{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/913 - 2024/919<br>                      T.C.<br>                 ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        31. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t            (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t\t            (HMK. 353/1-b.1 Maddesi Uyarınca \t\t\t\t            Başvurunun Esastan Reddine)<br><br>ESAS NO\t: 2024/913 <br>KARAR NO\t: 2024/919<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F K A R A R I<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/05/2024<br>NUMARASI\t: 2024/81 Esas -  2024/353 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLLERİ\t<br>DAVALI\t<br>ASIL DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı Menfi Tespit <br>BİR. DAVA KONUSU\t: Eser Sözleşmesine Dayalı İtirazın İptali<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ    \t: 31/10/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan asıl dava eser sözleşmesine dayalı menfi tespit, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davalı - birleşen dosya davacısı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme neticesinde; <br>\tİDDİA\t\t\t\t: <br>\tAsıl davada davacı vekili; davacı kooperatif ile dava dışı iş ortaklığı arasında inşaat yapım sözleşmesi imzalandığını, dava dışı iş ortaklığının temlik sözleşmesi ile davacı uhdesindeki alacaklarının 502.939,11 TL'lik kısmını davalı şirkete temlik ettiğini, davalının müvekkili aleyhine Ankara 10.İcra Müdürlüğünün 2019/3932 sayılı dosyası kapsamında icra takibi yaptığını, takip konusunu 09.07.2018 tarihli temlikname ve ek protokol oluşturduğunu, müvekkilinin bilgisi ve onayı dışında 3 kişi olan ... İnş.Taah. San.tic.AŞ ve ... Med. San.Tic. A.Ş. ... adi ortaklığı ile yapılan sözleşmede devir yasağı olduğunu, yüklenicinin kooperatif bilgisi dışında tasfiye bedelini temlik edemeyeceğini ileri sürerek, davalıya borçlu olunmadığının tespitine ve davalının en az % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi dava ve talep edilmektedir.<br>\tSAVUNMA\t\t\t\t:<br>\tAsıl davada davalı vekili; müvekkil şirket ile ... adi ortaklığı arasında yapılan 09.07.2018 tarihli temlik sözleşmesi ve ek protokolü ile ... adi ortaklığının davacı kooperatif nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarından 502.939.11 TL lik kısmının ödeme planına uygun olarak müvekkil şirkete gayrikabili rücu şeklinde devir ve temlik edilmesinin kararlaştırıldığını, davalı kooperatifin ödeme planına uygun hareket etmemesi üzerine 01.02.2019 tarih ve KP 80023557873 gönderi numaralı kargo ile ödemelerin yapılmasının ihtar edildiğini, ayrıca Ankara Gölbaşı Noterliğince düzenlenen 07.02.2019 gün ve 02880 Yev.Nolu ihtarname gönderildiğini, davalının temlik yasağı gereğince ödeme talebini kabul etmediğini, oysa davalı kooperatifin 09.07.2018 tarihinde 40.000,00 TL, 27.08.2018 de 25.000,00 TL, 28.01.2019 da 25.000,00 TL,18.02.2019 tarihinde 10.000,00 TL, 20.03.2019 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 365.000,00 TL temlik ödemesi yaptığını savunarak, davanın reddine karar verilmesi istemiştir.<br>\tBİRLEŞEN ANK. 23. AHM'NİN 2019/322 ESAS SAYILI DOSYASINDA;<br>\tİDDİA\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: <br>\tBirleşen davada davacı vekili; müvekkili şirket ile ... Adi Ortaklığı arasında yapılan 09.07.2018 tarihli temlik sözleşmesi ve ek protokolü ile ... Adi Ortaklığının davalı S.S. ... Konut Yapı Kooperatifi nezdinde doğmuş ve doğacak alacaklarından 502.939,11 TL miktarın temlik sözleşmesinde belirlenen ödeme planına uygun olarak müvekkil şirkete gayrikabili rücu şekilde devir ve temlik edilmesinin kararlaştırıldığını, temlik sözleşmesinin kooperatife sunulduğunu ve bu doğrultuda davalı kooperatif tarafından toplamda 365.000,00 TL nin müvekkili şirkete ödendiğini, ancak kalan miktarın belirlenen ödeme planına uygun olarak ödenmemesi üzerin etaraflarına temlik sözleşmesi gereği ödemelerin yapılması