{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1277 <br>KARAR NO:2024/1419<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:24/03/2021 <br>NUMARASI:2019/498 E. - 2021/230 K.<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili  tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sağlık sektöründe laboratuvar testleri yapan Pakistan merkezli bir şirket olduğunu, davalı şirketlerin ise birbirleriyle grup şirketi olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Hakimliği 22.12.2015 tarih ve 2015/4212 Değişik İş dosyası ile yönetim organının tüm yetkilerini kullanmak ve şirketi idare etmek üzere kayyımlar atandığını, daha sonra İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 04.11.2016 tarih ve 2016/4579 Değişik İş sayılı dosyası ile daha önce görevlendirilen kayyımlara ait tüm yetkilerin .... Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildiğini, davalı tarafın \"... Şirketleri Satış Şartnamesi\" adı altında Eylül 2018 tarihinde hazırlamış olduğu satış şartnamesi ile davalı şirketlerin hisselerinin bir bütün olarak satışına karar verdiğini, 22.11.2018 tarihi saat 14:00'da satış ihalesinin gerçekleştirildiğini ve 21.300.000,00 TL ile ihalenin müvekkili tarafından kazanıldığını, ancak teminat bedelinin herhangi bir sebep olmaksızın satış bedelinin %10'una yükseltildiğini, teminatın bu şekilde yatırıldığını, ancak bu sefer karşı tarafça satış bedelinin kalan meblağının tamamı için yeniden teminat talep edildiğini, müvekkili tarafından yeni teminat mektubu hazırlanmaya başlandığı süreçte davalı tarafça müvekkilinin yatırmış olduğu 2.352.500,00 TL'lik teminat bedelinin, haksız ve hukuka aykırı olarak irad kaydedildiğini, şirket hisselerinin kayyımlar tarafından satılmasının mümkün olmadığını, bir an için hisse devir protokolünün imzalanmasının müvekkilinden kaynaklı sebeplerle gerçekleşmediği kabul edilse dahi davalıların herhangi bir somut zararı bulunmadığından müvekkilinin teminatının tamamının iade edilmesi gerektiğini, davalı şirketlerin satış şartnamesini ve ihalenin  düzenlendiği tarihlerde mevcut olan pazar payları ve değerlerinin büyük oranda kaybedildiğini, bu sebeple davalı şirketlerin müvekkili tarafından satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı şirketlerin  kayyımlar tarafından iyi yönetilemediğini, yabancı yatırımcı olan müvekkilinin haklarının korunması için davalı şirketlerin borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ve bankalar nezdindeki hesaplarının ihtiyaten haczine karar verilmesini, davalılar tarafından haksız olarak irad kaydedilen toplam 2.352.500,00 TL'nin işleyecek olan ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, savunmasında özetle; davacı ... ile ... şirketinin iki ayrı şahıs olduğu, davaya konu taleplerin ... şirketinin, müvekkili şirketlerin satış ve ihale sürecine ilişkin talepleri olduğunu, davacı ...'ın taraf sıfatının bulunmadığını, basiretli tacir gibi davranmayan davacı tarafın şirketi devralmaktan imtina ettiğini, müvekkili şirketlerin ihale şartnamesi gereğince uhdesindeki teminatı haklı olarak irat kaydettiğini savunarak, öncelikle davanın usuli itirazları kapsamında husumet yokluğu nedeni ile reddine ve devamla esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dosyaya sunulan deliller ve taraf beyanları ile davalı şirketlere ait satış şartnamesi ile şirketlerin 22/11/2018 tarihinde 25.750.000,00 TL bedelle satışa çıkarıldığı ve aynı tarihte yapılan ihaleyi davacının 21.300.000,00 TL bedelle kazandığı, davacının ihale öncesi şartnamenin 4.maddesi uyarınca 210.000,00 Euro tutarında ihale teminat  tutarını yatırmış olduğu, ihale sonrasında şartnamenin 7.3 maddesine göre ihalenin onaylandığının davacıya bildirildiği, yine satış şartnamesinin 8.2 maddesine göre yatırdığı teminat bedelini satış bedelinin %10'una yükselterek ilave tutarı yatırdığı, bundan sonra taraflar arasında yazışmaların  sürdüğü, davacının 13/03/2019 tarihli yazı ile davalı şirketlerin mali durumunun değiştiği...vs sebeplerle 15/03/2019 tarihinde hisse devir sözleşmesini imzalamayacaklarını bildirerek ödenen teminat bedeli 2.352.500,00 TL'nin iadesini talep ettiği, davalının 21/03/2019 tarihli cevabında talebin kabul edilmeyip ilgili tutarın irad kaydedildiğini belirttiği anlaşılmıştır.Sunulan satış şartnamesi hükümleri incelendiğinde teminat hususunun ilk