{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-karar No: 2023/698 - 2024/1285<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/698 <br>KARAR NO\t: 2024/1285<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 09/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/302 Esas 2022/888 Karar<br><br>DAVACILAR\t\t  <br>DAVACI\t<br>VEKİLİ<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/10/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  taraflar vekilleri  tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde, 15.03.2016 tarihinde Mardin İli, Nusaybin İlçesinde yürütülen operasyonda davacılardan ...'in eşi, ... ve ...'in babası olan ...'in içersinde bulunduğu, sürücüsünün ... olan ve Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne ait aracın seyir halinde iken, sürücüsü ... olan ve hareketsiz şekilde bekleyen zırhlı muharebe aracına çarparak takla atması sonucu ...'in şehit olduğunu, kazanın Milli Savunma Bakanlığına ait olan aracın zorunlu haller dışında taşıt yolunda durması ile Emniyet Genel Müdürlüğüne ait araç sürücüsünün hız sınırını aşması nedeniyle meydana geldiğini, müteveffanın vefat tarihinde emniyet amiri olduğunu, vefatı ile eşi ve çocuklarının desteğinden yoksun kaldığını, ... plaka sayılı emniyet müdürlüğüne ait aracın davalı sigorta şirketi nezdinde  sigortalı olduğunu belirterek ve belirsiz alacak olarak davacılar için ayrı ayrı şimdilik 5.000TL’şer destekten yoksunluk tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, davacı  ... için 300.000TL, ... ve ...  için 250.000T’Lşer manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, bedel artırım dilekçesiyle, müvekkillerine 17.03.2016 yılında ödenen 84.376,00 TL nakdi  tazminat komisyon ödemesinin, tamamının maddi tazminat alacağından  işlemiş yasal faiziyle birlikte toplam 132.112,00 TL  olarak  miras paylarına göre mahsubu neticesinde talebini  davacı eş ... için 892.702,48 TL ye, ... için 179.492,58 TL ye  ve  ...  ...  için 213.236,22 TL ye  olmak üzere toplam talebini  1.285.431,28 TLye yükselterek sigorta yönünden temerrüt, davalı kurumlar yönünden ise olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde;  kazanın araç şoförlerinin ağır kusuru ile meydana gelmesi nedeniyle KTK 86. Maddesi gereğince müvekkili kurumun sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, davacılara 2330 sayılı yasa gereğince nakdi tazminat ödemesi yapıldığını ve ödenen nakdi tazminatın maddi ve manevi tazminatın karşılığı olması nedeniyle davanın reddi gerektiği, kazaya neden olan aracın ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı olması nedeniyle davanın müvekkili kurum açısından reddi gerektiğini belirterek davanın reddi talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğini, kazaya karışan ... plaka sayılı araç üzerine müvekkili sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sorumluluklarının sigortalının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddi talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde müvekkili kurumun kusurunun bulunmadığını, müteveffanın emniyet kemerini takmamış olması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu, SGK tarafından rucuya tabi bir gelir bağlanmışsa mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddi talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; Sosyal Güvenlik Kurumu Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü Kamu Görevlileri Emeklilik Daire Başkanlığının 03.07.2018 tarihli yazılarında  desteğin ölümü nedeniyle davacılara \"bağlanan aylığın rücuya tabi olmadığı” nın bildirildiği, desteğin ölüm nedeniyle 2330 sayılı yasa kapsamında çıkartılan  yönetmelik kapsamında EGM  nakdi tazminat komisyonunun 17.03.2016  tarih ve 2016/529 sayılı kararı ile 3/c maddesi hükmüne göre adı geçenin kanuni  mirasçılarına 84.376,00 TL tazminat ödemesi yapıldığı, yine  EGM sosyal yardım fonunda  eşine 20.000  TL, babasına 5.000,00 Tl ödendiği,  bu hususlar nazara alınarak hesap bilirkişisinden alınan 01.07.2022 tarihli  raporda  ölenin yaşı, geliri, sağ babası olduğu, ölenin olayda kusurunun bulunmaması, poliçe limiti, TRH 2010 yaşam tablosu  ve  1/ kn iskonto formül uygulanarak, yine  2330  sayılı yasa kapsamında ki ödemenin  maddesi gereğince maddi ve manevi tazminattan mahsubu gerektiği kabul edilerek, ... ... tarafından 17.03.2016 tarihli karar ile mirasçılarına (davacılara) 84.376,00-TL ödendiği, Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında ki  Yönetmeliğin; nakdi tazminat ve aylığın etkisi başlıklı  6. maddesinde, bu kanun hükümlerine göre ödenecek nakdi tazminat ile bağlanacak emekli aylığı uğranılan maddi ve manevi zararların  karşılığı olduğu belirtilmekle,  ödenen nakdi tazminatın bir kısmının maddi tazminat için bir kısmı manevi tazminat için ödendiği kabul edilerek , yine evlenme ihtimalinin  %2 olduğu  nazara alınarak yapılan hesaplamada eş ... in 925.730,4â8-TL, erkek çocuk  ... in 229.034,58-TL, erkek çocuk ... 