{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/579 Esas<br>KARAR NO: 2024/1662 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 24/01/2023<br>NUMARASI: 2020/308 E.  -  2023/60 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden konusu 25.07.2019 keşide tarihli ve 49.500,00 TL bedelli çeke dayanarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatılmış olduğunu, icra takibinde gönderilen tebligatın müvekkiline teslim olmakla takibin kesinleşmiş olduğunu, takibe dayanak çeklerde müvekkili şirket yetkilisi ...'un imzasının bulunmadığını, şirket muhasebecisi tarafından ilgili çeklerin imzalanmış olduğunu, imzaların muhasebeci tarafından atıldığını öğrenen müvekkilinin Bakırköy C.Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunduğunu, taraflar arasında kambiyo ilişkisinin doğmadığını, müvekkilinin takibe konu çeklerden dolayı bir borcu bulunmadığını beyanla; davanın kabulü ile, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, icra takibinin bu aşamada müvekkilinin telafisi mümkün olmayan hatta imkansız zararlarının önlenmesi için teminatsız olarak tedbir kararı verilerek takibin durdurulmasına, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili davanın arabuluculuk dava şartı bulunmadığından usulden reddine dair verilen karardan  sonra verdiği cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. <br>MAHKEMENİN İLK KARARI: Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02.01.2020 tarihli 2019/1013E. - 2020/4K. sayılı kararıyla; \"...dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; davanın menfi tespit davası olup arabuluculuk dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı\" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>DAİREMİZ KALDIRMA KARARI: Dairemizin 01/04/2020 tarih ve 2020/636 Esas 2020/782 Karar sayılı ilamı ile; \"...Davanın, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, eldeki davanın, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin olmadığı, dolayısıyla eldeki davanın zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olmadığı, mahkememizce açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne ve mahkememizin  02/01/2020 tarih, 2019/1013 esas, 2020/4 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA\" karar verilmiştir. <br>KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI:  Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2023 tarihli 2020/308E. - 2023/60 K. sayılı kararıyla;\"...Dava, kambiyo senedi altındaki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu çekin altındaki imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı anlaşılmakta olup, grafolog bilirkişi ve  ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan raporda imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu çekte davalı lehdar, davacı ise keşideci olup, davalı ile davacının doğrudan ilişki içinde olması ve taraflar arasında yüzyüzelik bulunması nedeniyle davalı, davacının imzasının adı geçen şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Çekteki  imzasının davacı şirket yetkisinin eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu çeke dayalı olarak başlatılan takipte, davalı ağır kusurlu kabul edileceğinden, tazminat  ile sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu nedenlerle davanın kabulü ile dava konusu çekin takibe konu edildiği  Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı takip dosyası nedeniyle davacı tarafın borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile çek bedelinin % 20'sine tekabül eden 9.494,00 TL kötü niyet tazminatın davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine\" karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davaya konu çekin, davacının müvekkiline olan borcuna karşılık verildiğini, müvekkilinin çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ...'a ait olup olmadığını araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, Kaldı ki, işbu hususun taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının müvekkiline olan borcunu ortadan kaldırmadığını, Mahkemenin aksine değerlendirmelerinin kabulünün mümkün olmadığını, Davacı şirketin muhasebecisi tarafından imzalandığı kabul edilen çeke ilişkin, mevcut ve devam ettiğini bildiği borcun ne şekilde ödendiğini, bu borcun akıbetinin ne olduğunu, çekin şirketi adına muhasebecisi tarafından imzalandığını bilmeme ihtimalinin bulunmadığını, Davacının borçla ilgili sorumluluğunun ortadan kalkmadığını, Mevcut davaya sebebiyet vermeyen ve davacı tarafça kötüniyetli olarak alacağın tahsilinin önlenmesi amacı ile üçüncü kişiye imzalattırılan çek bakımından müvekkili şirketi zarara uğratır şekilde karar verilmesinin hukuka, hakkaniyete ve mantığa aykırı olduğunu, Müvekkilinin çekteki imzaların sahte olduğunun tespit edilmesine ilişkin hiçbir sorumluluğu bulunmadığı gibi, bunu tespit etmesinin de mümkün olmadığını, Çekin ibraz edildiği bankanın çekteki imzanın uyuştuğuna dair bilgi verdiğini, Alınan her iki raporda da, imzanın davacı şirketin yetkilisinin imzasına benzer olduğu, ancak detaylı inceleme sonucunda farklı olduklarının tespit edildiğine dair görüş bildirildiğini, Davacı şirket yetkilisi tarafından icra takibine itiraz edilmediğini ve takibin kesinleştiğini, Buna rağmen yerel mahkemece kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin Yargıtay kararlarına ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, istinaf taleplerinin kabulüne, 24/01/2023 tarihli usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılarak davanın reddine, akis kanaatte olunması halinde kötüniyet tazminatına ilişkin hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden incelenmesinde; davalı tarafından davacı aleyhine 07/08/2019 tarihinde; 47.470,00 TL   asıl alacak, 165,82 TL   faiz alacağı, 4.747,00 TL  çek tazminatı, 142,41 TL komisyon olmak üzere toplam  52.525,23 TL alacak için kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının  25/07/2019 günlü, 5921 seri numaralı, 47.470,00 TL bedelli çek olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu çekin incelenmesinde; ... Bankası E5 Avcılar Şubesi'ne ait çek olduğu, davacının çekin keşidecisi olduğu ve davacı şirket yetkilisinin imzanın çekin ön yüzünde yer aldığı, davalının lehtar olduğu, bedelin 49.500,00 TL olduğu ve vade tarihinin 25/07/2019 olduğu görülmüştür. