{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/1350 <br>KARAR NO: 2024/1426<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 06.08.2024 tarihli ek karar<br>NUMARASI: 2024/244 D.İş-  2024/243 K<br>DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz<br>Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, borçlular vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçlulardan ibraz edilen çek nedeniyle alacaklı olduğunu, borcun vadesi gelmesine rağmen ödenmediğini, borçluların mal kaçırma hazırlığı içinde olduğunu, alacağın rehinle temin edilmediğini belirtilerek borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarı kadar ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin borçlulara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 26.07.2024  tarihli Değişik İş kararında; \"... Talebin, İcra İflâs Kanununun 257 ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla KABULÜ İLE; yukarda kimliği yazılı alacaklının  1.000.000,00 TL alacağının ifasının temini için borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz malları ve alacaklariyle diğer haklarının borca yeter miktarının İ.İ.K’nunda belirtilen muayyen tahditler dairesinde İHTİYATEN HACZİNE, Alacağın % 15 oranında 150.000,00 TL nakdi veya banka teminat mektubunun alacaklı tarafından Mahkememiz veznesine teminat olarak DEPO EDİLMESİNE,  Alacaklının,haksız çıktığı takdirde, İcra İflâs Kanununun 259'ncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, borçluların zararını tazmin ile mükellef olduğu hususunun İHTARATINA, Teminat yatırıldığında kararın süresinde infazı için Bakırköy yargı çevresindeki İcra Müdürlüklerine GÖNDERİLMESİNE, Peşin alınan harç yeterli olduğunan başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA..\" karar vermiştir.Bu karara karşı, borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, yasal süresi içinde itiraz edilmiştir. İhtiyati hacze itirazı eden borçlular vekili, itiraz dilekçesinde özetle;  Kadirli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce icra takibine konu çek (... Çek no: ... ödeme tarihi 20/07/2024 Borç bedeli: 1.000.000-TL) bakımından verilen ödeme yasağı kararının 3. Kişiler bakımından icrayı engellememekte olduğunu, bunun istisnasının 3. Kişinin de keşideci aleyhine kötüniyetli olarak hareket ettiğinin ispatlanması koşulu olduğunu, ... ile ... şirketlerinin tüm yetkililerinin aynı kişiler olduğunu işyeri adreslerinin dahi aynı olduğunu, ... ve ... Faktoring şirketine ödeme yasağı konulması nedeniyle şirket yetkililerinin yetkili oldukları diğer şirket olan ... Otomotiv aracılığıyla hakkaniyete aykırı şekilde tahsilat yapmaya çalıştıklarını, ödeme yasağının ... ile 2.ciranta ... Faktoring şirketine tebliğ edildiğini, icra işlemi ile hukuken haklı konumda bulunan ... Petrol ve yetkilisinin ticari dara sokularak haksız menfaat elde edilmeye çalışıldığını, ... Faktoring şirketinin de işbu olay bakımından iyiniyetli 3. Kişi konumunda olmadığından ... Otomotiv Şirketinin de ciro bakımından çeki 3. İyi niyetli kişiden iktisap etmediğini ve hukuki korumasından yararlanamayacağını, ... yetkilisi ... ile ...'a ödeme yasağı konulduğunu fakat icra takibinin işbu yetkililer tarafından yapıldığını, ... Otomotiv yetkililerinin resmi şekle tabi sözleşmesini vadeli çek ödemesi ile adi yazılı-geçersiz şekilde yaparak akabinde çekleri ciro ettirip 3. İyi niyetli kişilerin hukuki kazanımından yararlanarak dolandırıcılık suçunu işlemekte olduklarını, müvekkilinin geçerli olmayan bir satışa ilişkin hukuken borcu bulunmadığı halde ödemeye zorlanmasının hakkaniyete aykırı ve ticari hayatını sonlandıracak ölçüde telafisi imkansız sonuçlar doğuracak nitelikte olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz kararına itirazı değerlendirdiği 06.08.2024  tarihli ek kararında; \"...ihtiyati haciz talep eden açısından ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından ileri sürülen sebeplerin İİK'nın 265.maddesinde belirtilen sebeplerden olmaması, itirazların açılacak menfi tespit davasında incelenerek karara bağlanması ve yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak...\" gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine, karar verilmiştir. Bu ek kararına karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Borçular vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; Alacaklılar tarafından değişik iş sayılı dosyada ihtiyati haciz talep edildiğini, taraflarınca dosyaya icra takibine konu çek bakımından ödeme yasağı tedbiri konulduğunu, ödeme yasağı için teminat olarak dosyaya yatırılan %20 bedele rağmen borçlular lehine %15 bedelin depo edilmesi karşılığında ihtiyati haciz kararı verildiğini, ilamda gerekçenin olmadığını, talep konusu çekin takibe konu edildiğini, müvekkilinin bütün mal varlığını aşkın şekilde haciz konulduğunu, ticari faaliyetlerinin durdurulduğunu, talep konusu çekle birlikte toplam 14 adet çekin müvekkilleri tarafından alacaklıya araç alım satım protokolü gereği verildiğini, çeklerin teslim edilmesine rağmen araç devrinin yapılmadığını, buna rağmen çeklerin başka firmalara ciro edilerek müvekkilleri adına tescil edilmeyeceğinin bildirildiğini, alacaklıların ticari faaliyette bulunma vaadiyle dolandırıcılık suçunu işlediklerini, menfi tespit davasına ilişkin arabuluculuk sürecinin devam ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesinini istinafa konu ek kararının kaldırılmasına, itirazın kabulüne ve neticede ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına yöneltilen itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir. İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararına karşı borçlular vekilince yapılan itirazın reddine dair  ek karara karşı, borçlular vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, talep eden tarafça borçlu ... AŞ şirketinin ... Ankara Çankaya şubesindeki çek hesabından, talep eden şirket adına 20.07.2024 tarihli, 1.000.000,00 TL bedelli emrine çekin keşide edildiği, borçlulardan ...'ın borçlu şirketin yetkilisi ve aynı zamanda aval olduğu, talep eden tarafın talebi üzerine mahkemece ihtiyati haciz kararı verildiği, borçlular tarafından ihtiyati haciz kararına karşı taraflar arasında gerçekleştirildiği iddia edilen vadeli satış sözleşmesi ve ekleri sunularak itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ile 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdu''  hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır.Alacaklı taraf, çeke  dayanarak alacak iddiasında bulunup ihtiyati haciz talep etmiştir. Mahkemece, İİK 257 maddedeki şartlar değerlendirilerek talep hakkında ihtiyati haciz talebinin kabulüne dair karar verilmiştir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen çeke dayanarak ihtiyati haciz isteminde bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nın 258. maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerekir. Borçluların ileri sürdüğü ticari ilişki ve sorumluluklarla ilgili  itirazlar esas hakkında açılacak itirazın iptali veya menfi tespit davası içinde değerlendirilmesi gereken hususlar olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen ek kararda hukuka aykırılık görülmemiştir.Borçlular vekilinin istinaf başvurusundaki aksine iddiaları  yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK 265/son ve HMK'nın 353/1.b.1 maddeleri uyarınca, borçlular vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin  istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Borçlular tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irad kaydına,3-Borçlular tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.10.2024<br>KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f  ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b8a04a04cca2df72","SID":"8929dd95e745a7a5"}}