262.778,22-TL ve baba... ... in 105.532,38-TL destek zararları bulunduğunun hesaplandığı, davacılara ... tarafından 17.03.2016 tarihli karar ile ödenen nakti tazminatın   84.376,00-TL’nin  %50'sinin maddi tazminat olduğu (42.188,00-TL) kabul edilerek; Ödemenin rapor tarihi itibariyle yasal faiz üzerinden güncel tutarı; (17.03.2016-30.06.2022 arası 23.867,86-TL) 66.056,00- TL miras paylarına göre oranlama yapılarak mahsubu halinde ...: 925.730,48 — (66.056,00/8*2) =909.216,48-TL, ...: 229.034,58-(66.056,00/8*3) =204.263,58-TL, ...: 262.778,22-(66.056,00/8*3) = 238.007,22-TL bakiye tazminat  bulunduğunun tespit edildiği, sigorta şirketi poliçe limiti ve sigortalının kusuru ile sorumlu olduğundan ve kusur raporunda davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde sigortalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğu gözetilerek; ...: 909.216,48  TL  %25 =  227.304,12-TL, ...: 204.263,58* %25= 51.065,90-TL, ...: 238.007,22*%25 =59.501,80-TL  ve... ...: 105.532,38*%25 = 26.383,10-TL. olduğu , ancak toplam tazminatın  %25 kusur oranın göre  364.254,92-TL  olup  2016 Yılında ZMMS Limiti 310.000,00-TL üzerinde bulunduğundan yapılan garamede  310,000 /364.254,92=-0,851052 / ...: 227.304,12*0,851052 = 193.447,70-TL, ...: 51.065,90*0,851052=43.,459,75-TL, ...: 59.501,80*0,851052=50.639,15-TL,... ...: 26.383,10*0,851052= 22.453,40-TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesinde davadan önce aldıkları nakdi tazminat ödemesinin yalınızca maddi tazminatta mahsup etmesi nedeniyle talep aşılamayacağından, bilirkişice hesaplanan    eş ... in 925.730,48-TL, erkek çocuk  ... in 229.034,58-TL, erkek çocuk ...: 262.778,22-TL ve baba... ... in 105.532,38-TL destek zararları ile  davacılara yapılan nakdi ödemenin yasal faiziyle birlikte (132.111,72 TL olarak )  davacıların miras payları  nazara alınarak mahsubu neticesinde [ ... için 925.730,48 TL -(132.111,72/8X2=) 33.027,93 = 892.702,55 TL, ...  için 229.034,53 TL -(132.111,72/8X3=) 49.541,89 = 179.492,64 TL ... için 262.778,22 - (132.111,72/8X3=) 49.541,89 =213.236,33 TL ] olarak hesaplandığı, yine sigorta şirketinin, sigortalı aracın  %25 kurusu oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olacağı nazara alınarak, ...  için 892.702,55   TL  %25 =  223.175,64 TL, ... için 179.492,64 %25=44.873,16-TL, ... için 213.236,33%25 =53.309,08 -TL ve... ... için 105.532,38*%25 = 26.383,10-TL. ile sınırlı  sorumlu olacağı  , ancak toplam tazminat miktarı  %25 kusur oranın göre 347.740,98 TL  olup,  2016 Yılında ZMMS Limiti 310.000,00-TL  olup bu miktarı aştığından gareme yapılarak;  310,000 /347.740,98=-0,891468  oranı ile  ... için 223.175,64 TL * 0,891468 = 198.953,97-TL, ... için  44.873,16*0,891468 =40.002, 98 TL ... için 53.309,08*0,891468  = 47.523,35-TL, ve  ... ... için 26.383,10 * 0,891468 = 23.519,7 -TL ile sınırlı sorumlu olacağının hesap edildiği, davacı vekilinin  ...  ... in ölümü nedeniyle davacı eş  300.000 ,00 TL, davacı çocuklar için 250.000 ,00 er TL manevi tazminat isteminde bulunduğu, Borçlar Kanunu'nun 56/2 maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalı ve hükmedilecek bu para bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmediğinden, Borçlar Kanunu 56. maddede belirlenen ilkeler karşısında, ölenin davacılara olan yakınlığı, yaşı, olayın oluş şekli, özellikleri, kusur durumu ile tarafların ekonomik-sosyal durumları ve paranın satın alma gücüne göre takdiren davacı eş için 200.000,00 TL, davacı çocuklar için  takdiren 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı araç maliki / işleteni kurumlardan kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte alınarak davacılara ödenmesi gerektiği  gerekçesiyle “1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatı istemine yönelik davalarının KABULÜNE;<br>A-Davacı ... için 892.702,48TL'nin (sigorta şirketinin 198.953,97TLsi ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, B-Davacı ... için 179.492,58TL'nin (sigorta şirketinin 40.002,98TLsi ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, C-Davacı ... için 213.236,22TL'nin (sigorta şirketinin 47.523,35TLsi ile sınırlı olmak üzere) sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan 13/01/2017 tarihinden, diğer davalılardan kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile adı geçen davacıya ödenmesine, 2-Davacıların manevi tazminat istemlerinin KISMEN KABULÜ ile; Davacı ... için 200.000,00TL, Davacı ... için 100.000,00TL ve Davacı ... için 100.000,00TL'nin kaza tarihi olan 15/03/2016 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara ödenmesine, Fazlaya ilişkin istemin reddine,” karar verilmiş, hükme karşı  tüm taraflar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat taleplerinin kısmen reddine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın tam kabulüne karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; sigorta şirketinin kararda toplam 286.480,30TL den sorumlu tutulmasına rağmen harç olarak hükmedilen tüm tazminatta isabet eden miktardan