{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/580 Esas<br>KARAR NO: 2024/1668 Karar<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 29/11/2022<br>NUMARASI: 2022/340 E.  -  2022/705 K.<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ... Dış. Tic. Ltd. Şti' ye bağlı olarak ilgili firmanın Gaziantep/Güneş Şubesini işleterek kömür alışverişi yaptığını, esnaf olduğu zamanlarda,  ilgili dava dışı şirketten almış olduğu ve piyasaya sunduğu kömürlerin ödemesini yapmak üzere kendisinin borçlu olduğu ve borcuna karşılık olarak ödeme yapmak üzere  senetler düzenlendiğini, müvekkilinin ilgili senetlerin ödemelerini dava dışı şirkete düzenli olarak yaptığını ve yapmış olduğu ödemelerin tüm makbuzlarını da kendi uhdesinde sakladığını, müvekkili aleyhine başlatılmış olan icra takibine konu senetleri ödediğini ve senetlerde lehtar olan ... Dış. Tic. Ltd. Şti' ye karşı herhangi bir borcu kalmadığını, ancak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E., ... E., 2021/28480 E.  sayılı dosyaları ile müvekkili aleyhine kötü niyetli olarak  senetlerdeki alacakların ciro silsilesiyle devri yapılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takipler başlatıldığını, takip taleplerine konu senetlerin, müvekkilinin tüm senet borçlarını takipten önce ödemesine rağmen müvekkiline iade edilmediğini, yapmış olduğu tüm ödemeler dolayısıyla da takip konusu senetlerin tüm borcunun ödendiğine  dair dava dışı  şirketten ödeme makbuzlarına rağmen ibraname aldığını ve ilgili dava dışı şirkete karşı herhangi bir borcunun kalmadığını da bu şekilde tutanak altına alındığını, ancak müvekkili tarafından yapılmış olan tüm ödemelere ve ibranameye rağmen, müvekkilinin ödemiş olduğu makbuzların karşılığında dava dışı olan ve  açıkça kötü niyetli olan ... Dış. Tic. Ltd. Şti'den borçlu olduğu takiplere konu senetleri alamadığını, müvekkilinin icra takiplerine konu senetlerin tüm borcunu ödemesine rağmen dava ve takip konusu senetler ciro silsilesi ile önce dava dışı ... Dış Tic. Ltd. Şti ye ciro edildiğini, ... Ticaret A.Ş'den ise yine dava dışı ... A.Ş.' ye ciro edildiğini, senette son lehtar olan ilgili dava dışı banka tarafından ilgili icra dosyaları ile takibe  geçildiğini, ancak daha sonra açılmış olan  davaya konu İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E., ... E., ... E.  sayılı dosyaları alacağın temliki yapılmak suretiyle  davalıya devredildiğini,  müvekkilinin eldeki icra  dosyaları ile, tüm borcu senetlerdeki lehtara ödemesine rağmen mağdur konuma düşürüldüğünü ve aleyhine, herhangi bir borcu olmamasına rağmen yapılmış olan haciz işlemleri ile mağdur konuma düştüğünü beyan ederek;  ilgili icra dosyalarının hakkında şimdilik ve tedbiren durdurma kararı verilmesini, müvekkilin borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E., ... E., ... E.  sayılı icra takiplerinin iptaline karar verilmesini ve kötü niyetli ve ağır kusurlu olunması sebebiyle de davalı tarafın takip konusu alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ... A.Ş.'den devir ve temlik sözleşmeleri uyarınca temlik aldığını, kambiyo senetlerinin mücerretliği nedeniyle davacı vekilinin iddialarının kambiyo hukukuna temelden aykırı bulunduğunu ve müvekkili şirketin huzurdaki davada hasım gösterilmesinin mümkün olmadığını, davaya dayanak bonoların davacı tarafından imzalandığını, borcun temlik eden bankaya ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine banka tarafından yasal takip işlemleri başlatıldığını, akabinde borcun müvekkili şirkete temlik edildiğini, davacı tarafın borcuna istinaden başlatılan yasal takip işlemlerinin usul ve yasaya uygun olup, davacı borçlu tarafından işbu takibe yasal süresi içinde itiraz da edilmediğini, takiplerin usulüne uygun şekilde itirazsız kesinleştiğini, itiraz bulunmaksızın kesinleşen takip dosyaları hakkında davacı tarafça borcun kendilerine ait olmadığı yönünde bir iddiada bulunularak 11 yıl sonrasında işbu davanın ikame edildiğini, davacının, icra takiplerinin başlangıcı olan 2011 yılından 2022 yılına kadar 11 yıl sessiz kalmasının davacının kötüniyetle borçtan kurtulma saiki ile işbu davayı ikame ettiğini açıkça ortaya koyduğunu, dava konusu ve takibe dayanak bonoların 6762 Sayılı TTK'da yer alan tüm şartları içerdiğinden ve  kambiyo vasfını taşıdığından bonoların karşılığını alamayan alacaklının İİK'nın 167 ve devamı maddelerinde yer alan kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapmaya hakkı bulunduğunu, davacı borçlunun icra takiplerinden 11 yıl sonra ileri sürdüğü iddiaları ispat etmesi gerektiğini beyan ederek, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>MAHKEME KARARI: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarihli 2022/340E. - 2022/705K. sayılı kararıyla; \"...Dava konusu edilen icra takiplerine konu bonoların incelemesinde davacı keşideci durumunda olup, davalı taraf bonoları son hamil olan ... A.