{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ERZURUM<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/1419 <br>KARAR NO\t: 2024/1521<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ERZURUM ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t 21/04/2022 (Karar)<br>NUMARASI\t: 2020/296 Esas,  2022/286 Karar<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı gerekçeyle davanın maddi tazminat yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen karara karşı yasal süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:  <br>DAVA; <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket bünyesinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı, ...'nın sürücüsü bulunduğu ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığı ve malul kaldığını, müvekkilinin mesleği ağır vasıta tır şoförü olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra sigorta şirketine müracaat ettiğini bir kısım ödeme yapıldığını ancak eksik ödeme yapıldığını, maddi tazminat taleplerinin şuan için belirsiz olduğunu, müvekkili için şimdilik 100,00-TL maddi tazminatın ve 20.000,00-TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyet oranının tespiti ile davanın reddine, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep ettikleri anlaşılmıştır.<br>Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. <br>YEREL MAHKEME KARARI; <br>Mahkemece, \"..davacıda kaza nedeniyle  maluliyet oluşturacak bir sekel olmadığı, elli gün iyileşme süresinin, yirmi beş gün bakıcı ihtiyaç süresinin olduğu yönünde kanaat bildirilmiş, davacının yaşı, meydana gelen kazadaki kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, sürekli maluliyetinin bulunmaması, kaza nedeniyle çektiği acı ve duymuş olduğu üzüntünün boyutu, kazanın tarihi ve işleyecek yasal faiz, hakkaniyet ve manevi tazminat miktarının bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmaması ilkesi ve davacının uğradığı manevi zarar göz önüne alınarak hakkaniyet ölçüsünde oranlama yapılarak davacının davasının kısmen kabulü ile 3.500,00TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Halı Mobilya Dayanıklı Tüketim Maddeleri İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, maddi  tazminat yönününden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.\"  gerekçesiyle \"Davacının maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile, 3.500,00-TL tazminatın kaza tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine,\" şeklinde  karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>İSTİNAF İTİRAZLARI: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının oldukça düşük olduğunu, manevi tazminatın reddedilen kısmı yönünden karşı vekalet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece hükmedilmiş olan karşı vekalet ücretinin ...'nin Manevi Tazminat Davalarında Ücret başlıklı 10. maddesine aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;<br>Dava, trafik kazası sebebiyle manevi tazminat istemine ilişkindir.<br>Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hükümlerle sınırlı olmak üzere inceleme yapılmıştır.<br>Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde, davacı vekili dava dilekçesinde davalı  ...'nın sürücüsü bulunduğu aracın müvekkiline çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, iddia ederek maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, yargılama sırasında maddi tazminat talebinden feragat ettiği,  mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacının maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile, 3.500,00-TL tazminatın davalılar ... ve ...nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı vekilinin manevi tazminat yönünden karşı taraf lehine verilen vekalet ücretine yönelik istinaf itirazının incelenmesinde;<br>Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. Maddesine göre manevi tazminat davalarında davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Yani manevi tazminat davalarında hüküm altına alınacak miktar olayın oluş şekline ve diğer unsurlara göre hakimin takdirinde olsa da bu madde kapsamında davanın kısmen kabul ve red durumunda davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerekmekte olup davacı vekilinin bu maddenin aksine davalı lehine hiç vekalet ücreti verilmemesi yönündeki istinaf talebi yerinde değildir. <br>Ancak aynı maddede belirtildiği üzere manevi tazminat davalarında davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği halde ilk derece mahkemesince davacı lehine 3.500,00 TL manevi tazminat ve 3.500,00 TL vekalet ücretine karar verildiği halde az önce belirtilen maddeye aykırı olarak davalı ... lehine davacı için takdir edilen vekalet ücretini geçecek şekilde 5.100,00 TL vekalet ücretine karar verilmesi yerinde olmayıp mahkemenin kararı bu yönüyle yerinde görülmemiştir. <br>Davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf itirazının incelenmesinde;<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ıncı maddesine göre “Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” <br>Türk Medeni Kanunun 4 uncu maddesine göre “Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hakim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.” <br>Manevi tazminat davası, kişilik haklarına yapılan haksız saldırı dolayısıyla, kişideki ruhsal çöküntüyü ortadan kaldırma, duyduğu manevi acıların dindirilmesi, yeniden yaşama sevinci kazanması, utanç duygusundan sıyrılması, duyulan elem ve acının unutulması gibi sonuçlar doğurmaya yönelik açılan davadır.<br>BK'nın 47. maddesindeki (6098 sayılı TBK m. 56) hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözönünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, B.K.’nun 47.(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nın 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nesafete göre hükmedeceği öngörülmüştür. <br>Somut olayda; Davacı ...'nün 20.12.2017 tarihinde yaya olarak yolun karşısına geçmek için kaldırımdan indiği sırada aracı ile geri geri manevra yaparak gelmekte olan davalı sürücüsü ...'nın sevk ve idaresindeki davalı şirkete ait ... plaka sayılı araç ile davacı yayaya çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde, ...Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığının 03.