{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/134 - Karar No:2024/803<br>                       <br>                      T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>        27. HUKUK DAİRESİ <br>       <br><br>DOSYA NO\t: 2024/134 <br>KARAR NO\t: 2024/803<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/701 E-2023/806 K<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br><br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak- Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)\t<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 31/10/2024<br><br>\tDavacı vekili tarafından davalı hakkında açılan alacak ve tazminat davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede;\t<br>\tGEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:\t\t<br>\tDavacı  vekili; Davacı şirket ile davalı arasında imzalanan 17/05/2013 tarihli sözleşme ile \" Polatlı-Konya YHT Hattı Mevcut Servis Yollarının İyileştirilmesi ve Yeni Servis Yollarının Yapılması\"nı konu alan işi davacının üstlendiğini, servis yolları yapılacak mahallerde kamulaştırma sorunu olması, projelerin verilmemesi ve 2. bir şirketin yaptığı çalışmalar nedeniyle davalıdan ek süre talep ettiklerini, idarenin verdiği ek süreler ile işin bitim tarihinin 18/05/2014 olarak değiştirildiğini, şirketin hakedişlerinden haksız olarak 1.278.622,41 TL ceza kesintisi yapıldığını, hakedişlerin çekince ileri sürülerek bedellerinin davacı tarafından tahsil edildiğini, davalıdan kaynaklanan nedenler ile ek süre verilmesi gerektiği halde geciken süreler için ceza işlemi yapılmaya devam edildiğini, davalının haklı olmayan gerekçeler ile sözleşmeyi fesih ettiğini belirterek; sözleşmenin feshinin haksız olduğunun tespitini, nakde çevrilen teminat mektubu bedelinden şimdilik 5.000,00 TL, gecikme cezaları nedeni ile hakedişlerden kesilen şimdilik 5.000,00 TL, ödemesi yapılan hakedişlerin fiyat farkından kaynaklanan alacaklarına karşılık şimdilik 5.000,00 TL, 10 nolu hakediş bedelinden kalan alacakları için şimdilik 5.000,00 TL, fazladan yapılan imalat nedeni ile 2015 yılı piyasa fiyatlarına göre hesaplanacak ilave imalat bedelinden şimdilik 5.000,00 TL ve sözleşmenin haksız feshedilmesinden kaynaklanan kâr yoksunluğu nedeni ile şimdilik 5.000,00 TL alacaklarının sözleşmenin fesih tarihi olan 10/07/2015 tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili; Kamulaştırma işlemi gerekçe gösterilerek süre talep edilmiş ise de, kamulaştırma projelerinin hazırlanması ve eki niteliğindeki diğer işlemlerin davacı yükleniciye ait olduğunu, işin yapımı sırasında ortaya çıkan her türlü uygulama projelerinin davacı tarafından bedelsiz olarak yapılacağının kararlaştırıldığını, kazı yapılmadan önce kesitlere uygun olarak her yarmanın profil ve kesitleri oluşturulup onay için idareye başvurulup, onay alındıktan sonra kazıya başlanması gerekir iken kazı tamamlandıktan sonra hakedişlerin projeler ile birlikte sunulduğunu, kamulaştırılacak alanlar ile ilgili kamulaştırma planlarının hazırlanması yükümlülüğü davacıya ait olduğu halde bu güne kadar bunların yerine getirilmediğini, işin süresinin hesaplanmasında havanın çalışmaya uygun olmayan dönemleri ile resmi tatil günleri dikkate alınarak belirleme yapıldığını, bu nedenle aynı gerekçeler ile süre uzatımı verilmesinin mümkün olmadığını, davacının isteği üzerine sözleşme koşullarına uygun olduğu için ek süre verildiğini, işin sözleşmede ön görülen süre içerisinde tamamlanamaması nedeni ile yine sözleşme hükümleri uyarınca ceza uygulanmasının yerinde olduğunu, sözleşmeye konu işin bitirilmesi gereken tarih olan 01/04/2014 tarihi itibarı ile işin % 15.9'unun süre uzatımı sonucu ortaya çıkan teslim tarihi olan 