{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/24 <br>KARAR NO: 2024/1521<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/10/2021<br>NUMARASI: 2019/937 Esas - 2021/759 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Açık Hesaptan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle davalıdan 7.944,81-TL alacaklı olduğunu, davalı açık hesaba dayalı borcunu ödemediğinden aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyasıyla ilamsız takibin başlatıldığını ve davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takip dosyasına itirazının iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili, taraflar arasında fatura ve cari hesap ilişkisi bulunmadığını ve davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre davacının düzenlediği e-faturaları davalının tebliğ aldığı, itiraz etmediği veya iade faturası düzenlemediği, faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalıdan 7.944,814-TL alacağının bulunduğu; davalının defterlerinde de davacıya takip tarihi itibariyle 7.995,23-TL borçlu olduğunun belirlendiği ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının takibe itirazının iptaline, takibin asıl alacak üzerinden %19,50 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmak üzere devamına ve alacağın %20'si oranında hesap edilen 1.588,96-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, faturalara itiraz edilmemesinin iddia edilen mal veya hizmetin verildiği anlamına gelmediğini, bilirkişi raporunun yeterli olmadığını ve faturanın içeriğinin incelenmediğini belirterek, hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE: Dava, açık hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine davalının itirazının iptali istemine ilişkindir.TTK'nın \"Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması\" başlıklı 222/3 hükmünde, ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıya çeşitli tarih ve tutarlarda elektronik faturalar düzenlediği, söz konusu e-faturaların davalıya sistemden tebliğ edildiği ve davalının kayıtlarına işlendiği anlaşılmaktadır. Takip tarihi olan 20/06/2019 itibariyle davacının defterlerine göre, bilirkişi kök raporunda davalıdan 7.944,81-TL alacaklı olduğu; bilirkişi ek raporunda davalının defterlerine göre davacıya 7.995,23-TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Her iki taraf defterlerinin de usulüne uygun tutulduğu ve delil olma vasfını haiz bulunduğu da bilirkişi tarafından belirtilmiştir. Davacı delil olarak ticari defterlere; şirket olan davalı cevap dilekçesinde, kendi ticari defter ve kayıtlarına dayanmıştır. Yapılan incelemede HMK 222/3 hükmü dikkate alındığında her iki tarafın ticari defterlerindeki kayıtların birbirini doğruladığı,davacının faturalarının davalıda kayıtlı bulunduğu anlaşılmakla, aleyhine delil niteliğinde bulunan kayıtlarına göre davalının davacıya borçlu olduğundan davanın kabulüne ve faturaya dayalı likit alacak için icra inkar tazminatına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı davalıdan talep ettiği miktar kadar alacaklı olduğunu ispatladığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 542,71-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 136‬‬-TL harcın mahsubu ile kalan 406,71‬-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46db360413cf68d8","SID":"564cb29e324098d3"}}