{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/684 - 2024/1281<br>\t\t\tT.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/684 <br>KARAR NO\t: 2024/1281<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/11/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/604 Esas - 2022/706 Karar<br><br>DAVACILAR\t<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 30/10/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacılar vekili dava dilekçesinde, 13.07.2015 tarihinde davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, yaya ...'e çarparak ağır yaralanmasına sebep olduğunu ve ...'in 15.07.2015 tarihinde vefat ettiğini, davalının kazada asli kusurlu olduğunun Ankara 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1088 E, sayılı dosyasında alınan 19.01.2016 tarihli raporda tespit edildiğini, müteveffanın davacıların tek çocuğu olduğunu ve ölümü sebebiyle davacıların maddi ve manevi zarara uğradığını, maddi kazanç kaybından kazaya kusuru ile sebebiyet veren ... plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta (... Sigorta) ile aracın genişletilmiş kasko sigorta poliçesini düzenleyen ... ... Sigorta Şirketi'nin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, davalı ... ve genişletilmiş kasko yapan ... ... Sigorta Şirketi manevi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 13.07.2015 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen  tahsiline; her bir davacı için ayrı ayrı 200.000,00 TL olmak  üzere toplam 400.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi 13.07.2015 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan ... ve kasko poliçesi tanzim eden ... ... Sigorta Şirketin'den müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavacılar vekili ıslah dilekçesi ile; ... için destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini 224.209,71- TL'ye, ... için destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini  114.938,96 TL'ye yükselttiklerini bildirmiştir. <br>\tDavalı ... ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, kazaya karışan ... plakalı aracın Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, 2 yıllık dava açma süresinin geçtiğini ve davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, tazminat hesaplamasının Genel Şartlar'da öngörülen usul ve esaslara göre yapılması gerektiğini, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde, kaza tarihi 13.07.2015 olduğundan davanın zamanaşımı sebebiyle reddi gerektiğini, davacının usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmediğini, ... plakalı aracın, davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigorta kapsamındaki tazminatların genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunu, gelirin asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihi ile faiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sigorta şirketlerinin zararı gidermekle yükümlü olduklarını, davalı ... yönünden davanın reddi gerektiğini, müteveffanın asli kusurlu olduğunun raporlarda açıkça belirtildiğini, davalının kazanın oluş sebebinde bir kusuru bulunmadığını, faiz taleplerinin usulsüz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece yapılan yargılama sonunda; 13/07/2015 tarihinde davalı ...'ın maliki ve sürücüsü olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi nezdinde trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı ... ... Sigorta Şirketi nezdinde kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davacıların kızı ...'in hayatını kaybettiği, kazanın meydana gelmesinde; davalı araç sürüsünün %25 oranında tali, müteveffa ...'in %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalıya ait aracın trafik sigorta poliçe limitinin 290.000TL olduğu, davalı ... Sigorta tarafından 14.900TL ödeme yapıldığı, poliçede 275.100TL bakiye limit kaldığı,  limit üzerinde kalan 41.455,37 TL'nin artan mali mesuliyet sigortacısı ... ... Sigorta Şirketi'nden talep edilebileceği, zararın belirlenmesinde yerleşik yargı kararları gereğince hemşirelik okulu öğrencisi olan farazi desteğin geliri belirlenirken, bir hemşirenin elde edeceği net gelirin esas alınması gerektiği ve bu kapsamda yapılan hesaplama uyarınca davalı tarafın kusur oranına göre talep edilebilecek destek zararının davacı ... lehine 212.913,06 TL ve davacı ... lehine 103.642,31 TL olmak üzere toplam 316.555,37 TL olduğu, bu miktara talebin artırıldığı, yine davacılardan ... müteveffanın babası, ... ise annesi olması ve henüz 15 yaşındaki kızlarının genç yaşta ölümü nedeniyle, davacıların büyük acı yaşadıkları, kusur oranları, tarafların, gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli ile günün ekonomik koşulları ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak manevi tazminat takdiri gerektiği anlaşıldığından; \"Davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 212.913,06 TL, davacı ... için 103.642,31 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müteselsilen, davalı ... kaza tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ. 275.100,00 TL’den 09.02.2017 tarihinden, davalı ... ... Sigorta Şirketi 41.455,37 TL’den 20/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak üzere müteselsilen alınarak davacılara ödenmesine, her bir davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... kaza tarihinden, davalı ... ... Sigorta Şirketi 20/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile sorumlu olmak üzere müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine” karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; AYM’nin iptal kararından sonra davalı sigorta şirketlerinin limitle değil tüm zarardan sorumlu olmaları gerektiğini, limit kapsamında sorumlu tutulmalarının doğru olmadığını, yine sigorta şirketleri yönünden de faizin olay tarihinden başlatılması gerektiğini, takdir edilen manevi tazminatların az olduğunu belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili istinaf dilekçesinde; müteveffanın henüz hemşirelik meslek lisesi öğrenci olmasına rağmen mezun olunca hemşire olacakmış gibi hesap yapılmasının doğru olmadığını, destek