olarak 4.maddesinde düzenlendiği, buna göre katılımcıların satışa katılarak teklif verebilmeleri için muhammen bedelin %5'i oranındaki nakdi teminatı maddede belirtilen banka hesabına yatırmaları gerektiği, davacının iş bu teminatı yatırdığı ve ihaleyi kazandığı, şartnamenin 7.1 maddesinde yine teminattan bahsedildiği ihalenin Devlet İhale Kanunu ve Kamu İhale Kanunu'na tabi olmadığı belirtilerek ihalenin yapılıp yapılmamasında veya dilediğine yapılmasında şirketlerin tamamen serbest olduğu, şirketler yönetim kurulunca ihalenin 15 gün içinde  onaylanmaması halinde katılımcıların yatırdığı teminatların iade edileceği, 7.3 maddesinde ihaleyi kazanana ihalenin onaylanmasını müteakip 7 gün içinde tebligat gönderileceği, tebligatın bila tebliğ iade olması halinde tebligat üzerindeki meşruhat tarihinden itibaren 5 gün içinde başvuruda bulunmayan ihale alıcısının  hakkının iptal edilerek yatırdığı teminatın irad kaydedileceği kabul edilmiştir.Somut olayda davacıya ihalenin onaylandığının bildirildiği anlaşılmıştır. Satış şartnamesinin 8.2 maddesinde teminat bedelinin yükseltilmesi düzenlenmiş olup buna göre ihaleyi kazanan tarafından ihalenin onaylanmasına ilişkin tebligatı aldığı tarihten itibaren 5 gün içinde teminatı satış bedelinin %10'una yükseltilerek nakit tutarı ilgili banka hesabına yatırması gerektiği, verilen sürede teminat bedelini %10'a yükselterek hesaba yatırmadığı taktirde tekliften caymış sayılacağı ve yatırdığı ilk teminat bedelinin irad kaydedileceğinin kabul edildiği, bu madde kapsamında taraflar arasında dosyaya sunulan yazışmaların yapıldığı,  davacının %10'a yükseltilecek teminat bedeli için 15 iş günü süre talep ettiği, davalı tarafın 26/12/2018 tarihli yazı ile bu süre talebini kabul ettiği, davacının 22/01/2019 tarihli yazı ile teminatın %10'a tamamlanarak hesaba transferinin yapıldığını bildirdiği anlaşılmıştır. Satış şartnamesinin 9.1 maddesinde teminat bedelini verilen sürede satış bedelinin %10'una yükselten alıcının  hisse devri protokolü imzalamak ve satış işlemlerini yerine getirmek üzere teminat bedelinin yükseltilmesini müteakip 5 gün içinde şirket merkezine başvurmak zorunda olduğu, başvuruda bulunmazsa alıcıya satışın yapılıp yapılmayacağı, ek süre verilip verilmeyeceği ...vs. hususların şirketler yönetim kurullarınca değerlendirileceği, 9.2 maddesinde alıcının satış bedelinin %10'u olarak yatırdığı teminat bedeli hariç olmak üzere satış bedelinin kalan kısmını peşin yatırmak istediği taktirde ödemeyi 5 gün içinde yapması gerektiği aksi durumda alıcının satış bedelinin taksitlendirilmesi seçeneğini kullandığının kabul edileceği hususunun düzenlendiği, somut olayda da davacının 23.525.000,00 TL vadeli ödeme teklifi kabul edilip bu  tutardan %10 teminat bedeli düşülerek kalan taksitlerin davalının 26/12/2018 tarihli yazısı ile bildirildiği, davacıya hisse devir sözleşmesini imzalamak üzere şartnamede kabul edilen süreye ek 10 gün süre verildiği, 06/02/2019  olarak verilen  sürenin son gününün davacının talebi ile bu kez 25/02/2019  tarihine uzatıldığı, son olarak 15/03/2019 tarihine kadar süre verilmiş olduğu ancak davacının 13/03/2019 tarihli yazısı ilgi tutularak davalı tarafından düzenlenen 21/03/2019 tarihli yazı ile davacının hisse devir protokolünü imzalamayacağını bildirmesi karşısında yatırılan teminatın irad kaydedildiği anlaşılmıştır. Davacı yan  taraflar arasında cayma parası yada cezai şart kararlaştırılmadığını, şartnamede teminatın tamamının irad kaydedilmesini haklı kılacak hiç bir hüküm bulunmadığını, ilk yatırılan teminatın irad kaydı içinde şartların mevcut olmadığını ileri sürmüştür.Satış şartnamesinde düzenlenen ihalenin Devlet İhale Kanunu ve Kamu İhale Kanununa tabi olmadığı açıkça kabul edilmiştir. Davalı, satış şartnamesi uyarınca ihaleye katılıp kazanan davacının hisse devir protokolünü imzalamaması nedeniyle davacının teminat olarak yatırdığı tutarı irad kaydetmiştir. Davacı irad kaydedilen bu tutarın iadesini talep etmektedir. TBK 177.maddesinde bağlanma parası 178.maddesinde ise cayma parası ayrı ayrı düzenlenmiştir.TBK 177.maddesine göre sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bağlanma parası asıl alacaktan düşülür. TBK 178 maddesine göre cayma parası ise bu hususta sözleşmede hüküm olmak kaydıyla sözleşmenin taraflarına cayma yetkisi verir. Bu durumda parayı veren taraf