını, kurum arama kısmında ise yabancı kurumların isminin aranmasında sistemde \" hiçbir sonuç bulunamadı\" uyarısı verildiğini, icra takip işlemlerinin Uyap sistemi üzerinden yapılması zorunluluğu bulunmakta iken ve sistemin izin vermediği bir hususta davacı aleyhine hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararında acenteye izafeten dava açıldığını ve takibe konulduğu hususunun açıkça görüldüğünü, yerel mahkemenin hatalı değerlendirmelerinin reddi gerektiğini,  işbu dava ve davaya konu takip ... Gemi Acenteliği'ne izafeten açılmış olduğunu, ... Gemi Acenteliği'nin aslen borcun niteliği gereği de borçtan doğrudan sorumluluğu bulunduğunu, borçtan sorumlu bulunan davalı lehine yerel mahkeme tarafından davanın reddine yönelik verilen hatalı karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, işbu  kararın istinaf incelemesi neticesinde bozulması gerektiğini,  davalı lehine ilamda yer alan şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. pasif husumet yokluğu nedeniyle reddedilen davada davalı lehine hükmedilen nispi vekalet ücretinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: icra takibinin asaleten acente'ye karşı ikame edildiğini, bu durumun doğrudan doğruya davanın pasif husumet nedeni ile reddi sebebi olduğunu, Türkiye Cumhuriyetinde gemilere karşı açılan her icra takibi, takip eğer doğrudan gemi Malikine/işletenine yöneltilmiyorsa, istisnasız olarak gemilere izafeten acentelerine açıldığını, gerek UYAP üzerinden, gerek ise elden takip açılarak, gerek yabancı şirketler taraf olarak, gerek ise “izafeten” ibaresinin ifade olarak rahatlıkla icra takip taleplerine ve ödeme emirlerine eklenebildiğini, bu noktada, davacının tarafları doğru biçimde ekleyememesinin, UYAP sisteminin değil, davacının kabahati olduğunu, icra takibinin elden açılmasının da mümkün olduğunu, bu noktada davacının acenteye bilinçli olarak asaleten dava yöneltmediğine ilişkin hiçbir kabul beyanlarının bulunmadığını,  takibe ilişkin açıklamaların yer aldığı kısımda, “izafeten” ibaresi şöyle dursun, davalının adının dahi geçmediğini, bu itibarla, ilgili takip talebinin davalıya yöneltilmek istendiği yönünde bir çıkarım yapılmasının da somut olayda mümkün olmadığını, izafeten acenteye yöneltilmesi gerektiği halde acenteye asaleten dava yöneltilen durumlarda, bu durumun doğrudan doğruya bozma sebebi olduğunu beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>GEREKÇE: Dava; deniz alacağının tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafça yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur. İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; takip talebinde müvekkili gösterilmeden borçlu gösterilen ... İç Dış Tic. Ltd. Şti.nin, itirazın iptali davasında müvekkili ... Gemisi Donatanı ... & ...'a izafeten ... Dış Tic. Ltd. Şti. şeklinde açılan davanın pasif husumet bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. İstanbul ... İcra dairesinin ... E. Dosyası incelendiğinde: alacaklının ... A.Ş. Borçlunun; ... Dış Tic.Ltd. Şti.  Olduğu, 472.000 TL alacak talep edildiği ve bu rakamın karşısına ... IMO numaralı ... adlı gemiden kaynaklana alacak, İstanbul 17 ATM nin 2023/33 D.iş. 2023/33 K sayılı ihtiyati haciz kararının infazı/ uygulanması talep olunur\" açıklamasının bulunduğu, takibin dayanağı olarak yine  İstanbul  17 ATM nin 2023/33 D.iş.2023/33 K sayalı ihtiyati haciz kararının gösterildiği anlaşılmaktadır. Ödeme emrinde ise takip talebinde hakkında talep bulunmayan ..., Adlı 2. Bir borçlunun gösterildiği tespit edilmiştir.  