{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     <br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ              (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>\t\t\t             (D Ü Z E L T E R E K    Y E N İ D E N    <br>\t\t\t             E S A S    H A K K I N D A    K A R A R)<br>ESAS NO\t: 2020/575 <br>KARAR NO\t: 2024/1283<br>\t\tT Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...             ...<br>ÜYE \t: ...                                  ...<br>ÜYE \t: ...                    ...<br>KATİP \t: ...                                   ...<br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t:  Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t:  30.12.2019<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t:  2018/845E., 2019/1178K.<br>DAVACI\t\t\t<br>VEKİLİ<br>DAVALI \t:<br>VEKİLİ\t: <br>\t<br>\tTaraf vekillerince yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t:<br>İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ\t: <br>\tDavacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, aidatlarını ve gecikme cezasını ödemediğini,  bu nedenle davalı hakkında Ankara 7. İcra Müdürlüğü'nün 2018/11759 E sayılı takip dosyasıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız yere borca itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere  icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı vekili, müvekkilinin aidat borcunun ve gecikme cezasının ne şekilde hesaplandığını bilmediklerini, hesaplamanın fahiş olduğunu,  takibin haksız  ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacının tazminata mahkum edilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ\t: <br>\tİlk derece mahkemesince \"...  davalının, davacı kooperatifin üyesi olan ...'dan 13/11/2016 tarihinde 1 hissesini tam ve bütün olarak aktif ve pasif değerleriyle birlikte devraldığı, kooperatif yönetim kurulunun üyeliği kabul işlemini yaptığı, davalının devir aldığı hissedarın takip tarihi itibariyle kooperatife ödemesi gereken aidat toplamının 155.550,00 TL ve takip konusu alacağın genel kurul tarafından belirtilen miktar ve tarihlerde ödenmesi gerektiği, bunun için temerrüt ihtarına gerek olmadığı ve  TBK'nun 88 ve 120/2.maddeleri de nazara alınarak hesaplanan 40.683,75 TL gecikme cezası borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.<br>Davalı vekilinin devir aldıkları üyenin borç miktarını bilmedikleri ve devirden kısa bir süre sonra ve üyeler arasındaki eşitlik ilkesine aykır olarak kötü niyetli olarak takip başlatıldığı iddiasının ise , kooperatifte üyelik devri alan kişinin ,bu kişinini borcu olup olmadığını, devirden önce araştırıp buna göre işlem yapması gerekirken, hayatı olağan akışına aykırı olarak üyenin borcunu bilmediği yönündeki iddiası kabul görmemiş ve  aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabulü ...\" yönünde hüküm tesis edilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ\t:<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davalının müvekkili kooperatife hiç bir aidat ve gecikme cezası ödemesi yapmamış olmasına rağmen söz konusu icra takibine itiraz ederek takibin durmasına ve akabinde itirazın iptali davası açmalarına sebebiyet verdiğini, davalının takibe kötü niyetli ve haksız bir şekilde itiraz ettiğini, icra inkar tazminatı taleplerinin reddinin haksız olduğunu, aidat  ve gecikme cezalarının genel kurulda alınan kararlar ile belirlendiğini, alacağın likit olduğunu beyan ederek, yerel mahkeme kararının  bu bakımdan kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: kooperatif yöneticileri ile görüştükleri esnada dahi yöneticilerin net olarak belirleyemedikleri borç miktarından icra takibi neticesinde haberdar olan müvekkilinin icra takibine itiraz etiğini, müvekkili bakımından açık olarak eşitliğe aykırı davranan alacaklı davacı kooperatifin diğer borçlu üyeler hakkında yapmış olduğu  işlemin icra takiplerinin tespiti için kooperatif kayıtlarının celbi talep edildiği halde yerel mahkemece taleplerinin değerlendirilmeyerek araştırılmadan eksik inceleme ile karar verdiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,<br>HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE\t\t:<br>Dava, kooperatif üyeliğine bağlı parasal yükümlülüklerin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tI-Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>\tII- Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için; ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda olması gerekir. Bir davada bilirkişi incelemesine gidilmesinin, alacağın likit olup olmadığı ile ilgili başlı başına bir kıstas olarak kabul edilmesi doğru değildir. Çünkü mahkeme uygulamasında \"hesap işi\", çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerden olduğundan  borçlunun, kendi başına hesaplayabilecek durumda olduğu asıl alacak ve temerrüt faizine itiraz etmesi halinde, mahkemenin, alacaklının alacağının miktarını, bizzat tespit etmeyip bilirkişi vasıtasıyla belirleneceğinden, likit olan bir alacağın sırf bilirkişi incelemesi yapıldığı gerekçesi ile likit sayılmaması doğru olmayacaktır. (Kuru, Arslan, Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası, s. 737, 740).<br>Somut olayda, İlk derece Mahkemesince, takip konusu alacak genel kurul kararlarına dayalı olup, borcun takip öncesinde bilinebilir, belirlenebilir, hesap edilebilir, diğer anlatımla likit nitelikte olduğunun kabulü ile itirazın haksızlığı belirlenen miktar üzerinden davacı lehine %20 icra inkâr tazminatına  hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle bu talebin reddedilmesi hatalı olmuştur.<br>Bu durumda Dairemizce, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi uyarınca, İlk derece Mahkemesi kararını düzelterek, yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.\t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-Yukarıda I nolu bentte açıklanan nedenlerle, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2018/845E., 2019/1178K. sayılı dava dosyasında verdiği 30/12/2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. <br>\t2-Yukarıda II nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:<br>\tHMK m. 353/1,b,2 gereğince, Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2022/381E., 2024/141K. sayılı dava dosyasında verdiği 11.03.2024 tarihli KARARINI DÜZELTEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE.<br>\tBuna göre:<br>\t\"Davanın kısmen kabulü ile; Ankara 7. İcra Müdürlüğü\"nün  2018/11759 esas sayılı dosyasında davalının, asıl alacağın  155.550,00 TL'sine işlemiş faizin 40.683,75 TL'sine olmak üzere toplam 196.233,75 TL'ye yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine,<br>\t   Hükmedilen alacak üzerinden hesaplanan 39.246,75 ‬TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\tAlınması gerekli 13.404,73 TL harçtan  peşin yatırılan 2.684,94 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 1.111,55 TL toplamı 3.796,49 TL’nin  mahsubu ile kalan 9.608,24 TL harcın davalıdan alınarak Hazine’ye gelir yazılmasına,<br>\t\t\tDavacı tarafından yapılan 1.445,50 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranlarına göre takdiren % 88,27 ’i olan 1.275,95 TL ile 35,90 TL başvurma, 3.796,49 TL peşin harç ve 148,60 TL istinaf yoluna başvuru harcı toplamının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t\t\tDavalı tarafından yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu yönde hüküm kurulmasına yer olmadığına,<br>\t\t\tDavacı kendisini vekille temsil ettirmiş olup 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>\t\t\tDavalı davada kendisini vekille temsil ettirmiş olup, reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 3.129,03 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\"<br>\t\t\t<br>\t3-a)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.404,73 TL den peşin olarak alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile kalan  13.350,33‬ TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t   b)Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine. <br>\t4-\tHMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına.<br>\t02.10.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\t\t<br>\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  02/10/2024<br>\t\t\t\t<br>       Başkan ...                      Üye ...                  Üye...                 Katip ...<br>   e-imzalıdır\t\t\t\t         e-imzalıdır \t\t\t        e-imzalıdır \t\t\t\t \t e-imzalıdır <br>      <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1940494dfed96196","SID":"fa49425d32c2d2aa"}}