{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/751 Esas<br>KARAR NO: 2024/1107<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/12/2020<br>NUMARASI: 2020/332 Esas, 2020/744 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ...'ın, ... Paket Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, sigortalı işyerinde 22.11.2016 tarihinde çıkan yangın sonucu sigortalıya ait emtialar üzerinde hasar oluştuğunu, sigortalı konutta meydana gelen yangın olayının çıkış noktasının, davalı şirkete ait iş yerinin sac havalandırma bacasının içerisinde zamanla birikmiş plastik tozların, çalışan fan motorunda herhangi bir nedenle oluşan kısa devre atık sonucu baca içerisinde biriken plastik tozların tutuşturmasıyla yangının gerçekleştiğini, müvekkili şirket tarafından ilgili poliçe gereği zarara uğrayan sigortalıya 12.04.2017 tarihinde 30.759,28-TL hasar ödemesi yapıldığını, işbu ödemenin rücuen tazmini amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, işbu takibe itiraz edilmesi sonucu itirazın iptali davası ikame edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, meydana gelen yangın nedeniyle müvekkilinin kusurlu olmadığını, buna ilişkin olarak ilk derece mahkemelerince davanın reddine dair verilen 10 adet karar olduğunu, derdest dosyalardan alınan raporlarda da müvekkilinin kusurlu olmadığının tespit edildiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; meydana gelen yangının davalının sorumluluk alanında olmayan bir alanda başladığı ve kısa sürede yayıldığı, yangının meydana gelmesinde davalının bir etkisinin olmadığı, davalının bir kusuru olmadığından davacının yapmış olduğu hasar ödemesini davalıya rücu edemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dosya kapsamında tek rapor alındığını ve kusur durumu için yeterli inceleme yapılmadığını, yangının çıkış sebebinin tespiti net ve açık şekilde yapılmadığından ve yangın raporu ile bilirkişi raporu arasındaki çelişki mevcut olduğunu, raporunun eksik hazırlandığını, dosyanın yangın konusunda uzman heyete gönderilerek yeni bir rapor alınması gerektiğini, bilirkişi raporuna itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, eksik inceleme sonucunda verilen rapor nedeniyle müvekkili şirketin anayasal hakkının ihlal edildiğini, davalının kanunla gelen sorumluluğunu irdelemeyen  rapor doğrultusunda hatalı karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, sigorta poliçesi uyarınca ödenen sigorta tazminatının faizi ile birlikte rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile 30.759,28-TL asıl alacak, 3.405,43-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 34.164,71-TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde ödeme emrine itiraz ederek takibin durduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, davacı tarafından İİK 67.maddesi gereğince yasal bir yıllık sürede iş bu davanın açıldığı görülmüştür. 11/02/2016-11/02/2017 tarihleri arasında geçerli ... Paket Sigorta Poliçesi ile dava dışı sigortalı ...'nın, davacı sigorta şirketi nezdinde 13.12.2015-13.12.2016 tarihleri arasında sigortalandığı, meydana gelen yangın olayı sebebiyle davacı tarafından, sigortalısına 12.04.2017 tarihinde 30.759,28-TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında davacı sigorta şirketinin sigortalısı olan şirketin hasarı ile ilgili ... Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından tanzim edilen 09.03.2017 tarihli yangın hasar ekspertiz raporunda; elde edilen bilgi, bulgu ve yapılan teknik inceleme ile görüntü kayıtlarından anlaşıldığı üzere, yangının itfaiye ihbarından önce (20-25 dak) olayın fark edilmediği, göründüğü anda da kendileri tarafından müdahale edilmeye çalışılsa da yangının kontrol atına alınamadığı, geniş alanda hızla yayıldığı, çıkış noktası olarak 7 kattan müteşekkil ... Sanayi Sitesinin ... güney doğu cephesi ...-... nolu ... Ayakkabı tabanı ham madde imalathanesi olarak faaliyet gösteren iş yerinin sac havalandırma bacasının içerisinde zamanla birikmiş plastik tozların, çalışan fan motorunda herhangi bir nedenle oluşan kısa devre atık sonucu boca içerisinde biriken plastik tozların tutuşturmasıyla yanma olayının başladığı, düşen kıvılcımların (eriyik) alt tarafta biriken atık kağıt, karton parçaları ve çöp atıklarını tutuşturması ile yangını gerçekleştiği 213-219 sayılı iş yerinin cam kenarı ve iş yeri dahilinde depolanmış olan plastik hammadde (termo granül), üretimde kullanılan stok yağlara sireyet ettiği ve gelişerek iş yeri dahilinde site içi ulaşım yolları üzerinde bulunan araçları tutuşturarak koridordaki istiflenmiş malların yanması ile katta bulunan diğer iş yerlerine, site sahanlığı servis merdivenlerinin baca vaz ifesi görmesi sonucu üst kattaki işyerlerine, akabinde teras kat otoparkında bulunan diğer araçlara sirayet ettiği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. 