Ş tarafından alacağı temlik alan durumundadır. İlk ciro çekin lehtarı durumundaki ... Dış. Tic. Ltd. Şti  tarafından yapılmış olup davacı keşidecinin kendi imzası ve lehdar, cirantaların imzalarına bir itirazı bulunmamaktadır. Her üç bono metnine göre  ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk  bulunmamaktadır.  Her ne kadar davacı keşideci, lehtara ödeme yaptığını iddia etmiş, buna ilişkin ödeme kayıtları ve ibraname sunmuş ise de keşideci ile lehtar arasındaki şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin senedi iktisabında kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Aksi takdirde keşideci ile lehtar arasında doğrudan doğruya mevcut olan münasebetlere dayanan şahsi def’iler müracaatta bulunan iyiniyetli hamile karşı  ileri sürülemez (6102 Sayılı TTK. m. 687). Somut olayda, hamilin  çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiği, başka bir anlatımla kötüniyetli hamil olduğu kanıtlanamamıştır. O halde davacı keşideci, lehtara ödeme yaptığına ilişkin şahsi def’iyi  davalıya karşı ileri süremez. 6102 Sayılı TTK'nın 818/1-e maddesi delaletiyle  TTK'nın 687. maddesine göre, hamilin çeki iktisap ederken bile bile davalının zararına hareket ettiğinin ispatlanması hali haricinde, kendisine başvurulan kişi önceki hamillerden biri ile kendi arasındaki def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremeyeceğinden, dava dosyasında,  hamilin bonoları iktisap ederken bile bile davacının zararına hareket ettiğinin ispatlanamamış bulunmasına, bonoların uygun ciro silsilesi içinde  hamile ciro edilmiş olduğu\" gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmüştür.<br>İSTİNAF BAŞVURUSU: Davacı  vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla, davanın yasaya aykırı olarak reddedildiğini, Senedin protesto düzenlenmesinden veya protesto süresi geçirildikten sonra temlik edilmesi halinde, alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağını, borçlunun temel ilişkiden doğan defilerini sonraki devralanlara karşı da ileri sürebileceğini, Bedelsizliğe ilişkin menfi tespit davalarının (hukuki sebepleri bakımından) kambiyo senetleri hukukuna tabii olmadıklarını, çünkü buradaki uyuşmazlığın, taraflar arasındaki asıl borç ilişkisi ile ilgili bulunduğunu, Hamilin bilerek borçlu zararına hareket ettiğini ispat yükünün, sadece senedin ciro ile devredildiği durumlarda geçerli olduğunu, senet alacağın temliki hükümlerine göre devredilmişse, bunun ispatına gerek olmadığını, protesto düzenlenmesinden veya protesto düzenleme süresinden sonra yapılan cironun alacağın temliki  hükmünde olduğundan, aynı durumun geçerli olacağını, Borçlunun sadece bedelsizliği ispat ederek borçlu bulunmadığının tespitini isteyebileceğini, muhatap tarafından keşideciye karşı öne sürülebilecek defilerin hamile karşı da öne sürülebileceğini, Bu doğrultuda davaya konu icra dosyalarında var olan senetlerin son hamil tarafından müvekkiline karşı protesto edildiğini ve bu husustaki tüm protesto evraklarının da istinaf dilekçesi ekinde sunulduğunu, belirterek, usul ve yasaya aykırı olarak verilmiş olan karara karşı istinaf başvurularının kabulüne, İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/340 E ve 2022/400 K sayılı  davanın reddine ilişkin kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde; Türk Ticaret Kanununun  778. maddesinin yollamasıyla, bonolar hakkında da uygulanmakta olan Türk Ticaret Kanununun 687. maddesinin açık metninin \"Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.\" şeklinde olduğunu,  Mülga Türk Ticaret Kanununun 599. maddesinde de aynen yer alan bu hususun ticari senetlerin güvenli tedavül etmesinin doğal bir sonucu olduğunu, Nitekim yerleşik Yargıtay içtihatları da temel borç ilişkisinden doğan def’ilerin, temel borç ilişkisi ile kambiyo ilişkisinin taraflarının aynı olması ve bile bile borçlu zararına hareket edilmesi hâlleri dışında, kambiyo ilişkisinde ileri sürülemeyeceği yönünde olduğunu,  Dolayısıyla huzurdaki davanın iyi niyetle kambiyo senedini devir alan temlik eden Bankaya ve dolayısıyla müvekkili şirkete açılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın, yargılamada temlik eden Banka veya müvekkili şirketin bile bile davacının zararına hareket ettiğine yönelik bir iddiayı da ileri sürmediğini ve delil de sunmadığını, davacı tarafın istinaf başvuru dilekçesi ile iddiasını genişletmesine ve delil sunma süresinden sonra delil sunmasına muvafakat etmediklerini, yerel Mahkeme tarafından verilen kararın hukuka uygun olduğunu, davacının istinaf gerekçelerini kabul etmediklerini belirterek, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; 15/03/2011 tarihinde alacaklı ... A.