{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2022/680 <br>KARAR NO:2024/1615<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:13/12/2021<br>NUMARASI:2017/921 Esas - 2021/1001 Karar<br>DAVA:Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)<br>KARAR TARİHİ: 03/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.02.2017 tarihinde davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araçla davacıya ait ... plakalı aracın karıştıkları trafik kazasında davacıya ait aracın bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere 28.420,00 TL hasara uğradığını, davacının bu süre zarfında aracını kullanamamakla zarara uğradığını, davalı sigorta şirketi tarafından ise eksik ödeme şeklinde davacıya 11.07.2017 tarihinde sadece 6.620,00 TL ödemenin yapılmış olunduğu belirtilerek, şimdilik kaydıyla davalı sigorta şirketinden 1.000,00 TL hasar tazminatının temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, dolayısıyla kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesi gerektiğini, ayrıca dava açılmadan önce davalı sigorta şirketince ekspertiz incelemesinin yaptırıldığını ve davacıya ait araçta 13.240,55-TL hasarın belirlenerek %50 kusur oranına tekabül eder şekilde davacı tarafa 6.620,00 TL hasar bedelinin ödenmiş olunmakla sorumluluklarının kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"davanın kabulü ile; 12.640,18 TL hasar bedelinin dava tarihi olan 13/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kusur oranını kabul etmediklerini, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı aracın kusur oranının “% 50 olduğu tramer komisyonunca tespit edilmiş,  yapılan ödemenin de bu kusur oranına göre gerçekleştirildiğini, verilen kararda hatalı raporun esas alınmasının yerinde olmadığını, raporda  hasar tutarının da fahiş olarak belirlendiğini, raporlar arasında çelişki olduğunu ve giderilmeden hüküm kurulduğunu, dava konusu kazaya ilişkin olarak müvekkili şirketçe kazayı takiben aracın görülmek suretiyle poliçe genel ve özel şartları doğrultusunda iskonto uygulanmak suretiyle hasar tutarının 13.040,55 TL olarak belirlenmiş, bu tutardan müvekkili şirkete sigortalı aracın kusur oranına isabet eden 6.620,00 TL davacıya ödenerek poliçeden kaynaklı sorumluluk yerine getirildiğini, iskonto uygulanmadan verilen kararın davacının haksız zenginleşmesine yol açacağından hatalı olduğunu, dava konusu hasara ilişkin müvekkili şirketin başkaca bir sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mahkemece alınan 1. kusur bilirkişi raporuna göre  ... plakalı aracın sürücüsü...'in meydana gelen kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğunu, ... plakalı araç sürücüsü ... 'nın.meydana gelen kazanın oluşumunda %25 oranında tali kusurlu olduğunu, alınan 2. raporuna göre kazanın meydan gelmesinde  davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün %75 oranında, davacıya ait araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında  kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Hasar bedelinin belirlenmesi için alınan 14/04/2019 tarihli raporda;  ... plaka sayılı araçta meydana gelen hasarın onarımı için kaporta, boya, elektrik, mekanik ve diğer parça/işçilik ücretleri ile birlikte ele alındığında, tamiri-onarımı için gerekli olan masrafın 11.717,88 TL olduğu, araç sahibi araç kiralamak zorunda olduğundan kira için ödenen araç zarar bedeli 1.125 - TL olduğu belirtilmiştir. 19/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davacıya ait araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 25.680,24 TL olduğu ve davalı sigorta şirketi sorumluluğunun (%75x25.680,24 TL) = 19.260,18 TL olacağını, ancak dosyada bulunan banka dekontuna göre davalı ... A.Ş. tarafından davacı ...'e 11.07.2017 tarihinde 6.620,00 TL para transferinin yapıldığı , davacının davalı sigorta şirketinden bakiye talebinin (19.260,18 TL - 6.620,00 TL) = 12.640,18 TL olacağını, davacıya ait ... plakalı araç tamir süresi yoksunluk kaybının 1.125,00 TL olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15201 E. ve 2021/3717 K. sayılı ilamında \"... sigortalı aracı hasar gören davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından, sigorta sözleşmesindeki \"servis muafiyet uygulamaları\" başlıklı özel şarta göre zarar hesabı yapılmasına ilişkin temyiz itirazlarının yerinde görülmemesine, ... \" yönünde ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2021/3294 E. 2021/4214 K. sayılı ilamında \"... Davalı ile anlaşmalı ya da yetkili servisleri arasında yapılan anlaşmalara göre iskonto uygulanması, davacı sigortalıyı bağlamaz. Dosya kapsamına göre, bilirkişi raporunda belirtilen %5 oranında iskonto yapılmadan, davacının gerçek zararının tespiti gerekir...\" yönünde karar verilmiştir. Aktarılan Yargıtay kararlarında da açıklandığı üzere, davacının hasar onarımını davalının belirlediği anlaşmalı serviste yaptırma zorunluluğu bulunmadığından muafiyet kaydı  oranında tazminattan indirim yapılmaması ve  parça bedellerine iskonto uygulanması gerektiğine yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkemece aldırılan hasara ilişkin bilirkişi raporları arasındaki  farklılığın  iskonto indirimi uygulanmasından kaynaklanması nedeni ile esasen raporlar arasında çelişki yoktur. Mahkemece hükme esas alınan  19/11/2020 tarihli bilirkişi raporunun sigortalı aracın hasarlı parçaları dikkate alınarak konusunda uzman bilirkişi tarafından ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli olarak hazırlandığı anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.Bu nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken  863,45  TL harçtan peşin alınan 215,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 647,55 TL harcın davalıdan   tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.03/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eee40f6ff831e232","SID":"fb1a47026b73787a"}}