{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/919 Esas<br>KARAR NO: 2024/1129<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ: 24/10/2023<br>NUMARASI: 2022/30 Esas, 2023/902 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından destek hizmet sözleşmesi gereğince davacının çalıştırdığı işçiler için Hazine tarafından ödenmesi gereken %5 işveren katkı payının davacı hak edişinden davalı tarafça haksız olarak kesildiğini ileri sürülerek haksız olarak kesildiği iddia edilen 40.000-TL nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik itirazı ile birlikte arabuluculuk görüşmesinin yetkili temsilci ile yapılmaması nedeniyle usulüne uygun arabuluculuk başvurusunun olmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını iddia ederek talep edilen alacağın yasa ve sözleşme gereğince mümkün olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Taraflar arasındaki hizmet temini (alım) sözleşmesi gereğince dava konusu alacağın zamanaşımı süresinin Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereğince 10 yıl olduğu, davalı tarafından davacıya 23.02.2011 tarihinde sözleşmenin feshedileceğine ilişkin ihtarnamenin gönderildiği, davacı şirketin arabuluculuğa başvuru tarihinin 16.11.2021 tarihi olduğu, dava tarihinin ise 13.01.2022 tarihi olduğu, davacının açtığı İstanbul 7. ATM'nin 2016/1014 Esas sayılı dava dosyasında davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, bu nedenlerle 10 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; sözleşmenin feshedileceğine dair varsayımsal uyarı ihtarnamesi dikkate alınarak yapılan zamanaşımı hesaplamasının hukuka aykırı olduğunu, pandemi nedeniyle sürelerin ilk önce 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar, daha sonra 01.05.2020 tarihinden 15.06.2020 tarihine kadar uzatıldığını, 10 yıllık zamanaşımı süresi hesaplanırken pandemi sürecinde duran sürelerin zamanaşımı süresinin hesaplanmasında değerlendirilmesi gerektiğini, davada 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını, davacı şirketin açtığı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1014 E. sayılı itirazın iptali davasında alacağını icra takibine konu etmesi nedeniyle TBK m.154/2 uyarınca zamanaşımının kesildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, destek hizmetleri sözleşmesi gereğince haksız olarak kesildiği iddia edilen işveren destek katkı payı alacağının davalıdan tahsiline yöneliktir. Davalı tarafça, süresi içinde cevap dilekçesiyle birlikte zamanaşımı definde bulunulmuştur.Mahkemece, 10 yıllık zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.Aynı alacağa ilişkin taraflar arasında daha önce açılmış itirazın iptali davasının bulunduğu iddiası karşısında işin esasının incelenebilmesi için öncelikli dava şartlarından olan derdestlik durumunun bulunup bulunmadığının incelenmesi gerekmiştir.Davacının 16/11/2011 tarihli fatura düzenleyerek 12/10/2015 tarihinde davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığı, takibe itiraz üzerine İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1014 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı, anılan dosyada 04/10/2018 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmakla bu kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak derdestlik durumunun ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerekir.Davanın açılmamış sayılması kararı ile dava açılması ile meydana gelmiş olan sonuçlar son bulur. Bu bağlamda davanın açılması ile doğmuş bulunan derdestlik durumu davanın açılmamış sayılması ile son bulur. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe dayanak faturanın 16.11.2011 tarihli 13.067,41-TL bedelli fatura olduğu, itiraz üzerine açılan İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1014 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan itirazın iptali davasının konusunun bu fatura olduğu görülmüştür. Ancak davaya konu alacak davasında, harca esas alacak miktarı fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 40.000 TL olarak gösterilmiştir. Dolayısıyla dosya kapsamındaki bilgilerden iş bu alacak davasına konu dayanak faturaların hangi faturalar olduğu anlaşılamamaktadır. O halde mahkemece, davaya dayanak faturaların hangi faturalar olduğu HMK 33 gereğince davacıya açıklattırılarak her bir fatura ile ilgili olarak daha öncesinden başlatılan varsa icra takip dosyaları ile dava dosyaları celp edilerek dava konusu alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verilmesi yerinde olmamıştır.Açıklanan nedenler ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.4 bendi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.a.4 bendi gereğince KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/30 Esas, 2023/902 Karar ve 24/10/2023 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve  yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,5-Davacının yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin, mahkemece yeniden kurulacak hükümde DEĞERLENDİRİLMESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanununun 353/1-a.4 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"13d90563a8fe75b3","SID":"c64e059dcb860377"}}