caydığı taktirde verdiğini bırakır. Açıkça cayma tazminatı olduğu şart edilmedikçe kapora, pey akçesi gibi verilen paralar cayma tazminatı olamayacağından akdi bozmakta haklı olsun yada olmasın onu veren taraf istirdada yetkilidir. Cayma akçesi akdin yapıldığı anda karşı tarafa verilen sözden cayıldığı taktirde karşı tarafta kalması kabul edilen paradır. Bu yasal düzenlemeler doğrultusunda satış şartnamesi incelendiğinde davacının ihaleye katılmak için yatırdığı ilk %5'lik teminatın hangi hallerde irad kaydedileceğinin şartnamede hüküm altına alındığı, ancak davacının şartnamenin 7.3/2 paragrafındaki başvuru koşulunu yerine getirmiş olması ve 8.2/3 paragrafındaki teminat bedelinin %10'a yükseltmesi koşulunu yerine getirmiş olması karşısında yatırdığı ilk teminatın irad kaydı için koşulların bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu nedenle aksi görüşteki bilirkişi raporuna itibar edilmemiştir. Davacı teminat bedelini %10'a yükselttikten sonra izleyen süreçte hisse devir protokolünü imzalamaktan imtina ettiği için yatırılan tüm teminatlar davalı tarafça irad kaydedilmiş ise de hisse devir protokolünün imzasından cayılması durumunda yatırılan teminatın irad kaydedileceğine ilişkin şartnamede bir düzenleme bulunmamakta olup aksine yatırılan teminat tutarının satış bedeline mahsuben alındığı, davalının yazılarından da açıkça anlaşılmaktadır. Cayma parasının sözleşmede açıkça kararlaştırılması yasa gereği olup aksi halde yapılan ödemenin bağlanma parası (pey akçesi) olarak kabulü gerektiğinden şartnamede cayma parasına ilişkin bir düzenleme olmadığından davacının davalı tarafından irad kaydedilen tutarı talep etme hakkının olduğunun  kabulü ile...\" gerekçesiyle davanın  kabulüne, 2.352.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine   karar  verilmiştir.Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkemece davacının taraf sıfatına ilişkin araştırma yapılmadan ve husumet itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, Pakistan vatandaşı davacı tarafından ikamet edilen davada ki mevcut vekaletnamede ...Şirketinin vekil eden sıfatı ile bulunduğunu, davacı ile adı geçen şirketin iki ayrı hukuki kişilik olduğunu, dava konusu taleplerin şirketin müvekkili şirketlerin satış ve ihale sürecine ilişkin talepler olduğunu, davacının dava konusu talep üzerinde taraf sıfatının bulunmadığını, mahkemece yeterli araştırma yapılmadan yurt dışı merkezli davacı tarafın şahıs şirketi olup olmadığını incelemeden şahıs şirketi olarak kabul edildiğini, davacı ile söz konusu şirketin aynı şahıs varsayıldığını bunun kabulü için yurt dışına tezkere yazılarak araştırılması ve gerekçelendirilmesinin gerektiğini, müvekkili şirketlerin hisse devrinin davacının kusuru nedeniyle gerçekleştirilemediğini, bu hususun rapor ile sübuta erdiğini, ihale sürecinde ödenen teminatın irat kaydedildiğini, müvekkili şirketlerin ... tarafından satış şartnamesi ile 22.11.2018 tarihinde 25.750.000,00 TL muhammen bedel ile satışa çıkarıldığını, davacının şartnamenin 4.maddesi gereğince 16.11.2018 tarihinde 210.000,00 EURO tutarında ihale teminat bedeli yatırarak ihaleye katıldığını, 22.11.2018 tarihinde yapılan ihalenin 21.300.000,00 TL bedelle kazandığını, şartnamenin 7.3.maddesine göre ihalenin onaylandığının karşı tarafa bildirildiğini, davacının peşin ödemeyi yapmamasından ötürü vadeli ödemeyi tercih ettiğinin kabulü ile kendisine vadeli ödeme planı çıkartılarak 5 taksitle ödemenin tebliğ edildiğini, davacının vadeli ödeme planının revize edilmesini talep ettiğini, talebin reddedildiğini, davacının katılmış olduğu ihaleyi kazandığını, şartnamenin 4.maddesi gereğince satış bedelinin %5'ni yatırdığını, teminat bedelini satış bedelinin %10'na gecikmeli olarak tamamladığını, 23.01.2019 tarihli yazıyla vadeli ödenecek olan ihale bedelinin bakiye kısmına ilişkin olarak muteber bir teminat verilmesi konusunda mutabık kalındığını, 06.02.2019 tarihine kadar hisse devri sözleşmesinin imzalanmaması durumunda kesin teminat bedelinin irat kaydedileceğinin davacı  tarafa yazı ile bildirildiğini, davacının ek süre talebinde bulunduğunu, davacının ihtar ve mehillere rağmen üzerine düşen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek 13.03.2019 tarihli yazı ile tamamen gerçek dışı nedenler ileri sürerek hisse devir sözleşmesini imzalamayacağını bildirdiğini, davacıya