{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2534 - 2024/2572<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2534 <br>KARAR NO\t: 2024/2572<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 26/04/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI \t: ... -   <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI \t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -   <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 30/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 31/10/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/04/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 09/12/2016 tarihinde  davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS'i bulunan ... plakalı aracın kusuru sonucu meydana gelen kaza da müvekkilinin ağır yaralandığını, davalı sigorta şirketine yaptıkları hasar başvurusun da ... plakalı aracın kusurunun olmadığından bahisle sigorta şirketi tarafından taleplerinin reddedildiğini, kusura ilişkin inceleme de ... plakalı aracın kusurlu olduğunu, müvekkilinin de ortopedik anlamda %6 oranın da maluliyet oluştuğunu, tüm hakları saklı kalmak üzere şimdilik  sürekli sakatlık için 500,00 TL, geçici sakatlık için 500,00 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın teminat limiti ile sınırlı olmak üzere davalıdan kaza tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>ISLAH: Davacı vekili 29/12/2021 tarihli dilekçesi ile dava değerini 201.621,48 TL'ye yükseltmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza nedeniyle müvekkili şirkete sigortalı araç sürücüsünün kazada kusuru bulunmadığını, davacının içerisinde bulunduğu motosiklet sürücüsü işbu kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu bulunduğunu, davacının maluliyetine ilişkin tespitin yapılması gerektiğini, haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesin bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece 9.094,92 TL geçici iş görmezlik zararının temerrüt tarihi olan 12/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 95.468,88 TL kalıcı iş görmezlik zararının temerrüt tarihi olan 12/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan kusur raporunu ve hesap raporunu kabul etmediklerini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının çalıştığı ispat edilemediğinden geçici iş göremezlik tazminatına hak kazanamayacağını belirterek eksik incelemeyle verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirilmesinden doğan (malüliyet) maddi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Kararı davalı ... Sigorta A.Ş vekili istinaf etmiştir. <br>Davalı vekilinin kusur oranlarına yönelik istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Dosya kapsamı incelendiğinde, olay yeri terk sebebiyle kaza tespit tutanağının tanzim edilememiş olduğu anlaşılmış, dosyaya sunulan 01/10/2019 tarihli uzman mütalaası/ bilirkişi raporunda ve ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 30/11/2020 tarihli ve ... sayılı kusura ilişkin raporunda özetle, davalıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...' ın %80 oranında kusurlu, dava dışı elektrikli bisiklet sürücüsü ...' ın %20 oranında kusurlu, davacı yolcu ...' un kusursuz olduğu yönünde görüş ve tespitlerin sunulmuş olduğu görülmüş, raporların birbiri ile ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği iddiasına ilişkin istinaf sebebi yönünden yapılan incelemede;  <br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur  6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. <br>Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.<br>Dosya kapsamından, davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde, yaralanmanın ayak bileği kırığından kaynaklandığı, buna göre kask takılmamasının zararın artmasına sebebiyet vermediği anlaşılmış, müterafik kusur sebebiyle indirim yapılmamasının yerinde olmadığına ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Her ne kadar mahkemece bu hususun gerekçeli kararda açıkça değerlendirilmesi gerekmekte ise de tazminattan indirim yapılmasını gerektirir bir sebep olmadığından bu durum sadece eleştirilmekle yetinilmiş, kaldırma sebebi yapılmamıştır.<br><br><br>Hükme esas alınan hesap raporuna ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; <br>Davalı vekilince Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümeyeceği, bu nedenle de TRH 2010 ve % 1,8 teknik faize göre zararın belirlenmesi gerektiği, hesap raporunun yerinde olmadığı iddia edilerek istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90.maddesined yer alan “…Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında tazminatlar bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun ve genel şartlarda düzenlenen hususlar hakkında 11/01/2011 tarihli ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır…” hükmü ile aynı Kanunun 92/i maddesinde yer alan;  “… Bu Kanun çerçevesinde hazırlanan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları ve ekleri ile tanımlanan teminat içeriği dışında kalan talepler…”  şeklindeki düzenleme Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarih ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile Karayolları Trafik Kanununun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresi ile ikinci cümlesindeki  “…ve genel şartlarda…” ibaresinin ve 92.maddesinin (i) bendinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. Bu durumda mağdurların zararının ve zararın kapsamının 2918 Sayılı Kanun ve 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiile dair hükümleri ve Yargıtay uygulamalarına göre belirlenmesi gerekmektedir.<br>Bu çerçevede Yargıtay tarafından verilen emsal kararlarda mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosunun uygulanması ve progresif rant yönteminin kullanılması içtihat edilmiştir.( Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 Esas, 2021/1848 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.01.2021 tarih ve 2020/2598 Esas, 2021/34 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 22.12.2020 tarih ve 2019/5206 Esas, 2020/8874 Karar Sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 21/06/2021 gün ve 2021/ 2457 esas ve 2021 / 3304 karar sayılı kararı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/13625 esas ve 2022/8912 karar sayılı 16/06/2022 günlü kararı) <br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafından hükme esas alınan 14.10.2021 tarihi hesap bilirkişi raporu incelendiğinde bilirkişinin davacının zararın belirlenmesine ilişkin olarak “ TRH 2010 ve progresif rant yöntemine göre” tespitlerle davacının kalıcı maluliyet zararı belirlenmiştir. Şu durumda, yukarıda açıklanan yerleşik Yargıtay kararları ile mağdurların zararının ve zararın kapsamının belirlenmesinde TRH 2010 mortalite tablosu ve ayrıca progresif rant yönteminin uygulanması içtihad edildiğinden, hesaplama yöntemine ilişkin istinaf haklı görülmemiştir.<br>Geçici iş göremezlik tazminatına davacının çalışmaması sebebiyle hak kazanamayacağına ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde;<br>Davalı vekilince, davacının kaza tarihinde gelir getiren bir işte çalışmadığı gerekçesiyle geçici iş görmezlik tazminatı isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.<br>Yalnızca meslek sahipleri ve çalışıp kazanç elde etmekte olanların değil, uğranılan kaza nedeniyle günlük işlerini yapamayan veya yapmakta zorlanan (daha fazla güç sarfeden) diğer kişilerin de maddi tazminat (efor tazminatı) talep edebileceğinin kabulü gerekmekte olup, olay sırasında 29 yaşında olup 3 çocuğuyla ikamet etmekte olan davacının geçici iş göremezlik dönemi için maddi tazminat isteyebileceği, bu hususta mahkemece verilen hükmün yerinde olduğu kabul edilmekle davalı vekilinin bu yönlü istinaf talebi de yerinde görülmemiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 7.142,75 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.785,69 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 5.357,06 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.30/10/2024<br><br> <br>   Başkan  \t\t\t\t  Üye                    \t Üye  \t                   Katip  <br> <br><br><br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c21dff9b1e895ff","SID":"f1df4e22bbf7ad4f"}}