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda, 30 Mart 2013 tarih ve...Resmi Gazete sayılı Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre yapılan değerlendirmeye göre davacıda kaza nedeniyle maluliyet oluşturacak bir sekel olmadığı, 50 gün iyileşme süresinin, 25 gün bakıcı ihtiyaç süresinin olduğu, olay sonrası kolluk birimi tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağına göre davalı sürücü ...'nin tek asli kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır.<br> Dosya kapsamına göre, kaza tarihi, kazanın meydana gelmesindeki kusur durumu, davacının bakıcı ihtiyacının ve geçici iş göremezlik süresi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olması, hakimin manevi tazminat miktarını tarafların kusur oranlarına, sosyal ve ekonomik durumlarına, hakkaniyete ve adalete uygun olarak, sebepsiz zenginleşme de teşkil etmeyecek şekilde takdir etmesinin gerekmesi, takdir edilecek miktarın manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da göz önünde tutularak, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olması gerekmesi gibi ilkeler dikkate alındığında davacı yararına takdir olunan manevi tazminatın çok düşük olduğu anlaşılmaktadır. <br>Bu sebeple, olayın özellikleri ile yukarıda belirtilen ilkeler dikkate alınarak davacı lehine hükmedilen toplam 3.500,00 TL tutarındaki manevi tazminatın düşük kaldığı anlaşılmakla, takdiren tüm bu verilere göre davacı için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmış, bu itibarla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, Dairemizce ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 Sayılı HMK 'nın 352/1-b-2 maddesi uyarınca  esasa ilişkin yeniden aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.<br>Her ne kadar yukarıda karşı taraf lehine takdir edilen vekalet ücretinin davacı lehine takdir edilen 3.500,00 TL'yi geçemeyeceği belirtildiği halde dairemizce davacının manevi tazminatın miktarına yönelik istinaf talebi kısmen kabul edilmekle ve davacı lehine 10.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş olmakla ve ret edilen miktar yönünden davalı ... lehine 10.000,00 TL vekalet ücretine takdir edilmesi gerekmekte ise de davalı ...'nın mahkemenin kararını istinaf etmemesi sebebiyle usulü kazanılmış hak ilkesi gereğince davalı ... lehine mahkemenin kararında hüküm altına alınan vekalet ücretine karar verilmiştir.   <br>Ayrıca dairemizce kamu düzeni yönünden re'sen yapılan incelemede; Konusu bir miktarı paranın ödenmesine ilişkin alacak ve tazminat davalarında bakiye karar ve ilam harcı davacı tarafından dava açarken gösterdiği değer üzerinden değil mahkemece hüküm altına miktar üzerinden belirlenmektedir. Ancak ilk derece mahkemesince bu kurala uygun olarak hüküm altına aldığı miktar üzerinden bakiye karar ve ilam harcına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile dava değeri üzerinden bakiye karar ve ilam harcına karar verilmesi de yerinde görülmemiştir. <br>HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesinde yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verileceği belirtilmiş olup anılan yasal düzenleme uyarınca davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulüne, mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davacı için 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine dair şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>I-Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KISMEN KABULÜ  ile yerel mahkemece verilen hükmün HMK'nın 353/(1)-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,  sair istinaf itirazlarının reddine,<br>II-KALDIRILIP DÜZELTİLEN HÜKMÜN YERİNE GEÇMEK ÜZERE;<br>\"1-Davacının maddi tazminat talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, <br>2-Manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile; 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br>3-Maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 68,65 TL harçtan mahsubu ile bakiye noksan 12,05 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>4-Manevi tazminat yönünden 10.000,00 TL üzerinden hesap olunan 683,10 TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 68,65 TL harcın mahsubu ile bakiye noksan 614,45 TL harcın davalılar ... ve ...nden müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, <br>5-Manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya  verilmesine, <br>6-Maddi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 100,00-TL  vekalet ücretinin  davacıdan alınarak davalılar ... ve ... Anonim Şirketine verilmesine, <br>7-Manevi tazminat yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan  5.100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ya verilmesine, <br> 8-Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvurma harcı, 68,65-TL peşin harç, 1.000,00-TL Adli Tıp Fatura ücreti, 102,05-TL posta gideri, 71,00-TL e-tebligat ve 177,00-TL tebligat gideri toplam olmak üzere toplam 1.473,10-TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak 256,50-TL'sinin davalılar ... ve ...n'den alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, <br>9-Davacı tarafından yapılan ve arta kalan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine,<br>10-Dava şartı olan arabuluculuk son tutanağı gereğince arabulucuya ödenen 1.320,00 TL'nin davanın kabul red oranları nazara alınarak 229,85 TL'nin davalı ... ve davalı ...'nden müştereken ve müteselsilen alınması, geri kalan bakiyenin ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, \" şeklinde HÜKÜM TESİSİNE;<br>III-Peşin alınan istinaf karar harcının davacıya iadesine,<br>IV-İstinaf aşamasında yapılan 220,70-TL başvuru harcı, tebliğ ve dosya gidiş dönüş masrafı 160,10-TL istinaf yargılama gideri toplamı 380,80-TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,  <br>V-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>VI-İİK 36. maddesi gereğince istinaf aşamasında başvuruda bulunan tarafından tehiri icra talebi uyarınca varsa yatırılan teminatın iadesine,<br>VII-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, teminat, harç ve gider avansı iadesi/ikmaline ilişkin işlemlerin yerel mahkemesince yerine getirilmesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK' nın 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere ... tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"21f3d4594334afb0","SID":"064e900029b3e403"}}