18/05/2016 tarihi itibarı ile işin tamamlanma oranının ancak % 21,13 seviyesine ulaştığını, sözleşmenin birim fiyat esasına göre düzenlendiğini, sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur. <br>\tMahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulüne dair verilen  04/02/2019 tarih ve 2016/766 Esas-2019/73 Karar sayılı kararına karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 06/10/2021 tarih ve  2019/1151 Esas- 2021/843 Karar sayılı kararı ile; \"…Somut olayda Mahkemece oluşturulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/10/2018 tarihli raporda, davacı yüklenicinin haksız fesih iddiasının dayanağı olarak  süre uzatımı verilmesi gerektiğini ileri sürdüğü nedenlerin hiçbiri sözleşme ve ekleri ile taraflar arasındaki yapım işi süresi değerlendirilmek suretiyle tartışılmamış, yükleniciye mevcut sözleşme ve ekleri ile fiili durum kapsamında ek süre verilmesi gerekip gerekmediği hususunda teknik bir açıklama yapılmamıştır. Düzenlenen rapora karşı, taraf vekillerince usulüne uygun olarak itiraz edilmesine rağmen mahkemece bu itirazları karşılar şekilde ek rapor alınmamıştır.<br>\tMahkemece yapılacak iş; bilirkişi heyetinden taraf itirazlarını karşılar şekilde ve özellikle davacı yüklenicinin süre uzatımı verilmesi gerektiğine ilişkin ileri sürdüğü ancak bilirkişi heyeti tarafından hiç değerlendirilmeyen nedenler teknik yönü ile tartışılarak, sözleşme ve ekleri kapsamında talep edilen ancak davalı iş sahibi tarafından verilmesi gerekirken verilmeyen süre var ise, bunun tespiti, bu sürenin verilmesi halinde işin hangi tarihte bitirilmesi gerektiği, yine sözleşmenin feshedildiği tarih de dikkate alınarak sözleşme kapsamında ek süre verilmiş olsa idi işin tamamlanıp tamamlanamayacağının belirlenmesi, ek süre verilmesi gerektiği ve bu süre içinde işin tamamlanmasının mümkün olduğunun tespit edilmesi halinde ise, sözleşmenin feshinde tarafların kusur durumları; taraflardan birinin tam kusurlu yada tarafların müterafık kusurlu olup olmadıkları teknik inceleme yaptırılmak suretiyle ek rapor alınarak; sonucuna göre davadaki talepler hakkında karar verilmesinden ibarettir. Açıklanan hususlar gözetilmeden, davacı ve davalının rapora karşı teknik itirazları karşılanmadan, eksik ve denetlenebilir nitelikte olmayan heyet raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır.\" gerekçesi ile taraf vekillerinin diğer istinaf nedenleri incelenmeksizin, istinaf başvurularının kabulü  ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>\tDairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama sonucunda Mahkemece;\tgerekçeleri itibarı ile somut olaya uygun, iade kararında belirtilen konuların değerlendirildiği, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun değerlendirmelerin yapıldığı yeni heyetin 14/02/2023 tarihli asıl rapor ile itirazlar üzerine 24/09/2023 tarihli birinci ek raporunun hükme esas alındığı, hükme esas alınan raporda; sözleşme ve eklerine göre davacı yüklenici tarafından talep edildiği halde davalı iş veren tarafından süre uzatımı verilmeyen talebin 26/05/2014 tarihinde davacı tarafından gündeme getirildiği, bunun dayanağının hava koşulları nedeni ile çalışılamayan dönemler için ek süre verilmesine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 9.2 maddesi açık olup, \"Yüklenici taahhüdün tümünü, iş yeri teslim tarihinden  itibaren 300 gün içinde tamamlayarak geçici kabule hazır hale getirmek zorundadır. Sürenin hesaplanmasında, havanın fen noktasında çalışmaya uygun olmayan dönemi ile resmi tatil günleri dikkate alındığından, bu nedenle ayrıca süre verilemez.