{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2024/3768 <br>KARAR NO: 2024/3868<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 19/03/2024<br>NUMARASI: 2023/381 Esas - 2024/218 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar sebebiyle )<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davaya konu yapılan çalışma /kazı  esnasında gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle Davalı Borçlu tarafından; 14.08.2019 tarihinde, Büyükçekmece - ... mah - ... sok. adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 3.826,15 TL, 08.10.2019 tarihinde, Şişli - ... mah - ... sok. No: ... adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 5.801,05 TL, 05.10.2019 tarihinde, Büyükçekmece - ... Mah - ... sok. adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 7.028,86 TL,26.08.2019 tarihinde, Beylikdüzü - ... mah - ... Bulv. adresinde yapılan çalışma sırasında, müvekkil şirket enerji dağıtım altyapısına 27.331,57 TL,ve 31.08.2019 tarihinde, Beylikdüzü - ... mah - ... cad. adresinde yapılan çalışma sırasında ise et enerji dağıtım altyapısına 16.221,18 TL tutarında hasar verildiğini, söz konusu hasarların müvekkil şirketin yüklenici şirketi  tarafından giderildiğini, anılan hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz de dahil olmak üzere, davalı borçlu aleyhine, toplam 62.737,67 TL'nin tahsili amacıyla, ilamsız takibe geçilerek borçluya  ödeme emri gönderildiğini, ancak ödeme emrini tebellüğ eden borçlunun; takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına ve ferilerine külliyen itirazla takibi durdurduğunu, borçlunun takibi durdurmuş ise de itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalı her ne kadar borcunun bulunmadığı  sebebiyle  borca itiraz etmiş ise de icra takibine konu alacağın davalının  kusuru sebebiyle  oluştuğunu, tüm bu nedenlerle  davalı borçlu tarafından  tarafından Istanbul ... İcra Müdürlüğünün, ..., ...,  ..., ... ve ... E sayılı dosyalara yapmış bulunduğu haksız ve yersiz itirazların iptali ile takiplerin devamına borçlu aleyhine hükmolunacak meblağların, %20 sinden az olmamak kaydıyla, icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep  etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre ve görev itirazında bulunduklarını,  Istanbul ... İcra Müdürlüğü - ... sayılı takibe dayanak yapılan ve 14.08.2019 tarihinde, Büyükçekmece - ... Mah - ... sok. adresinde yapılan çalışmanın, müvekkil İdare yüklenicilerinden; ... San. ve Tic. A.Ş. tarafından yapılı Istanbul ... İcra - ... E sayılı takibe dayanak yapılan ve 08.10.2019 tarihinde, Şişli -... Mah - ... sok. No: ... adresinde yapılan çalışmanın, müvekkil İdare yüklenicilerinden; ... San. Ve Tic. A.Ş. & ... Tic. A.Ş. İş Ortaklığı tarafından yapıldığını,  Istanbul ... İcra Müdürlüğü - ... E sayılı takibe dayanak yapılan ve 05.10.2019 tarihinde, Büyükçekmece - ... Mah - ... sok. adresinde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olarak, müvekkil İdare veya yüklenicileri tarafından; anılan adreste her hangi bir çalışma yapılmadığı bilgisine ulaşıldığını,  Istanbul ... İcra Müdürlüğü - ... E sayılı takibe dayanak yapılan ve 26.08.2019 tarihinde,  Beylikdüzü - ... mah - ... bulv. adresinde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olarak, müvekkil İdare veya yüklenicileri tarafından, anılan adreste her hangi bir çalışma yapılmadığı hususunun halen araştırıldığını,  Istanbul ... İcra Müdürlüğü - ... E sayılı takibe dayanak yapılan ve 31.08.2019 tarihinde, Beylikdüzü - ... mah - ... Cad. adresinde meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olarak, müvekkil İdare veya yüklenicileri tarafından; anılan adreste her hangi bir çalışma yapılmadığı bilgisine ulaşıldığını,  müvekkil İdare ile firmalar arasında imzalanan sözleşme eki Yapım İşleri Genel Teknik Şartnamesi  Mad.9 ve 6 gereği; işin devamı süresince meydana gelecek kazalar, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybı ile 3. kişilere verilecek her türlü zararlardan, yüklenici firmaların doğrudan sorumlu olduğunu,  müvekkil İdare yüklenicilerinden; ... Tic. A.Ş. & ... Tic. A.