ihtarının davalıya gönderildiğini, gönderilen ihtara davalı tarafça olumsuz yanıt verildiğini, davalı kooperatifin gönderilen ihtarnameye rağmen temlik sözleşmesine uygun olarak ödeme yapmaması üzerine taraflarınca Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/3932 Esas sayılı dosyası kapsamında ilamsız icra takibi yapıldığını, davalı borçlunun borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, ancak davalının işbu likit ve muaccel alacaklarına haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davalı kooperatif tarafından ekte yer alan banka dekontları ile de sabit olduğu üzere müvekkili şirkete 09.07.2018 tarihinde 40.000,00 TL, 27.08.2018 tarihinde 25.000,00 TL, 28.01.2019 tarihinde 25.000,00 TL, 18.02.2019 tarihinde 10.000,00TL, 21.02.2019 tarihinde 132.500,00 TL, 21.02.2019 tarihinde 117.500,00 TL ve 20.03.2019 tarihinde 15.000,00 TL olmak üzere toplam 365.000,00 TL ödeme yapıldığını, iş bu dekontların açıklama bölümünde davalı kooperatif \"temlik ödemesi\" açıklaması ile söz konusu ödemeleri yaptığını, müvekkil şirket ile temlik eden ... Adi Ortaklığı arasında temlik sözleşmesinin hazırlanması esnasında davalı kooperatif ile de iletişime geçilerek ödeme zamanlarının belirlenmesi hususunda fikir alışverişi yapıldığını, ödeme günlerinin kooperatif için de uygun olan zaman olmasının kararlaştırıldığını, temlik sözleşmesine ilişkin bilgilerin kooperatif kayıtlarına işlenmiş olup yasal alacak haline geldiğini ileri sürerek, davalı/borçlunun Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/3932 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ\t       : <br>\tMahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; \"Asıl Dava Eser Sözleşmesine Dayanarak Başlatılan İcra Takibi Nedeniyle Menfi Tespit Ve Kötü Niyet Tazminatı Talebine, Birleşen Dava, Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacaklarının Temliki Neticesinde Tahsili Amacıyla Başlatılan İcra Takibine Karşı İtirazın İptali Davası Olup Asıl dava davacısı iş sahibi, asıl dava davalısı temlik alacaklısıdır.<br>\tTaraflar Arasındaki  Uyuşmazlığın alacağı temlik edilen dava dışı ... Adi Ortaklığı'nın yapmış olduğu 09/07/2018 tarihli temlik sözleşmesinin geçerli olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.<br>\tAnkara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2019/224 Esas üzerinden yapılan yargılama neticesinde 09.07.2020  tarihli 2020/398 Karar numaralı karar ile asıl davada davanın kısmen kabulü ile; Davacının Ankara 10. İcra Müdürlüğünün 2019/3932 Esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, Davacının davalı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin koşulları oluşmadığından reddine, Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/322 esas sayılı birleşen dava yönünden; davanın reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İş bu karara karşı istinaf  kanun yoluna gidilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi'nin  2021/654 E. 2022/777 K. Sayılı ilamı ile kaldırılmış ve akabinde Ankara 7. Asliye Hukuk mahkemesinin görevsizlik kararı ile mahkememiz iş bu esasına kaydı yapılarak yargılamasına başlanmıştır.<br>\t6098 sayılı TBK'nın 183.maddesinde alacağın devri üst başlığı altında, kanun, sözleşme veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklının, borçlunun rızasını aramaksızın, alacağının üçüncü bir kişiye devredebileceği düzenlenmiştir. Dosya arasına alınan 09/07/2018 tarihli temlik sözleşmesinde, ...- ... adi ortaklığının davacı kooperatiften doğmuş ve ya doğacak alacaklarının 502.939,11 TL'sini ... Ltd. Şti'ye devir ve temlik ettiği ancak taraflar arasında imzalanan  \"Ankara 49. Noterliğinin 5.03.2017 tarih ve 2812 yevmiye nolu düzenleme şeklinde anahtar teslimi götürü bedel inşaat yapımı ve işletimi sözleşmesine ilişkin uzlaşma sözleşmesi\" başlığı altında düzenlenen Ankara 49. Noterliğinin 20 Eylül 2019 tarihli fesihnamenin 2.maddesinde yüklenicinin fesih bedelini kooperatifin yazılı izni olmaksızın başkasına temlik edemeyeceği hususunun düzenlendiği görülmüştür.