bunun üzerine cevabı ihtar ile kesin teminat bedelinin irat kaydedileceğinin bildirildiğini, davacı tarafın kusuru nedeniyle şartname gereğince ödenen teminat bedelinin irat kaydedildiğini, ihaleye konu teminatın şartnamenin 4, 5 ve 8 maddelerinde açıkça ve ayrı ayrı hüküm altına alındığını, mahkeme tarafından şartname gereği yatırılan teminatın irat kaydedilmesine ilişkin hüküm olmadığı gerekçesiyle davayı kabul ettiğini, mahkemenin satış şartnamesi hükümlerini ve hisse devir sürecinde yapılan ihtarları gözetmeden hüküm tesis ettiğini, davacının ihaleye kazanmış olmasına rağmen haksız şekilde satış sözleşmesini imzalamadığını, dolayısıyla satışta haksız olarak caydığının açık olduğunu, ihale bedelini peşin ödemek yerine taksitle ödemeyi tercih ettiğini, kararın eksik ve hukuka aykırı olduğunu, şartnamenin eksik ve yanlış değerlendirildiğini, müvekkili şirketlere CMK 133 maddesi gereğince ... iltisakı nedeniyle kayyım atandığını, devamla kayyımların yetkisinin sonlandırılarak şirketlerin kayyımlık görevlerinin ...'ye devredildiğini, darbe girişiminden sonra el konulan müvekkili şirketlerin ... eliyle yönetimi, tasfiyesi ve satışı hususlarının düzenlendiğini, müvekkillerinin tüm edimlerini yerine getirdiğini iddia ederek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava,... AŞ hisselerinin satışına katılmak için yatırılan ve irad kaydedilen teminat bedelinin  tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılar vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, davalı şirketlerin hisselerinin satışına ilişkin olarak satış şartnamesinin varlığı, davacının ihaleye alıcı olarak katıldığı, şirket hisselerinin satışına ilişkin olarak teminatın davacı tarafça  yatırılmış olduğu hususlarında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacının aktif husumet ehliyetinin olup olmadığı, hisse devir sözleşmesinin kurulmamasında davacının kusurunun bulunup bulunmadığı, yatırılan teminat bedelinin iade şartlarının oluşup oluşmadığı, şartname kapsamında davalılarca irat kaydedilen teminat bedelinin iadesine ilişkin mahkeme  kabulünün usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, davacı gerçek kişinin (...) şeklinde kendisini nitelendirdiği, arabuluculuk tutanağında da başvuru yapan taraf olarak söz konusu şekilde yer aldığı, davalı şirketlerle ilgili olarak 22.11.2018 tarihinde açık artırma yöntemi ile gerçekleştirilen ihalede davacı tarafça verilen 21.300.000,00 TL tutarındaki teklife ilişkin olarak davalı şirketin yönetim kurulu üyeleri tarafından ... yetkilisi şeklinde davacıya 13.12.2018 tarihli yazının gönderildiği, söz konusu yazıda 21.300.000,00 TL teklife ilişkin yönetim kurulunca alınan 12.12.2018/16-19 tarihli ve sayılı kararlarda teklifin kabul edilerek 21.300.000,00 TL'lik tutarın satış şartnamesinin 9.2.maddesinde belirtilen şartlar uyarınca 5 iş günü içinde peşin olarak ... Grubu hesaplarına ödenmesi 9.2.maddesinde verilen süre içerisinde peşin ödeme yapılmaması halinde aynı madde uyarınca alıcının satış bedelinin vadelendirilmesi tercihinde  bulunduğunun kabul edileceği, vadeli satış bedelinin 4 taksit olmak üzere hesaplara ödenmesinin belirtildiği, taksit tutarlarının gösterildiği, şartların kabul edilmemesi durumunda satış şartnamesi uyarınca ihaleye giriş için yatırılan teminatın ... Grubu şirketleri adına irat kaydedilmesinin uygun görüldüğü, yazının tebliğ tarihinden itibaren hisse devir protokolünü imzalamak ve gerekli diğer iş ve işlemleri gerçekleştirmek üzere şirket merkezlerine başvurulmasının belirtildiği, davacı adına Türkiye yetkilisi tarafından 13.12.2018 tarihli cevabı yazı ile ödeme planının gösterildiği, 19.12.2018 tarihli yazıda ise önceki yazı özetlenerek yönetim kurulunca yapılan değerlendirme sonucunda davacının cevabı yazısında yer verilen ödeme planının uygun görülmediği, ödeme  planı çerçevesinde ödeme yapılması gerektiğinin kararlaştırıldığı belirtilerek şartlar çerçevesinde tebliğ tarihinden itibaren belirtilen süre içerisinde hisse devir protokolünün imzalanması ve gerekli diğer işlemlerin gerçekleştirilmesi için şirket merkezine başvurulmasının belirtildiği, davalı şirketlerin yönetim kurulu başkanlığına hitaben davacı yetkilisi tarafından 21.12.2018 tarihli cevabı yazıda, Türkiye'deki seçim süreci, ihalelerin taslak şartnamelerinin tamamlanmış olması ve ... marka avantajının