sorumlu tutulmasının doğru olmadığını,  sigortalı araç sürücüsünün kusuru olmadığını, %25 kusura göre karar verilmesinin doğru olmadığını, kusur raporunun ATK dan alınması gerektiğini, aktüer raporun hatalı olduğunu zirea EGM tarafından yapılan ödemenin güncellenmeden teminattan düşülmesi kalan limitin tüm varisler arasında garame yapılması gerektiğini, hesaplamada da 1.8 teknik faizin esas alınması gerektiğini,  bilirkişi raporundaki destek oranlarının yüksek esas alındığını, eşin %2 evlenme ihtimali bulunmasına rağmen bunun hesapta nazara alınmamasının doğru olmadığını, bilirkişi raporunun denetlenebilir olmadığını , yargılama giderleri ve vekalet ücretinden limit kapsamında sorumlu tutulmaları gerektiğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ...  ve ... vekili istinaf dilekçesinde ve süresinde \tsunulan davacıların istinafına cevap ve ek istinaf dilekçesinde; görgü tanıklarının beyanlarına göre muris Gafari ... ve diğer personelin emniyet kemerlerinin takılı olmadığını, ölen kişinin araçtan fırladığını, bu nedenle ölümün gerçekleşmesinde idarenin kusuru bulunmadığını, ayrıca hesap raporunu da kabul etmediklerini TRH yaşam tablosu kullanılmışsa da prograsif rant yöntemi kullanılmasının doğru olmadığını, tazminat miktarının bu nedenle fazla hesaplanmasının sebepsiz zenginleşmeye yol açtığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının de fahiş olduğunu, konuya ilişkin savcılık soruşturma dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine  karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar ve davalılar vekillerinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksunluk tazminatı ve  manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar,  tüm taraflar vekilleri  tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden;  mahkemenin görevli olduğu, 15.03.2016  tarihinde, davacılar murisinin içinde yolcu olarak bulunduğu davalı ... ...’ne ait ve davalı sigorta şirketine ZMMS ile sigortalı polis aracı ile diğer davalı ...’ye ait zırhlı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacılar murisi desteğin vefat ettiği, dosya kapsamındaki hazırlık evrakı diğer belgelerden davacılar desteğinin içinde bulunduğu aracın kaza sonrası yoldan fırlayarak takla atması da nazara alındığında, desteğin emniyet kemeri takmaması ile ölüm sonucu arasında illiyet bağı kurulamadığından, desteğin müterafık kusurunun ispatlanmadığı, hükme esas alınan aktüer raporunun yerleşik içtihatlara uygun olarak düzenlendiği, davalı sigortanın sorumlu olduğu sigorta limiti kapsamında ve limitle sınırlı olarak harç ve masraflardan sorumlu tutulduğu anlaşıldığından davalıların bu hususlara yönelik istinafına itibar edilmemiştir. \t<br>\tTarafların manevi tazminat miktarına yönelik istinafı yönünden; <br>\t6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre; “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” hükmü ile aynı Yasanın 51. maddesinde de; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre, meydana gelen ağır bedensel yaralama veya ölüm halinde bedensel zarar görenin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Kaza sonrası, zarara neden olanın, zarar gören ile ilgilenmiş olması tazminat miktarının belirlenmesinde göze alınır ise de, yansıma yolu ile manevi tazminat talep eden yakınların manevi tazminat talep etmelerine engel değildir. Meydana gelen yaralanma ve yahut ölüm çerçevesinde manevi zararları karşılanmadıkça hakim uygun bir tazminata karar verir.<br>\tSomut olayda olay tarihi, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ekonomik durumu, davacıların kazada eş ve babalarını kaybetmeleri nedeniyle çektikleri acı ve duymuş oldukları üzüntünün boyutu, ödenecek tazminat miktarları, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacıların uğradığı manevi zarar göz önüne alındığında, hükmedilen manevi tazminat miktarları hakkaniyet kapsamında usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacılar vekili ile davalılar vekilerinin manevi tazminat miktarına yönelik istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.  <br>\tAçıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacılar vekili ile davalılar vekillerinin yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ayrı ayrı  ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacılardan  alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t3-İstinaf eden davalılar ... ve ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tDavalı ... Sigorta alınması gereken AŞ’den 19.569,46 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 4.492,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 15.076,8‬-TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t4-İstinaf edenler tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-Kararın usulüne uygun olarak taraflara tebliğine,<br>\t6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>Üye <br>Üye<br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a7213bb6b7a8382e","SID":"e3a5bbeaf73f8c9a"}}