{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/2553 - 2024/2579<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/2553 <br>KARAR NO\t: 2024/2579<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t: ...  (...)<br>ÜYE\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 24/03/2022<br>NUMARASI\t: ... Esas, ... Karar<br>DAVACI\t: ... -     <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVALI\t: ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -  \t  <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br><br>GEREKÇELİ KARARIN <br>YAZILDIĞI TARİH \t: 31/10/2024<br><br> ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/03/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına yönelik olarak istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla Dairemize gönderilen dosyanın yapılan incelemesinde;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/09/2012 günü ... isimli şahsın sevk ve idaresindeki davalı şirket tarafından sigortalı ... plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklete çarpması sonucu müvekkili ...'in yaralanarak beden gücü kaybına uğradığını,  kazaya karışan  ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, bakiye 21.489,28 TL maddi tazminat tutarının arabuluculuk sürecinin başladığı 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, açılan davanın kabulü ile, 21.489,28 TL maddi tazminatın arabuluculuk başvuru tarihi olan 05/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili; Olayla ilgili ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında yargılama yapılarak karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, sözü geçen mahkeme kararının kesin hüküm niteliğinde olduğunu, bu sebeple davanın reddi gerektiğini, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin güncel verilerle yeniden hesaplama yaparak aynı esas hakkında yeniden yargılama yapmasının hatalı olup ilgili kararın kaldırılması gerektiğini, uyuşmazlığın daha önce kesin bir hükümle çözümlenmiş olması nedeniyle, mahkemece yeniden inceleme konusu yapılamayacağının açık olduğunu, davacının dava dilekçesinde yalnızca bakiye miktar talep etmiş olduğundan taleple bağlılık ilkesi gereği yerel mahkemenin davacının talebiyle bağlı kalmayarak<br> güncel verilerle aynı konu üzerinden yeniden yargılama yapmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.  <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br><br> Dava, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 50, 54/1-3. ve 55. maddeleri kapsamında, trafik kazasına dayalı açılan, çalışma gücünün azalmasından veya yitirmesinden doğan (maluliyet) maddi tazminatın bakiye kısmına ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>Hükmü davacı vekili istinaf etmiştir.<br>İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Davalı vekilinin istinaf talepleri yönünden yapılan incelemede:<br>Davacı vekili, 27/09/2012 günü meydana gelen kaza nedeniyle davalının, ZMSS ile sigortalısı olan ... plakalı aracın sürücüsü\t... ve işleteni ... aleyhine açmış oldukları ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında yargılama yapılarak davanın kabulü ile 23.835,89 TL'nin (1.885,50 TL geçici + 21.950,39 kalıcı maluliyet tazminatı) davalılardan  kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verildiğini, kararın Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 09.04.2018 Tarih ... E. ... K. sayılı ilamı ile kesinleştiğini, davalı sigorta şirketi tarafından ödemesi yapılan 2.346,61 TL dışında kalan bakiye 21.489,28 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.<br>Davalı vekili, ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında verilen kararın kesin hüküm teşkil ettiğini savunmuştur.<br>Kesin hüküm, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 303.maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “(1)Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. (2)Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden, sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. (3)Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir. (4)Bir dava dolayısıyla ortaya çıkan kesin hüküm, o hükmün kesinleşmesinden sonra dava konusu şeyin mülkiyetini tarafların birisinden devralan yahut dava konusu şey üzerinde sınırlı bir ayni hak veya fer’î zilyetlik kazanan kişiler hakkında da geçerlidir. Ancak, Türk Medenî Kanununun iyiniyetle mal edinmeye ait hükümleri saklıdır. (5)Müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir.” <br>Maddenin 1. fıkrasında çok olarak düzenlendiği üzere, kesin hükümden söz edilebilmesi için, iki davanın taraflarının, dava konusunun ve dava sebeplerinin, talep sonucunun aynı olması zorunludur. Aynı yasanın 5. fıkrasında \"Müteselsil borçlulardan biri veya birkaçı ile alacaklı arasında yahut müteselsil alacaklılardan biri veya birkaçı ile borçlu arasında oluşan kesin hüküm, diğerleri hakkında geçerli değildir.\" denilmiştir.<br> ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasının incelenmesinde davalıların davalının, ZMSS ile sigortalısı olan ... plakalı aracın sürücüsü\t... ve işleteni ... aleyhine açılmış olduğu, davalı sigortanın o dosyada davalı olmadığı, dolayısıyla ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında verilen kararın davalı yönünden kesin hüküm teşkil etmediği anlaşılmıştır.<br>Mahkemece kusur, maluliyet ve hesap yönünden yeniden değerlendirme yapılmış,  ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyada alınan ... Adli Tıp Kurumu Başkanlığınca düzenlenen kusur raporunda, otomobil sürücüsü ... 'nin %100 kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'in ise kusursuz olduğunun belirtildiği görülmüş, mahkemece bu rapora itibar edilmiştir.<br>Mahkemece dosya tedavi evrakları ile birlikte ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığına gönderilmiş, ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen 22/11/2021 tarih ve ... sayılı, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş raporda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu beden gücünün % 7'sini kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de altı aya kadar olduğu belirtilmiştir. <br>Hesap Bilirkişisinin 03/02/2022 tarihli raporunda, kusur oranına, maluliyet oranına ve davacının tespit edilen gelirine göre davacının geçici işgöremezlik sebebiyle 4.116,10 TL, sürekli işgöremezlik sebebiyle 28.455,40 TL olmak üzere toplam 32.571,50 TL olarak hesaplandığı, davalının yaptığı ödeme faiziyle güncellenip düşüldükten sonra bakiye 29.249,34 TL maddi tazminat talep edebileceği, zararın poliçe kapsamında olduğu belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişisi raporunda sigorta tarafından ödeme tarihindeki verileri esas almış ve 23.06.2017 tarihinde yapılan ödeme miktarını yasal faiz üzerinden güncellemiştir. Davalı vekilinin hesap raporuna yaptığı itiraz yerinde değildir.<br>Mahkeme bunun üzerine  ....Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, ... karar sayılı dosyasında belirlenen alacağın davalı sigorta tarafından yapılan ödemeden bakiye kısmın davalıdan tahsiline karar vermiş olup karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. <br>HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatiyle heyete sunulur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.467,93\tTL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 366,00 TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 1.101,93‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,<br><br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.31/10/2024<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Üye ...<br> <br>...<br>Katip ...<br>                  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9063f5eb208e0a1d","SID":"5955f3aedda79a62"}}