\" şeklindeki açık düzenleme ve yine sözleşmenin 9.4 maddesine göre \"... fen koşullarına göre çalışmaya uygun olmayan 15/12-01/02 tarihleri  arasındaki 105 gün olup, bu süre iş bitiminde dikkate alınmaz....\" şeklindeki düzenlemeye göre; yer teslimi 03/06/2013 tarihinde yapılmış olup,  sözleşmeye göre iş bitim tarihi 01/04/2015 olacağı, iş bitim süresi sözleşme ile belirlenmiş olup, bu sürenin hesaplanmasında çalışmaya uygun olmayan sürelerin de dikkate alındığının açık olduğu, bu hali ile sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca çalışmaya uygun olmadığı belirlenen 105 günlük sürenin işin bitim tarihi belirlenirken dikkate alındığı ve bu konuda ek süre verilemeyeceği biçimindeki sözleşme hükmü uyarınca davacının davalıdan bu nedenle ek süre talebinde bulunamayacağı, davalının da açık sözleşme hükmü uyarınca ek süre vermesinin sözleşmeye uygun olmadığının kabul edildiği, <br>\tKar siperi yapımına konu sahanın bir kısmının yeni yapılacak servis yoluna denk gelmesi nedeni ile ek süre verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu servis yollarının yapımının 47 gün sürmesinin uygun olduğu, zaten bu 47 gün dikkate alınıp davalı tarafından davacıya ek süre verildiği anlaşıldığı, <br>\tTarafların anayasasının sözleşme hükümleri olup, uyuşmazlıkların bu sözleşme ekleri dikkate alınarak çözümlenmesi gerektiği, davalının ödeneğinin yeterli olmadığı gerekçesi ile ek süre verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, sözleşme hükümlerinde yer almayan bir nedenle ek süre verilmesinin mümkün olmadığı, sözleşmede de ödenek yetersizliği nedeni ile ek süre verileceğine ilişkin düzenleme olmadığı için bu nedenle de ek süre verilmesinin mümkün olmadığının kabul edildiği, <br>\tMalzeme ocaklarından malzeme temini ve patlayıcı temininde sorunlar çıktığı belirilerek süre uzatımı verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 1-Genel açıklamalar başlığı  altında madde 2/f ve madde 9.a  bendinde açıkça malzeme ocağının tespiti, gerekli işlemler ile patlayıcı malzeme temini ve gerekli izinlerin alınması, davacının sorumluluğunda olduğu için bu nedenle de ek süre verilemeyeceği,  kamulaştırma projelerinde yaşanan gecikmelerin de 9.2 maddesi kapsamında davacının sorumluluğunda olduğu için ek süre verilmesinin mümkün olmadığının kabul edildiği,<br>\tBilirkişi raporunun 17. sayfasında yapılan değerlendirme sonucu verilmesi gereken ek sürenin 433 gün olması gerektiğinin kabul edildiği, buna göre; işin sözleşmeye göre bitim tarihinin 01/04/2014 olduğu, kar siperi yapımı için verilen ek süre, hava şartları nedeni ile işin davalı tarafından durdurulduğu süre de dikkate alındığında verilmesi gereken ek sürelerin sonu olan 08/06/2015 tarihinde işin bitmiş olması gerektiği, sözleşmenin bu süreden de sonra 10/07/2015 tarihinde davalı tarafından fesih edildiği, kar siperi imalatı nedeni ile yarım kalan işin tamamlanması için davalının 22/04/2015 tarihli talebine rağmen davacının işe başlamadığı, fesih tarihine kadar davacının her hangi bir imalatı olmadığı için ek süre verilse dahi bu sürenin sonu olan ve işin bitirilmesi gereken 08/06/2015 tarihinden sonra 10/07/2015 tarihinde fesih işleminin yapılmış olması nedeni ile davalı tarafından ek süre verilmese dahi davacının üstlendiği işi tamamlamasının mümkün olmadığı, bu hali ile davalı işverenin davacı yüklenici ile olan sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığının kabul edildiği, <br>\tSözleşmenin davalı tarafından haklı nedenle fesih edildiği kabul edilmekle davacıya ait teminat mektubunun paraya çevrilmesi sözleşme hükümlerine uygun olduğu için davacının teminat mektubu bedelinin davalıdan tahsili isteminin yerinde olmadığının kabul edildiği, <br>\tDavacının bir diğer talebinin, sözleşme hükümlerine aykırı olarak gecikme cezası