{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2275 - 2024/2569<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2275 <br>KARAR NO\t: 2024/2569<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 23/03/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACILAR \t: 1-...  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI \t: 1-... SİGORTA ŞİRKETİ <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALI \t: 2-... BELEDİYE BAŞKANLIĞI <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI \t: 3-... <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>İHBAR OLUNAN\t: ... BELEDİYESİ ... TİC. VE SAN. A.Ş. <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 30/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH\t: 31/10/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21/03/2019 tarihinde yaşanan trafik kazası sonucunda davalılardan ... Sigorta olarak bilinen ticari unvanının ... Sigorta Şirketi olan davalı tarafından sigortası yapılan diğer davalı ... Belediye Başkanlığına ait sürücüsü ...'ın sevk ve iadesinde bulunan ... plakalı aracın çarpması sonucunda müvekkillerinin oğlu ...'in 25/03/2019 tarihinde vefat ettiğini, söz konusu aracın 07/05/2018 tarihinden 07/05/2019 tarihine kadar ... Sigorta A.ş sigortalısı olduğunu, kazaya ilişkin soruşturma dosyası ... CBS'nin ... Sor. numarası ile yürütülmüş bu soruşturma sonrasında davalılardan sürücü ...'ın  Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı  dosyası ile görülen davada kusurlu bulunduğu ve 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırıldığını, trafik kazasında oğullarını kaybeden davacıların cenaze giderleri, tedavi giderleri ile destekten yoksun kalma nedeni ile uğranılan zararlar ve diğer maddi tüm zararlar için 3.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigortacı yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme sorumlu olarak davalılara ödetilmesini, her iki davacı için toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faiziyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme olarak sigorta şirketi dışındaki davalılardan alınarak davacılara ödenmesini talep etmiştir. <br>ISLAH: Davacı vekili 22/10/2021 tarihli dilekçesi ile destekten yoksun kalma talebini 36.650,39 TL'ye yükseltmiştir. <br>CEVAP: Davalı ... Belediye vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, reddi gerektiğini, bu tür zararların tazmini yönünden idare aleyhine tam yargı davasının idari yargı yerinde açılması gerektiğini, davacının hizmet kusuruna dayanan davasının yargılamasının İdari Yargıda çözümlenmesi gerektiğini, görevsizlik nedeniyle davanın reddini talep ettiği, davaya bakmakla görevli mahkemenin ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davaya karşı husumet itirazlarının oludğunu, davanın ... ... Tic. A.Ş'ye ihbar edilmesini, usul ve yasaya aykırı açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine bırakılmasını talep etmiştir. <br>Davalı ... Anonim Sigorta A.ş vekili cevap dilekçesi ile; davayı kabul etmediklerini destekten yosun kalma tazminatının yargıtay uygulamalarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun, sigorta sözleşmesi olan poliçeden doğan bir sorumluluk olduğunu, haksız fiilden kaynaklı olmadığını,\ttedavi gideri tazminatı poliçe kapsamında olmadığını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediğini, cenaze gideri taleplerinin reddini, müterafik kusur indirimi yapılmasını, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İhbar Olunan ... Belediyesi ... Tic. Ve San. A.ş vekili cevap dilekçesinde; Söz konusu bu dava usul ve yasaya aykırı olup, reddi gerektiğini, husumet itirazlarının olduğunu, davaya karşı zamanaşımı ve görevsizlik itirazlarının olduğunu, görev ve yetki itirazlarının olduğunu, müvekkili şirkete ihbar edilen işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili mahkemeye sunduğu 23/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ile, dava açıldıktan sonra davalı sigortanın maddi tazminat bedelini ödediğini, davanın konusuz kaldığını, sadece davalı sigorta ve sürücü ... yönünden vekalet ücreti ve masraf taleplerinin bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini belirtmiş, Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 28/03/2022 tarihli beyan dilekçesiyle sulh olarak karşılıklı ibralaştıklarını, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, davalı ... vekili 23/03/2022 tarihli duruşmada alınan beyanında maddi tazminat yönünden karşı vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, davalı ... Belediyesi vekili ise 23/03/2022 tarihli duruşmada davacı tarafla anlaştıkları bir husus