<br>\t... Mühendislik Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi Davacı kooperatifin temlik sözleşmesinden haberdar olduğunu, önceden temlik sözleşmesi çerçevesinde ödemeler de yaptığını, sonradan temlikin geçersiz olduğunu savunmasının hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu iddia etmiş ise de  bu ödemelerin lütuf ödemesi olarak kabul edilmesi gerektiği, kooperatif yönetim kurulunun bu ödemelerden haberdar olduğunda, fesih protokolünün 2. maddesini gerekçe göstererek ödeme yapmaması hakkın kötüye kullanılması yasağı kapsamında olmadığı, tüm bu nedenle birleştirilen davada davacı şirketin aktif husumeti bulunmadığı görülmüştür. Ankara 49. Noterliğinin 20 Eylül 2019 tarihli düzenleme şeklinde fesihnamenin 2.maddesinde \"Yükenici, yukarıda tespit edilen tasfiye bedelini kooperatifin yazılı izni olmaksızın başkalarına temlik edemez\" denildiği, söz konusu sözleşme hükümlerinin TBK'ya uygun olup tarafları bağlayacağı,  davacı Kooperatifin  temlike yazılı izin verdiği hususunun kanıtlanamadığından TBK 183.maddesi kapsamında kanun gereğince; alacağın üçüncü kişiye devrinin geçerliliğinden söz etmek mümkün olmayacağı\" gerekçesi ile, asıl davanın kabulüne, davacının ankara 10. icra müdürlüğünün 2019/3932 esas sayılı dosyası sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, davalı icra takibini başlatmakta haksız olsa da kötü niyetli olarak takip başlattığı hususu ispat olunmadığından kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, birleşen davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t:<br>\tDavalı - birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; müvekkili ile davacı kooperatif arasında alacak - borç ilişkisinin bulunmadığını, yapılan ödemelerin temlik ödemesine ilişkin olduğunu, yapılmayan ödemelerin de söz konusu bu temlik nedeni ile müvekkiline ödenmesi gerektiğini, yerel mahkemece bu hususun göz ardı edildiğini, mahkemece kooperatif kayıtlarında yapılan inceleme ile, yapılan ödemelerin kooperatif kayıtlarında, karar defteri ve muhasebe kayıtlarında ne olarak geçtiğinin tam olarak aydınlatılmadığını, davacı kooperatifin temlik ödemesinden vazgeçerek icra takibine itiraz etmesinin ve menfi tespit davası açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE    : <br>\tAsıl dava eser sözleşmesine dayalı menfi tespit, birleşen dava eser sözleşmesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. Asıl dosya davacısı iş sahibi, davalısı temlik alan yüklenicidir. Mahkemece asıl davanın kabulüne, birleşen davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiş olup, hüküm davalı - birleşen dosya davacısı vekilince istinaf edilmiştir. <br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, Dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda gerekli inceleme ve değerlendirmelerin yapıldığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı - birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalı - birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Asıl dava yönünden alınması gereken 9.553,50 TL istinaf karar harcından peşin alınan 2.388,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.165,00 TL harcın davalı - birleşen dosya davacısından tahsili ile hazine'ye irat kaydına,<br>\t3-Birleşen dava yönünden alınması gereken alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t4-İstinaf başvurusu nedeniyle davalı - birleşen dosya davacısı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalı - birleşen dosya davacısı üzerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacı - birleşen dosya davalısı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 Sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>Başkan <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Üye <br> E-imzalıdır<br><br>Katip <br> E-imzalıdır<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ba5c6c414d140965","SID":"d0ea9bf7b4eeae21"}}