yitirilmiş bulunması, teklifin şirket değerlendirilmesi açısından müsbet olduğuna inandıklarını, ancak Türkiye pazarına dış sermaye ve uzmanlık katarak sağlık hizmet kalitesinin artırılması ve sağlık politikalarının işaret ettiği doğrultuda nitelikli laboratuvarların kurulmasına öncelik etmek üzere şirket olarak 31.12.2018 tarihine kadar geçerli olmak üzere revize planını sunduklarını belirttiği, not olarak teklifin kabulü halinde ilk 5 gün içinde %10 artırılması gerekli olan teminat hususunda gerekli meblağın yurt dışından gelecek olması sebebiyle taraflarına 15 günü tanınmasının talep edildiği, davalı şirket yönetim kurulu tarafından 26.12.2018 tarihli cevabı yazı ile önceki süreç özetlendikten sonra belirtilen şartların kabul edilmemesi durumunda ihaleye giriş için yatırılan teminatın şirketler adına irat kaydedilmesinin uygun görüldüğü, belirtilen şartlar çerçevesinde vadelendirilen ödemeler için teminat vermek hisse devir sözleşmesini imzalamak vb işlemler için şirket merkezine davet ettikleri, davacı yetkilisi tarafından davalı yönetim kurulu başkanlığına hitaben 22.01.2019 tarihli cevabı yazıda, teminatın %10 yükseltildiği tarih olan 22.01.2019 gününü takiben teminat mektubu prosedürlerinin tamamlanması ve Pakistan Merkez Bankasından ilgili izinlerin alınabilmesi için taraflarına 15 iş günü ilave süre tanınmasına ayrıca satış sözleşmesi ile ilgili şartnamede detay bulunmadığından taslak satış sözleşmesinin hukuk departmanında incelenebilmesi için taraflarına iletilmesi hususunda gereğinin yapılmasını belirttiği, davalı şirket yönetim kurulu tarafından ...Yetkilisi şeklinde cevabı yazı ile 23.01.2019 tarihli yazıda 15 günlük ilave sürenin talep edildiği, hisse devir sözleşmesi imzalanması için satış şartnamesinin 9.1. Maddesinde belirtilen 5 takvim günlük süreye ilaveten 10 günlük süre verilmesi bu kapsamda 15 günlük sürenin 06.02.2019 tarihinde sona ermesi hisse devir sözleşmesinin 06.02.2019 tarihine kadar imzalanmaması durumunda kesin teminat bedeli olarak yatırılan  tutarın ... Grubu şirketleri adına irat kaydedilmesinin uygun görüldüğünün belirtildiği, davacının 04.02.2019 tarihli cevabı yazısında 06.02.2019 tarihinde hisse devir sözleşmesini ve eklerini inceleme çalışmalarının tamamlanmasının sürenin darlığı nedeniyle mümkün olmadığını bildirdiği ve ilave süre verilmesi ile yeni bir tarihin tespit edilmesinin belirtildiği, davalı şirket yönetim kurulunun 06.02.2019 tarihli cevabı yazıda hisse devir sözleşmesinin imzalanması için 25.02.2019 tarihine kadar süre verilmesine karar verilerek ödeme takviminin gösterildiği ve yine hisse devir sözleşmesinin 21.02.2019 tarihine kadar imzalanmaması durumunda teminat bedeli olarak yatırılan 2.352.500,00 TL'nin şirketler adına irat kaydedilmesinin uygun görüldüğünün belirtildiği, davacı şirket yetkilisinin 20.02.2019 tarihli cevabı yazısında, hisse devir sözleşmesini ve ekleri incelemenin 25.02.2019 tarihine kadar mümkün olmadığını bildirdiği, 21.03.2019 tarihli yazıda ise 13.03.2019 tarihli yazı ile ihaleden sonra geçen süre zarfında şirket finansallarının değişmesine ve ihale tarihinde ihaleye konu olan bayilik bölgesinin stratejik bir kısımının azalmasına bağlı olarak teklif edilmiş olan ihale bedelinin mevcut durumda geçerli olmadığı ve dolayısıyla teminatın iadesinin talep edildiği, davalı şirket tarafından 21.03.2019 tarihli cevabı yazıda geçen sürecin tamamen tekrar edildiği, sonuç olarak 2.352.500,00 TL'lik teminat bedelinin irat kaydedilmeyerek iadeye yönelik talebin uygun görülmediği, 18.03.2019 tarihi itibariyle ... Grubu Şirketleri adına irat kaydedildiğinin belirtildiği, davacı tarafça gerçek kişi adına düzenlenen vekaletnameye istinaden dava açıldığı, arabuluculuk başvurusunda ise 01.07.2019 tarihli tutanağa göre gerçek kişinin adının yanına (...) unvanının yazılmış olduğu, arabuluculuk başvurusunda sonuç alınamaması üzerine iş bu davanın açıldığı, ...Grubu Şirketleri satış şartnamesinin incelenmesinden satış konusunun 2.1.maddede davalı şirketlerin hisselerinin bir bütün olarak satışının iş bu satış konusunu oluşturduğu, şirketlerin hisselerinin muhammen bedelinin 2.2.maddede  25.750.000,00 TL olarak belirlendiği, 2.5.maddede, ihale yeri ve zamanı olarak birden fazla katılımcı tarafından teklif verilmesi halinde ihalenin 18.10.2018 tarihinde Şişli / İstanbul adresinde