olmadığını, maddi tazminat yönünden vekalet ücreti taleplerinin beyan etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece maddi tazminat davası yönünden; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat davası yönünden; davanın kısmen kabulü ile; 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Belediyesi ve ... yönünden 21/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı Sinem'e ödenmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... Belediyesi ve ... yönünden 21/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'e ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine  karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda izafe edilen kusur oranını kabul etmediklerini, eksik inceleme ile yapılan aktüer bilirkişi raporunu da kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verdiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>Karara karşı davalı ... Belediyesi vekili verdiği istinaf dilekçesinde özetle; Görevli yargı mercinin İdare Mahkemeleri olduğunu, davaya bakmakla görevli mahkemenin ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, kusur durumunu kabul etmediklerini, davacıların murisinin kazanın oluşumunda tamamen kusurlu olduğunu, manevi tazminat yönünden hükmedilen miktarın reddedilen kısmı için her bir davacı için müvekkili adına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, trafik kazasına dayalı açılan, destekten yoksun kalınmasından doğan maddi ve manevi tazminat davasıdır.<br>İlk derece mahkemesince davanın maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Kararı davalı ... vekili ve davalı ... Belediyesi vekili istinaf etmiştir. <br>Davalılar vekillerinin kusur raporu ve manevi tazminat miktarının fazla olduğuna yönelik istinaf taleplerinin incelenmesinde:<br>Olay tarihli kaza tespit tutanağında, kazanın oluşumunda davacıların murisi müteveffa yaya ...'in kusurlu olduğu belirtilmiş başka herhangi bir tarafa kusur isnadı yapılmamıştır.<br>... C.Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında alınan 14/05/2019 tarihli bilirkişi raporunda, davacıların murisi müteveffa ...'in kazanın oluşumunda % 70 oranında kusurlu, davalı ... plakalı halk otobüsü sürücüsü ...'ın % 30 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.<br>...  Asliye Ceza Mahkemesince aldırılan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın raporunda, davacıların murisi müteveffa ...'in kazanın oluşumunda asli kusurlu, davalı ... plakalı halk otobüsü sürücüsü ...'ın tali kusurlu olduğu belirtilmiş, İlk Derece Mahkemesince alınan ... Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 01/02/2021 tarih ve ... sayılı raporunda; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli kavşakta her ne kadar kendisine hitaben yeşil ışık yanmakta iken girerek seyrini sürdürse de gereken dikkatini yola verip kontrollü ve tedbir alabilecek vaziyette müteyakkız seyretmesi, mevcut görüş alanını kontrol altında bulundurarak sola manevrasını dikkatli şekilde yapması gerekirken bu hususlara riayet etmediği anlaşılmakla kazanın oluşumunda % 30 oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ... olay mahalli kavşakta nizami şekilde geçiş yapmayıp kavşak içerisinden kontrolsüz ve kendi can güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde geçiş yaptığı, yeşil ışıkta geçiş yapıp seyreden davalı sürücü yönetimindeki vasıtaya ilk geçiş hakkını vermediği, araçların hareket durumlarını dikkate almayıp korunma tedbirine başvurmadığı anlaşılmakla kazanın oluşumunda % 70 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, raporların birbirleri ile uyumlu olduğu, olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu değerlendirilmekle davalılar vekillerinin istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.<br>Diğer yandan, 6098 TBK'nın 56/2. maddesinde “ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Somut olayda 21/03/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı araç sürücüsünün  %30 kusurlu davranışı ile kazanın meydana geldiği ve davacıların desteği ...'in vefat ettiği anlaşılmıştır. Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde mahkemece hükmolunan manevi tazminat fazla değildir. Bu nedenle davalılar vekillerinin bu yöndeki istinaf taleplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>Davalı ... vekilinin hesap raporuna ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Her ne kadar davalı vekilince maddi tazminat yönünden tanzim olunan hesap raporunun hükme elverişli olmadığına dair beyanda bulunulmuş ise de, davalı vekilinin maddi tazminat yönünden davalı sigorta şirketince ödeme yapılmış olmasına istinaden davanın maddi tazminat yönünden konusuz kaldığı, davalı vekilinin karşı vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığına yönelik beyanları nazara alınmakla bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.