Takip talebine ... IMO \"...\"  Gemisi Donatanı ... & ... Ltd. nin bizzat verdiği vekaletname ile vekili tarafından itiraz edildiği, takibin 18/05/2023 tarihide durdurulmasına karar verildiği görülmektedir. Takibe dayanak İstanbul 17 ATM nin 2023/33 D.iş. 2023/33 K sayalı ihtiyati haciz kararının incelenmesinde talep edenin eldeki davanın davacısı olan ... A.Ş., karşı tarafın ... Gemisi Donatanı ...  & ...'a izafeten acentesi ... Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu anlaşılmaktadır. Dava ehliyeti, kişinin bizzat bir davayı açabilme veya davada davalı olarak yer alabilme yetkisini ifade eder ve medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır. Buna karşın husumet ise tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. Acentenin TTK 105 maddesinde düzenlenen müvekkilini temsili sınırlı kanuni temsil olup maddi hukuk bakımından hak sahibi ve usul hukuku bakımından 'sıfat'a sahip olan acente değil; müvekkildir. Acentenin dava takiplerde yetkisi sıkı şartlara bağlı olup dar yorumlanması gereken bir imkandır. Bu temsil yetkisi ticari temsilcinin aksine müvekkil ile müşteri arasındaki her türlü sözleşme veya ilişkiden doğan uyuşmazlığı kapsamaz. Uyuşmazlığın konusunun  sözleşmenin acentenin bilfiil aracılık yaptığı veya müvekkili nam ve hesabına akdettiği bir sözleşme olması gerekir. İkincisi söz konusu kanuni yetki sözleşmeden doğan uyuşmalıklarla ilgili olup  müvekkilin  haksız fiili sebebiyle açılmış davalarda acente müvekkilini temsil edemez. ( Prf.dr.Hüseyin Ülgen Prf.Dr. M.Helvacı, Prf Dr. A.kaya, Prf Dr.N.F Nomer Ertan, Ticari işletme hukuk Vedat Kitapçılık 6. Bası  sayfa 845 vd.) İİK'nın 67. Maddesi uyarınca itirazın iptali davası, aleyhine icra takibi  yapılan  ve  borca itiraz  eden  borçluya/temsilcisine  karşı açılır. Bu durumda hakkında takip bulunmayan  ... Gemisi Donatanı ... & ...'a  yönelik itirazın iptali davası açılması mümkün değildir. Somut olayda  ihtiyati haciz talebi 6102 sayılı TTK 105/2 maddesi gereği  acenteye tanınan temsil yetkisine dayanılarak müvekkil ... Gemisi Donatanı ... & ...'a izafeten acentesi  ... İç Dış Tic. Ltd. Şti. hasım gösterilerek alınmıştır. Takip talebinde ise müvekkil hakkında herhangi bir takip yapılmamıştır. Müvekkiline izafeten takip yapıldığına dair bir kayıt düşülmeden  doğrudan acenteye yönelik takip başlatılmış ve itirazın iptaline ilişkin eldeki davanın ise ... Dış Tic. Ltd. Şti. (... Gemisi Donatanı ... & ...'a izafeten acentesi) sıfatıyla açılmıştır. Eldeki uyuşmazlık itirazın iptali davası olup, icra takibinin ... Ltd. Şti.'ye asaleten yapıldığı, acente sıfatı ile başlatılmış bir takip bulunmadığı, dava ise ... Gemisi donatanı ... & ...'e izafeten acentesi ... Ltd. Şti. 'ne yönelik olarak açılmış olup,  ilk derece mahkemesince izafeten dava açılan ve hakkında icra takibi bulunmayan davalı donatan  yönünden  davanın pasif husumet yokluğundan reddine  ve davalı lehine  karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca  maktu vekalet ücretine karar  verilmesi doğrudur. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda   davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 157,75‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8fa9bd3128dce61","SID":"bf2299a25db48e99"}}