gerçekleştirileceğinin belirtildiği, şartnamenin 4.maddesinde ,teminat başlığı ile katılımcıların satışa katılarak teklif verebilmesi için 12.10.2018 günü 17:00' kadar muhammen bedelin %5  oranındaki nakit teminatın, şirketlerin hesabına şirketlerin satışına ilişkin teminat bedeli açıklamasıyla ve unvan belirtilerek yatırmaları ve ödemeye ilişkin dekontun aynı gün şirket yetkilisine elden teslim etmelerinin belirtildiği, 7.3.maddenin 2.bendinde, ihaleyi kazanana gönderilen tebligat sonrasında tebliğ bila iade olmuşsa tebligat yapılmadığına ilişkin zarf üzerindeki meşruhat tarihinden itibaren 5 gün içerisinde başvuruda bulunmayan ihale alıcısının hakkının iptal edileceği ve yatırdığı teminatın şirketlere irat kaydedileceğinin belirtildiği, teminatların iadesinin ise 8.maddede düzenlendiği, ihaleyi kazanan katılımcının teminatının ancak ihalenin onaylanmaması veya ihale tarihinden itibaren 20 gün geçmesine rağmen ihalenin onaylandığına ilişkin olarak kendisine tebligat yapılmaması halinde serbest bırakılacağı ve müracaatına müteakip 7 gün içerisinde faizsiz olarak iade edileceğinin belirtildiği, 8.2.maddede, teminat bedelinin yükseltilmesine yer verildiği, 3.bentte, verilen sürede ihaleyi kazananın teminat bedelini satış bedelinin %10'na yükselterek ilave tutarı şirketin belirtilen hesabına yatırmadığı takdirde teklifin caymış sayılacağı ve yatırmış olduğu teminat bedelinin irat kaydedilerek ihaleyi kazanana yapılan satışın iptal edileceğine yer verildiği, 9.maddede, satış ve hisse devir işlemleri üst başlığı ile 9.1.bentte, ihaleyi kazananın başvurusu başlığı altında satış komisyonu tarafından kendisine tebligat yapılan teminat bedelini   verilen sürede satış bedelinin %10'na yükselten alıcının hisse devir protokolünü imzalamak ve satış işlemlerini yerine getirmek üzere teminat bedelini yükseltmesine müteakip 5 gün içinde şirket merkezine başvurmak zorunda olduğu, ek süre verilip verilmeyeceğinin yönetim kurulunun yetkisinde bulunduğunun belirtildiği, 9.2.maddede, alıcının satış bedelinin %10 olarak yatırdığı teminat bedeli hariç olmak üzere satış bedelinin kalan kısmını peşin yatırmak istediği takdirde ödemeyi şirket hesabına 5 gün içinde yatıracağı, 9.4.maddede, satış bedelinin vadeli olarak ödenmesinin yönetim kurulunun yetkisinde bulunduğu hususlarına yer verildiği, davalı şirketlerin yönetimine CMK 133 maddesi uyarınca... terör örgütü soruşturması kapsamında İstanbul Anadolu 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.12.2015 tarihli değişik iş sayılı dosyasında verilen karar ile kayyım atandığı, ...'nin 23.11.2016 tarihli yazısı ile şirket yönetim yetkisinin ...'ye devredildiği, davalı firmanın ilgili KHK'ler ve kararlar ile kamu malı haline gelmiş olduğu, devam eden tüzel kişiliğinin ... tarafından atanan yönetim kurulu eliyle devam ettiği, davalı şirketlerin 6758 Kanunun 19/3.maddesi gereğince ...'nin şirketin yahut varlıklarının ve bu kanunun 13.maddesinde, belirtilen varlıkların satılmasına veya feshi ile tasfiyesine karar verebileceği, satış ve tasfiye işlemlerinin ... tarafından yerine getirileceğinin belirtildiği, davalı şirketlerin ilgili kanun hükümleri uyarınca ... tarafından satış şartnamesi ile satışa çıkarıldığı, 22.11.2018 tarihinde 25.750.000,00 TL muhammen bedelle satışa çıkarıldığı, davacının şartnamenin 4. Maddesi gereğince 16.11.2018 tarihinde 210.000,00 EURO tutarında ihale teminat bedeli yatırarak ihaleye katıldığı ve 22.11.2018 tarihinde yapılan ihalenin 21.300.000,00 TL bedelle kazanmış olduğu anlaşılmıştır.Mahkemece, tarafların tüm delilleri dosyaya celp ve ibraz edildikten sonra bilirkişi incelemesi gerçekleştirilmiştir.Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı 08.11.2019 tarihli mahkemeye hitaben belirtilen cevabı yazıda, sonuç olarak Fon Kurulunun 06.09.2018 tarihli kararı ile iştiraki/bağlı ortaklıkları arasında Fonun kayyım olarak görevlendirdiği, şirketlerin Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenmeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair 6758 sayılı Kanunun 19.maddesinin 3.fıkrası ile 19.maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların 7 ve 8.maddeleri kapsamında satışı konusunda şirketlerin yönetim kurullarına izin verilmesine karar verildiği belirtilerek satışa izin talebi yazısı ibraz edilmiştir. Dosya içerisindeki ihale teminat bedeline ilişkin yazılı örnekten, teminat bedelinin ...ihale teminat bedeli açıklaması ile yatırılmış olduğu ve banka dekont örneğinde ise davacı adınında yer aldığı tespit edilmiştir. 