tazminatının asgari ücrete göre hesaplanması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, aktüer hesabının 1.8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, kusur raporunun ATK’dan alınması gerektiğini belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, maddi tazminata esas alınan ücretin yüksek olduğunu, dosyadaki kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, hesap raporunda Prograsif Rant Yöntemi esas alınmasının doğru olmadığını, hüküm kısmında sorumlu oldukları limit miktarının belirtilmemesinin de doğru olmadığını belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta AŞ. vekili istinaf dilekçesinde; 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, sigortaya eksik evrakla başvurulduğunu, temerrüt oluşmadığından aleyhe faiz ve yargılama giderine hükmedilmesinin doğru olmadığını, kusur oranının hatalı tespit edildiğini, raporun ATK’dan alınması gerektiğini, tazminata esas gelirin yüksek esas alındığını, müteveffa’nın 16/07/2015 doğumlu olup, kaza tarihinde 15,24 yaşında olduğunu, hesap tarihinde 22 yaşında olup, bakiye yaşam süresinin 58,76 yıl olduğunu, ancak hükme esas alınan raporda muhtemel ömür sonunun 03/02/2070 olarak esas alınmasının doğru olmadığını, 1.8 teknik faize göre hesap yapılması gerektiğini, bilirkişinin hesap yaparken anne Ayşegül için kusur oranını 0.75 ile çarpması gerekirken 0.85 ile çarpmasının da hatalı olduğunu belirterek, istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tİstinaf talebinde bulunan davacılar vekili ve davalılar vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tYerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacılar vekili ve davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istinaf edilmiştir. <br>\tDestekten yoksunluk tazminatının hesaplanmasında ölenin elde ettiği gelirinin doğru biçimde belirlenmesi, tazminatın doğru tespitinde önemli yer tutmaktadır. Zarar gören kişinin asgari ücret üzerinde bir gelir elde ettiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekmekte olup, yerel mahkeme de destekten yoksunluk tazminatı davalarında zarar görenin zararını resen belirlemek durumundadır. Bu bağlamda, gerçek zararın hesaplanmasında, zarar görenin asgari ücretten fazlasına dair kazancı olduğu yönünde bir iddiası varsa kaza tarihinden hesap tarihine kadarki gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi suretiyle gelirlerin belirlenmesi, böyle bir iddia olmaması yahut zarar görenin herhangi bir işinin olmaması halinde kazancı asgari ücret kabul edilmesi, zarar görenin çalışma hayatının aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması, kaza tarihinden hesap tarihine kadar geliri bilinen (işlemiş) ve geliri bilinmeyen (işleyecek) aktif dönemin ve zarar görenin bakiye ömrü esas alınarak pasif dönemin tespit edilmesi, zarar görenin kaza tarihinden hesap tarihine kadar bilinen kazancı üzerinden, işlemiş (bilinen) aktif dönem zarar hesabının yapılması; işleyecek (bilinmeyen) aktif dönem hesabında zarar görenin hesap tarihinde bilinen son geliri nazara alınarak işleyecek aktif dönem tazminat hesabı yapılması, pasif dönem hesabında ise asgari geçim indirimi uygulanmaksızın asgari ücret üzerinden zarar hesabının yapılması gerekmektedir. <br>\tSomut olayda müteveffanın, kaza/ölüm tarihinde henüz hemşirelik meslek lisesi öğrencisi olduğu anlaşılmıştır.<br>\tHenüz mezun olmamış durumdaki müteveffanın elde edeceği gelirin net bir şekilde saptanması bakımından, müteveffanın ne zaman mezun olacağı ve mesleğine göre ne kadar sürede iş bulabileceği, yapabileceği işe göre ne kadar ücret alacağı, okuldan mezun olur olmaz kamu hizmetinde görevli bir hemşire olup olamayacağı, atanma için açılan sınavı kazanıp kazanamayacağı (henüz belirli olmasa da en azından belli bir iş arama süreci sonunda özel sektörde çalışabileceği muhakkaktır), bir kişinin memur kadrosunda çalışabilmesi için KPSS sınavında başarılı olması gerektiğinden mezuniyetinden sonra KPSS sınavına hazırlık süresi varsayımsal olarak tespit edilerek, kaza tarihinden sonra  müteveffanın mezun olduğu alanla ilgili KPSS sınav tarihleri ve bu sınav sonuçlarının açıklandığı tarihlerin tespiti ile sınav sonrası memur kadrosuna atanma için gerekli süreler de ilgili kurumlardan araştırılarak, meslek lisesinden yeni mezun birinin özel sektörde çalışması halinde elde edeceği gelir miktarı belirlenerek buna göre müteveffanın memur olana kadar bu gelirden, sonraki dönemin ise memuriyete ilişkin (en düşük devlet memuru maaşı gözetilerek) gelirden belirlenmesi amacıyla mahkemece zarar hesabına ilişkin önceki bilirkişiden ek rapor alınmasıyla sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece liseden mezun olur olmaz resmi sağlık kuruluşlarında hemşire olacağı kabul edilerek ve buna göre hemşireler derneği tarafından bildirilen emsal ücrete göre geliri esas alınarak zarar hesabı yapılan aktüer bilirkişi raporunun hükme esas alınmasıyla yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir.<br>\tAçıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda belirtilen eksik incelemeler tamamlanıp ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/11/2022 tarihli, 2021/604 Esas – 2022/706 Karar sayılı kararının, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\tKararın kaldırılma sebebine göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin sair istinaf sebeplerinin İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>\t3-İstinaf edenler tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden tarafa iadesine,<br>\t4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>\t5-İİK'nın 36.maddesi gereğince; Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2023/994 Esas sayılı dosyasına yatırılan 605.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun, 610.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun yatıran taraflara iadesine,<br>\t6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere  23/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi<br><br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"490053e2c35e41ca","SID":"4f5e3a814476eab0"}}