<br>Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin uyuşmazlığın İdari yargının görev alanı içinde olduğuna yönelik istinaf talebinin incelenmesinde:<br>2918 sayılı KTK'nun 110. maddesinden kaynaklanan davaların Adli yargının görev alanına girmesi nedeni ile davalı vekilinin uyuşmazlığın idari yargının görev alanı içinde olduğuna yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.<br>Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin uyuşmazlığın çözümünde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna yönelik istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1. maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3. maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. <br>Açılan somut davada davalılar araç sürücüsü, araç işleteni ve kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısıdır. Sigorta hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6. kitabında 1401 ve devamı maddelerinde, zorunlu sorumluluk sigortası ise 1483 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Bu durumda Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava ticari dava olup Asliye Ticaret Mahkemesi görev alanı içinde olduğundan davalı vekilinin Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. <br>Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin husumet yokluğuna ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:<br>2918 sayılı KTK'nun 3.maddesinde araç işleten; \"Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.\" şeklinde tanımlanmıştır. Davalı vekili her ne kadar davalı sürücünün kendilerinin işçisi olmadığı, bu nedenle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini savunmuş ise de, davalı belediyenin kazaya karışan ... plaka sayılı halk otobüsünün tescilde kayıtlı maliki/ işleteni sıfatını haiz olduğundan bu yönlü istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir. <br>Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin hükmedilen tazminatta faiz başlangıcının kaza tarihi olamayacağına yönelik istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara  gerek  olmaksızın, zararın  doğduğu  anda, başka  bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Mahkemece haksız fiil tarihi olan 21/03/2019 tarihinden itibaren işlemiş faizin ödenmesine ilişkin hüküm yerinde görülmekle davalı Belediye vekilinin bu yönlü istinafı yerinde görülmemiştir. <br>Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin ibranameye göre davacının davadan feragat etmesi gerektiği ve yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Davalı vekili maddi tazminatın davalı sigorta şirketince ödenmiş olmasına rağmen ibranameye göre davacının davadan feragat etmesi gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edemeyeceğini, buna hükmedilecek ise HMK'nun 331.maddesine göre haklılık durumunun nazara alınması gerektiğini savunmuştur.<br>Davacı vekili mahkemeye sunduğu 23/03/2022 tarihli beyan dilekçesi ile, dava açıldıktan sonra davalı sigortanın maddi tazminat bedelini ödediğini, davanın konusuz kaldığını, sadece davalı sigorta ve sürücü ... yönünden vekalet ücreti ve masraf taleplerinin bulunmadığını, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini belirtmiş, Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili 28/03/2022 tarihli beyan dilekçesiyle sulh olarak karşılıklı ibralaştıklarını, yargılama gideri, vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, davalı ... vekili 23/03/2022 tarihli duruşmada alınan beyanında maddi tazminat yönünden karşı vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını belirtmiş, davalı ... Belediyesi vekili ise 23/03/2022 tarihli duruşmada davacı tarafla anlaştıkları bir husus olmadığını, maddi tazminat yönünden vekalet ücreti taleplerinin beyan etmiştir.<br>Dosyaya taraflarca sunulmuş bir ibraname mevcut olmayıp, davacı vekilince tazminat bedelinin ödenmiş olması sebebiyle davanın konusuz kaldığı belirtilmiş, davalı sigorta şirketi vekilince de sulh olunduğu belirtilmiştir.<br>6100 sayılı HMK'nun 314. maddesi \"Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir.<br> (2)(Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir. <br>(3)(Ek:22/7/2020-7251/30 md.) Sulh, dosyanın temyiz incelemesine gönderilmesinden sonra yapılmışsa, Yargıtay temyiz incelemesi yapmaksızın dosyayı sulh hususunda ek karar verilmek üzere hükmü veren mahkemeye gönderir\" düzenlemesini içermektedir.