14.01.2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davalı şirkete ait defter kayıt örnekleri, banka dekontlarından dava konusu teminatın davalı hesaplarına yatırıldığı, davalı şirketin defter kayıtlarında davacı tarafından 210.000,00 TL EURO ve 201.898,00 USD toplam 2.420.898,44 TL teminat bedelinin yatırıldığının görüldüğü, döviz karşılıklarının güncel TL değeri kur farkları düşüldükten sonra 2.340.684,00 TL olarak hesaplandığı, 21.02.2019 tarih 2019/6 sayılı yönetim kurulu kararı ile irat kaydedildiği, davalı şirketin 10.07.2019 tarihli yönetim kurulu kararıyla irat kaydedilen 2.340.684,00 TL'den 1.521.444,60 TL'nin  ... AŞ'ye 819.239,40 TL'nin  ... AŞ'ye dağıtılmasına karar verildiği, şartname hükümlerinde, davacının satıştan cayması halinde kesin teminat tutarı olan %10'luk teminat tutarının, yani %5'lik ilk teminat ile %5'lik ikinci teminat tutarının tamamını irat kaydetmeye hak kazanacağını öngören açık bir hüküm bulunmadığı, söz konusu şartnamenin davalı tarafından kaleme alındığı ve davacı tarafından da ihaleye katılmak için satın alındığının anlaşıldığı, doktrinde kabul edilen esasa göre; bu tür bir sözleşmenin açık olmayan (birden fazla anlama gelebilen) hükümlerinin tereddüt halinde, bu hükmü kaleme alan aleyhine olacak şekilde yorumlanması gerektiği, sözleşmenin yukarıda açıklanan hükümler neticesinde bu esas ışığında yorumlandığında, davacının satıştan vazgeçmesi halinde, davalının, davacının ihaleye katılmak için ödemiş olduğu ilk teminat bedeli (geçici teminat bedeli) tutarını irat olarak kaydetme hakkına sahip olacağı şeklinde anlaşılması gerektiği, takdirin tamamen mahkemeye ait olduğu, sözleşmenin yukarıda açıklanan hükümleri bu şekilde yorumlandığında; davalının, ihaleyi kazandıktan sonra satıştan haksız olarak caymış olan davacının ödemiş olduğu ilk teminat bedeli olan %5'lik kısmı irat kaydetmeye hak kazandığı, ihalenin kazanılmasından sonra davacı tarafından ödenmiş olan ikinci teminat bedeli tutarı olan %'lik davacıya iade etmekle yükümlü olduğunun kanaatine varıldığı, takdiri tamamen mahkemeye ait olduğu, %10'lik teminat tutarının tamamının 2.352.500,00 TL olduğu hususu her iki tarafın da kabulünde olduğu, buna göre, davacıya ödenmesi gereken ilk teminat bedeli tutarının, işbu 2.352.500,00 TL'lik teminat tutarının 1/2'si (yarısı) olan 1.176.250,00 TL olduğunun kanaatine varıldığı belirtilmiştir.Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı itiraz edilerek, taraflar arasında cayma parası ya da cezai şartın kararlaştırılmadığını, TBK'nın ilgili maddelerine göre sözleşmenin yapılması için verilen bir miktar paranın cayma parası ya da cezai şart olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilen bağlanma parası niteliğinde olduğunu, müvekkili tarafından verilen bağlanma parasının toplam satış bedelinden düşülecek olmasının da verilen paranın bağlanma parası olduğunu gösterdiğini belirterek, şirketlerin satışına kayyımlar tarafından karar verilemeyeceğini, bir an için şirketlerin satışa çıkarılabileceği düşünülse dahi şirket hisselerinin ancak hissedarlar tarafından satılabileceğini, şirket hissedarlarınında şirket hisselerini satmadığını, şirketin kendi kendini satışa çıkaramayacağı göz önüne alındığında müvekkilinin teminatının iadesinin gerektiğini belirterek, ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davalılar vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçelerinde; husumet itirazları ile birlikte ihaleye konu teminatın şartnamenin 4. ve 8. maddelerinde yer aldığını, raporda şartnamenin yanlış ve eksik yorumlandığını , davacının tam kusurlu olduğunu, yatırmış olduğu teminatın karşılığı rizikonun gerçekleştiğini ve haklı olarak irat kaydedilmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmiştir.Dosya kapsamından ve özellikle ... Odası tarafından düzenlenen 05.10.2018 tarihli ilgili makama başlıklı belge tercümesinde ki,davacı ... ..'nın tek sahibi olduğu ve ...'nın %100'ne sahip olduğu, üyelik numarası ile ...Odasına kayıtlı olduğuna dair yazılı cevabı, davacının dava dilekçesinde şahıs ismi yanında yer verdiği şirketin şahıs şirketi olduğu, davacının şirketin sahibi ve tek yetkilisi olduğu  