uygulandığı olup, şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 25. maddesinde gecikme halinde uygulanacak cezalar ve sözleşmenin feshinin nasıl gerçekleşeceği konusunda açık hükümler yer aldığı, sözleşmenin 25.1 maddesine göre, süre uzatım halleri hariç yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanmasının mümkün olduğu, sözleşmenin 25.2 maddesinde gecikme cezasının nasıl hesaplanacağının belirlendiği, sözleşmenin 25.1 maddesinde yer alan açık düzenlemeye göre işin verilen süre uzatımına rağmen teslim edilmemiş olması halinde işin tamamlanması için 10 gün sürenin verildiği ihtarnamenin gönderilmesi gerektiği, dava dosyası içerisinde davalı tarafından düzenlenen 16/06/2015 tarihli ve 12885 sayılı ihtarname mevcut olup, bu ihtarnamede sözleşmenin 25.2 maddesi açıkça yazılmış olmasına rağmen ihtarnamenin sonunda \"İş bu maddeler gereğince tebliğ tarihinden itibaren işin 10 gün içerisinde geçici kabule hazır hale getirilmesi gerekmektedir. Aksi halde sözleşmenin fesih edileceği ve teminatın irat kayıt edilerek yasaklılık işlemlerine başlanacağının\" bildirildiği, 10 günlük sürenin sonunda işin geçici kabule hazır hale getirilmemesi durumunda gecikme cezası uygulanacağının açıkça davacıya ihtar edilmediği, yukarıda içeriği özetlenen ihtarnamenin gecikme cezası uygulanması için sözleşmenin 25. maddesine göre usulüne uygun biçimde hazırlanmış bir ihtarname olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, bu hali ile gecikme cezalarının sözleşme hükümlerine uygun ihtar düzenlenmeden kesilmesi mümkün olmamakla birlikte, her iki tarafın imzalarını taşıyan 5 adet hakediş içerisinde 192 gün karşılığı 1.278.622,41 TL gecikme cezası kesilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin 8.2, Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 40. maddesi uyarınca hakedişlere çekince ileri sürmenin şeklinin açıkça belirtildiği, davacının çekincelerinin sözleşme ve ekinde yer alan düzenlemelere uygun olmaması nedeni ile, hakedişlerde imzası bulunan davacının bu hükümlere uygun çekince ileri sürmeksizin  hakediş bedellerini tahsil etmiş olması nedeni ile geriye dönüp ceza kesintilerinin haksız olduğunu ileri süremeyeceği, bu nedenle ceza kesintilerinin de davalıdan talep edilemeyeceğinin kabul edildiği,<br>\tDavacının dava dilekçesinde yer alan bir diğer talebinin sözleşmenin feshi nedeni ile kalan işleri tamamlayamadığı için kâr yoksunluğunun davalıdan tahsiline ilişkin olup, yukarıda da belirtildiği gibi sözleşmenin feshine davacının davranışlarının neden olduğu, davalı tarafından yapılan fesih işlemi haklı nedene dayandığı için davacının yapılamayan işler nedeni ile kâr yoksunluğu talep edemeyeceğinin kabul edildiği,<br>\tDavacının bir diğer talebinin fiyat farkı istemine ilişkin olup, sözleşmenin fiyat farkı ödemesi ve hesaplaması şartları başlıklı 14.2. maddesindeki düzenlemeye göre yükleniciye fiyat farkı verilmeyeceği, ancak mücbir sebep veya idarenin kusuru nedeni ile  süre uzatımı verilmesi nedeni ile iş bitim süresinin uzatılması halinde ilan/davet tarihinde yürürlükte bulunan fiyat farkı esasları uyarınca fiyat farkı ödenir düzenlemesi yer aldığı, işin yapımı nedeni ile davalı idareden kaynaklanan aksaklıklardan dolayı 433 gün ek süre verilerek işin bitim tarihinin 10/07/2015 tarihine ötelendiği, verilen ve verilmesi gerektiği kabul edilen ek süre içerisinde davacı hiç bir imalat yapmadığı için  davacının davalıdan fiyat farkı adı altında ücret talep etmesinin mümkün olmadığının kabul edildiği,  <br>\tDavacının bir diğer talebinin, 10 nolu hakediş bedelinden  ödenmediği ileri sürülen kısma ilişkin şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsili istemine ilişkin olduğu, sözleşmenin