<br>Buna göre tarafların ilk derece mahkemesinde dava açıldıktan fakat karardan önce sulh oldukları, sulh kapsamında davacının talep etmiş olduğu davacıların oğlu olan ...'in 21/03/2019 tarihli trafik kazası neticesinde vefatından kaynaklı uğramış oldukları destekten yoksunluk zararının tümünün davalı sigorta şirketi tarafından karşılandığı anlaşılmıştır. <br>Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Esastan Sonuçlanmayan Davada Yargılama Gideri” başlıklı 331.maddesinin 1.fıkrasında; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemenin yargılamaya devam ederek dava açıldığı zaman hangi tarafın haksız olduğunu tespit etmesi ve tutumuyla dava açılmasına sebep olan tarafı yargılama gideri ile mahkum etmesi gerekmektedir. Mahkemece maddi tazminat talebi yönünden bu husus dikkate alınarak yapılan ödeme nedeniyle davanın konusuz kalması sebebiyle vekalet ücreti ve yargılama giderleri belirlenmiş olup, davalı vekilinin buna yönelik istinaf talebi yerinde görülmemiştir. <br>Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin reddedilen manevi tazminat yönünden her bir davalı için davacılardan ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde:<br>Her bir davacı tarafından talep edilen manevi tazminat talebi için HMK 57 ve 58. maddeleri gereğince davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı vardır. İhtiyari dava arkadaşlığında davalar birbirinden bağımsızdır. Buna bağlı olarak, iş bu uyuşmazlıkta her bir davacı yönünden talep edilen manevi tazminat ayrı bir davadır. Mahkemesince yapılması gereken her bir davacı yönünden belirlenen ve kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden davacılar yararına; red olunan kısım için ise her bir davacının talep etmiş olduğu manevi tazminat dikkate alınarak davalılar yararına ve red olunan  kısım için A.A.Ü.T. 10 ve 13. maddeleri birlikte değerlendirilerek vekalet ücretine hükmedilmesidir. Buna göre, davacılar lehine hükmedilen vekalet ücretleri yönünden davacıların ve davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden de iş bu davalının istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus irdelenmemekle birlikte, davalı ... Belediyesi vekilinin buna yönelik istinaf talebi yerinde görülmekle ayrı ayrı reddolunan manevi tazminat miktarı üzerinden A.A.Ü.T'nin 10/2. maddesi de nazara alınmakla davacılardan ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmiştir.<br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>Yukarıda açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin reddedilen manevi tazminat yönünden her bir davalı için davacılardan ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin istinaf başvurusunun kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, davalı ... vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Davalı ... Belediye Başkanlığı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE;<br>a-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/2. maddesi hükmü uyarınca  düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 15. BENDİNİN KALDIRILMASINA,<br>b- Hüküm fıkrasının 15. bendinin,<br>\"15-a)Davalı ... Belediye Başkanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri nazara alınarak hesaplanan  5.100,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı Belediyeye verilmesine,<br>b)Davalı ... Belediye Başkanlığı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri nazara alınarak hesaplanan  5.100,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'den tahsili ile davalı Belediyeye verilmesine,\" olarak DÜZELTİLMESİNE,<br>c- İlk derece mahkemesi kararındaki diğer hükümlerin aynen muhafazasına,<br>İstinaf giderleri açısından;<br>3-Harçlar Kanunu gereğince davalı ...'dan alınması gereken 4.098,60 TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 1.024,65 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 3.073,95 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>4-Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep  halinde iadesine,<br>5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti  takdirine yer olmadığına,<br>6-Davalı ... Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 135,50 TL istinafa dosya gönderme ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, <br>7-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade, harç iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.30/10/2024<br><br> <br>   Başkan  \t\t\t\t  Üye                    \t Üye  \t                   Katip  <br> <br><br><br><br><br><br><br> İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"37ed675f713b077f","SID":"d02550f2300c3438"}}