{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     Esas-Karar No: 2023/701 - 2024/1287<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/701 <br>KARAR NO\t: 2024/1287<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22/03/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/356 Esas 2023/196 Karar<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 25/10/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı  davacı vekili tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği, davanın belirsiz alacak davası olarak açılması ve davacının istinaf etmesi karşısında istinaf yolunun açık olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla, esas yönünden yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde, 11.08.2012 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı olup, dava dışı sürücü ...’ın idaresindeki traktör ile davacı ... idaresindeki motosiklete çarpması neticesinde davacının ağır şekilde yaralandığını, geçici ve kalıcı işgöremezliğe maruz kaldığını,  bakım ihtiyacı doğduğunu, müvekkilinin hiç bir kusuru bulunmadığını, maddi zararların tazmini için gerekli bilgi ve belgelerle birlikte davalı ... A.Ş.'ye başvuru yapıldığını, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından bir kısım bilgi ve belgeler talep edilmesi üzerine belgelerin tamamlandığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, dava şartı arabuluculuk yoluna başvuru sonucunda da anlaşamadıklarını belirterek, HMK'nın 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak sürekli işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 10.000 TL, geçici işgöremezlik tazminatı olarak şimdilik 100 TL, bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 100 TL olmak üzere toplam şimdilik 10.200 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile  davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, bedel artırım dilekçesi ile fazla haklarını saklı tutarak geçici işgöremezlik tazminatı talebini 2.219,37-TL’ye yükseltmiştir. <br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının hakkından yazılı olarak feragat ettiğini, davacının iddiasının tam aksine davacı tarafın  traktörün kasasına arka tarafından çarptığını, sigortalılarının kusurunu ve kusur ile maluliyeti arasında illiyet bağı bulunduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacı yanın maluliyeti bulunmadığını,  davacının maluliyeti var ise kontrol süresi geçtikten sonra Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hesaplanması gerektiğini,  geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderlerinin trafik poliçesi teminatı dışında olduğunu, SGK'dan rücuya tabi bir ödeme alınıp alınmadığının sorulmasını, alınmış ise bu tutarın tazminat hesabından mahsup edilmesi gerektiğini, davacının kaza tarihi itibari ile avans/ticari faiz talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda;  davacının talep hakkından değil, açılan dosyadan feragat edildiği, Arabuluculuğa başvuru tarihi itibarı ile zamanaşımının dolmadığı, 5.3.2020 tarihinde 9 Eylül Üniversitesi Adli Tıp ana Bilim  Dalı Başkanlığından alınan raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Çalışma gücü ve Meslekte kazanma Gücü  kaybı Oranı tespit İşlemleri yönetmeliğine göre malüliyet oranının % 8.1, geçici iş görmezlik süresinin 180 gün olarak tespit edildiği, İstanbul Adli Tıp 2. İhtisas Dairesinden 13.12.2021 tarihinde alınan  Adli Tıp raporunda malüliyetin olmadığı, geçici işgörmezlik süresinin 4 ay olduğu, bakıcı ihtiyacının olmadığının tespit edildiği, raporlar arasındaki çelişki nedeniyle İstanbul  Adli Tıp Üst Kurulundan  yeniden rapor alındığı, raporun İstanbul Adli Tıp 2.  İhtisas Dairesi raporu ile aynı mahiyette olduğu, tedavinin 2021 yılında bittiği gözetilerek zamanaşımının dolmadığı, davacının %25, davalı araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu,  gelir durumu ispatlanamadığından  bilirkişilerce asgari ücret üzerinden,  THR 2010 yaşam tablosu ve  progresif rant yöntemine göre hesaplama  yapıldığı, davacı vekilinin ıslah talebi ve traktörün  kaydının hususi olması  gözetilerek “Davanın kısmen kabulüne, 2.219,37 TL'nin 27.09.2019 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,” karar verilmiş, hükme karşı  davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan maluliyet raporunun yetersiz olduğunu, itirazlarının nazara alınmamasının doğru olmadığını, geçici bakıcı gideri talebinin reddine karar verilmesinin, avans faizine karar verilmemesinin,  faiz başlangıç tarihinin kaza tarihi olmamasının doğru olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>\t11/08/2012 tarihinde davalıya ZMMS ile sigortalı traktör  sürücüsünün %75 KUSURU ile meydana gelen kazada davacı yaralanmışsa da  ATK 2. Üst Kuruldan dosyadaki tüm raporlar ve tedavi evrakları incelenerek çelişkileri giderecek şekilde ve kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre  düzenlenen  rapora göre,  davacı sol temporal skalp üzerinde 15 cmlik keşi olduğu, sağ kolda humerus kırığı olduğu, sağ kol iç yüzde 4 cmlik kesi oluşacak şekilde yaralanmışsa da  fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, bakıcı ihtiyacının bulunmadığı, ancak 4 ayda iyileşebileceği, hükme esas alınan hesap raporunun usulüne uygun olduğu, 26/04/2016 tarihinde 2918 Sayılı Yasanın 99. maddesinde yapılan değişiklik ile getirilen \"Sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası Genel Şartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluşlarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.\" düzenlemesi gereğince, sigortanın temerrüdü için Genel Şartlarda belirtilen belgeler ile sigorta şirketine müracaatın  zorunlu olduğu bu nedenle kaza tarihinde davalının temerrüdünün gerçekleşmediği, kazaya sebebiyet veren traktörün ticari kullanıldığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı, mesleki faaliyet kapsamında kullanılmakla  yasal faize hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu hususlara yönelik  istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.<br>\tAncak; mahkemece 22/03/2023 tarihinde karar verilmiş olup, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 13/3 maddesindeki “(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.” hükmü gereğince mahkemece davalı lehine hükmedilen  2.219,37TL’yi geçmeyecek şekilde vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken davalı lehine 9.200TL vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmadığından davacının bu yöne ilişkin istinafının kabulü gerekmiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve  vekalet ücreti yönünden düzeltilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM \t\t: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\tI- Davacı vekilinin  istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 22/03/2023 tarihli, 2020/356 Esas 2023/196 Karar sayılı kararın KALDIRILMASINA,<br> \tHMK'nın 353/1-b-2.maddesi uyarınca esas hakkında yeniden karar verilmesine, buna göre;<br>\t1-Davanın kısmen kabulüne, 2.219,37 TL'nin 27.09.2019 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>\t2-Alınması gereken 427,60- TL harçtan peşin alınan 62,40 TL harçtan düşümü ile eksik kalan 365,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından yatırılan toplam 116,80 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>\t4-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin kabul ve red dikkate alınarak 237,60 TL'nin davalıdan alınarak, 1.082,40 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden kabul edilen miktar üzerinden 2.219,37 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden reddedilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/3. maddesi gereğince 2.219,37TL  vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t7-Davacı tarafından yapılan kabule göre hesaplanan taktiren 1.047,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t8-Davalı tarafından yapılan redde göre hesaplanan taktiren 81,59 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>\t9- Dosya kesinleştiğinde ve talep halinde kalan avansların iadesine,\t<br>\tİSTİNAF HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN<br>\tII-İstinaf talebi kabul edilen davacıdan alınan istinaf karar harcının isteği halinde davacıya iadesine, <br>\tIII-İstinaf talebi kabul edilen davacı tarafından istinaf başvurusu nedeniyle yapılan toplam  387,00 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, <br>\tIV-HMK'nın 333.maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\tV- Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara  tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE  23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye<br>Katip<br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"25f09439893e470b","SID":"ced4015928b3fdf2"}}