fesih edilmesi nedeni ile sözleşme eki 47/11 maddesi gereğince düzenlenen 30/09/2015 tarihli durum tespit tutanağında ve davacı taraf davet edilmesine rağmen katılmayarak imzalamadığı 12/11/2015 tarihli ve 10 nolu hakediş raporunda yer alan imalat miktarı dikkate alındığında davacı şirketin tek taraflı olarak düzenlediği 31/05/2015 tarihli ve 10 nolu hakediş raporundaki imalat miktarları örtüşmediği için sırf davacı tarafından düzenlenen hak ediş raporu esas alınarak ödeme yapılmasının mümkün olmadığı, bu nedenle davacının kendisi tarafından düzenlenen 10 nolu hakediş nedeni ile davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığının kabul edildiği,   <br>\tDavacının bir diğer talebinin, fiilen gerçekleştirilen metrajların bilirkişi aracılığı ile belirlenip, fazladan yapılan imalatların 2015 yılı piyasa fiyatlarına göre hesaplaması yapılarak oluşacak alacaktan şimdilik 5.000,00 TL'nin tahsili istemine ilişkin olduğu, sözleşmenin fesih edilmesi nedeni ile sözleşme eki 47/11 maddesi gereğince düzenlenen 30/09/2015 tarihli durum tespit tutanağında ve davacı taraf davet edilmesine rağmen katılmayarak imzalamadığı 12/11/2015 tarihli ve 10 nolu kesin hakediş raporunda yer alan imalat miktarları dikkate alındığında, davacı tarafın fazladan yaptığı imalatın söz konusu olmadığı bilirkişilerce belirlendiği için davacının fazla imalat nedeni ile davalıdan talep edebileceği alacağının bulunmadığının kabul edildiği gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tDavacı vekili istinaf başvurusunda; Mahkemenin, esasen, yeni bilirkişi heyetinin düzenlediği kök ve ek raporu hükme esas aldığını, ancak kök rapor ile ek rapor arasında çelişkiler bulunduğunu, kök rapora karşı yaptıkları çok sayıda somut itirazlarının hiçbir şekilde ek raporda değerlendirilmediğini, bu haliyle bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığı yönündeki somut ve haklı itirazlarına rağmen mahkemenin bu itirazlarını karşılar nitelikte ek rapor alınması talebini reddettiğini, bunun yanı sıra bilirkişi raporunda lehlerine kabul edilen alacak kalemleri de bulunmakta iken mahkemenin yetersiz ve eksik gerekçe ile bilirkişi raporundaki lehe kısımları da kapsar şekilde dava konusu tüm talepleri yönünden davanın reddine karar verdiğini, ancak dava konusu alacak taleplerine konu vakıaların tespitinde ve değerlendirilmesinde bariz takdir hataları yapıldığını, olaya ve hukuka uyarlı olmayan sonuçlara ulaşıldığını belirterek; istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan haksız fesih nedeniyle müspet ve menfi zararlar, gecikme cezası, bakiye iş bedeli, sözleşme dışı iş bedeli istemlerine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek  yasal düzenlemelere uygun ve isabetli  karar verilmiş olduğu,  ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle Dairemizin  06/10/2021 tarih ve  2019/1151 Esas- 2021/843 Karar sayılı kaldırma kararına uygun şekilde yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu ile davalı tarafça yapılan kesin hakedişte belirtilen davacı alacağından daha fazla alacağı bulunmadığının da anlaşılmasına göre, iş bu davada feshin haklılığı/haksızlığı tartışılmış olmakla sözleşme bedeli dikkate alınarak temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekilinin istinaf  başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 09/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t<br><br>Başkan <br>  e-imzalıdır<br><br>Üye<br> e-imzalıdır <br><br>Üye<br>  e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  e-imzalıdır<br><br><br><br><br> <br><br> <br>   <br> <br> \t<br><br><br>   <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"38662460e6f59d34","SID":"1479aeacf1727535"}}