Ş. İş Ortaklığı tarafından davacının alt yapı tesislerinin, Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği' ne uygun döşenmediği, hasar gören kablolar üzerinde işaret bandı, dolgu kumu vb. uyarı işaretlerinin bulunmadığı gerekçesiyle, haksız - mesnetsiz ve tek taraflı hasar tutanaklarına itiraz edildiğini, BK - m.50 gereği; zarar görenin, zararını ve zarar vereninin kusurunu ispatla yükümlü olduğu, hal böyle iken davacı şirketin; dava konusu zarara müvekkil İdare personeli tarafından neden olunduğuna ilişkin her hangi bir bilgi - belge ve delil sunamadığını, ayrıca tazminat sorumluluğunun doğması için, tazminat talep edilenin, zarara neden olan olayda kusurunun bulunması ve tazminat talep edilen hasar ile fiili arasında illiyet bağı bulunması gerektiğini,  müvekkil İdare' nin, iddia olunan adreste hiçbir faaliyet bulunmaması sebebiyle , gerçekleştiği iddia edilen illiyet bağı ile müvekkil İdare' nin fiilleri arasında illiyet bağının kurulmasının mümkün olmadığını,  Yargıtay - 7. HD - 2010 / 3324K sayılı Kararı gereği “... kullanılan enerji miktarı, günün değişik saatlerinde farklı olduğundan, kesinti süresinin belirlenemeyeceği ve bu nedenle satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği ... ” dolayısıyla, dağıtılamayan enerji bedeli talebinin, hukuka aykırı olduğunu,  davacının, alt yapı tesislerinin; Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'ne uygun şekilde döşenmemiş olduğunun anlaşılması sebebiyle , davacının kendi kusurunun da bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, müvekkil şirketin davacıya kesinleşmiş bir borcu bulunmadığı gibi, talep edilen alacağın ise yargılamaya muhtaç bulunduğunu, dolayısıyla olay tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, gerek alacağın likit olmaması ve gerekse alacağı yargılama gerektirmesi sebebiyle , icra inkar tazminatı da talep edilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle öncelikle usule İlişkin dava şartları yönünden, davanın usulden reddini, usule ilişkin nedenlerle, red edilmediği taktirde, davanın esastan reddini,  davanın, müvekkil İdare yüklenicilerinden ... Tic. A.Ş. & ... Tic. A.Ş. İş Ortaklığı ve ... San. ve Tic. A.Ş. ye ihbarını, % 20' den aşağı olmamak üzere, davacı aleyhine ve İdare lehine kötü nivet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Ltd. Şti. vekili dilekçesinde;  08.10.2019 tarihinde, Şişli - ... mah. ... sok. No: ... ve 26.08.2019 tarihinde ise Beylikdüzü - ... Mah. ... Bulv. adreslerinde meydana geldiği iddia edilen hasarların, müvekkil şirketin sorumluluk sahası dışında bulunduğunu, dolayısıyla anılan adreslerde müvekkil şirketin her hangi bir çalışmasının bulunmadığını, 14.08.2019 tarihinde, Büyükçekmece, ... Mah.  ... sok. adresinde yapılan çalışma sırasında, davacının alt yapı tesislerine, müvekkil şirket tarafından herhangi bir hasar verilmediğini, 05.10.2019 tarihinde, Büyükçekmece ilçesi, ... mah. ... adresinde meydana gelen hasarda, müvekkil şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ekli belgelerden de görüleceği üzere, içme suyu şebeke hattı üzerinden ... onayı ve izni alınmaksızın, davacı ... tarafından elektrik hattı geçirildiği ve bu durumun ise su arızalarının tamirine engel teşkil ettiği, ayrıca can güvenliğini tehdit ettiğini, bu nedenle mevcut elektrik hatlarının deplase edilmesinin talep edilmesi sebebiyle , meydana gelen söz konusu olayda müvekkil şirkete yöneltilebilecek her hangi bir kusur bulunmadığı, nitekim davalı ... cevap dilekçesinde de, Bedaş tarafından döşenen kabloların, ilgili yönetmelikte belirtilen usul ve esaslara göre döşenmediğinin tespit edildiği, dolayısıyla davalı ...' nin, ...' ın kusur ve sorumluluğuna ilişkin beyanlarına aynen katıldıklarını, 31.08.2019 tarihinde Beylikdüzü, ... Mah. ... cad. adresinde meydana gelen hasarla ilgili olarak ise müvekkil şirkete herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi, davalı ... cevap dilekçesinde; gerek Müvekkil şirket ve gerekse davalı - ...' nin söz konusu mahalde herhangi bir kazı çalışmasının olmadığı hususunun açıkça belirtildiği açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini  talep etmiştir. İhbar olunan ... & ... - vekili dilekçesinde; Müvekkil şirketlerin, davalıyı zarara uğratan bir eylemi ve işleminin bulunmadığını, davacının, hem kusur hem de zarar yönünden, davasını ispatla Mükellef olduğunu, davacı şirket, dava dışı bir şirket eliyle hasarın giderimini sağladığını ifade ettiği, ancak davacının; dava konusu hasarın ederinden çok daha fazla bir bedelle, hasarı tazmin yoluna gittiğini, talep edilen miktarın, fahiş bir bedel olduğunu, hasar tutanağı ve faturaya; dağıtılamayan enerji bedeli, etüd koordinasyon bedeli gibi afaki bedeller ile KDV yansıtıldığını, ancak anılan faturanın; müvekkil şirketlere iletilmediği Bedaş tarafından döşenen elektrik hatlarında; ayırt edici uyarıcılar veya dolgu malzemesi kullanılmadığını, ayrıca nezaretçi de bulundurulmadığını, kabloların ise fen ve imara aykırı bir şekilde ve korunmasız bir şekilde yer üstüne çok yakın bir şekilde döşendiği Müvekkil şirketler tarafından bakım - onarım işleri kapsamında kamu hizmeti kapsamında, ... tarafından oluşturulan iş emirlerine istinaden kazı çalışmaları yapıldığını, müvekkil şirketler ile ... arasında imzalanmış sözleşmeler gereği, kazı işlemi yapılacak Mahaller için, müvekkil şirketlerin; aralarında ...' ın da bulunduğu ilgili kurum ve kuruluşlardan ruhsat talep ettikleri, ancak ...' ın kazı yapılacak alandaki elektrik kablolarına ilişkin harita verilmeden, kazıya onay verildiği, ... tarafından harita verilmediği sürece ise müvekkil şirketlerin, mahalden elektrik kablosu geçtiğini bilmesinin ise mümkün olmadığını, ... Anonim Şirketi (...) Genel Müdürlüğünce hazırlanan Elektrik Dağıtım Şebekeleri Kabloları Montaj (Uygulama) Usul Ve Esaslarını içeren şartnameye göre \" ... Standart kablo kanalı derinliğinin 80 cm olacağı, ancak zorunlu hallerde bu derinliğin en az 60 cm' düşürülebileceği, çok zorunlu durumlarda ise özel koruyucu önlemler alınmak suretiyle kanal derinliğinin, en fazla 20 cm daha azaltılabileceği ... Kablonun geçeceği yer saptanırken, telekomünikasyon ve raylı sistemler vb. gibi tesislerin kabloları, kanalizasyon büzleri, su, gaz ve petrol boruları dikkate alınarak bunlarla en yakın kablo arasındaki uzaklığın, 50 cm den az olmayacak şekilde tasarlanması gerektiği ... Kablo serildikten sonra üzerine tekrar 10 cm kalınlığında kum döşeneceği, son kum tabakası üzerine arada boşluk kalmayacak ve her iki yandan kabloyu 5 cm geçecek şekilde enine olmak şartıyla koruyucu elemanlar dizileceği, Koruyucu elemanların 20 cm üzerine kanal boyunca ikaz bandı serileceği, Kablo kanallarında kullanılacak koruyucu elemanların ise Tuğla - Beton plak veya bloklar - Bims bloklar ve bunlarla eşdeğer nitelikte malzemeler olabileceği ... “ şeklindeki açık şartname hükümlerine rağmen, Davacı tarafından dosyaya sunulan hasara ait fotoğraflarda bile, davacı ...' ın elektrik kablolarını şartnameye uygun döşemediği ve bu kapsamda; kazı yapanlar için uyarıcı nitelikte, kırmızı şerit ve kabloyu saran dolgu tuğlanın bulunmadığı ve çoğu yerde kabloların, asfaltın hemen altından geçtiğinin görüldüğünü tüm bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın ... açısından esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince  2022/285 E-2022/547 K sayılı  kararla ; \"... davanın  yargı yolu dava şartı yokluğundan  HMK.114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince  usulden reddine,...\" karar verilmiştir.Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 2023/1608 E-2023/1699 K sayılı ilamı ile; \"...Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan  bu uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823  ile  29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları)....\" gerekçe gösterilerek davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile, Mahkememizce verilen kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına,...\"  karar verilmiştir. Dairemizin Kaldırma Kararından Sonra İlk Derece Mahkemesince; \"...Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı Teknik Ekibi tarafından düzenlenen, 26.08.2019 tarihli Hasar Tespit Tutanağı’ nda, özetle hasar verenin, ..., hasar yerinin, ... mah. ... bulv. ve hasar tarihinin ise 26.08.2019 olduğu bilgilerinin yer aldığı,  Hasar Süreci Bilgilendirme Formu’ nda ise özetle  meydana gelen hasarın; 2 teknisyen + 4 işçi tarafından, 1 Ticari araç + 1 Kamyonet vasıtasıyla ve 1 saatlik çalışma ile giderildiği, ayrıca onarım sırasında; 1 adet 1 x 240 buat ( OG ) kullanıldığı  bilgilerine yer verildiği, Davalı - ...’ nin, cevap dilekçesindeki beyanlarından, meydana geldiği iddia edilen hasara ilişkin olarak, Beylikdüzü - ... mah. ... Bulv. adresinde; Davalı - ... veya yüklenicileri tarafından her hangi bir çalışma yapılmadığı hususlarının halen araştırıldığı bilgilerine yer verildiği, söz konusu hasarla ilgili olarak Bedaş evrakları incelendiğinde, 26.08.2019 tarihinde 186 İhbar telefonuna gelen ihbar ile Beylikdüzü ilçesi ... Mah. ... Blv. adresinde önüne gidildiğinde asfaltın kazılmış ve 1x240 mm2 kesitli yer altı 34,5 kV’luk orta gerilim enerji kablosuna zarar verildiğinin anlaşıldığı, bunun üzerine ... iş no’lu VSS numarasıyla iş emri oluşturulduğu, zarar gören 1x240 mm2 kesitli kablonun cinsi ve hasarın nasıl meydana geldiği hakkında ... arıza ekibinin gerekli 26.08.2019 tarihli Hasar Tespit Tutanağı ve formları düzenlendiği görülmüştür. Tutanak ekinde bulunan fotoğraflarda kırmızı XLPE malzeme kılıflı güç kablosunun zarar gören kısmının ek muf içine alındığı görülmektedir. Ancak, tutanağa göre enerji kesintisi yaşanmamış, ... ekibinin güvenlik sebebiyle  enerjiyi keserek gerekli tamiratı yapmıştır. Tutanakta söz konusu kazının ... tarafından yapıldığı belirtilmekte ise de, İski ekibinin ya da görev verdiği yüklenicisinin herhangi bir iş yaptığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca, söz konusu tamirat için Kdv dahil 27.331,57 TL. talep edilmektedir. Tutanakta belirtilen hasarla talep edilen bedelin uyumlu olmadığı görülmüştür. Hasar Süreci Bilgilendirme Formunda etkilenen abone sayısının alçak gerilimde 18477 olduğu belirtilmiştir. Talep edilen bedelin abonelere tamirat süresince enerji sağlanamamasına karşılık gelen bedel olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, orta gerilim hatları ring mantığında tesis edilmesi gerekmekte olup, söz konusu hattın enerjisinin başka bir orta gerilim hattına devredilip devredilmediği bilinmemektedir. Neticede, söz konusu hasar ve talep edilen bedel ile İski Genel Müdürlüğü ve yüklenicisi arasında uygun illiyet bağı kurmanın mümkün olmadığı kanaatine varıldığının  istinaf kaldırma ilamı öncesinde alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği, davacı tutanak müzmini ...'in tanık olarak dinlendiği ve olayı hatırlamadığını beyan ettiği, diğer tanığın ihzara rağmen gelmemesi üzerinde dinlenilmesinden vazgeçildiği anlaşılmakla davacının iddia ettiği zararının oluşmasına davalı ...'nin sebep olmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğundan reddine...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hasar tespit tutanaklarının, aksi davalı tarafça ispat edilinceye kadar geçerli belgelerden olduğunu, hatalı ve eksik tespitler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davalı tarafından yapılan kazı çalışmasında; gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin hasar tespit tutanakları ile sabit olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanını kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiile dayalı zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine  ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. TMK'nın 6. maddesine göre; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” TMK'nın bu hükmü 6100 sayılı HMK'ın 190/1. maddesinde bir başka biçimde yinelenmiş olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. İleri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir. Somut olayda davacı, hasarın davalı veya davalının yüklenicileri  tarafından gerçekleştirildiği iddiasını  ispat edememiştir.Hükme esas alınan bilirkişi raporu somut verilere dayalı ve denetime elverişli olduğundan  ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/381 Esas  2024/218  Karar sayılı 19/03/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c7373cbcaf823256","SID":"fd2fd4d41e11969c"}}