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/03/2021 tarihli, 2020/889 Esas, 2021/328 Karar sayılı kararı incelendiğinde; davacı ... Anonim Şirketi'nin 31/03/2021 tarihinde, saat 11.15 itibariyle iflasına karar verildiği, kararın 11/05/2021 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Mahkemece Adli Bilimler ve Adli Grafoloji Uzmanı bilirkişi ...'dan alınan 23/02/2021 tarihli raporunda özetle; davacı şirket yetkilisi ...'un imzalarını içerir, ... Bankası Bakırköy Dikilitaş Şubesi'ne ait 29.11.2018 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi aslının, ... Bankası A.Ş.'ne ait “Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinde Genel İşlem Koşulları Kullanılmasını Kabul Beyanı” başlıklı belge aslının, ... Bankası'na ait 20.09.2016 tarihli Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi aslının, Zeytinburnu ...Noterliği'nin 16.07.2019 tarihli ... y.nolu imza sirküleri aslının, ... T.A.Ş. Fatih Şubesi'ne ait Ticari Hizmetler Sözleşmesi aslının ve dört sayfa istiktab zabtı asıllarının incelendiğini, inceleme konusu imza ile mukayese edilmek üzere oluşturulan imza portföyünde yer alan davacı şirket yetkilisine ait imzaların çekin keşide tarihinden önceki ve sonraki içerdikleri ve genel karakteristik yapıları bakımından tutarlılık gösteren imzalar olduklarının görülmekte olduğunu, inceleme konusu imza ile mukayese imzaların ilk bakışta şekli bir benzerlik gösterdikleri izlenimi alınmakta ise de detay incelemede aralarında önemli grafolojik farklılıklar bulunduğunun izlenmekte olduğunu, tetkik konusu imza ile mukayese imzaların, imzaların ilk bölümlerindeki eliptik yapının başlangıç lokasyonu, çap ve konum özellikleri, detayda içerikteki gramaların yapısal özellikleri, gramalarla bitiriliş ünitesinin bağlantı karakteristiği, imzaları kesen yatay hatların uzunluğu, diğer imza ünitelerine göre oranları, genel imza kompozisyonu açısından imza bölümlerinin birbirlerine göre oran ve konumları, ritm-form dengesi, özellikle presyon varyantları, hız-işleklik tarzı vital değerler bakımından farklı grafolojik özellikte imzalar olduklarının müşahede edilmekte olduğunu, genel grafolojik parametrelerle ifade edildiğinde tetkik konusu imza ile mukayese imzalar arasında detayda tersim tarzı, işleklik derecesi, meyil ve istikamet, seyir, sürat, istif, itiyatları ve baskı unsurları bakımından uygunluk ve benzerlikler bulunmadığının tespit edilmiş olduğunu, sonuç olarak; inceleme konusu ... Bankası E-5 İstanbul Şubesi'ne ait ... seri nolu 25.07.2019 keşide tarihli 49.500-TL'lik çekin ön yüzünde davacı şirkete atfen atılmış keşideci imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla davacı şirket yetkilisi ...'un eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığını bildirmiştir. Mahkemece İstanbul Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan 23/12/2021 tarih ve ... nolu raporda özetle; ...'a ait mukayese yazı/imzalarını içerir; 20/09/2016 tarihli, Bireysel Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesinin, (...), 16/07/2019 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı imza sirkülerinin, (...), 22/02/2029 geçerlilik tarihli kimlik kartı fotokopisinin, (...), Bila tarih, kabul beyanının (...), 28/11/2018 tarihli, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin (...), 10/06/2016 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı imza sirküleri fotokopisinin (...), Bila tarih, imza ve çek takip föy'ünün (...), 11/04/2017 tarihli, ticari hizmetler sözleşmesinin (...), 06/12/2019 düzenlenme tarihli, ... yevmiye numaralı vekaletname fotokopisinin (...), İstiktab Tutanaklarının (...) incelendiği, sonuç olarak;  inceleme konusu çekin ön yüzde atılı keşideci imzası ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığı bildirilmiştir.<br>G E R E K Ç E:Dava, imza inkarına dayanılarak, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne, %20 kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya konu icra takibi, imzası davacı şirket yetkilisine ait olmadığı bilirkişi raporları ile tespit edilen çeke dayanılarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus icra takibi olup, davacı şirketin bu çekten dolayı davalı ile kambiyo ilişkisinin bulunmadığı ve çekten kaynaklanan bir borcu olmadığının kabulüne dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle davacının davalı tarafa borçlu olduğu, imzanın sahte olmasının davacıyı bu borçtan kurtarmayacağı gerekçesiyle de istinaf talebinde bulunmuşsa da, açılan dava ve  Mahkemece verilen karar yalnızca takibe konu çekle ilgili olup, davalının varsa alacağını ilamsız icra takibi yolu ile davacı şirketten tahsil etmesine engel teşkil etmeyecektir. Davalı vekilinin kötüniyet tazminatıyla ilgili istinaf taleplerinin incelenmesinde ise; alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi, davaya konu çek üzerindeki keşideci imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, dava konusu çekte davalının lehtar, davacının ise keşideci oldukları, davalı ile davacının doğrudan ilişki içinde olması ve taraflar arasında yüzyüzelik bulunması nedeniyle davalının, davacının imzasının adı geçen şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, çekteki  imzanın davacı şirket yetkisinin eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu çeke dayalı olarak başlatılan takipte, davalının ağır kusurlu kabul edilmesinde ve tazminat  ile sorumlu tutulmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kanaatine varılmakla, davalı vekilinin kötüniyet tazminatıyla ilgili istinaf talebinin de reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 3.588,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 897,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.691,00 TL eksik harcın  davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 26,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 24/10/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2ec36ff4e752fd9","SID":"20eb84b3431decef"}}