anlaşıldığından, davalıların davacının dava dilekçesine ekli vekaletnameye istinaden açmış olduğu davada aktif husumet ehliyetinin olmadığına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.Taraflar arasında, ... Grubu Şirketleri Satış Şartnamesi ve Şartname maddeleri ile ilgili olarak ve ayrıca yatırılan teminata ve teminatın davalı şirketçe irat kaydına dair herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Şartnamenin 4.maddesinde, katılımcıların satışa katılarak teklif verebilmeleri için 12.10.2018 saat 17:00'a kadar muhammen bedelin %5'i oranındaki nakit teminatı şirketlerin satışına ilişkin teminat bedeli açıklaması ile unvan belirterek yatırmaları dekontu teslim etmeleri düzenlenmiştir. Teminat bedelinin yükseltilmesi ise 8.2.maddede düzenlenmiştir. 8.2.maddenin 3.bendinde, yükseltilen teminatın belirtilen hesaba yatırılmadığı takdirde tekliften cayılmış sayılacağı ve ilk teminat bedelinin irat kaydedilerek ihaleye kazanana yapılacak satışın iptal edileceği düzenlenmiştir. Somut olayda, ihale alıcısı davacı tarafça , şartnamenin 4.maddesinde düzenlenen teklif verilebilmesine ilişkin teminat bedeli ve  gerekse 8.2.maddede düzenlenen teminat bedelinin yükseltilmesi neticesindeki bedeli yatırmıştır. Bu  konuda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. İhale konusu şartnamenin 4.maddesinde düzenlenen teminatın irat kaydına ilişkin şartnamede  herhangi bir düzenleme mevcut değildir. 8.2.maddedeki düzenlemede yer verilen teminat bedelinin yükseltilmesine ilişkin hususlara dair ise davacı tarafça süresinde artırılan teminat bedeli yatırılmış olduğundan teminat bedelinin irat kaydına dair şartın gerçekleşmiş olduğundan söz edilemeyecektir. Sonuç olarak taraflar arasında, uyuşmazlık konusu olan teminat bedeline dair şartnamenin ilgili hükümlerinden teminat bedelinin sözleşmenin gerçekleşmemesi durumunda irat kaydedileceğine dair bir hüküm mevcut değildir. Uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın üçüncü ayrımında, bağlanma parası, cayma parası ve ceza koşulu üst başlığı ile 177.maddede bağlanma parasına yer verilmiştir. TBK 177.maddede, \"Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır.Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.\" düzenlemesine yer verilmiştir. Aynı yasanın \"B. Cayma parası madde 178- Cayma parası kararlaştırılmışsa, taraflardan her biri sözleşmeden  caymaya yetkili sayılır; bu durumda parayı vermiş olan cayarsa verdiğini bırakır; almış olan  cayarsa aldığının iki katını geri verir.\" düzenlemesine ve TBK'nın 179 maddesinde ise \"Bir sözleşmenin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi durumu için bir ceza kararlaştırılmışsa, aksi sözleşmeden anlaşılmadıkça alacaklı, ya borcun ya da cezanın  ifasını isteyebilir.Ceza, borcun belirlenen zaman veya yerde ifa edilmemesi durumu için kararlaştırılmışsa alacaklı, hakkından açıkça feragat etmiş veya ifayı çekincesiz olarak kabul etmiş olmadıkça, asıl  borçla birlikte cezanın ifasını da isteyebilir.Borçlunun, kararlaştırılan cezayı ifa ederek sözleşmeyi, dönme veya fesih suretiyle  sona erdirmeye yetkili olduğunu ispat etme hakkı saklıdır.\" yer verilmiştir. Yasal düzenlemeler kapsamında somut olay değerlendirildiğinde, dava konusu teminat bedelinin TBK'nın 177/1. maddesinde yer verilen bağlanma parası olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, aynı düzenlemenin 2. fıkrası kapsamında aksine sözleşme veya yerel adet olmadıkça bağlanma parası esas alacaktan düşülecektir. Ne var ki taraflar arasında sonraki aşamada hisse devir sözleşmesinin gerçekleştirilmemiştir. Bu durumda peşin olarak yatırılan teminat bedelinin esas alacaktan düşümünün söz konusu olamayacağı aşikardır. Ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere teminat bedelinin irat kaydına dair aksine bir düzenlemede mevcut olmadığından kabule dair mahkeme kararının yerinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır.Açıklanan  bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalılar vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 80.349,64 TL istinaf karar harcının davalılardan tahsiline,3-Davalılar tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerlerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,10.10.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"49370a475d9b3a2e","SID":"c4af30fc2f4a152c"}}