Ş tarafından davalı ve dava dışı cirantalar ve lehtar aleyhine 25/02/2011 tarihli 2.250,00 USD bonodan kaynaklı olarak 2.261,93 USD ve 73,14 TL protesto giderinin ödenmesi amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 11/07/2010 keşide, 25/02/2011 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... Ltd. Şti. Olan 2.250,00 USD bedelli bono olduğu, bedelinin malen alındığının yazıldığı, bononun arkasında sırasıyla; ... Ltd. Şti., ... Dış Tic. Ltd. Şti., ... Ticaret A.Ş. ve ... A.Ş. Gaziantep Şubesinin cirolarının mevcut olduğu, senedin ... A.Ş. Tarafından 02/03/2011 tarihinde protesto edildiği, ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı  tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde;  15/02/2011 tarihinde alacaklı ... A.Ş tarafından davalı ve dava dışı cirantalar ve lehtar aleyhine 25/01/2011 tarihli 2.000,00 USD bonodan kaynaklı olarak 2.005,26 USD ve 71,79 TL protesto giderinin ödenmesi amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 11/07/2010 keşide, 25/01/2011 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. Olan 2.000,00 USD bedelli bono olduğu, bedelinin malen alındığının yazıldığı, bononun arkasında sırasıyla; ... Ltd. Şti., ... Dış Tic. Ltd. Şti., ... Dış Ticaret A.Ş. ve ... A.Ş. Gaziantep Şubesinin cirolarının mevcut olduğu, senedin ... A.Ş. tarafından 27/01/2011 tarihinde protesto edildiği,  ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelemesinde;  14/01/2011 tarihinde alacaklı ... A.Ş tarafından davalı ve dava dışı cirantalar ve lehtar aleyhine 25/12/2010 tarihli 2.000,00 USD bonodan kaynaklı olarak 2.015,62 USD ve 67,45 TL protesto giderinin ödenmesi amacıyla kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı tespit edilmiştir. Takibe konu bono örneği incelendiğinde; 11/07/2010 keşide, 25/12/2010 vade tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. olan 2.000,00 USD bedelli bono olduğu, bedelinin malen alındığının yazıldığı, bononun arkasında sırasıyla; ... Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti., ... Dış Ticaret A.Ş. ve ... A.Ş. Gaziantep Şubesinin cirolarının mevcut olduğu, senedin ... A.Ş. Tarafından 27/01/2011 tarihinde protesto edildiği,  ciro zincirinde kopukluk bulunmadığı tespit edilmiştir.İcra dosyalarında bulunan 26/06/2014 tarihli \"Devir ve Temlik Olunan Tahsili Gecikmiş Alacaklar İçin Temlik Beyanı\" başlıklı belge incelendiğinde; 26/06/2014 tarihli sözleşme uyarınca ... A.Ş. Tarafından aralarında davaya konu takiplerle ilgili alacaklar da dahil olmak üzere bir kısım alacakların ... A.Ş.'ne (Şirket birleşmesinden sonra yeni unvanı ... A.Ş.) temlik edildiği tespit edilmiştir.<br>G E R E K Ç E: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Her ne kadar davacı vekili, davalı ... Anonim Şirketi’nin davaya konu bonoları protesto edildikten sonra temlik alması nedeniyle, temel borç ilişkisinden doğan defilerin davalıya karşı da ileri sürülebileceğini, davalının kötüniyetli olduğunu ispat etmesine gerek bulunmadığını belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, dava dilekçesinde ve yargılama sırasında bu yönde bir iddiada bulunmadığı gibi, davaya konu bonoların son hamili olan ve alacaklarını davalıya devreden ... A.Ş.’nin bonoları düzgün ciro silsilesiyle devraldığı, davacı ile bononun ilk hamili ve lehtarı arasındaki hukuki ilişkiden haberdar olmasının beklenemeyeceği, yasal süreleri içinde protesto çekerek icra takiplerine başladığı, takip sırasında alacaklarını davalı ... A.Ş.’ne (şirketlerin birleşmesinden önceki unvanı ... A.Ş.) temlik ettiği, davalının alacağı devraldığı bono lehtarının yerine geçmekle, davacının önceki hamillerle arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan defileri davalıya karşı ileri süremeyeceği, ... A.Ş. ve alacağı temlik alan davalının bonoları iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiklerinin davacı tarafından iddia edilmediği gibi ispat da edilemediği, TTK’nun 778/1-a maddesi yollaması ile 687. maddesi uyarınca, bonodan dolayı kendisine başvurulan kişinin, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri  bile bile borçlunun zararına hareket ettiği ispatlanamayan başvuran hamile karşı ileri süremeyeceği, bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın  davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 24/10/2024 tarihinde  oy birliği ile kesin olarak karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"51e9424f0a56e77c","SID":"4c7bdcc46871f74c"}}