{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/644 - 2024/1240<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/644 <br>KARAR NO\t: 2024/1240<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/12 Esas - 2023/339 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALILAR\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 16/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 21/10/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 04.10.2021 günü saat 11.45 sıralarında davacı ...’ın, yönetimindeki otomobil ile Malıköy istikametinden Temelli istikametine doğru seyir halinde iken ASKİ'nin su borularını döşemek için yolu bozmasından kaynaklı olarak yolun üst kısmına girmesi sebebiyle karşı yönden gelen araca çarpmamak için yolu ortalayarak hızlı gelen davalı ...'ın kullandığı kamyonun sağ ön kısmına çarpması nedeniyle aracın perte çıktığını, meydana gelen kazada davalı sürücü ...'ın alkollü olarak araç kullanması nedeniyle tam kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin ve diğer sorumluluklara karşı her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla pert bedeli yönünden şimdilik 1.000TL  tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk son tutanağı sunulmadığından ve davalı sigorta şirketine başvuru değer kaybı tazminatı talebi yönünden yapılmasına rağmen davanın pert bedeli yönünden açılması nedeniyle davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanca, müvekkili sürücü ...'ın alkollü olduğu iddia edilmiş ise de, bu hususu ispat edecek herhangi bir delil sunulamadığını, çünkü bu iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacı sürücü ...'ın, Karayolları Trafik Kanunu'nun m.84. ve m.52/1a kurallarını ihlal ettiğinden, kazada asli kusurlu olduğunu, davacı tarafın kusursuzluk iddiasının doğru olmadığını, bu nedenlerle müvekkillerinin dava konusu kazanın oluşumunda herhangi bir kusurlarının bulunmadığını, davacı sürücü ...'ın tam ve asli kusurlu olarak kazaya sebebiyet verdiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği, ayrıca davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, müvekkili şirkete gerekli belgelerle usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın HMK 115 maddesi gereği dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, aksi halde, hasar bedelinin Genel Şartlar'a göre hesaplanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında, genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlı olduğunu, dava konusu kaza bakımından müvekkili sigorta şirketi eksperi tarafından, başvurana ait araçta değişmesi gerekli olan parçaların orjinalleri ile değiştirilmesinin takdir edilmesi üzerine tedarikçi firma aracılığıyla piyasa koşullarına göre oldukça uygun bir iskonto oranı üzerinden parça tedariklerinin sağlandığını ve bedellerinin müvekkili şirket tarafından karşılandığını, araçta meydana gelen hasar sonucunda değişmesi gerekli olan parçaların orijinal parça ile değişiminin sağlanması nedeniyle bakiye hasar miktarına hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin KDV’den sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğundan işbu davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğinden davacının faiz taleplerinin ve türünün de  yersiz olduğunu, uygulanabilecek faizin avans faizi değil, yasal faiz olduğunu belirterek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının tam kusurlu olduğu anlaşıldığından; “Davanın reddine” karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan ATK kusur raporunun eksik inceleme ile düzenlendiğini, ATK raporu düzenlenirken mahkemece talep edilen CD çözüm raporu geç çıktığından raporda bu hususun ve dolayısıyla fren izlerinin yeterince incelenmediğini, kazada asıl kusurun davalı taraf olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasarı/pert bedelinin tazmini istemine ilişkin olup, yerel mahkeme tarafından davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\tDosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; dava konusu kazaya ilişkin bir ceza davası ile UYAP ortamında yapılan araştırmada bulunan ve biri eldeki istinaf incelemesine konu olmak üzere üç ayrı hukuk davasının bulunduğu, mahkemece kusur yönünden hükme esas alınan Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesi raporunda kaza tutanağı, iş bu davada mahkemece alınan kusur bilirkişi raporu, aynı olaya ilişkin Ankara Batı 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/551 Esas - 2023/576 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, savcılık aşamasında alınan bilirkişi raporu ile taraf beyanları irdelenip değerlendirilerek kazada davacının şerit ihlali yapmasının etken olduğu sonucuna varılarak davacının tam kusurlu olduğu yönünde rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.<br>\tAncak aynı olayla ilgili ve aynı taraflar arasında (davacısı ..., davalıları ... ve ...) görülen Ankara Batı Ticaret Mahkemesi’nin 2023/308 E. - 2024/476 K. sayılı dosyasında da mahkemece davalı ...’ın tam kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olup henüz kesinleşmediği, yine Ankara Batı 4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2021/551 E. - 2023/576 K. sayılı ve davacısı ..., davalısı ... olan “pert bedeli”nin tazmini davasında ise mahkemece hükme esas alınan heyet kusur raporunda eldeki dosyamızda hükme esas alınan ATK kusur raporu da incelenerek düzenlenen kusur raporuna göre; “... plakalı araç sürücüsü ...’ın %60 (asli) kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...’ın da %40 (tali) kusurlu olduğu” kabulüyle karar verildiği anlaşılmış, olayla ilgili Ankara Batı 7. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2023/128 E. - 2023/269 K. dosyasının ise UYAP ortamında yapılan inceleme talebi ile incelenmesi sonucunda ceza mahkemesinin müşteki ve sanığı eşit oranda kusurlu kabul ederek sanık(davacımız) ... hakkında adli para cezası ile mahkumiyetine karar verildiği görülmüş, ancak kararın kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamamıştır.<br>\t6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi hükmü gereğince, hukuk hâkimi kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olgu ile bağlıdır. Ceza mahkemesi kendine has usuli olanakları nedeniyle hükme esas aldığı maddi olayların varlığını saptamada daha geniş yetkilere sahiptir. Bu nedenle, hukuk hâkiminin, ceza hâkiminin fiilin hukuka aykırılığını ve illiyet bağını saptayan maddi vakıa konusundaki kabulü ve ceza mahkemesinin kabul ettiği olayın gerçekleşme şekli diğer bir deyişle maddi vakıanın kabulü konusunda kesinleşmiş olan bir mahkûmiyet veya maddi vakıa tespiti yapan beraat hükmüyle bağlı olacağı hem ilmi (Prof Dr. Kemal Gözler, “Res Judicata’nın Türkçesi Üzerine”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt 56, Sayı 2, 2007, s.45-61) hem de kökleşmiş kazai içtihatlarla benimsenmiş bulunmaktadır. Şu halde, hukuk hâkimi ceza mahkemesinin saptadığı maddi olaylarla bağlıdır.<br>\tMahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı’nın 14/02/2023 tarihli raporunda yukarıda bahsedilen tüm dosyalardaki kusur raporları değerlendirilip, davacı ile davalı sürücünün ifadeleri irdelenerek rapor düzenlenmişse de, ceza dosyasının kesinleşip kesinleşmediği ve bu kapsamda hukuk hakimini bağlayacak nitelikte bir maddi olgu tespiti yapılıp yapılmadığının değerlendirilmediği, bu haliyle mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiği anlaşılmış, davacının bu hususa yönelik istinafının kabulü gerekmiştir. <br>\tAçıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne, kararın uyuşmazlığın çözümünde etkili deliller toplanılmadan ve değerlendirilmeden verilmiş olması nedeniyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi kapsamında kaldırılmasına, ceza dosyasının kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, gerekirse ceza dosyası getirtilip bu dosya kapsamındaki deliller ve olay anını gösteren görüntüler varsa değerlendirilip yeniden kusur yönünden bilirkişi raporu alınarak tazminat talepleri konusunda bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 16/03/2023 tarihli 2022/12 Esas – 2023/339 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/10 /2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75748ad239f4d27c","SID":"7b849d99811787e2"}}