27/11/2016 tarihli itfaiye yangın raporunda özetle; 7 kattan oluşan ... Sanayi Sitesinin 2. zemin güneydoğu cephesi ...-... nolu ... Ayakkabı tabanı hammadde imalathanesi olarak faaliyet gösteren iş yerinin sac havalandırma bacasının içerisinde zamanla birikmiş plastik tozlarının, çalışan fan motorunun herhangi bir nedenle oluşan kısa devre, ark sonucu baca içerisinde biriken plastik tozları tutuşturmasıyla yanma olayının başladığı, düşen kıvılcımların (eriyik) alt tarafta biriktirilen atık kağıt, karton parçalarıve çöp atıklarını tutuşturması ile yangının gelitiği, 213-219 sayılı işyerinin cam kenarı ve işyeri dahiline depolanmış olan plastik hammaddelere (termo granül), üretimde kullanılan stok yağlara sirayet ettiği ve gelişerek işyeri dahilinden site içi ulaşım yolları üzerinde bulunan araçları tutuşturarak koridorda istiflenmiş malların yanması ile katta bulunan diğer işyerlerine, site sahanlığı servis merdivenlerinin baca vazifesi görmesi sonucu üst kattaki iş yerlerine, akabinde teras kat otoparkında bulunan diğer araçlara sirayet ettiği belirtilmiştir. İtfayecilik ve yangın güvenliği uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 03.11.2020 tarihli raporda; yangın olayının iş merkezinin üst katlarından veya yoldan kaynağı somut olarak tespit edilemeyen harici bir ısı kaynağının atılması veya düşürülmesi ile sanayi sitesinin nizamı olmayan çöplüğünde bulunan A sınıfı, kolay, hızlı yanıcı ve yüksek ısı üreten maddelerin önce tutuşma sıcaklığına ulaştığını, akabinde de yangının seyrinin yavaş yavaş yanma şekline dönüştüğünü, yanma olayına müdahale edilmemesi nedeniyle, yanmanın alevli yanmaya dönüştüğü, yangının sanayi sitesine ait açık alandaki çöplükte başladığı ve kısa sürede büyüyerek iş yerlerini ve araçlara sirayet ettiği, davalıdan kaynaklanmadığı, davalının yangının meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Dosya kapsamından, aynı olay sebebiyle davalı şirkete karşı açılan İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1140 Esas ve 2018/349 Esas (davanın reddine karar verilmiştir), İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/823 Esas (davanın reddine karar verilmiştir), İstanbul 10 İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/296 Esas (davanın reddine karar verilmiştir) ve 2019/6 Esas, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/693 Esas (davanın reddine karar verilmiştir), İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/225 Esas ve İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/127 Esas sayılı dosyalarında (davanın reddine karar verilmiştir) alınan raporlarda da davalı şirkete kusur atfedilmediği, İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/456 Esas sayılı dosyasında da davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nun 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur. TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Halefiyete dayalı olan rücu davasında, esas itibariyle sigortalının kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür. Somut olayda, davacı sigorta şirketi, meydana gelen yangın sebebiyle sigortalısına ödeme yapmış olup zarardan sorumlu olduğundan bahisle davalı şirkete işbu rücu davasını açmıştır. Davacı vekili, davalı şirketin faaliyet gösterdiği işyerinin havalandırma kanallarında birikmiş olan plastik tozlarının, fan motorunda meydana gelen elektriksel ark sonucu tutuştuğunu ve yangının bu şekilde oluşup büyüyerek zarara sebebiyet verdiğini iddia etmiştir. Ancak Mahkemece aldırılan Yangın konusunda uzman bilirkişi raporunda, yangının sanayi sitesine ait açık alandaki çöplükte başladığı ve kısa sürede büyüyerek iş yerlerini ve araçlara sirayet ettiği, davalıdan kaynaklanmadığını belirtilerek davalı şirkete yangın sebebiyle kusur atfedilmemiştir. Görüleceği üzere, hem Mahkemece aldırılan bilirkişi heyeti raporunda,  hem de dosya kapsamına sunulan aynı davalıya karşı aynı olay sebebiyle açılan davalarda alınan bilirkişi raporlarında, yangının, iddia edildiği üzere fan motorundan kaynaklı olarak çıktığı yönünde bir tespit bulunmamaktadır. Dosya kapsamına sunulan yangın konusunda uzman bilirkişi raporunun, dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, bu durumda davacının ispat külfetini yerine getirdiğinden söz edilemeyeceğinden Mahkemece hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Mahkemece, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmış, davacının istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/332 Esas, 2020/744 Karar sayılı ve 29/12/2020 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan  davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.10.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7f6f5c490c16f9e1","SID":"7e33905ac93b35bf"}}